Spor yazarları Fenerbahçe için ne söyledi? | "Ne olduysa 30’dan sonra oldu"
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'nin 8. haftasında deplasmanda Romanya temsilcisi FCSB ile 1-1 berabere kaldığı karşılaşmayı değerlendirdi. İşte detaylar...
Uğur Meleke: "Ederson büyük oynadı"
Bu tabloda Galatasaray, Fenerbahçe ve Samsunspor’un play-off turuna kalmış olmaları damakta karışık tatlar bıraktı. Özellikle Fenerbahçe ve Samsunspor kendi turnuvalarında ilk 8 yapabilecek güçtelerdi. Nice ve Stuttgart’ı yenen Fenerbahçe’nin Zagreb ve Plzen’deki puan kayıpları ilk sekize girememesine neden oldu. Dün Bükreş’te de özellikle ikinci devrede Zagreb ve Plzen’e benzer bir grilik vardı sahada.
Domenico Tedesco birkaç taze oyuncuyla enerjiyi değiştirsin diye bekliyorsun ama kulübede de Asensio-Oğuz dışında alternatif yok! Brezilyalı kaleci Ederson kritik anlarda kritik kurtarışlar yapmasa Fenerbahçe puansız dönebilirdi Bükreş’ten. F.Bahçe’de Ederson dışında günün düşük enerjisini yükseltmeye çalışan bir başka oyuncu da Nesyri idi. Özellikle ilk bir saat çok istekliydi, birkaç net pozisyona girdi ama iki kritik ofsayta takıldı Faslı forvet. (Hürriyet)
Mehmet Ayan: "Kaptanın yokluğunda dalgalı bir oyun vardı"
Tedesco, çok daha geniş kadroyla pazar akşamı yaptığı tercih hatalarını Bükreş’te düzeltti. Çeşitli gerekçelerle 9 oyuncusundan yoksun çıktığı maçta, Asensio ve (yarımşar) Yiğit ile Oğuz’dan başka yedeği olmadan harika bir 30 dakika izletti bize. Fenerbahçe sezonun en iyi 30 dakikasını oynadı desek yanılmayız. 11’deki Politic şutunda geçit vermeyen Ederson, önündeki arkadaşlarının 32-45 arasında bu denli fren yapacağını hesap edemezdi. Steaua’nun 32, 33 ve 36’da girdiği pozisyonlarda Ederson’u geçememesi, maçın adeta kaderini tayin etti.
Halbuki harika başladığımız oyunda Kerem dahi sırıtmıyordu. 3-4 pozisyon harcadık. İsmail gol dışında da maestro gibiydi. Ne olduysa 30’dan sonra oldu. Kulübenin fukaralığı ikinci yarının büyük soru işareti olacağını gösteriyordu.
Fenerbahçe, kazanmanın ilk 16’ya girme bileti olacağı maçta dalgalı oyunuyla istediğini alamadı. Defansın dağınık hali dikkat çekti. Kaptansızlık elbette bunda başat faktördü. Yine de mütevazı Rumen ekibine karşı kaleciniz 7 kurtarışla yıldızlaşıyorsa, sorun sadece Skriniar’ın olmamasında değildir. (Hürriyet)
Mert Aydın: "Ederson'un kolları da iyiymiş!"
Transfer dedikoduları arasında bir Romanya deplasmanı... Maça giden ve karşılaşma boyu susmayan taraftarların dışındakilerin telefonlarında Lookman ve Kante haberlerine sardıkları bir akşam. Üstüne sakat, cezalı ve kural gereği oynayamayanların eksilttiği bir kadro.
Gideceğine inanılan En Nesyri ve kenarda paslanmayı pek de dert etmişe benzemeyen Çağlar ilk 11’deydi dün. İlk yarım saatte kaçan goller ve İsmail’in fileleri bulan kafası acaba beklenilenden daha kolay bir galibiyet mi geliyor heyecanını yarattı.
Ne var ki Skriniar’ın yokluğu, takımın artık klasikleşen geri dönme sıkıntısı, orta sahada Fred zafiyeti derken FCSB, ilk yarının son 15 dakikasında hayata döndü. Ederson’un, “Ayağı iyi ama kolları kötü” diyenlere yanıtını gördük. Arka arkaya yaptığı kurtarışlar, Fenerbahçe’yi galip durumda tuttu.
İkinci yarıda da oyunun gidişi değişmedi. Daha istekli daha agresif göründü Rumenler. Bunun sonunda bir noktada Ederson’un pes edeceği belliydi.
Elinde fazla opsiyon olmayan Tedesco’nun Asensio hamlesi hareket getirdi. Fenerbahçe belki rahatça play-off grubuna üst taraftan girebilecekken seri başı olma şansını kaybetti. Eksiklerin getirdiği dezavantajı kabul edebiliriz ama çok da iç açıcı bir performans olmadı böyle bir rakibe karşı.
Sonuçtan bağımsız Fenerbahçe’nin bir kanat sorunu var. Çok net bu. En Nesyri elinden geleni yaptı. Ama Talisca’da mini bir düşüş var. (Milliyet)
Halil Özer: "Sahne Ederson'un"
Fenerbahçe çok fazla üst sıraları zorlama niyeti olmadan çıktığı karşılaşmada rakibi ile karşılıklı atılan gollerle berabere kaldı ve Avrupa Ligi’nde ilk 24’e adını yazdırdı.
Fenerbahçe öyle bir takım ki asla ve asla rahatlamaya gelmiyor. Maçın 30. dakikasına kadar müthiş oynamışsın. Savunma da dikkatli. Hücum da etkili, rakibe “ben bu takımı yenemem” duygusunu şırıngalamışsın ve öne de geçmişsin.
