Ertuğrul Doğan’ın PFDK sevkinde yayın ihalesi detayı
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Trabzonspor ve Kulüpler Birliği Başkanı Ertuğrul Doğan, TFF tarafından ahis soruşturması kapsamında tedbirli olarak PFDK’ye sevk edilen 448 kulüp yöneticisi arasında yer almıştı. Doğan'ın sevkiyle ilgili yayın ihalesi detayı ortayı çıktı.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülen bahis soruşturması kapsamında Ertuğrul Doğan’ın da aralarında bulunduğu 448 kulüp yöneticisinin Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi uyarınca tedbirli olarak PFDK’ye sevk edilmesinin ardından tartışmalar sürüyor.
Avukat Ozan Karagöz hukuki açıdan değerlendirdi
Süreci hukuki boyutuyla ele alan Trabzonlu hukukçu Avukat Ozan Karagöz, Ertuğrul Doğan'ın sevkiyle birlikte yeni yayın ihalesiyle ilgili ayrıntıya dikkat çekti.
"TFF'nin yetkisi, kulüplerin veya yöneticilerin üzerinde her an kullanılabilecek bir sopa hâline gelmemelidir”
Günebakış Gazetesi'ne değerlendirmelerde bulunan Karagöz, TFF’nin disiplin yetkisinin kulüpler ve yöneticileri üzerinde bir baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Federasyonun disiplin yetkisi, kendisini eleştiren kulüplerin veya yöneticilerin üzerinde her an kullanılabilecek bir sopa hâline gelmemelidir” dedi.

Ertuğrul Doğan yayın ihalesine katılamayabilir
Karagöz, Ertuğrul Doğan'a verilecek olası bir cezanın yayın ihalesine kadar uzanması durumunda ortaya çıkabilecek tabloyu şöyle anlattı:
“Futbol Disiplin Talimatı'nın 25 ve 97. maddeleri uyarınca hak mahrumiyeti, yalnızca müsabakalara katılmayı değil, futbolla ilgili idari ve diğer faaliyetleri de kapsamaktadır. Dolayısıyla Ertuğrul Doğan hakkında uzun süreli bir hak mahrumiyeti cezası verilmesi ve cezanın ihale tarihinde devam etmesi hâlinde, kendisinin yayın ihalesine ilişkin komisyon çalışmalarına katılması da engellenebilecektir.”
"Kulüplerin ortak temsili ve ihale sürecinin işleyişi üzerindeki etkileri ayrıca değerlendirilmelidir"
Kulüpler Birliği Başkanının ihale sürecinin dışında kalma ihtimalinin yalnızca Ertuğrul Doğan veya Trabzonspor açısından değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Karagöz, “Bu nedenle Kulüpler Birliği Başkanının olası bir disiplin cezasıyla ihale çalışmalarının dışında kalmasının, kulüplerin ortak temsili ve ihale sürecinin işleyişi üzerindeki etkileri ayrıca değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
İlkeler göz ardı edilmemeli
Karagöz, futbolda bahisle mücadelenin gerekliliğinin tartışmasız olduğunu ancak yürütülecek disiplin süreçlerinde “hukuki güvenlik, kusur, ölçülülük, orantılılık ve cezanın bireyselleştirilmesi” ilkelerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
TFF'nin bahis politikasındaki çelişki
TFF’nin bahis konusundaki yaklaşımını da ele alan Karagöz, federasyonun bir taraftan yasal bahis şirketleriyle ticari ilişki kurarken diğer taraftan Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesiyle oldukça geniş bir bahis yasağı uyguladığına dikkat çekti.
Bahis şirketleri liglere sponsor yapıldı
Karagöz, TFF’nin Nesine ile 2024 yılında sponsorluk anlaşması yaptığını, markanın Süper Lig’in resmî sponsoru, 2. Lig ve 3. Lig’in ise isim sponsoru olduğunu belirtti. İş birliğinin 2025’te iki yıl daha uzatıldığını kaydeden Karagöz, şu ifadeleri kullandı:
“Federasyon, bir yandan yasal bahis markasına futbol organizasyonlarının adı üzerinden görünürlük sağlarken diğer yandan aynı platformdan yapılan futbol bahislerini 57. madde uyarınca disiplin konusu yapmaktadır.”
Avukat Ozan Karagöz, federasyonun bu noktada bahis işleminin niteliğini, kişinin görev alanını, kusur derecesini ve bahis oynanan müsabakayla bağlantısını ayrı ayrı değerlendirmesi gerektiğini de savundu.
“Yalnızca bir bahis platformuna üye olmak, fiilen bahis oynandığını ispatlamaz. Bahis oynandığının ortaya konulması ise müsabaka manipülasyonu yapıldığının kendiliğinden kabul edilmesini gerektirmez” diyen Karagöz, bahis kuponları ile somut olayın koşullarının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini ifade etti.
“Her bahis aynı nitelikte değildir"
Almanya ve İspanya’daki düzenlemelerden de örnekler veren Karagöz, bazı Avrupa ülkelerinde bahis yasağının kişinin takımı ve ilgili müsabakalarla bağlantısı üzerinden düzenlendiğini, TFF’nin düzenlemesinin ise daha geniş kapsamlı olduğunu belirtti.
Bir kulüp başkanının kendi takımının maçına veya doğrudan etkileyebileceği bir karşılaşmaya bahis oynamasıyla görev ve etki alanının tamamen dışında bulunan yabancı bir müsabakaya bahis oynamasının aynı hukuki çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Karagöz, “Kendi takımının müsabakasına bahis oynayan kişi bakımından çıkar çatışması ve sportif rekabetin dürüstlüğünün tehlikeye düşmesi söz konusu olabilir.
Buna karşılık, kişinin görev ve etki alanı dışında kalan bir müsabakaya bahis oynaması bakımından aynı tehlikenin bulunduğu kendiliğinden kabul edilemez.” dedi.