"Ya Onana olmasaydı Fatih Hoca?" | Spor yazarları Trabzonspor için ne dedi?
Spor yazarları, Trabzonspor'un Süper Lig'in 23. haftasında deplasmanda Gaziantep FK'yı 2-1 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi. Detaylar haberimizde...
Koray Durkal: "Kötü oyunla gelen 3 puan!"
Trabzonspor, dünkü maça kafa karıştırıcı bir kadroyla çıktı. İlk bakışta herkes Fatih hocanın üçlü formasyonla başladığını düşündü. Ancak tamamen oyuncu tercihleri herkesi böyle bir yanılgıya düşürdü. Trabzonspor her zamanki oyun anlayışıyla sahadaydı. Ancak ilk 20 dakika boyunca pozisyon almakta zorlandılar ve Gaziantep geçişleriyle Trabzonspor orta sahası ve savunmasını parçaladı. Bayo’nun 22’deki vuruşuyla Gaziantep 1-0 öne geçti. Buradan sonra maçın farklı bir noktaya gideceğini düşünmek çok doğaldı. Ancak 24’te Augusto ve 27’de Onuachu’nun golleriyle Trabzonspor 5 dakikada kendine gelerek maçta öne geçti. Trabzonspor, kötü başlayan ilk yarıyı oyun olarak değilse de skor olarak düzelterek soyunma odasına önde girmeyi başardı.
İkinci bölümde de oyun çok farklı değildi. İki takım da bulduğu pozisyonlardan yararlanamadı ve üç puanı alan Trabzonspor oldu.
Galibiyete rağmen bordo mavililerde bireysel olarak pek çok oyuncu gerilemeye devam ediyor. Pina takımın en formsuzu. Savic eskisi kadar güven vermiyor. Folcarelli ve Oulai düşüşte. Muçi, Augusto ve Onuachu’nun hücumdaki etkileri kadar savunma katkıları yok. Fatih Tekke’nin yarışın içinde son ana kadar kalabilmesi için bu duruma çözüm bulması şart. (Hürriyet)
Cemal Ersen: "Ya Onana olmasaydı Fatih Hoca?"
Gaziantep deplasmanı Trabzonspor için hedefe giden yoldaki en tehlikeli virajlarından biriydi. Karadeniz ekibi arabayı devirmeden geçti. Ama nasıl?
Fatih Tekke’nin başlangıç kadrosu ve oyun kurgusu tuhaftı. Geride üç stoper, sağ bek Pina ve sol bek Mustafa orta beşli arasında, hücum bölgesinde ise Onuachu ile Augusto yan yana. Genç teknik adam, yediği gole kadar ısrar etti bu planda.
Oysa Gaziantepspor’un kanat ataklarında tehlike sinyalleri vardı. Üçüncü denemenin ardından Tekke’nin fantezisine son veren isim Bayo oldu.
Hemen dörtlü savunmaya geçti Trabonspor. Pina asli görevine döndü. Mustafa pas trafiğine katıldı, Muçi rakip sahada serbest kaldı. İki dakika sonra Augusto’nun beraberlik golü, ardından Mustafa’nın hazırladığı pozisyonda Onuachu’nun son dokunuşu geldi.
Peki, bu hamleler ile işler yoluna girdi mi? Bir takımın dengeleriyle bu kadar oynarsanız, hayır. Geriye düşen Gaziantep maç boyunca orta alanı o kadar çabuk geçmeye devam etti ki, beraberliği bulması sürpriz sayılmazdı.
Tekke ikinci yarıda da şaşırtmaya devam etti. Oyuncular sürekli pozisyon değiştirdi. 4. hakemin tabelası sürekli inip kalktı. Tekke kötü günündeki Pina’yı çıkardı, yerine sol bek olarak transfer edilen Lovik’i aldı. Folcarelli geriden oyun kurmaya başladı. Batagov 47 dakika da olsa bir daha kendisine sol bekte görev veren bir teknik direktörle çalışır mı bilmem, güzel bir anı edindi!
