Mert Günok'tan Montella yorumu! ''Bizim için...''
Fenerbahçe'nin milli kalecisi Mert Günok, A Milli Takım'ın ortaya koyduğu birliktelik ve kaliteli oyunla mart ayındaki play-off'ları geçerek 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacaklarına inandığını söyledi.
"İNŞALLAH DÜNYA KUPASI'NA KATILACAĞIZ"
"Grup maçlarını çok başarılı bir şekilde geçtik ve çok etkili oyunlar ortaya koyduk. Sadece talihsiz bir İspanya maçımız oldu ama diğer maçlarda çok etkili oyunlar ortaya koyduk ve gücümüzü bütün dünyaya sergiledik. Şimdi tabii ki Dünya Kupası'na katılmak için önümüzde iki tane maç kaldı. Rakibin isminden bağımsız olarak, kendi gücümüzü ortaya koyup, taktiğimizi rakibe benimsetebilirsek, kendi oyunumuzu oynayabilirsek, rakibimizin kim olduğu önemli değil. İlk maçı da geçtikten sonra ikinci takımın da kim olacağı önemli değil. İnşallah Dünya Kupası'na katılacağız. Bunu yürekten istiyorum."
"İLK MAÇIMIZI GEÇECEĞİMİZE İNANIYORUM"
"Bir final maçı gibi olacak, ilk maçı geçmeden bunu konuşmak da aslında belki doğru değil ama ilk maçımızı geçeceğimize inanıyorum. İkinci maçın deplasmanda olması bir anlamda final maçı olması dolayısıyla zor olarak görülebilir ama futbol sahada oynanıyor. Biz deplasmanda çoğu kez galip geldik, iyi oyunlar ortaya koyduk. Bizim için ev sahibi olmamız veya deplasmanda olmamız kendi tempomuzu, kendi oyunumuzu sahaya yansıtabilirsek çok da önemli değil."
"GRUBU GÖRDÜKTEN SONRA MUTLAKA BU DÜNYA KUPASINDA OLMALIYIZ FİKRİ HERKESTE OLUŞMUŞTUR"
"Grubu gördükten sonra mutlaka bu Dünya Kupası'nda olmalıyız fikri herkeste oluşmuştur. Göreceli olarak belki bizim açımızdan daha uygun ve kolay bir grup gibi görünüyor ama tabii ki Dünya Kupası'nda ne olacağı belli olmaz. Futbol sahada oynanıyor. Hiçbir ülkeyi küçümsememek gerek. Orada final gibi maçlar oynanacak. Tabii ki ilk hedefimiz önce oraya katılmak. Ama ben eğer oraya katılırsak çok daha ilerisine gidebileceğimizi düşünüyorum."
"GERÇEKTEN ÇOK İYİ BİR JENERASYON VE İYİ BİR HOCAYA SAHİBİZ"
"Bu jenerasyonun bu hasrete son verememesi için bir sebep yok. Gerçekten çok iyi bir jenerasyon ve iyi bir hocaya sahibiz. İyi oyunculardan kurulu bir takımız. Benim de futbol hayatımın belki son 3-4 senesine girerken böyle majör bir turnuvada, özellikle Dünya Kupası'nda bulunmak en büyük hedefim. İnşallah hem takım olarak hem de bireysel olarak oraya gitmek hem benim için hem takımımız için hem de insanlarımız için çok gurur verici, mutluluk verici bir an olacaktır."
"A MİLLİ TAKIM FORMASINI GİYMEK HER GENÇ OYUNCU İÇİN EN ÜST MERTEBEDİR"
"Benim için çok şanslı diyebileceğim bir dönemdi. A Milli Takım’da oynayabilecek kaleciler sıralamasında 7. sıradaydım. Ümit Milli Takım ile yaz kampındayken, A Milli Takım’daki kaleci eksikliğinden dolayı beni A takım kadrosuna davet ettiler. Avusturya'da kampa dahil olmuştum. İlk milli maçımda sahaya çıkışım da 62. dakika Cenk Gönen’in sakatlanması ile oldu. Aslında o gün oynamayı beklemiyordum. 2011'den bu yana milli takım kadrosuna giriyorum ama 2014 yılında Gürcistan maçında Cenk Gönen'in sakatlanmasıyla ilk kez oyuna girme fırsatı buldum. Oyuncu değişikliği işareti gelince benim için de heyecan verici bir an olmuştu. A Milli Takım formasını giymek her genç oyuncu için en üst mertebedir. O yüzden çok heyecanlı bir şekilde oyuna girdim. Ama mizacımdan dolayı, her zamanki sakinliğimle iyi de bir maç çıkarmıştım. Aslında maçın son yarım saatinde iki tane de top gelmişti, güzel kurtarışları yapmıştım."
