VAR 34 yıl önce de vardı! Atilla Türker yazdı...

12.12.2018 - 23:05 | Son Güncellenme: 13.12.2018 - 09:07

VAR 34 yıl önce de vardı! Atilla Türker yazdı...

Tarih 29 Eylül 1984... Yani 34 yıl önce.

Yer Ankara... Saha, 19 Mayıs Stadı, 2 nolu dış saha.

Aselsan ile Şekerspor arasında son derece kritik bir maç oynanıyor.

Birinci amatör kümede zirveyi etkileyecek bir karşılaşma bu.

30. dakikada Şekerspor bir frikik kazanır. Topun başına Hakan Azman geçer. Hakan çok sert vurur ve fileleri havalandırır.

Hakem Kemal Yetişkin orta sahayı işaret eder. Golü verir.

Fakat... O da ne? Kıdemsiz yardımcı hakem İbrahim Gülsoy’un bayrağı havadadır. Yerinden kımıldamaz İbrahim Gülsoy.... Ofsaytı işaret eder.

Hakem Kemal Yetişkin şaşırır.

Haliyle İbrahim Gülsoy’un yanına gider... “Niye bayrağı kaldırdın” diye sorar.

İbrahim Gülsoy, serbest vuruş öncesi Şekersporlu Levent’in ofsaytta olduğunu ve rakip kaleciyi etkilediğini söyler.

Ve işte tam bu sırada.

Kader ağlarını örer.

İbrahim Gülsoy’un 5-6 metre arkasında bulunan bir kişi çok yüksek sesle bağırır:

“Kemal Hoca gol temiz. Geçerli... Ofsayt falan yok. Santraya koş. Golü ver.”

Hakem şaşırır. Bağıran kişiye doğru bakar. Göz göze gelir. Tanır.

Ve ne olur? Hakem Kemal Yetişkin santra noktasını gösterir. Gol kararı verir.

******

Saha dışından bağıran bu kişi kim midir? Coşkun Kutay... O dönemin çok ünlü hakemlerinden biri olan ve sonraki yıllarda FIFA kokartı taşıyan Coşkun Kutay...

Tesadüfen o anda orada bulunan Coşkun Kutay, maçın kaderini değiştiren isim olur.

******

Aynen böyle.

*****

Bir parantez açayım

Tüm bunları çok net anlatıyorum. Nasıl mı? Çünkü ben de oradaydım.

Genç bir muhabir olarak bu olaya tanıklık ettim.

Nitekim ertesi günü, o dönem çalışmakta olduğum Tercüman Gazetesi’nde bu haber geniş şekilde yayımlandı.

Haberin başlığı da... “Hariçten gazel... Coşkun Kutay saha dışından gol verdirtti.”

(O kupürü bugünkü yazımın en altında görebilirsiniz)

******

Devam ediyorum.

Hakem Kemal Yetişkin’in gol kararı üzerine saha feci şekilde karıştı. Aselsanlı tüm futbolcular hakemin etrafını sardı. Ve hatta Aselsan’ın yöneticileri, teknik adamları ve yedek futbolcuları bile sahaya daldı.

Hakem Kemal Yetişkin’e olağanüstü bir tepki gösterildi. “Kendi hakemini dinlemedin, dışarıdaki hakemin sesine kulak verdin” şeklinde hesap soruldu. İsyan edildi.

Hakem Kemal Yetişkin ise kendi inisiyatifiyle golü verdiğini söyledi.

******

Kavganın değişik boyutlara gelmesi üzerine... Coşkun Kutay olay mahallinden sessizce ve hızla uzaklaştı.

Maç 2-0 sona erdi.

Bitiş düdüğünün hemen ardından İbrahim Gülsoy ile konuştum. Kaldırdığı bayrağa itibar edilmediğini belirten İbrahim Gülsoy “Prestijimle oynandı. Konuyu yetkili makamlara ileteceğim. Danışılması gereken kişi Coşkun Kutay değil, ben olmalıydım” dedi.

*****

Bir parantez açayım.

