Spor yazarları Fenerbahçe için ne dedi? | "Korkunç bir mücadele"
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'nin 7. haftasında sahasında Aston Villa'ya 1-0 mağlup olduğu karşılaşmayı değerlendirdi. İşte detaylar...
Uğur Meleke: "Türk futbolunu yoğun bir şubat bekliyor"
Fenerbahçe’nin Avrupa Ligi’nde ilk 8 bileti alıp direkt terfi edeceğini düşünüyordum ancak Zagreb, Plzen, Ferencvaros puan kayıpları sarı-lacivertlileri geride bıraktı. Nice ve Stuttgart’ı yenip oralarda puan kaybı yaşamak acı verici gerçekten. Dün Kadıköy’de ağırlanan Aston Villa, Nottingham Forest’la beraber bu turnuvanın en değerli iki takımından biri. Bence 100 milyonluk bir oyuncu olan Rogers’la, Watkins’le, Tielemans’la dün savunmadan hücuma özellikle ilk devrede çok hızlı geçtiler. Ancak ikinci yarıda dünün yıldızı Mert’le, İsmail’le, Talisca’yla üretilen önemli fırsatlar var. Kerem’in bir golü de ofsayta takıldı. Sarı lacivertlilerin ikinci devredeki yoğun çabası maalesef yetmedi puana. Fenerbahçe’nin son maç gününde Bükreş deplasmanında gerekeni yapıp, ligi iyi bir pozisyonda bitirmesi artık umudumuz. (Hürriyet)
Halil Özer: "Korkunç bir mücadele"
Yağmur altında müthiş bir mücadele vardı. İki iyi takımın korkunç futbol savaşı belki de bu kupanın en iyi maçını bizlere izletti.
Son zamanlarda gördüğüm en iyi Avrupa kupası maçlarından birisiydi. Ama özellikle 2. yarı kaçan gollerden sonra Fenerbahçe çok da hak etmediği bir yenilgi aldı.
İlk yarı belki pozisyon zenginliği yok ama müthiş bir mücadele izledik. Hem Fenerbahçe hem Aston Villa bir an olsun oyundan düşmedi. Fenerbahçe ilk yarıda oyunu kontrol etmeyi planladı. Bunu iyi de becerdi. Rakibine net pozisyon vermedi. Hem Jayden hem de Skriniar çok dikkatliydi ama İsmail’in arkasını düşünmeden alamayacağı topa çıkması orada bekleyen Skriniar’ı bozdu ve takımımızı geriye düşürdü.
Öyle bir 45 dakikaydı ki, hata yapan kalesinde golü görebilirdi. O hatayı Fenerbahçe yaptı. İngiliz takımı ise bir kere bile hata yapmadı. Ve genel olarak sergilediği futbolla bu sene İngiliz liginde neden başarılı olduğunu bize gösterdi.
Fenerbahçe’de Semedo ve Kerem kanadı hiç oyuna giremedi ve etkili olamadı. O yüzden pozisyon açısından fakir gözüktü Fenerbahçe. Sadece Asensio’nun etkili olduğu anlarda rakip kaleye sarkabildiler. Tabii o kanadın kötü olması defansif anlamda da takımı zorladı.
İlk yarının en etkili ismi ise şüphesiz Mert Müldür’dü. Öyle ki Mert’in çok gününde olması nedeniyle rakip ataklarını sürekli sağdan geliştirmek zorunda kaldı.
İkinci yarı müthişti. Öyle anlar oldu ki Aston farkı açabilirdi, Fenerbahçe golü atsa belki de kazanırdı. Ama futbol öyle bir oyun ki bazen sonuçları şaşkınlıkla karşılıyorsunuz. Şu ikinci yarıdan bir gol çıkmadı. İki kalede de onlarca pozisyon yaşandı ama tek gol olmadı. O kısır ilk yarıda atılan bir golle maç bitti.
Tabii bunda kalecilerin de rolü büyüktü. Aston’un sözde yedek kalecisi Bizot’un ikinci yarı kaç tane kurtardığını sayamadım. Ama tabi bazı topların üstüne gelmesi de onun şansıydı. Ederson ise kurtarışlarıyla takımını oyunda tuttu.
Sanıyorum bu maçta Tedesco biraz da Göztepe maçını düşünerek hamleler yaptı. Örneğin Talisca’yı oyuna geç alması, İsmail’i ikinci yarının ortalarında dışarı alması gibi. Skriniar kusursuz oynadı. Hatta inanılmazdı. Keza Jayden da öyle. Kerem son 15 dakikada etkili olabildi. Asensio sürekli markaj altında olmasına rağmen mücadele etti. Fred iyi işler de yaptı, gereksiz toplar da kaptırdı. Semedo sakatlıktan sonra kendine gelemedi. İki maçtır kötü. Duran yine kötüydü. Belki istediği topları alamadı ama yakaladığı ender pozisyonları da çok kötü kullandı.
