"Seçim ateşini sadece Fatih Terim yakamaz"

Galatasaray'ın eski yöneticisi Mehmet Helvacı, sarı-kırmızılıların seçim gündemi hakkında konuştu. "Abdurrahim Albayrak da dahil katacak bir şeyi olmayan başkan olmasın" diyen Mehmet Helvacı, seçim ateşini Fatih Terim'in yakmadığını söyledi. FIFA'ya taşınan Belhanda-Feghouli kriziyle ilgili de Helvacı, "Galatasaray'ın verdiği sözleri tutamadığını ilan etmiş oldular" görüşünü paylaştı.
28 Ekim 2020 11:37- Son Güncelleme - 28 Ekim 2020 13:06
Google news abonelik

Galatasaray’ın eski ikinci başkanı Mehmet Helvacı, sarı-kırmızılıların gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Helvacı, Galatasaray’ın Divan Kurulu ile yaşadığı sıkıntılar, seçim gündemi ve Belhanda-Feghouli kriziyle ilgili sorulara yanıt verdi. Helvacı dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Radyospor’da Gün Ortası programında Emrah Karalinç’in sorularını yanıtlayan Mehmet Helvacı’nın açıklamaları şu şekilde:

"Yönetimin böyle bir hakkı olduğunu düşünmüyorum"

-Galatasaray yönetimi tüzüğü gerekçe göstererek Divan Kurulu’nun yaptığı toplantıya katılmama kararı aldı. Tüzükte böyle bir şey var mı? Bu kararı nasıl değerlendirdiniz?

Tüzük benim özellikle üzerinde çalıştığım, birçok komisyonda bulunduğum bir husus. Tüzüğe aşinayım. Tüzük toplantıya katılmama gerekçesi olamaz. Toplantıya neden katılmadıklarını bilemem, yönetime sormak gerek. Divan Kurulu bir kuruldur. 2000 küsur üyesi var. Bir de bu kurulu idare eden seçilmiş bir başkan ve yönetimi var. Divan Kurulu sadece başkandan oluşmuyor. Sayın Mustafa Cengiz’in söylediği şekilde olabilirler. Ben o kanaatte değilim ama… Sayın Cengiz’in duyduğu rahatsızlığı kurul üzerinden gidermesi doğru değil. Kurul, 25 senesini doldurmuş Galatasaraylılardan oluşuyor. Elbette sorular sorulacak, eleştiriler yapılacak. Bu eleştirilerin nedeni Galatasaray’ı ileriye götürmek ve ortak akıl oluşturmaktır. İnsanların fikirlerinden yararlanabilmek memnun. Divan heyetine kızmışsınızdır. Kızmamanız lazım. İnsansınız, bir hata olabilir. Fakat; Divan Kurulu’na katılmamak doğru değil. Yönetimin böyle bir hakkı olduğunu düşünmüyorum.

"Soğuk savaş olarak görülüyorsa taraflar hızla bundan uzaklaşmalı"

- Peki bu Galatasaray’a zarar veren soğuk savaş ne zaman sona erecek? Zararın neresinden dönülürse kâr olarak kabul edilecek? Eleştiriler her zaman olacak…

Sorulara kişilerden bağımsız cevap vermek gerek. Galatasaray içinde farklı fikirlere sahip olmak ve bunu beyan etmek soğuk savaş olarak nitelendirilmemeli. Asıl görev burada başkana düşer. Başkan, “Bize Divan’da bir sürü şey söyleniyor. Biz bunu sineye çekiyoruz” dedi. Evet, zaten bu yapmalı Galatasaray’ın başkanı. Başkan, herkesin başkanıdır. Bir kısmını sevebilir, bir kısmını sevmeyebilir. Fakat; herkesin başkanıdır. Bulunduğu makam bunu gerektirir. Eğer birisi fedakârlık yapacaksa bu başkan ve yönetimden başlar. Üyelerden değil. Yönetim ve başkanları eleştirmemeye, onları motive eden konuşmalar yapmaya çalışıyorum. Ben de o koltuklarda oturdum. Ne kadar zor olduğunu ve insanın motivasyona ne kadar ihtiyaç duyduğunu yaşayarak öğrendim. Birileri bu eleştirileri yapacak. Alınmayacaksınız, rahatsızlık duymayacaksınız. Benim gibi olanlar da motivasyon konuşması yapacak. Ben eleştirileri yapmadığım zaman, eleştiriye katılmıyorum anlamına gelmiyor. Aynı eleştirileri tekrarlamıyorum. Eleştiri yapılmalı. Ama bu soğuk savaş değil. Bu bir soğuk savaş olarak görülüyorsa tarafların hızla bundan uzaklaşması gerekiyor. Bu izlenimi ortadan kaldıracak eylemler yapmaları lazım. 

