• Diğerleri

"İçe kapanık futbolumuzdan dolayı üzüntü duyuyoruz"

22 Haziran 2020 10:40- Son Güncelleme - 22 Haziran 2020 10:53
Google news abonelik

Güney Kıbrıs futbol takımlarından APOEL Nicosia 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yükselerek adından söz ettirmişti. Güney Kıbrıs'ın en başarılı takımı olan APOEL 2017-2018 sezonunda da Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid ve Borussia Dortmund'la aynı grupta yer almış, adaya Avrupa'nın en başarılı takımlarından ikisini konuk etmişti. Güney Kıbrıs takımları zaman zaman Avrupa'da başarılı sonuçlar alırken Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'na (KTFF) bağlı takımlar Türkiye'den Galatasaray ve Fenerbahçe ile hazırlık maçında dahi karşı karşıya gelemiyor.

HASAN BEGDİLİ - AJANSSPOR ÖZEL

Peki, Kuzey Kıbrıs takımları neden Türk kulüpleriyle hazırlık maçında dahi karşı karşıya gelemiyor? Kıbrıs’ta iki toplumun futbol takımlarında da oynamış futbolcularla yaptığı söyleşileri ve Kıbrıs Türk Futbolu'nun analizini de içeren 'İki Toplumlu Futbolcular' kitabının yazarı Dr. Okan Dağlı ile Kıbrıs futbolunun sorunlarını konuştuk.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ayrılıkçı bir hareket olarak tanımlanıyor ve bu sebeple KTFF'ye bağlı takımların FIFA ve UEFA'ya bağlı ülkelerin takımlarıyla özel maç dahi yapması yasaklanmış durumda. Bu sebeple Kuzey Kıbrıs'ta futbol kendi içinde oynanan bir spor dalı olarak dikkat çekiyor.

"İçe kapanık futbolumuzdan dolayı üzüntü duyuyoruz"

"İçe kapanık futbolumuzdan dolayı üzüntü duyuyoruz"

Dr. Okan Dağlı, Kıbrıs futbolunun tarihsel gelişimini şu şekilde anlatıyor:

Neden biz içimize kapandık? Neden dışarıdaki takımlarla oynayamıyoruz? UEFA ve FIFA tarafından Kıbrıs'ın bütününde Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) tanınıyor. Biz 1955'e kadar KOP'un üyesiydik. O dönem Kıbrıs'ın milli takımında Türk futbolcular da yer alırdı. 1955'ten sonra Kıbrıslı Türkler kendi futbol federasyonunu kurdu. Ancak biz UEFA ve FIFA tarafından tanınmıyoruz. Çünkü Kıbrıs bir bütün olarak kabul ediliyor. Buna rağmen Türk, İsrail ve Romanya takımlarıyla maçlar yapabiliyorduk.

1974'te Kıbrıs ikiye ayrıldı. Kuzey'de 74'ten sonra kurulan devletimiz tanınmıyor fakat tanınmadığı halde UEFA ve FIFA'nın izniyle biz dostluk maçları yapabiliyorduk. 1980'de İzmir'de yapılan İslam Oyunları'na katılıp iyi sonuçlar aldık. Hatta Türkiye'nin yenildiği Libya ile 1-1 berabere kaldık. Ta ki KKTC'nin ilan edildiği 1983 yılına kadar. BM bunun ayrılıkçı bir hareket olduğu yönünde karar alıyor ve biz o günden bu yana KKTC dışında hiçbir takımla maç oynayamıyoruz. Kuzey'de bunu delmeye çalışıyorlar. Bir defa 1980'lerin sonunda Gençlerbirliği'yle Girne'de bir maç yapıyoruz ama akabinde UEFA'dan Gençlerbirliği'ne 4 yıl men cezası verildi. Bir tek denenen maç o. Onun dışında 1983'den bu yana dışarıdaki takımlarla maç yapamıyoruz. Sadece tanınmayan ülkelerin dahil olduğu CONIFA'ya katılıyoruz. UEFA ve FIFA'ya kayıtlı hiçbir ülkenin takımıyla dostluk veya resmi bir maç yapamıyoruz. Türk takımlarıyla da maç yapamıyoruz. İçe kapanık futbolumuzdan dolayı üzüntü duyuyoruz.

2013 yılında federasyonların birleşmesi yönünde hamle atıldı

2013 yılında dönemin KOP Başkanı Kutsokumnis ve KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu, iki futbol federasyonunun birleşmesi için anlaşma sağladı ve hatta o dönemde Zürih'te imzalar bile atıldı.

Ancak bu anlaşma iki ülkedeki milliyetçi kesimler tarafından yoğun eleştirilere maruz kaldı.