Sonuç olarak ilk 8 artık çok zor. Ama bence 24 garanti. O yüzden de çok dert etmeye gerek yok. Ve üstelik Fenerbahçe kaybetmesine rağmen sergilediği mücadele ile bunu çok hak etmedi. (Milliyet)
Gürcan Bilgiç: "Eksiklerin eksikliği hissedildi"
Premier Lig'in belki de en organize takımına karşı oynadılar. Top F.Bahçe'deyken açıkları kapatıp, bekleyen; kaptıklarında da 4-5 pasla Ederson'un burnunun dibine kadar giden müthiş bir organizasyon. Okan Buruk, Süper Lig'in temposuzluğundan şikâyet ediyor ya, bugüne kadar oynadıkları hiçbir rakibe benzemeyen Aston Villa makinesi vardı karşılarında. Bu duvara gedik açmak için birebirlere ihtiyaçları vardı. Nene ve Kerem'in varlığı bu yüzdendi. Hem koşu mesafeleri ve tempoları ile iki yönlü rakibi yıpratacaklarını düşündü muhtemelen Tedesco. Defansın arkasına sarkmak istediklerinde Duran ve Nene seri şekilde ofsayta düştü. Rakip defansın disiplini karşısında 4-5 metre geri gelmeye üşenen iki tembel. Talisca hamlesi, Asensio'nun sağa yaklaşıp baskıdan uzaklaştırılması, Yiğit Efe'nin top rakipteyken stoper, kendilerindeyken sağ bek pozisyonuna bürünmesi… Bu hamleler oyun ve pozisyon üstünlüğünü beraberinde getirdi. Talisca, Kerem karşı karşıya kaçırdılar. Aston Villa kalecisi Bizot kariyerine kurtarış serileri ekledi. Sonuca isyan eden Fenerbahçe takımı vardı ama, bu organize savunmaya sarsmak, düzenini bozmak, hata yaptırmak kolay değildi. Yeni transferlerin girmesi ve sakatların dönmesi ile takım dengesi pozitif yönde etk-i lenecek. Çok iyi bir takım karşısında, çok iyi takım olmak için mesafe kaydeden Fenerbahçe için yenilgiye rağmen "eyvah" diyemiyoruz. Daha çok yolları var. (Sabah)
Ömer Üründül: "Jhon Duran zaten hep yerlerde"
Tedesco'nun 56. dakikada yaptığı 2 değişikliğe kadar Fenerbahçe adeta sahada hiçbir varlık gösteremedi. Tabi ki Aston Villa güçlü bir Premier Lig takımı. Maçın da doğal olarak favorisiydi. Ama F.Bahçe'nin de kendi seyircisi önünde bir reaksiyon göstermesi lazım. Neden toplam 55 dakika maç kötü gitti? Öncelikli nedenler; sakatlıktan sonra hazır olmayan Semedo'nun bir de ters ayakla sol bek oynayınca pasif kalması ve Nene'nin sahada yokları oynamasıydı. Tabi ki rakip maçı domine ediyordu, skor avantajını da buldular. Talisca oyuna girdikten hemen sonra çok net bir pozisyon buldu ama ısınmadığından etkili vuramayıp kaleciyi geçemedi. Talisca arka arkaya 3 defa topla buluşup pas yerine gereksiz şutlar atmayı tercih etti. 3 şutu da adeta geri pas gibiydi. Bir tane de Kerem kaçırdı. Filelere giden bir top da ofsayt kararıyla iptal edildi. Rakibin değerlendiremediği 2 fırsat ve kaleci Ederson'un bir önemli kurtarışı vardı. F.Bahçe'de esas sorun şu; günümüz futbolunda üretkenlik için kanat forvetlerinin adam eksiltmesi ve devamlılığı lazım. Nene ile Kerem çalım atarak bir kişi dahi eksiltemediler. Bu durumda santrforlardan da fazla bir şey beklemek mümkün olmuyor. Duran zaten dengesiz girişlerle hep yerde. Takımın en iyisi İsmail'di. Zor maçlarda hırsı ve gücü ile ön plana o çıkıyor. Skriniar kalitesiyle bağdaşmayan gereksiz kart görerek cezalı duruma düştü. İyi ki VAR devreye girmedi! (Sabah)
Serkan Akcan: "Umutlu bitiriş"
