"Korktuğum başıma geldi!"
Konyaspor, Trendyol Süper Lig'in 18. haftasında evinde ağırladığı Eyüpspor ile 1-1 berabere kaldı. Ajansspor Köşe Yazarı Recep Çınar, yeşil-beyazlı ekibi değerlendirdi.
Eyüpspor’un kadro zafiyeti, içerisinde bulunduğu travma Konyaspor’un seçkin ayaklardan kurulu kadrosu karşısında ne kadar aciz olsa da, futbolun üç sonuçlu bir oyun olduğunu bilenlerdenim…
Açık konuşmak gerekirse, yüzde 10’da olsa Eyüpspor’un puan alacak gücünün olduğunu yabana atmadım…
Ve öylede oldu…
Futbolda büyük konuşmak, konuşanlara hiçbir zaman iyi gelmemiştir…
Allah var, Konyaspor teknik adamları ve yönetenlerinden Eyüpspor maçıyla ilgili “uçacağız, kaçacağız, fark atacağız” gibi, iddialı sözler duymadım…
Ligin ilk yarısını oyun ve oyuncu eksikliğinin verdiği sıkıntılarla tamamlayan Konyaspor yönetimi, ilk yarıdaki puan kayıplarını yaşamamak adına takımı, önemli oyuncularla güçlendirdiler…
Ömer Atiker, bu anlamda cimri davranmadı…
Ki, sol stoper ile sol kanat oyuncu arayışları da sürüyor…
Şunu söylemeye çalışıyorum; taraftarlar, ligin ilk yarısındaki pasif, ürkek, hımbıl Konyaspor yerine, daha agrasif, daha üretken, daha tehditkar bir Konyaspor izleyecekler…
Bu maçta olduğu gibi…
Ama, sonuca yansımadı, o da ayrı bir konu.
Çağdaş Atan, ideale yakın bir 11’le çıktı Eyüpspor karşısına…
Yenilerden Deniz Türüç ile Svendsen sahada, Berkan ve Arif kulübede…
Konyaspor’da sahanın içi kadar, kulübenin de zenginleşmesi Çağdaş Atan’ın elini güçlendirdi…
Maça gelince…
Bir kamyon dolusu gol girişiminin olduğu, ancak golün olmadığı ilk 45’de, Konyaspor şanssızlığını ve beceri eksikliğini şah damarına kadar hissetti…
Bu yarıda su akarken testiyi doldurabilir, ikinci 45’e daha güvenli ve daha rahat çıkabilirdi Konyaspor…
Ama olmadı!
Bjorla, Umut Nayır, Jevtoviç ile yerden kalkamayan Muleka yakaladıkları fırsatları değerlendirebilseler, Konyaspor ilk yarı bittiğinde soyunma odasına önde girebilirdi…
Dolayısıyla bu yarıda ve pozisyonlardan gol çıkmaması Konyaspor adına iyi olmadı…
İlk yarının tamamının Eyüpspor yarı alanında geçmesi ya da topun bizde olması, gol olmayınca çokta anlam taşımıyor…
Pozisyon üretmek önemli, ama bu pozisyonları gole çevirmek çok daha önemli.
İkinci 45’de de aynı senaryo…
Maç Eyüp sahasında oynanıyor, ilk yarıdaki gibi…
Ve fakat golü bulan da Eyüpspor oluyor…
İkinci yarıda ilk defa geldiği Konyaspor kalesinde maden buluyor Eyüplüler…
Hem de hiç beklemedikleri bir anda…
Sonrası mı?
Aynı…
Oyun üstünlüğü de, top da Konyaspor’da…
Eyüplülerin oyunun merkezini nerede ise kalelerinin hemen önünde kabul eden bir anlayışla sahaya yayılmaya ve kalelerini savunmaya çalıştılar ve başarılı da oldular…
Çağdaş Atan’ın Berkan, Arif, Enis Bardhi hamleleri ile yeşil-beyazlılar biraz daha etkili olmaya başladılar…
Aynen ilk 45’de olduğu gibi, baskılı ama sonuç vermeyen tehditler uzatmalarda meyvesini verdi…
Arif-Bjorla-Muleka üçlüsünün alış verişinde, topla son buluşan Muleka, Konyaspor’u muhtemel bir yenilginin eşiğinden döndürdü…
Özetlersem; yüzde 70 topa sahip olmak önemli, ama bu yüzde 70’in içinde gol ya da goller yoksa bir işe yaramıyor…
Çağdaş Atan’ın bu tip rakiplere karşı, ‘kapalı savunma nasıl açılır’ diye biraz kafa yorması lazım…
90 dakika boyunca rakip kaleye kaç şut attık?
Ya da attığımız şutlarda kaleyi kaç defa tutturduk…
Neyse…
Hem Çağdaş Atan’ın hem de oyuncuların bu maçtan alacakları bir kamyon dolusu ders var.