Aral Şimşir: "O iki maçın hayatımda bir dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim"

Editör: Ahmet Kaan Mandalı

Son Güncelleme /

Trabzonspor’un genç futbolcusu Aral Şimşir, Trabzonspor Dergisi’nin 243. sayısında yayınlanan röportajında futbola başlama hikayesinden Bordo-Mavili takıma transfer sürecine, oyun anlayışından kariyer hedeflerine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.

Aral Şimşir
Haberin Kaynağı:
IHA
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 3 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

Trabzonspor’un genç futbolcusu Aral Şimşir, Bordo-Mavili kulübü tercih etmesinde kulübün tarihi ve büyüklüğünün yanı sıra kendisine 4-5 yıldır gösterilen ilginin de etkili olduğunu belirterek, "Her transfer döneminde benimle ilgilenmeleri ve beni ne kadar çok istediklerini hissettirmeleri kararımı kolaylaştırdı." dedi.

Futbola başlama hikayesini anlattı

Futbola 9-10 yaşlarında başladığını anlatan Aral Şimşir, başlangıçta babasının derslerine odaklanmasını istediği için futbol oynamasına sıcak bakmadığını ancak zamanla en büyük destekçisinin babası olduğunu dile getirdi. Mahallede kendisinden yaşça büyük çocuklarla ve okul bahçesinde futbol oynadığını belirten Şimşir, bir arkadaşının babasının kendisini izleyerek kulübüne davet etmesiyle futbol hayatının başladığını ifade etti. O dönemlerde belirli bir mevkisinin olmadığını kaydeden genç oyuncu, hemen hemen bütün pozisyonlarda oynadığını söyledi.

Ayrıca Aral, geçtiğimiz sezon Danimarka'da Yılın Futbolcusu seçilmesiyle ilgili de "Benim için gerçekten çok özel bir duyguydu. Daha önce ciddi sakatlıklar yaşamıştım ve düzenli forma giyemiyordum. Bu nedenle öncelikli hedefim sezonu sakatlanmadan tamamlamaktı. Sakatlığım tamamen düzelmişti ve iyi oynuyordum ancak yılın futbolcusu seçilmeyi de açıkçası beklemiyordum. Benim için büyük bir sürpriz oldu." şeklinde konuştu.

"O iki maçın hayatımda bir dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim"

Bir süredir A Milli Takım forması da giyen Aral, kariyerindeki bir diğer kırılma noktasını ise "Trabzonspor U19 Takımı’na karşı oynadığım iki maçın da benim için çok özel bir yeri var. O karşılaşmaların ardından Tolunay Kafkas Hoca beni Ümit Milli Takım için aradı. O maçlardaki performansımın ardından ilk kez Ay-Yıldızlı formayı giydim. Sonrasında da o süreç beni Trabzonspor ile buluşturdu. Bu nedenle o iki maçın hayatımda bir dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim." sözleriyle anlattı.

"Kazanmaktan başka bir şey düşünmem"

Trabzonspor'un yeni yıldızı, "Top sürmeyi, asist yapmayı, gol atmayı ve pozisyon yaratmayı seven bir futbolcuyum. Sahada oldukça rahatım ve çok fazla şeyi kafama takmam. Kazanmaktan ve takımıma katkı sağlamaktan başka bir şey düşünmem. Maça çıktığımda ya da antrenman yaptığımda benim için en önemli şey kazanmak ve yaptığım işten keyif almak oluyor. Sahada ne kadar keyif aldığımı dışarıdan izleyenler de görüyordur." ifadelerini kullanarak oyun anlayışı ve karakterine de değindi.

"Keşke bütün maçları bu statta oynayabilsek"

Sahalarında oynadıkları maçlardan çok etkilendiğini de belirten Şimşir, sözlerini "Bunu sadece Trabzonspor’da oynadığım için söylemiyorum. Böyle bir atmosferi daha önce ne gördüm ne de hissettim. Danimarka’da 10-12 bin kişinin önünde oynarken burada 40 bin kişinin karşısına çıkıyorsunuz. Bu atmosfer beni inanılmaz motive ediyor. Keşke bütün maçları bu statta oynayabilsek." şeklinde sürdürdü.

"Dju’nun varlığı adaptasyonumu kolaylaştırdı"

Şimşir, Midtjylland'dan takım arkadaşı Dju’nun Trabzonspor’a gelmesi hakkında ise "Franculino hem çok iyi bir insan hem de harika bir futbolcu. Trabzonspor’a transfer olması beni çok mutlu etti. Onun burada olması adaptasyonumu daha da kolaylaştırdı. Trabzonspor’da da birlikte elimizden gelenin en iyisini yapacağız" dedi.

Mesut Özil'i onurlandırdı

24 yaşındaki oyuncu, yaptığı röportajda kendisi için tüm zamanların en iyi 11’ini de paylaştı:

"Buffon - Dani Alves, Sergio Ramos, Virgil van Dijk, Marcelo - Xavi, Iniesta, Mesut Özil - Lionel Messi, Luis Suarez, Cristiano Ronaldo"

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...