Okan Dağlı 2013'te yapılan anlaşmanın detaylarını anlatırken, "İki ülkenin futbol federasyon başkanlarıyla birlikte UEFA Başkanı Platini ve FIFA Başkanı Blatter Zürih'te 'Kıbrıs Futbolunda Düzenleme' anlaşmasına imza atıyorlar. Ama o da hayata geçemiyor. Hasan Sertoğlu ve Kutsokumnis'in çok büyük emekleri oluyor fakat iki tarafta da milliyetçi kesimlerin birbirine benzer tepkileri oluyor. Sanıyorum ki Güney Kıbrıs'ta daha büyük tepkiler oluyor. 'Nasıl Türkleri yasal zeminde dünyaya açacaksınız' diye tepki gösteriyorlar. Akabinde de Kutsokumnis kansere yakalanıp ölüyor ve süreç kapanıyor" ifadelerini kullandı.

2019 yılında 'resmi özel bir maç'

Kıbrıs futbolunun 36 yıllık yalnızlığı 2019 yılında Peace and Sports'un (Barış ve Spor) düzenlediği organizasyonla bir anlamda sona eriyor ancak bunun da devamı gelmiyor. Mağusa'nın iki takımı Mağusa Türk Gücü ve Nea Salamina, Kıbrıs'ın özel bir bölgesi olan Pile'de karşı karşıya geldi. Pile özel bir mekan çünkü Kıbrıs adası içinde yer almasına rağmen İngiliz toprakları olarak geçiyor. Küçük bir köy olan Pile'nin Kuzey'inde Türk, Güney'inde Rum toprakları var ve ara bölgede de BM kontrolü var. Türk sahalarının standartlara uygun olmaması sebebiyle karşılaşmanın Rum bölgesinde kalan sahada oynanmasına karar veriliyor.

"Dünyanın gözü önünde resmi bir dostluk maçı yapıyoruz"

Dr. Okan Dağlı o günün bir şölen havasında geçtiğini söylerken, "Peace and Sports, dünyadaki sorunlu bölgelerde spor karşılaşmarıyla halkları barıştırmaya çalışan bir organizasyon. Drogba da başkan yardımcısı. Mağusa Türk Gücü ve Nea Salamina takımları karşı karşıya geldi. İkisi de bu organizasyonda bulunmayı ve maç yapmayı kabul ediyorlar. Pile'de, ara bölgede, futbol dünyasının önemli isimleri ve dünya medyasının gözü önünde yıllar sonra ilk defa Kıbrıslı Rum ve Türklerin bir takımı karşı kaşrıya geliyor. Bu iki takım aynı zamanda Mağusa takımı. Bu karşılaşma dünyanın gözü önünde yapılıyor.

Bu maçla birlikte FIFA ve UEFA'nın dostluk maçı kararını biraz kırıyoruz ama arkasını getiremiyoruz. O maça son dakika Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı gelmiyor. Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı ve Didier Drogba o gün konuşma yaptı. Organizasyon bir şölene dönüştü. Biz çok mutlu oluyoruz çünkü A Takım seviyesinde formalarımızla çıkıp dünyanın gözü önünde resmi bir dostluk maçı yapıyoruz" şeklinde konuştu.

Kuzey Kıbrıs futbolunun görünür olma şansı var mı?

Peki Türk takımlarıyla hazırlık maçı dahi yapamayan Kıbrıs futbolu uluslararası arenada nasıl görünür olacak?

Bu konuya değinen Dağlı, "Geçmişte Türkiye'nin UEFA'daki temsilcisi Şenes Erzik'le birebir görüşme yapmıştım. Eğer Kıbrıs Futbol Federasyonu çatısı altında federasyonları birleştiremezsek FIFA ve UEFA'ya kayıtlı ülkenin takımıyla maç yapmamız mümkün değil. 2013 yılında bu sebeple federasyonları birleştirmek istemiştik. Bu olmadığı müddetçe Kıbrıs Türk futbol takımlarının görünür olması mümkün değil. 1983'ten beri devam eden bu süreci aşamıyoruz. BM Güvenlik Konseyi'ndeki 550 sayılı karar* bizi her şeyin dışında bıraktı.

Bu haliyle futbol açısından görünür olma şansımız yok. Ben Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Hasan Sertoğlu ile yine görüşeceğim. İki futbol federasyonun birleşmesi dışında bizim görünür olmak gibi bir şansımız olmayacak" dedi.

*Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 550 sayılı kararıyla birlikte, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yasal olarak tanınmaz ve ayrılıkçı hareket olarak nitelendirilir.

Dr. Okan Dağlı kimdir?

Kıbrıs futbolunun önemli isimlerinden Dr. Okan Dağlı, Mağusa’da 1964 yılında doğdu.

İki dönem milletvekilliği yapan Dağlı aynı zamanda bir dönem Mağusa Belediye Meclis üyeliği görevini yürütmüştür.

Dr. Dağlı, Kıbrıs’ta iki toplumun futbol takımlarında da futbol oynamış futbolcularla yaptığı söyleşileri ve Kıbrıs Türk Futbolu'nun analizini de içeren 'İki Toplumlu Futbolcular' kitabının yazarıdır.

Okan Dağlı, Peace and Sports'un 2019 yılında organize ettiği Nea Selamina ve Mağusa Türk Gücü dostluk maçının oynanmasında büyük rol oynamıştır.

Yasal uyarı: Bu haber Ajansspor.com tarafından yazılmıştır, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Güvenlik kamerası bu kez gol sevincini çekti