Ajansspor

Av. Şükrü Aksu: "Savcı şike olup olmadığını araştıracaktır"

Editör: Akın Ungan

Son Güncelleme /

Avukat Şükrü Aksu, futbolda bahis ve MHK soruşturması hakkında hukuk açısından değerlendirmede bulundu.

Av. Şükrü Aksu: "Savcı şike olup olmadığını araştıracaktır"
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 6 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

AJANSSPOR HABER

Türk futbolunda gündem, bahis soruşturması ve Merkez Hakem Kurulu'nda (MHK) yapılan gözaltılar. Bilindiği üzere Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) son olarak 448 kişinin bahis gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ise MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve bazı hakemler gözaltına alındı.

Radyospor'da Ayhan Şensoy'un canlı yayın konuğu olan Av. Şükrü Aksu, Türk futbolunda bahis iddiaları ve MHK'da yapılan gözaltılar hakkında değerlendirmede bulundu.

"MHK, bağımsız ve tarafsız çalışmak zorundadır"

Av. Şükrü Aksu, "Şimdi bir kere şunu çok açık olarak söyleyeyim, iki türlü de değerlendirelim. Bir kere Merkez Hakem Kurulu her ne kadar Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu tarafından atanmış olsa da göreve geldiği andan itibaren bağımsız ve tarafsız çalışmak zorundadır. Türkiye Futbol Federasyonu bu nedenle o kişileri görevden alamazlar, görevden el çektiremezler, istifaya zorlayamazlar. Çünkü futbolun Anayasa Mahkemesi gibidir MHK Başkanı. Futbolun Yargıtay Başkanı gibidir. Dolayısıyla görevlerinde bağımsızdırlar, hiçbir merci onlara emir ve talimat veremez, bir hakemin maça görevlendirilmesi noktasında ricada dahi bulunamaz. Bu çok açıktır. Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve üyeleri liyakatli olarak görevlerini layıkıyla yerine getirmek, futbolun adaletini tesis etmek, fair-play ruhunu sahaya yansıtmak, futbolcuların, taraftarların ve futbol camiasının haklarını korumakla görevlidir. Bunu yaparken Türkiye Futbol Federasyonunun başındaki kişi, bırakın onu devletimizin en yetkili kurumları, Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere kimsenin emrini dinleyemez" ifadelerini kullandı.

"Görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur"

Aksu, "Klasmanda bazı kişilerin yukarıya çıkarılması, aşağı düşürülmesi noktasında emir ve talimat veriyor olmanız hukuka aykırıdır. Hem TFF'nin Disiplin Talimatı'na, hem Merkez Hakem Kurulu Talimatı'na, hem TFF Statüsü'ne aykırı olduğu gibi bu teknik manada suç da oluşturabilir. Bunu da ayrıca söylemek lazım. Yani ceza yargılaması anlamında da görevi kötüye kullanma suçunu da oluşturur. Çünkü Türkiye Futbol Federasyonu her ne kadar özel tüzel kurum olsa da Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar gereğince kamu hukuku tüzel kişiliğine haizdir. Yani kamu görevi yerine getirirler. Bu noktada söz konusu yazışmaların gerçekten içeriği böyleyse bunların sayısı ve adedi her geçen gün daha da fazlalaşırsa hukuken suç teşkil edecek eylemler olduğunu söylemek lazım" dedi.

"Yargı kararı olmadan kimseyi suçlamak mümkün değil"

Aksu, "Masumiyet karinesi çok kıymetli. Ne yazık ki günümüzde hakkında gözaltı kararı verilen ya da kısıtlama tedbirleri uygulanan kişilerin sanki ceza yargılamalarında kesin bir ceza alacağı kanaatiyle, ön yargısıyla hareket ediliyor. Dolayısıyla ben bu konuya dikkat çekmeniz noktasında bir hukukçu olarak size teşekkür ediyorum. Kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan kimseyi suçlamak mümkün değil. Ancak bu şu manaya da gelmiyor: Şu anda savcılık makamı tarafından bir gözaltı kararı verildi. Gözaltı kararı CMK 90 ve 91. maddeleri gereğince iki şartla verilir. Birincisi soruşturma için zorunlu olacak, ikincisi bu suçların işlendiğine dair makul şüphe oluşturacak somut delillerin bulunmasıdır" şeklinde konuştu.

"WhatsApp kayıtlarının paylaşılması hukukça kabul edilemez"

Aksu, "Bir kere bir soruşturma her halükarda zaten gizlidir. Bir de soruşturmanın amacının tehlikeye girmemesi için, yani taraflara da gizliliği noktasında savcılık makamı tarafından bir karar verilebilir, sulh ceza hakimliğince bu onaylanır. Bu dosyalarda iki şey vardır; kanun diyor ki şüphelilerin ifadeleri ile dosyadaki bilirkişi raporları dışındaki her şey gizlidir. Dolayısıyla uygulamada benim de gördüğüm müşteki vekilleri ya da şüpheli vekilleri tarafından buradaki ifadeler paylaşılabiliyor, bilirkişi raporları paylaşılabiliyor. Ancak onun dışındaki WhatsApp kayıtları, yazışmaların paylaşılıyor olması bir kere hukukça kabul edilemez bir durum. Yani bugün siz şüpheli pozisyonunda olmayabilirsiniz ancak yarın bu pozisyona geldiğinizde dosyada gizlilik kararı varken bu delillerin çarşaf çarşaf herhangi bir mecrada paylaşılıyor olması kabul edilemez. Tekrar söylüyorum; kişilerin ifadeleri ve bilirkişi raporları dışındaki tüm hususlar dosyada gizlilik kararı varsa asla dışarı çıkarılamaz. İşte burada ne yazık ki bazen şüpheli vekillerinin dahi bunu kamuoyuyla paylaştığı durumları görebiliyoruz. Ve bunun da müvekkiline karşı bir disiplin oluşturduğunu söylemek lazım" açıklamasını yaptı.

