2 milyar dolarlık illüzyon ve kaçınılmaz çöküş
Yazar: Ayhan Şensoy
Son Güncelleme /
Ajansspor yazarlarından Ayhan Şensoy, "2 milyar dolarlık illüzyon ve kaçınılmaz çöküş" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

- Haberin Kaynağı:
- Ayhan Şensoy
AYHAN ŞENSOY-AJANSSPOR
Türk futbolu, uzun yıllardır halının altına süpürdüğü o devasa mali ve idari hakikat aynasıyla nihayet yüzleşmek zorunda. Ama bu sefer durum her zamankinden daha vahim, deniz tamamen bitti. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirilen son finansal raporlar, acı gerçeği tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor: Dört büyük kulübün toplam borcu 108 milyar lirayı, yani tam 2,5 milyar doları aşmış durumda.
Bu devasa borç sarmalına rağmen sistem nasıl ayakta kalıyor
Ortada ne uzun vadeli bir vizyon var ne de sahada ne yapacağını bilen bir oyun planı. Peki, bu devasa borç sarmalına ve plansızlığa rağmen sistem nasıl hâlâ ayakta kalabiliyor? Cevap basit ama bir o kadar da tehlikeli: Devlet eliyle kulüplere tahsis edilen kamu arazileri ve bu araziler üzerine inşa edilen gayrimenkul projeleriyle. Kulüplerimiz, futbol üreterek ya da doğru yapılanarak değil; devletin sağladığı mülkleri nakde çevirerek günü kurtarmaya, yapay bir nefes almaya çalışıyor. Kısacası Türk futbolu, yeşil sahadan değil, inşaat şantiyelerinden gelen parayla bitkisel hayatta tutuluyor.

Arda Güler fırtınası! Roma deplasmanında unutulmaz gece
Gözümüzü sınırların dışına, Avrupa’nın gerçekçi dünyasına çevirdiğimizde ise bu illüzyon darmadağın oluyor. Fenerbahçe ve Galatasaray gibi devlerin harcadığı paraların, ödediği astronomik maaşların neredeyse üçte birine kurulan takımlar, her yıl UEFA Şampiyonlar Ligi sahnesinde ders veriyor. Club Brugge ve Sporting CP gibi kulüpler, milyon dolarlık yaşlı yıldızların peşinde koşmak yerine; net bir oyun planı, kusursuz bir scout ağı ve sürdürülebilir bir idari akılla dev bütçeli takımları dize getiriyor. Onlar ürettikçe kazanıyor, kazandıkça büyüyor; biz ise tükettikçe batıyor, battıkça yeni arazilerin, yeni yapılandırmaların kapısını çalıyoruz.

Kazandığın kadar harca!
Bu girdaptan çıkışın formülü ilkokul matematiği kadar nettir: Kazandığın kadar harca! Gayrimenkul projeleriyle borç kapatıp ardından yine fütursuzca transfer yapmak, batmakta olan bir geminin suyunu kova kova boşaltmaya benzer. Eğer kamu kaynakları ve projeler bir şekilde devreye girecekse, bu durum ancak ve ancak şeffaf, tavizsiz ve çok sıkı bir mali denetim şartına bağlanmalıdır. Denetlenmeyen her kuruş, yeni bir borç dağının ilk kar tanesidir.
Seçim bizim, ama zamanımız kalmadı
Ya Sporting ve Club Brugge gibi "akıl oyununu" seçip kendi öz kaynağımıza, planımıza döneceğiz ya da bu sahte parıltıların peşinde koşarken 2,5 milyar dolarlık borç çukurunda tamamen karanlığa gömüleceğiz. Seçim bizim, ama zamanımız kalmadı.
Bu videoya da göz atabilirsin
Editör: İsa Kethüda
Son Güncelleme /