EURO 2020 öncesinde yaşanan pandeminin milli takımın yakaladığı ivmeyi kesintiye uğrattığını dile getiren deneyimli kaleci, şu ifadeleri kullandı:
"Çok iyi bir kadromuz vardı. O dönemde ilk 11 oynayan oyunculardan da iki tane sakatımız vardı. Pandemiyle beraber turnuvanın 1 sene ertelenmesi takımın ivmesini bozdu. Pandemide oynanan futbol ikliminde de her şey istediğimiz gibi gitmedi. Avrupa Şampiyonası'na hazırlık aşaması da çok sağlıklı olmadı. Erken bir şekilde geri döndük. Eleme grubu maçlarının hepsinde ben oynamıştım. Sadece garantiledikten son Andorra maçında oynamamıştım. Grup maçlarının hepsinde oynayıp, pandemiden dolayı bir sene sonrasında ertelince turnuva, o dönemki seçimlerde şampiyonada oynamamış olmak beni bir hayli üzmüştü. Hatta İtalya ile oynanan açılış maçı öncesinde çimlere ve atmosfere bakmak için sahaya ilk çıktığımızda, ‘Keşke burada oynasaydım, çok güzel bir atmosfer var.’ dediğimi hatırlıyorum. Etkili bir oyun koyamamıştık. İtalya çok etkili oynamıştı bize karşı. Tabii ki o dönemin favorilerindendi. Bayağı bir üstünlük kurmuşlardı, biz de çok defansif bir oyun oynamıştık. Bizim için kötü bir an diyebilirim."
"BUNDAN SONRA BİR TURNUVA TAKIMI OLARAK ANILMAMAMIZ İÇİN HİÇBİR SEBEP YOK"
"EURO 2020’de oynayamamış olmak beni bir hayli üzmüştü ve kendi adıma hedefi 2024 Avrupa Şampiyonası olarak koymuştum." sözlerini kullanan Mert şöyle konuştu:
"2020 Avrupa Şampiyonası'ndan sonra Beşiktaş’ta büyük bir sakatlık yaşadım. Oradan dönüp 2024'te oynamayı kendime hedef koydum, bu hedefe ulaştığım için kendi adıma gururlu ve mutluyum. Bir önceki turnuvadan aldığımız tecrübeler vardı. Neleri yanlış yaptık; hazırlık aşamasında, maçlardaki pozisyonlarımızda, antrenman programları, takımın saha içi ve saha dışı problemleri olsun... Hepsine aşinaydım ve bunları biliyordum. Benimle beraber 2024 kadrosunda bulunan birkaç birkaç futbolcu daha vardı. Hepimiz tecrübelerimizi aktardık. İyi bir grup aşaması geçirdik, finallerde birlik beraberliğimiz çok üst düzeydeydi. Daha kompakt bir takımımız vardı. Tabii ki hocamız da bunda büyük bir etkendi. Hocanın bizden ne istediğini net bir şekilde belli etmesi, bizden her istediğini uygulamamız için çok ısrarcı davranması, antrenmanlarda istediği çıkana kadar antrenmanı bitirmemesi, bir disiplin içerisinde herkesin de hocaya saygı duyup ona inanması önemliydi. 2024'te belki daha ileriye gidebileceğimiz bir an vardı, gitmek de isterdik ama açıkçası orada bittiği için üzülmüştük."