"Yasa dışı bahis oynamanın bir adli cezası yoktur"

Aksu, "Şimdi soruşturmaya baktığımızda özellikle resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma -ki bu zaten 257. madde görevi kötüye kullanma suçu- noktasında bir takım iddialar var. Yasa dışı bahisle ilgili ise özellikle 7258 sayılı yasadan kaynaklanan yasa dışı bahisle ilgili suçlamalar... Bunu söylemek durumundayım; bizim hukukumuzda yasa içi ya da yasa dışı bahis oynamanın bir adli cezası yoktur, idari para cezası vardır. Ancak siz hakemseniz, futbolcuysanız, teknik direktörseniz, yöneticiyseniz TFF yargısı kapsamında -burada iki yargı var: Birisi TFF yargısı, biri ceza yargılaması mahkemelerimiz- TFF yargısı kapsamında bu disiplin suçunu oluşturur. Bir hakem içinse sürekli hak mahrumiyetini doğuracak bir durumla karşı karşıya kalırsınız. Çünkü bir hakem bahis oynadığında bir seferde 45, toplamda 90 gün hak mahrumiyeti alırsa düdüğünü asmak zorunda kalır. Şu an suçlamalara baktığımızda kamuoyuyla paylaşılan İbrahim Hacıosmanoğlu ve oğlu ile ilgili de bir takım konuşmalar ortaya çıktı. Bu delillerin de nasıl olup da kamuoyuna yansıdığı soru işareti olmakla birlikte şunu söylemek icap ediyor: Bakın Merkez Hakem Kurulu Anayasa Mahkemesi gibidir. Yani futbolun adaletini, şeffaflığını ve fair-play'ini tesis etmek zorundadır. Bu nedenle her ne kadar TFF Yönetim Kurulu tarafından atanmış olsa da göreve geldikten sonra kendileri istifa etmedikçe görevden el çektirilemezler ve istifaları zorla istenemez. Dolayısıyla böyle baktığınızda kamu görevi olan bir görevi, görevi kötüye kullanacak şekilde tazyik, baskı oluşturacak şekilde eylemlerde bulunuluyor olması, bazı hakemlerin klasmanlarının düşürülüp bazı hakemlerin klasmanlarının hukuka aykırı şekilde artırılması ya da bazı yazılı sınavlarda kağıtların değiştirilmiş olması ya da bir hakeme yönelik olarak 'senin hakemliğini bitirdim' şeklindeki söylemlerin yargı karşısında hem adli yargı hem TFF yargısı kapsamında kabul edilebilir bir tarafı söz konusu olamaz. Şu anda mevcut soruşturma değerlendirildiğinde çok aceleci davranmamak, insanları peşinen bir yargıyla cezalandırmamak gerekir. Burada şüphelilerin de savunma haklarının kutsal olduğunu ve bu delillere karşı karşı delil sunabileceğini söylemek lazım. Ama basına yansıyan belgelere bakıldığında da bu iddiaların su götürmeyecek iddialar olduğunu bir nebze olsun söyleyebiliriz. Ama burada şu çok önemli; bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi lazım. Anladığım kadarıyla bu gözaltına alınan kişilerin ifadeleri sonrasında, özellikle telefonları ve diğer materyaller üzerinde yapılan incelemeler ve şikayetçi olan hakemlerin sunmuş olduğu delillerle dosyanın her geçen gün kabardığını görüyoruz. Ben bu soruşturmanın özellikle yasa dışı bahis özelinde -çünkü ona yasa dışı bahisten ceza veremezsiniz, ne olabilir; aracılık ettiyse, teşvik ettiyse ya da propagandasını yaptıysa yasa dışı bahsin ancak bu nedenle ceza verebilirsiniz- ama eğer bu suçlar sabit görülürse, bu eylemler sabit görülürse, hangi maçlarda bahis oynandığı da ortaya çıkarsa bu takdirde bu suçlamaların 6222 sayılı yasadaki şike suçunu oluşturup oluşturmadığı noktasında da savcının bir araştırma yapacağı kanaatindeyim" dedi.

"Tutuklama tedbiri söz konusu olabilir"

Sözlerine devam eden Aksu, "Şimdi hemen şunu ifade edeyim; savcılık makamı söz konusu delillere baktığında tutuklama tedbirine başvurabilmesi için özellikle kaçma şüphesinin, delilleri karartma şüphesinin, tanık ve mağdurlar üzerinde baskı kurma şüphesinin olması lazım. Burada hakemler üzerinde böyle bir baskı kurma düşüncesiyle delillerin toplanmadığı gerekçesiyle sulh ceza hakimliğinden tutuklama tedbirinde bulunabilir. Sulh ceza hakimi de uygun görürse tutuklama tedbiri söz konusu olabilir. Şimdi böyle bir durumda TFF Futbol Disiplin Talimatı'nın 60. maddesiyle mümkün. Şöyle ki diyor ki: Bir kişi sahtecilikten dolayı 1 gün ceza alsa bile kesinleşerek sahtecilikten, hakemliği ve futbol adamlığı sona erer. Yine kasten işlenen suçlardan dolayı 2 yıl hapis cezası alırlar ve bu kesinleşirse hakemliği ya da görevleri, futbol adamlığı sona erer, yöneticiliği sona erer" ifadelerini kullandı.

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...