Konyaspor galibiyetinin ardından yıldız futbolcu için flaş sözler: "Çok abartılıyor"
Spor yazarları, Beşiktaş'ın Süper Lig'in 20. haftasında sahasında Konyaspor'u 2-1 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi. İşte detaylar...
Uğur Meleke: "Etrafında fırtınalar koparken sakince ıslık çalan adam: Orkun!"
Beşiktaş futbol takımı, tadilat süreci bitmek bilmeyen bir bina gibi. Yıkımı büyük ölçüde tamamladılar ancak yeniden inşa konusunda sorunlar yaşanıyor. Son bir ay içinde takımdan Rafa Silva, Abraham, Paulista, Mert, Demir Ege, Svensson ve Jurasek ayrıldı. Gelen oyuncu sayısı iki. Takımda tek sol bek, üç stoper kalmıştı. Oraya Yasin Özcan eklendi. As kaleci yok, as santrfor yok. Gökhan-Taylan’lı sağ bek rotasyonunun yeterliliği de tartışılır.
Ancak Beşiktaş’ta bu denli fırtınalı dönemler yaşanırken, olan bitenden neredeyse hiç etkilenmeyen, her geçen gün ıslık çalarak oyununu geliştiren bir adam var: Orkun Kökçü... Gurbetçi futbolcu geçtiğimiz hafta Eyüp önünde ilk sayısını yapmıştı, Konya karşısında da iki golün kalbindeydi. Orkun’un yükselen formu şu anda Beşiktaş adına en güzel haber. (Hürriyet)
Güntekin Onay: "Orkun Kökçü yine taşıdı"
Her şeyden önce Beşiktaş’ın galibiyeti hak ettiğini vurgulayalım. Gökhan Sazdağı’nın ofsaytı bozduğu ve kaleci Ersin’in de hatalı çıkışla Deniz Türüç’ün işini kolaylaştırdığı pozisyonda gelen Konyaspor golüne rağmen siyah beyazlılar, beraberlik için baskıyı artırdı.
Son haftaların formda ismi Orkun Kökçü’nün dün bir kez daha sorumluluk aldığına ve takımına liderlik yaptığına tanık olduk. İlk yarıda 1 topu direkten dönen Orkun, Cerny’nin beraberlik sayısını da hazırladı. Ayrıca Cengiz Ünder’e çok net bir pozisyonda adeta “al da at” diyen Orkun, takımının galibiyet golüne de imza attı. (Hürriyet)
Attila Gökçe: "Gemiyi kurtaran: Kaptan!"
77. dakikada istatistiklere baktığımızda Beşiktaş’ın galibiyeti hak ettiğini söyleyebiliriz. 58 kez ceza alanına girip 29 kez topla buluştular. Konyaspor’un ceza alanına giriş sayısı 9’da kaldı. Şans tablosunda geri kalmasına rağmen Beşiktaş’ın hacmi, oyunun son bölümünde matematiksel kazanca döndü. İki not daha :Orkun’un 77’deki golü maçın efendisini belirlerken Kaptan da gemiyi kurtarmış oldu. Beşiktaş’a kimlik ve değer katan bir davranış, kutluyoruz. Asllani… 76’da girdi, daha terlemeden ilk maçında kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Bizim Lig işte böyle. Hoş geldin kardeş! (Milliyet)
Ömer Üründül: "El Bilal Toure çok abartılıyor"
Taraftardan tepki geleceği bilindiği için Beşiktaşlı futbolcular, dün geceye beklediğim gibi çok motive olmuşlardı. İlk dakikadan itibaren önde etkili baskı yaptılar. Belki pozisyon için organizasyon yoktu ama futbolcular, başta kaptan Orkun olmak üzere savaşıyorlardı. Ancak bir anda 50 metre arkada genişlikle ani bir kontratağa yakalanınca skor dezavantajına düşüldü. Ama Cerny, arka direkte boş pozisyonda attığı golle biraz kara bulutları dağıttı. İkinci yarı daha da baskılı oynayan Beşiktaş vardı. Konya gelemiyordu. Ama maçtaki kırılma anı bir hata sonucu Muleka'nın boş pozisyondaki aşırtması kaleyi bulamayışıydı. Sonra Sergen Yalçın'ın hamleleri geldi, baskı artı. Ve Orkun yoktan var eden galibiyet golüyle gemisini kurtardı. Gelelim genel gözlemlerime... Takımın en yetenekli oyuncusu Cerny, ama dün gece gol dışında hiçbir şey yapmadı. Yalçın'ın onu oyundan alması doğruydu. Mustafa, yetenekleri kısıtlı bir santrfor, az görev aldığı için eksiklerini gideremiyor. Ama çalışkanlığı ve presleriyle bana göre faydalı oldu. Salih de yorulana kadar çok iyi pres yaptı, çok çalıştı. Dün gecenin en büyük hayâl kırıklıklarından biri de Bilal Toure idi. Bu oyuncu çok abartılıyor. Ama ben aynı görüşte değilim. Mali'de bile yedek kalıyor. Çağdaş Atan kardeşime bir uyarım var. Takımın gidişatı hiç iç açıcı değil. Bunu sadece dün gece için söylemiyorum. Batuhan Kolak, zaten büyük takımı kolladı. Beklenen bir şey. Ama Asllani'nin yüzde yüzlük kırmızısına gözü önünde düdük çalıp sarı kart bile çıkarmayışı gerçekten kendi adına çok üzücüydü. (Sabah)
Fatih Doğan: "Acıya son ver!"