Fatih Hoca hız kesmedi. Orta sahayı toparlayan Mustafa ile savunmadan Nwaiwu’u kulübeye çekti. Ozan’ı sağ beke, Lovik’i sola aldı. Forvet patentli Umut Nayır’ı sahaya sürdü.
Maçın anatomisini konuşmak yerine teknik direktörün antrenmanda bile denenmesi garip kaçacak oyun kurgusuna yorum yapmak zor.
Sadece oyuncuların değil, izleyenlerin de başı döndü.
Trabzonspor daha farklı kazanabilir miydi? Son dakikalarda Muçi’nin klasına yakışmayan iki vuruşunda top ağları bulsa bile fikrim değişmezdi.
Lakin merak ediyorum; beş mutlak golü engelleyen kaleci Onana olmasaydı, yine öz eleştirisini yapar mıydı Fatih Tekke?
Kazanan haklıdır ama bu kez seni haklı görmüyorum hocam! (Milliyet)
Aksal Yavuz: "Onana ile Muçi böyle olmasını istedi"
Bordo-mavili takımın defans hattında yapılan mini rotasyondan, 3’lünün ilk defa bir arada oynamaya çalışacaklarından olsa gerek, Trabzonspor maça o kadar kötü başladı ki, ev sahibi takımın rakip defans arkasına, arasına attığı uzun toplar Trabzonspor’a ilk on beş, yirmi dakika bayağı bir sıkıntı yarattı. Nitekim Gaziantepspor golü o arada buldu.
Her ne olduysa ev sahibi takım öne geçtikten, Fatih Tekke, 3’lü defanstan 4’lüye geçiş yaptıktan sonra oldu; hal böyle olunca Trabzonspor’un yedikleri gole, iki arada bir derede attığı iki golle cevabı gecikmedi. E öyle ya işin içinde yukarılarda olmak var, dahası arkadan gelenler, sizi zorlayanlar, kaybetmenizi bekleyenler var; örneğin Beşiktaş.
Gerçi bordo-mavililer sezon başından bu yana kötü başladığı maçları çevirmesini biliyor. Ne de olsa orta sahalarında Muçi gibi keskin tıraş bıçağı kıvamında ara pasları atan, forvette rakip takım defans oyuncularının başını döndüren, havadan ve karadan makinalı tüfek misali gol atan santraforu var!
Gollerin hazırlanışına gelince, dediğimiz gibi Muçi’nin akıl dolu ara pası, Augusto’nun haftalar sonra golle tanışması, Onuachu’nun ekmeğini taştan çıkarırcasına attığı golle gol krallığında yarışında zirvede oluşu dünün, günün Trabzonspor adına çok güzel hareketlerdi.
Fenerbahçe maçı sonrası eleştirdiğimiz Onana için birkaç kelam etmek gerekirse. Emin olun Trabzonspor forması altında en iyi karşılaşmasını oynadı desek abartmış olmayız. Zira Trabzonspor ikinci yarı etkili olamadığı, oynayamadığı için kırmızı-siyahlı takımın tehlikeli olduğu bölümlerde iki net pozisyonda yaptığı inanılmaz kurtarışı, bir diğer ifadeyle yerden ve havadan gelen toplara sakız gibi uzaması takımının galibiyetinde başrol oynadığını söyleyebiliriz. Sahi düşündünüz mü hiç; Onana benzer kurtarışları derbide yapmış olsaydı?