"Seçim ateşini Terim yakmadı, 2 senedir vardı"

"Seçim ateşini Terim yakmadı, 2 senedir vardı"

- Seçim ateşini Fatih Terim yaktı söylemleri var. Konuyu Terim üzerinden okumak ne kadar mantıklı?

Seçim konusunun Fatih Terim üzerinden konuşulması doğru değil. Hocanın beyanları var. Doğru. Galatasaray’a çok ciddi katkıları var. Terim’in konuşmaları bir etki yaratacaktır. Çok doğaldır. Hoca futbol takımının başında. Onun üzerinden bazı şeyleri değerlendirmek ve yorumlamak hocanın konsantrasyonuna ve takıma zarar verir. Seçim ateşini bir kişinin tek başına yakması söz konusu değil. Seçim talebi 2 yıldır gündemde. Yönetim ibra edilmemişti. Çoktan seçim yapılmalıydı. Seçim şu anda gündeme gelen yeni bir şey değil. Mayıs ayında normal dönemi tamamlayıp, seçim yapma zorunluluğu olan bir yönetim var. Seçimin zamanı belirsiz ama olacağı kesin.

"Galatasaray'a katacak şeyleri olmayan başkan olmasın"

-Abdurrahim Bey’in başkanlık gibi bir niyeti var mı? Ayrıca eski başkan Duygun Yarsuvat, Galatasaray’a bir ‘çatı aday’ gerektiğini söyledi. Sizin fikriniz nedir?

Başkan olup olmak istemediğini Abdurrahim Albayrak’a sormak lazım. Albayrak’ın gönlünden başkanlığı geçirmesi doğaldır. Her Galatasaraylı başkan olmak ister. Bunu kendisi için istemez. Galatasaray’a katacakları yeni şeyleri varsa başkan olmak ister. Katacak bir şeyi yoksa başkan olmasını doğru bulmam. Duygun Yarsuvat’ın ‘çatı aday’ açıklaması onun beyanıdır. Kimle, ne üzerine çalışılıyor, ne adayı, bunları bilemiyorum.

"Kendi kendinize indirim diyemezsiniz, uyumsuzluğu ilan etmek..."

-Belhanda ve Feghouli ile yaşanan krize gelelim. Aile içinde neden bu konu çözülemedi? Galatasaray, indirim yapmamasına karşın futbolculara ödemeleri eksik yaptı. Bunu da resmen açıkladı. Yöntemi nasıl buldunuz?

Değerlendirilmesi gereken iki husus var. Birisiyle bir sözleşme yapmış, anlaşmışsınız. Bundan ancak iki tarafın rızasıyla vazgeçilebilir. Taraflardan birinin rızası yoksa zaten anlaşma gerçekleşmemiş demektir. Bunun yöntemi var mıdır? Var. O da mahkeme. ‘Daha önce böyle bir sözleşme yaptım ama içinde bulunduğumuz durum nedeniyle bu sözleşmeye uyamıyorum. O yüzden bizi uyumlaştırın’ diyebilirsiniz. Mahkeme kararıyla bu sözleşmenin değiştirilmesini isteyebilirsiniz. Kendi kendinize ‘ben indirdim’ diyemezsiniz. Bu sadece, sözleşmedeki koşulu yerine getirmeme durumudur. Bu işin hukuki anlatımı. Bir de kurumsal mesele var. Bir patronsunuz. Bir yer işletiyorsunuz. İçerideki insanlarla anlaşamıyorsunuz. Anlaşamadığınızı da herkese ilan ediyorsunuz. Bu sizin açınızdan küçültücü bir şeydir. Söz geçiremediğiniz anlamına gelir. Kurum açısından kötü bir durum. Bu kurum demek ki verdiği sözlerin bir kısmını yerine getirmeyebilir diye ilan etmiş olursunuz. Doğru bulmuyorum. Bu içeride gerçekleşebilir ama kimsenin haberi olmayabilir. Herkes uyum içinde hareket etse, “Bütün futbolcularımız Galatasaray için böyle bir fedakarlık yaptı” dersiniz. Ama uyumsuzluğu ilan etmek kurumu zor durumda bırakır.

"Futbolcuları taraftarın önüne atarsanız, zorlayıcı sonuçları olur"

"Futbolcuları taraftarın önüne atarsanız, zorlayıcı sonuçları olur"

Galatasaray’ın Belhanda ve Feghouli ile anlaşması devam ediyor. Ligi bu oyuncularla oynayacaksınız. Bu futbolcuların performansı etkilenecek. Bu konuyu başka şekilde idare etmenin yolları vardır. Bu ilk defa olan bir durumda da değil. Ekonomik kriz bu boyutlarda olmasa bile daha önce de yaşandı. Çareler arandı. Böyle yapılmadı. Futbolcuları taraftarların önüne atarsanız, bunun iyi olmayan, zorlayıcı sonuçlar olur. Yöntemi kesinlikle doğru bulmuyorum.