Tedesco için, yeni yılla gelen Guendouzi ve Musaba transferleri sayesinde lig maçları hayli konforlu geçiyordu. Statü gereği bu iki futbolcudan yoksun oynamak zorunda kalmak Tedesco için beklenenden daha zorlayıcı oldu. Bir de bunların üstüne sol bek krizi eklenince Unai Emery’nin Aston Villa’da yaptığı rotasyonu cezalandırma fırsatını yaratamadı. Eksiklerden dolayı Semedo’yu sol beke çekti, merkeze Fred ile İİsmail’i koydu, Mert Müldür’ü sağ beke önüne de Nene’yi koyarak topu sahip olmayı seçti. Başlangıç senaryosunda Fred’in savunma arkasına top indirmesi öncelikli plandı. Kerem Aktürkoğlu, birkaç kez koşu göstermesine rağmen Fred atamadı, oyunun kurulumunda alması gereken rolleri alamadı. Guendouzi ve İİsmail ile 8 numara baskısını iyi derecede yapabilirken Fred ile bunu yapmak mümkün olmadı. İİsmail tek başına tüm baskılara çıkmak zorunda hissetti kendini. Kazandığı topları Asensio’yu buluşturdukça hücum başlangıçları bir anlam kazandı. Ama İİsmail o kadar derinde oynamak zorunda kaldı ki, bu kadar eforla maçı nasıl bitireceğini tahmin etmek zorlaştı. Her topa gitti, her alanı doldurmak için çaba sarfetti. İİyi niyetiyle rakibin akan oyun ortasını çelmek isterken Sancho’nun golü geldi. İİlk yarı top Fenerbahçe’de ama oyun Aston Villa’daydı.
Tedesco’nun Alanya maçının ikinci yarısındaki hamleleri haftaya damga vurunca ister istemez Aston Villa’ya karşı ne yapacağı merak konusuydu. Nitekim beklendiği gibi bir hamle geldi Alman hocadan.Talisca ve Yiğit Efe girdikten sonra bu kez formasyon değişmedi ama oyunun senaryosu yeniden yazıldı. Dörtlü savunma devam etti; Mert sol beke, Yiğit sağ beke, Asensio sağ forvete, Talisca ikinci forvet olarak Duran’ın yanına geldi. İİkinci yarı Fenerbahçe hem topu aldı hem baskıyı artırdı hem de oyunun temposunu belirledi. Bu maç bence Avrupa Ligi’nde sezonun en sert sınavlarından biriydi ve lig aşaması bittikten sonra yeni transferleri kadroya yazdıktan sonra Tedesco hedef güncelleyebilir. (Fanatik)
Cem Dizdar: "Henüz yolun başında..."
Skor dışında önceki akşam Seyrantepe’de oynanan maçın ilk yarısını andıran bir ilk yarı izledik Kadıköy’de. İki takım arasındaki en belirgin fark topla daha az haşır neşir olan Aston Villa’nın çalıştığını gösterdiği düzende ısrar etmesiydi. Sete yerleşip az sayıda da olsa Fenerbahçe savunmasını pasla genişletme denemelerinde ısrar ettiler. Ancak golü de setten değil uzun bir ters top sonucu buldular. Beri yandan da topla daha çok oynayan Fenerbahçe’ye hücum kurgulayacak alan bırakmama konusunda özenliydiler. Fenerbahçe’nin görünen temel planı ise Kerem Aktürkoğlu’nu defansın arkasına kaçırmaksa da bunu başaramadılar. Devre boyu maça Fenerbahçe lehine yüksek gayret koyan İsmail Yüksek’e biraz Marco Asensio biraz da Dorgeles Nene katkı verdi, o kadar. Özellikle ikinci yarıda İsmail’den bir zamanların Unai Emery Valencia’sındaki Mehmet Topal’dan çeşitlemeler izledik.
Lig farkı!
Ancak Villa ikinci devreye yoğun baskıyla girdi. Üst üste iki kez attılar, atacaklar sınırına kadar yaklaştılar. Devamında ise gol şansı yaratamadılarsa da otomatikleşmiş hücum organizasyonlarıyla tehdidi adım adım yükselttiler. Anderson Talisca’nın oyuna dahil olmasının ardından değişen oyun yapısı iki takım için de fırsatlar yarattıysa da daha görünür hücumlar hep Villa’dan geldi. Fenerbahçe gayret etmedi mi? Etti, fırsatlar da buldu ama bizim lig ile Premier Lig farkı, Fenerbahçe’nin Domeneco Tedesco ile henüz yolun başında oluşu gibi etmenler sonucu belirleyen başlıca faktörlerdi. (Fanatik)