Uzun lafın kısası bordo-mavililer, 3’lü defansla kötü başladığı, 4’lüye dönmelerine rağmen orta sahada yine de üretken olamadıkları karşılaşmayı Onana’nın iki kurtarışıyla, bilhassa ilk yarı maça damga vuran Muçi’leri ve Onuachu’larıyla kazanmasını bildiler. Unutmadan Muçi, son dakikalarda kaçırdığı net pozisyonları atabilseydi skor çok daha farklı olabilirdi… (Milliyet)
Olcay Çakır: "Skorun ardındaki gerçekler…"
Bazı bölgelerde eksik olmak derttir, doğru. Ama bazı bölgelerde ‘fazla iyi oyuncu’ yığılması bazı teknik adamlar için başka bir derde dönüşebiliyor. Saviç’li bir denemeyle maç başında kurgulanan üçlü savunma, belli ki oyuncuların zihnini karıştırdı. Teknik adam çok fazla yer değişikliği yapmak zorunda kaldı. Trabzonspor golü yiyene kadar kalesinde aynı senaryoyu defalarca izledi: Defans arkası koşu, panik, tehlike… Gol geliyorum dedi ve geldi. Soru şu: O formasyon değişikliği için ille de gol mü gerekiyordu? Golden sonra reaksiyon geldi. Bireysel inisiyatif, saman alevi gibi parlayan iki gol…
Ama ardından yine duran, yine ritmi kaybeden bir Trabzonspor. Ben tekrar etmekten yorulmam: Bu kadro tıpkı Trabzonspor’un kendisi gibi; bu ligin ona biçtiği sırayı reddedecek bir kadro, tüm yanlış transfer politikalarına rağmen. Bunu rakiplerine puan olarak yaklaştığında da göstermişti. Ama oyun, o cesareti taşımıyor şimdi. Çünkü söylemlerle, yanlış iletişimle potanın dışına attılar kendilerini. Onuachu gibi sıradışı bir santrfor, üst sıradaki iki takımda bile yok. Dün yine golünü attı. Daha fazlası için daha cesur, daha doğru bir senaryo gerekir.
Bu oyun formatıyla ancak bu kadar. Öte yandan Onana’nın kurtarışları çok kritik. Bu şehre getirdiğin dünya markası bir adamı üç hatayla silersen, dün Jean-Marie Pfaff’ta yaptığın hatayı tekrar edersin. Dünya markası şehrinde yaşıyorsa; kullanmayı bileceksin. Dün bence bazı oyuncular kazandı, oyun kaybetti. Önümüzdeki yıla umut bağlayabilirsin ama bu oyuna taraf bulmak zor. Kazanmak güzel. Kazanırken yanlışı görmek daha güzel. Alabilene ders çok. (Fanatik)
İskender Günen: "Takım Onana'ya dua etmeli!"
Trabzonspor adına çok farklı bir oyun. Önce sistemde değişiklik, sonra eski sisteme dönüş, ardından oyuncuların mevkilerinin değiştirilmesi. Yani gelgitlerin olduğu bir maç. Fakat bu kadar değişiklikler de olsa sorun takım savunmasının yetersizliği. Bu da istenilen, arzu edilen bir oyunu ortaya koymanıza engel. Sezon başından beri rakibe bu kadar atak girişimi üstünlüğü ve gol pozisyonu verilen herhalde başka bir karşılaşma yok. Mücadelenin ilk 20 dakikalık bölümünde hatlar arası uyumsuzluk üst düzeyde. Topa sahip olmanız gerekirken yapılan pas hataları, Gaziantep'in girdiği gol pozisyonları var. Ardından rakibin golü geldi. Golden sonra 3'lü sistemden dörtlü sisteme geçildi. Augusto ve ardından Mustafa'nın getirdiği topta Onuachu ile kazanılan ikinci gol. İkinci yarı kendi yarı alanında kabul ettiğiniz anlar ve rakibin eksik yakalandığı pozisyonlar var. Final pası yetersizliği, pasşut tercihi yanlışlığı üçüncü golün gelmemesine neden oldu. Bu maçta alınan üç puanda en büyük pay ise kaleci Onana'ya ait. Oyuncu performanslarını gözden geçirmek gerek. Oulai ve Folcarelli çok fazla pas hatası yaptı. Savunmada da uyumsuzluk var. Onuachu ise bir kez daha görüldü ki bu takım için her şey. (Sabah)