"UZUN SÜREDİR NEREDEYSE HEP AYNI TAKIMLA OYNUYORUZ BU MİLLİ TAKIM İÇİN ÖNEMLİ"
Kısa sürelerde toplanan milli takımda birlikteliği sağlamanın zor fakat çok önemli olduğunu belirten milli kaleci, "Uzun süredir neredeyse hep aynı takımla oynuyoruz. Hocamız da takımı genelde bozmamaya çalışıyor. Genelde aynı isimleri çağırmaya çalışıyor ki bu milli takım için önemli." sözlerini kullanarak şöyle konuştu:
"Zaman zaman performansa göre değişen oyuncular oluyordur ama içeride bir birliktelik var. Saha dışında milli takımın çok iyi bir birlikteliği var, bu son yıllarda saha içine de yansımaya başladı. Şimdi çok yetenekli bir jenerasyon da geldi. Arda olsun, Kenan olsun, dünyaca tanınan isimler artık. Hakan zaten yıllardır milli takımın içerisinde 100. maçını da geçti, önemli bir lider. O yüzden birlikteliğin daha çok olması, daha kompakt bir futbol oynamamız ve hocamızın bize ne istediğini daha net bir şekilde belirtmesi, bundan sonra bir turnuva takımı olarak anılmamamız için hiçbir sebep yok. Hocamız rakip takımın duruşuna, formasyonuna ve taktiğine göre bize bir taktik veriyor ve genelde aynı oyuncular olduğu için rakibin taktiğine nasıl karşılık vereceksek ona çok çabuk şekilde uyum sağlıyor. Antrenmanlar hep bunun üzerine oluyor. Hemen hemen aynı oyuncularla oynanması, bir milli takım kültürünün oluşması önemli. Bazen bakmadan atılan toplar bile aslında planın bir parçası. Çünkü oyuncular birbirini iyi tanıyor. Kimin ne kadar hızlı olduğunu, kimin ne zaman koşu yapabileceğini biliyor. Bizim takımızın en büyük artısı uzun süredir birlikte oynayan bir ekip olması ve çok yetenekli bir kadroya sahip olmamız. Aynı zamanda bütün jenerasyonlarda olduğu gibi Türk Milli Takımı’nın formasını giyen, Türk bayrağını göğsünde taşıyan herkes sonuna kadar pes etmeyeceğinden hemfikirdir. Bizim takımız da şu anda mili formayı üstüne geçirdiği zaman her maçta sonuna kadar savaşacaktır."
2011 yılından bu yana milli takımın içerisinde olduğunu ve birçok jenerasyonu gördüğünü aktaran Mert, "Şu an Z kuşağı diye adlandırılan kuşakta birçok oyuncumuz var. Onların tabii kafa yapısı biraz daha farklı. Bazen disiplinden kopma noktaları olabiliyor saha dışında, saha içinde değil. O anlarda bizim aslında biraz daha ön plana çıktığımız anlar oluyor. Bir de tabii ki sosyal veya geleneksel medyadan etkilendikleri anlar olabiliyor. Bir kötü maçtan sonra ki son turnuva da bunu yaşadık, bazen yalan haberlerle yıpratılmaya çalışılıyorlar. Onlarla beraber bu konuları çok fazla konuşuyoruz. Hakan takımımızın kaptanı ama ben de takımın en büyüğüyüm. Zaman zaman benim de konuştuğum anlar oluyor. Kulüp takımı gibi sürekli beraber olmadığımız için böyle anlar etkili oluyor."
"MONTELLA'NIN ŞU ANDA BİZİMLE BERABER OLMASI BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS"
Milli takımdaki tüm oyuncuların Montella için iyi şeyler düşündüğünü söyleyen deneyimli kaleci, "Hocamız geldiğinden bu yana etkisini ortaya koydu. En büyük özelliği söylediklerinde net olması ve ne istediğini net bir şekilde belli etmesi. Kendi doğrularını bize inandırması ve bizim de onun dediklerini yapmaya çalışmamız. Bütün oyuncular benimle aynı fikirdedir. Rakibe göre taktiğin değişmesi, rakibe göre nasıl oynayacağımızın belirlenmesi ve bunu antrenmanlarda çalışmamız aslında genç oyuncular için de çok önemli bir etken. Çünkü özellikle genç oyuncular bunu istiyor. Yani ne yapacaklarını hocalarının söylemesini istiyor. Eskiden daha doğaçlama bir futbol oynanıyordu ama şimdi daha fazla her şeyin belirgin olduğu, oyuncuların ne istendiğini net bir şekilde söylenmesinin gerektiği bir ortamdayız. Futbol iklimi bu şekilde gelişti. Hoca da bu yönde bizim için iyi bir şans. Özellikle genç oyuncular için. Çünkü onların saha içi ve dışında neler yapması gerektiğini net bir şekilde söylüyor. O yüzden Montella'nın şu anda bizimle beraber olması bizim için büyük bir şans."