'Sergen Yalçın Fatih Terim’in gençlik yılları gibi...'

Rıdvan Dilmen Denizlispor - Beşiktaş maçının değerlendirdi. Süper Lig’in 28. hafta maçında Denizlispor, sahasında Beşiktaş’ı konuk etti. Spor yorumcusu Rıdvan Dilmen, NTV’de yayınlanan Yüzde Yüz Futbol programında bu karşılaşmayı, hakem kararlarını ve pozisyonları değerlendirdi.
20 Haziran 2020 21:33- Son Güncelleme - 20 Haziran 2020 21:59
Google news abonelik

Ünlü spor yorumcusu Rıdvan Dilmen, NTV’de yayınlanan Yüzde Yüz Futbol programında Denizlispor - Beşiktaş maçını ve futboldaki diğer gelişmeleri değerlendirdi. 

İşte Dilmen’in açıklamalarından Ajansspor’un derledikleri:

Dilmen'in ilk yarı değerlendirmeleri:

Maçta skora göre oyun oldu. Denizlispor top Beşiktaş’a geçtiğin anda on kişi ile kendi sahasına çekiliyor. Beşiktaş fazla pas hatası yapmadı ve kontraya yakalanmadı. Maçın başındaki Denizlispor ve Beşiktaş arasında yirmi dakikalık bir farklılık oldu. Golü attıktan sonra Beşiktaş bekleyen takım konumuna geçti.

Beşiktaş on dakikayı gol yemeden atlatınca yine önde oynamaya başladı. Beşiktaş’ın eksilerini konuşuyor ama bir artısı var. Oynamak istiyorlar. Bazen bazı oyuncular seni sezona götürür. Mesela Burak. Geçen hafta o kadar hücum yapan takımdaki Burak Yılmaz’ı düşünelim.

Hakemin ciddi bir hatası var. Bence dağıldı. Yanlış verilmiş karar değil, ancak dağılması lazım. Rıdvan’ın geri pası pozisyonu. Orada kaleci için tecrübe gerekecek. Kaleci kadar hatalı olan da Mete Kalkavan. Bariz bir şekilde... 

Maç sonu değerlendirmeleri:

Akhisarspor’a, Yılmaz Hoca ve futbolculara geçmiş olsun. Umarım ikinci testleri negatif çıkar. Yılmaz Hoca oynayacaklarını söyledi. Biz insanız, hepimiz hata yaparız. Devre arasında da bir hatam oldu. Mete Kalkavan ile ilgili geri pas olayında dikkatsizlik demiştim. Dikkatsiz olan Mete Hoca değilmiş. Ben ayağının içiyle içeri atıyor zannettim.

Beşiktaş pek farklı oynamadı. Mevcut kadrosuyla oynamaya çalışıyor. Sergen Yalçın önde oynamayı deplasman dahil seviyor. Bugün on pozisyonda sonsuza giden toplar var. N’Koudou belki de kariyerinin en güzel vuruşlarından birini yaptı. 

Sergen Yalçın’da hücum anlayışı var. Çok süratli müthiş kafaya vuran ayağı düzgün stoper alamazsın ama süratı birinci sıraya koyacaksın. Gelecek sene ligin en çok gol atacak takımının Beşiktaş olacağını düşünüyorum. Gördüğüm kadarıyla Caner’den ümidini kesmiş. Net bir şekilde stoper alacaklarını düşünüyorum.

Sergen Yalçın İngiltere’dekiler gibi bir teknik adam. Futbolda dün yok geliştireceksiniz. Hücum felsefesinin olması bir avantaj Sergen Yalçın için. Guardiola Barcelona kültüründen geldi ve bu anlayışla devam edip oynattı. İspanya Milli Takımı ve Alman Milli Takımı da bundan etkilendi.

Sergen Yalçın için skor fark etmiyor. Bu kötü bir özellik değil. İzleyen için güzeldir ama siz oyuncu kadronuzla felsefenizi birleştirirseniz hükmedersiniz lige. Tıpkı Türk futbol tarihinde 4 sene Galatasaray’ın hükmettiği gibi.

Sergen Yalçın Fatih Terim’in gençlik yılları gibi oynamaya çalışıyor. Beşiktaş’ın ikinci bölgeyi hızlı geçişi durdurması lazım. Lens, Burak onlardan bunu bekleyemezsin. Elneny’yi kaybedersen Atiba’nın da temposu etkilenebilir.

Beşiktaş akıllı iş yaparsa, seneye Türkiye Ligi’nin en çok gol atan takımı olur. Bu sene de son sekiz haftanın en çok gol atan takımı olurlar gibi geliyor bana.

Burak Yılmaz bir silah. Bir anda mermiyi atar kazanırsın maçı. Fransa maçı oynadı, gol atmadı ama yerle bir etti. Leblebi gibi gol atıyor yıllardır. İyi de kaptanlık yapıyor. Bu tip takımlarda ödemeler de düzenli olmadığı için kaptanlık çok önemlidir.

Şampiyonlar Ligi hakkında...

Dünya sıkıntılı bir süreçten geçiyor ve minimum hasarla atlatan ülkelerden biri biziz. Medyaya bir baktım, sürpriz bir karar gibi. Zaten bizdeydi, stadı yaptık. Süreç seyircisiz oynanmak üzereydi. 2021'de seyircili oynanması soru işareti hala. 

İki alternatifi Türkiye olarak biliyoruz. Ceferin, Temmuz'da bir daha değerlendireceğiz diyor. Bu bir soru işareti. C şıkkı olarak Lizbon kararı verildi. Bize bunu sunmadılarsa zafer çığlıkları atmayalım. Sekizli finale hangi ülke hayır der? 

Federasyondan gündemle ilgili önemli bir ricam var. Kaç gazeteci giriyor maça? 300'e yakın kişi. Bana bir federasyon yetkilisi desin ki 'Gözlemci şu sebeple maça gitmiyor'. Gözlemcinin raporları önemli. Gazeteci, yönetici maçta ama gözlemci neden evde? Maçlara vermeme sebebiniz nedir, mantıklı bir cevap bekliyorum!

Salon futbolunda böyle bir gol görmediniz