Sonra birden fişi çekiyorsun...
Rakip cesaretleniyor, orta alan bomboş kalıyor ve rakibe 4 net gol pozisyonu veriyorsun. Allah’tan sahneye Ederson çıktı. Doğru yerlerde durdu, doğru müdahaleler yaptı. Tecrübesini konuşturdu.
Yani bu rahatlamanın bedelini neredeyse ödüyordu Fenerbahçe.
İlk yarıda Fred maça çok iyi başladı. Nene, Semedo iyi çalıştı. Kerem ve Mert Müldür rakibin sağ kanadını yıprattı. Talisca orta alanda iyi top dağıttı. Oyunu iyi açtı. İlk 24’ün garanti olması da futbolcuları otomatikman etkiledi. O yüzden başlangıçta yakaladıkları ritmi sürdüremediler. Kısaca aktif dinlenmeye geçtiler.
2. yarı Fenerbahçe açısından vasat geçti. Tek farklı galibiyeti yeterli görüp oyunu idare etmeye çalıştılar. Ancak ev sahibi takımın atakları ilk yarıdaki kadar yoğun olmasa da tehlike yarattı. Ancak Ederson kalesinde yine başarılıydı. Ama öyle bir pozisyon oldu ki artık Ederson’un yapacağı hiçbir şey yoktu. Mert Müldür’ün uyuması ve arkadaki adamın farkında olmaması skoru eşitledi. Fenerbahçe golü yedikten sonra sazı yine eline aldı. Ancak bu kez de rakip kaleci etkiliydi.
Aslında bu maç Tedesco’nun kadro konusunda elini güçlendirdi. Örneğin Fred ilk yarıdaki biraz kıpırdanmasının dışında oyunda hiç etkili olmadı. Mert Müldür’ün yeri orası değil. Yine çok bocaladı. Sonradan oyuna giren Oğuz Aydın’ın ise resmen içi geçmiş.
Ama şu var... Fenerbahçe tam kadro çıktığı zaman bu kupada yürüyecektir. Yeter ki doğru taşlar yerinde olsun. Ve tabii ki maçın yıldızı kesinlikle Ederson’du. (Milliyet)
Gürcan Bilgiç: "Utanç dakikaları!"
Rakibi gözüne kestirmek başka, küçümsemek başka. Romenler cezayı kesecek öyle pozisyonlar buldular ki, serinin en kötü takımı bir anda maçı "hedef" haline getirme isteği yakaladı.
Maçın değişimi İsmail'in kartı sonrasında "frenle" oynamaya başlaması oldu. Oosterwolde, eleme maçlarına ceza taşımamak adına kimseye dokunamıyordu bile. Skriniar'ın olmadığı merkezde "sarsaklık" pimi çekilmiş bombasıydı Fenerbahçe'nin.
İşin içine "acemilik-korku-güvensizlik" artık adına ne derseniz girince en basit hareketleri yapamaz, pasları veremez hale geldiler. Üstlerine oyuncu koşunca elleriayakları birbirine dolaşmaya başladı.
Hiç bahaneleri yok. Esiklerden de bahsetmesinler. Lig grubunun en perişan takımına teslim oldular. Alsınlar bu utanç dakikalarını yeni sözleşme istediklerinde oyunculara seyrettirsinler. (Sabah)
Serkan Akcan: "İyi ki Ederson vardı"
En Nesyri’nin kontratından bir an evvel çıkması gerek Fenerbahçe’nin. Hocayı anlıyorum, Jhon Duran’ın güvenilir bir santrfor olamamasından dolayı elinde olanı kullanmayı tercih ediyor ama En Nesyri’ye verdiği her dakika Fenerbahçeli diğer futbolcuların emeklerinden götürüyor maalesef. Faslı santrfor sezonun ilk yarısında da vasattı ama artık transfer görüşmelerinin getirdiği rahatlıkla kendini iyice salmış görünüyor. Oyun görüşü sıfırın bile altına düşmeye başlamış, takımdan ayrı kendi başına mesai harcıyor gibiydi.
Fenerbahçe’nin bir an evvel bu santrfor meselesini çözüme kavuşturması gerekiyor. Bir yanda En Nesyri’nin yetersizliği diğer yanda Jhon Duran belirsizliği derken vakit geçiyor, tren kaçıyor. İsmail Yüksek maça harika başladı, sahipsiz toplara ilk gidendi. Maçı yaşadı, nefis bir kafa golü attı ama heyecanına yenik düşüp erken ve basit bir sarı kart gördü. Tedesco da bu sarı karttan dolayı onu oyundan erken aldı. Ama İsmail’in maçın her saniyesini yaşıyor oluşu tekmeye kafayla gidişleri tüm takım arkadaşları için önemli bir motivasyon kaynağı oluyor. Ne var ki İsmail’in oyundan çıkışının ardından Fenerbahçe orta sahayı rakibine vermeyi kabul etmiş oldu.
Fred ne kadar iyi niyetli oynuyor olsa da fizik olarak yetersiz kalıyor. Savunmanın derinine kadar indiğinde sırtı dönük aldığı topları öne taşımakta hayli zorlandı. Zaten Fenerbahçe’nin dünkü kadrosunun önde top tutmakla ilgili sorunları vardı ve 60. dakikadan sonra duvara karşı hücum etmeye başladılar. Öne taşımaya çalıştıkları toplar Bükreş duvarında sekip çok kolay Ederson’a gelince Fenerbahçe son 30 dakika beklenmedik bir baskıya maruz kaldı. Fenerbahçeli futbolcular Brezilyalı kaleciye dua etmişlerdir. Fenerbahçe rahat kazanacağı bir deplasmanın son 30 dakikasını kabus gibi geçirdi. (Fanatik)