Beşiktaş'ta 'yönetim istifa' sesleri tribünleri sarmış. Dahası; sokağa taşıp Köyiçi'ne, tanınan ihtiyar heyetinin bir bölümüne kadar uzanmış…
Başkan Serdal Adalı, yönetimiyle; Sergen Yalçın ve ekibinin söylemleri de dahil sürekli değişkenlik gösteren eylemleri bu tablonun oluşmasının baş nedeni. Söz verilip yapılmayan, zamanında gerçekleşmeyen transferler bu kaosun sadece tetikleyicisi. Ortada ne muhalefet var ne de 'adayım' diyen birisi… Hüseyin Yücel'in, son mali kongrede konuşması 'uzun bir veda' gibiydi. Hasan Arat'ın durumu malum. İsmi en çok telaffuz edilen Fikret Orman ve Emre Kocadağ basın toplantısı öncesi Başkan'ın açıklamasıyla öğrendik arayıp moral, destek vermişler. Özetle aktif bir rakibi yok, muhalefet denen olgu yok. O yüzden kendisine rakip ya da düşman göstereceği kimse yok. İki önemli hatası var. Birincisi; takımla ilgili verdiği sözleri yerine getirmemiş olması. İkincisi; Sergen Yalçın'ı yönetememesi. Kurt hoca, mesuliyeti üzerimden atmak için demeçleriyle (Son 21 gün hariç) transfer üzerinden Adalı'ya ve yönetiminin kucağına ateşten istifa yığını bıraktı. İlk istifa sesinden sonra ağız değiştirdi. Sonuç; güven kaybetmiş yönetim, 'istifa et' diyen tribünler. Kaptan Orkun dün gemisini kurtaran kaptandı. Bir şutu direkten döndü, bir şutu yönetimi hatta Sergen Yalçın'ı direkten döndürdü. Adalı istifa eder mi, etmez! O istifa etmeden bir adam çıkar mı, çıkmaz! Sayın Adalı , ya bu kulübü layıkıyla yöneteceksin ya da istifa edip acı vermeye başlayan bu sevdadan döneceksin. 'Bu yönetim kadrosuyla bu mümkün mü' diye sorarsanız, 'maalesef mümkün değil' derim. (Sabah)
Cem Dizdar: "Tek çözüm transfer mi?"
Neticede derli toplu futbol oynamaktan öte az sayıda ve kısa süren birkaç etkinlikten sonra kazanan Beşiktaş oldu. Mutlaka zaman ve sabır istenecektir gelişim için. Ancak o zamanın içinin nasıl doldurulacağı çok çalışma sloganı dışında boş kalacaktır. Beşiktaş takımının mevcut piyasa değeri an itibarıyla 140 milyon Euro civarı görünüyor. Bu değerleme ülke ölçeğinden bakıldığında hayli yüksek. Beri yandan takımın yarısının da değişeceği varsayılıyor! Bu durumda acaba sorun futbolcularda ve onların yeteneğinde değil de daha teknik bir sorun olabilir mi? (Fanatik)