Bu maçın oynandığı Ankara 19 Mayıs 2 nolu dış sahanın hemen paralelinde Atatürk Spor Salonu bulunuyor. Dış saha ile spor salonunu ayıran yüksek bir duvar var. Atatürk Spor Salonu’nun olduğu bölümden maçı izleyen Coşkun Kutay, duvarın üstündeki demir parmaklıklar arasından kafasını uzatarak ve tüm gücüyle bağırarak maçın kaderini değiştirdi.

****

Bu şekilde... Spor salonu bahçesinde bulunup da, futbol maçında gol kararı verdiren bir hakem olarak kayıtlara geçti.

Ve ayrıca! VAR sisteminin mucidi olarak da tarihteki yerini aldı!

*****

Hoş bir anı elbet bu. Tebessüm edebilelim diye yazdım zaten.

Ama söyleyeceklerim de var!

*******

İster VAR olsun, ister AVAR...

İster çıplak gözle izlensin, isterse monitörden 10 kez seyredilsin.

Bu işin olmazsa olmazları var. Ne mi bunlar? Dikkat, ciddiyet ve cesaret...

*****

Yoksa, oyun kurallarını yeryüzündeki hemen herkes çok iyi biliyor.

*****

Peki, ülkemizdeki üst düzey hakemler genelde dikkatli, ciddi ve cesur mu?

Değil...

Zaten bu yüzdendir ki... VAR’a rağmen... Hemen her hafta kabak gibi pozisyonlar es geçiliyor.

Yine bu yüzdendir ki... VAR’a rağmen... Akla hayale gelmeyecek hatalar yaşanıyor.

Yine bu yüzdendir ki... VAR’a rağmen... Pek çok hakemimizin gözüne perde iniyor.

Ve yine bu yüzdendir ki... VAR’a rağmen... Ülke hakemliği her geçen gün geri gidiyor.

*****

Yani, hakemler için VAR’dan önce şu gerekiyor:

Dikkat, ciddiyet ve cesaret...

Gerisi kolay.

*****

Dün Sayın Coşkun Kutay’ı aradım. Uzun uzun konuştuk. Eski günlerden söz ettik. Sağlık ve sıhhatinin gayet yerinde olduğunu belirtti. Türkiye Büyükelçiliği Basın Müşaviri olarak yıllar önce Kıbrıs’a yerleştiğini söyledi.

*****

Son olarak... O maçta yardımcı hakemlik yapan Sayın İbrahim Gülsoy’a teşekkür ederim. Şöyle ki... Aşağıda gördüğünüz gazete kupürünü bana İbrahim Gülsoy gönderdi. O günkü gazeteyi kesip saklayan Gülsoy, sanal ortam aracılığıyla geçen hafta iletti.
Laf aramızda şöyle de bir durum var. 36 yıllık meslek hayatımda 10 bini aşkın haber, araştırma, röportaj ya da köşe yazısı kaleme almama karşın, elimde bir tanecik bile olsa gazete ya da kupür bulunmuyor.

Hatta şunu da söyleyeyim. 2003 yılında “Ah şu futbolcular - Yeşil sahalardan komik anılar” adlı bir kitap yazdım. En az 5-6 yıl emek verdim. Futbol tarihimize adını yazdıran yüzlerce kişiyle yüz yüze ya da telefonla görüştüm. Sonra ne oldu? Elimde bu kitaptan sadece 2 tane kaldı. Eşe dosta verebilmek için sanal ortam aracılığı ile yıllar önce bir dağıtım şirketini aradım, “Atilla Türker’in bu kitabını nereden bulabilirim” diye sordum. Telefonun diğer ucundaki kişi, “Kitapta Atilla Türker’in telefon numarası ve diğer iletişim bilgileri var. Atilla Bey’in kendisini arayın” dedi.

“Atilla Türker ben oluyorum” dedim.

İnandı mı inanmadı mı bilmiyorum ama telefonu biraz sert kapattı.

Haklıydı.

******

Kendi adıma ayıp elbet.

Yani, demem o ki... Dikkat ve ciddiyet hepimize gerekiyor!

ATİLLA TÜRKER

Senin için hazırladığımız haberler