Ajansspor

Maçın ardından İsmail Kartal'a uyarı: "Kulübe oyuncusu değil"

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında konuk ettiği Eyüpspor'u 8-0 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Maçın ardından İsmail Kartal'a uyarı: "Kulübe oyuncusu değil"
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 8 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Eyüpspor'u 8-0 mağlup eden Fenerbahçe, kulüp tarihinin en farklı galibiyetini elde ederek milli araya moralli girdi.

Chobani Stadı'nda oynanan mücadeleye hızlı başlayan sarı-lacivertliler, 3. dakikada Vedat Muric'in düşürülmesiyle penaltı kazandı. Kazanılan penaltı atışında topun başına geçen Mason Greenwood, 5. dakikada fileleri havalandırdı.

Bu golden 2 dakika sonra Kerem Aktürkoğlu'nun pasında boş pozisyonda kalan Vedat Muric, topu filelere göndererek farkı 2'ye çıkardı. Muric, 21. dakikada bir kez daha sahneye çıktı. Greenwood'un şutunda kaleciden dönen topu tamamlayan Muric, skoru 3-0'a getirdi.

Karşılaşmanın 38. dakikasında hücuma hızlı çıkan Fenerbahçe'de İrfan Can Kahveci'nin pasıyla topla buluşan Matteo Guendouzi, ceza sahası dışından sert vurarak farkı 4'e çıkaran isim oldu: 4-0.

İlk yarıda son sözü İrfan Can Kahveci söyledi. Milli futbolcu 45+1. dakikada kaydettiği golle ilk devrenin skorunu ilan etti: 5-0.

İkinci devre fark açıldı

Fenerbahçe, ikinci yarıya da hızlı başladı. Mücadelenin 47. dakikasında ceza sahası dışında topla buluşan Vedat Muric, uzaktan sert vuruşla topu ağlara yolladı: 6-0.

Muric, 55. dakikada bir kez daha sahneye çıktı. İrfan Can Kahveci'nin kullandığı kornerde kale sahası önünde iyi yükselen Muric, kafayla fileleri havalandırırken farkı da 7'ye çıkardı: 7-0.

Karşılaşmanın 80. dakikasında maçın ilk golünü atan Greenwood, Oğuz Aydın'ın pasında topu ağlara gönderirken skoru da 8-0 yaptı.

Kulüp tarihinin en farklı galibiyeti

Fenerbahçe, Eyüpspor karşısında elde ettiği 8-0 galibiyetle kulüp tarihinin en farklı lig galibiyetine de imza attı.

Karşılaşmayı 8-0 kazanan sarı-lacivertliler, daha önce 8 kez yaşadığı 7 farklı galibiyetlerini de geride bıraktı.

Sarı-lacivertli ekip Süper Lig'de rakiplerine karşı 6 kez 7-0, 2 kez de 8-1'lik galibiyetler elde etmişti.

Spor yazarları Fenerbahçe - Eyüpspor karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:

Uğur Meleke: "Bir pazar akşam üzeri antrenmanı"

Fenerbahçe'nin bu sezon oyun standardını ve sonuçlarını genelde orta saha seçimleri belirledi: Lyon’da sert orta ikili Kante-Guendouzi’ye Talisca eklemlenmişti, tur geldi. Beşiktaş derbisi ikinci yarısında Kerem on numara rolündeyken çok kötü bir oyun oynadı sarı-lacivertliler. Roma önünde o sert ikili, Bartuğ ile sert üçlüye dönüştüğünde görüntü olumluydu, ancak aynı mantalite Antep’te sonuç vermedi. Dün o tutucu orta ikiliye İrfan eşlik etti. Gayet de etkiliydi. Asensio yüzde yüz sağlıklı biçimde ilk 11’e dönene kadar orta sahadaki o eksik parça için en uygun adaylar zaten İrfan veya Oğuz gibi duruyor bence.

Fenerbahçe’nin bir hafta önceki Gaziantep maçına göre dünkü oyununun daha akışkan olması elbette rakibinin zayıflığıyla da çok ilgili. Sezon başlarken ligin en zayıf üç kadrosunun Gençlerbirliği, Eyüp ve Erzurum’da olduğunu söylemiştim. Gençlerbirliği transferlerle biraz toparladıysa da Erzurum ve Eyüp hâlâ son derece güçsüzler. Ve dün Eyüp’ün kadro zayıflığının yanı sıra oyun seçiminin de farklı neticenin nedenleri arasında olduğunu söylemek gerek: Özellikle ilk devrede geriden pasla çıkma konusunda çok ısrar ettiler ve çok top kaybettiler. Fark da böyle açıldı zaten.

Kamuoyunun geneli Lukaku’nun Fenerbahçe’nin birinci santrforu olacağını zannederken ben Belçikalı’nın 15-20 dakikalık faydalar sağlayacağını, ana rolü Muriç’in yükleneceğini düşündüğümü defalarca ifade etmiştim. 

Lukaku geçen sezon Napoli’de çok kısıtlı oynadı. Dünya Kupası’nda da çoğunlukla sonradan girerek 20-25’er dakikalık katkılar verdi. Onun en azından şu aşamada ikinci santrfor olarak düşünülmesi daha doğru. 

Muriç belki Lukaku kadar ışıltılı bir kariyere sahip değil. Belki Lukaku bir ceza alanı ustası. Ancak şu anda bu Fenerbahçe takımının ihtiyacı bir kutu golcüsü değil, bir bağlantı oyuncusu. Muriç adeta içine Dzeko kaçmışçasına iyi oynuyor bağlantıyı. Hücumların hem başlangıcında hem bitişinde görüyoruz sıkça Kosovalı santrforu. Fenerbahçe’de de farkı şu anda o yaratıyor. (Hürriyet)

Halil Özer: "Green bir gece"

Önce seni görmezden gelirler, sonra sana gülerler dalga geçerler ama sonra hep seninle savaşırlar, hiç pes etmezsin. 

İşte Fenerbahçe’nin bu galibiyeti tam da bunu anlatıyor. 

Fenerbahçe’nin belki idari ve teknik sorunları olabilir. Ancak insanların anlamadığı şey şu. Fenerbahçe’nin kadrosu ligin tartışmasız en tecrübeli kadrosu. Eğer futbolcular iyi konsantre olursa düştükleri cendereden rahatlıkla çıkabilirler. 

Örneğin dün. Bu adamlar hafta boyunca aşağılandılar. Tabii bunda teknik direktörün ve süreci iyi yönetemeyen yönetimin suçu belki de onlardan daha fazlaydı. Lider Galatasaray’ın Trabzon’da farklı kaybetmesinden sonra Eyüpspor maçı bir anda en önemli maçlardan birisi oldu. 

Ve Fenerbahçe on biri bunun bilincinde daha birinci dakikadan itibaren rakibin üstüne yüklendi. Doğru penaltı kararından sonra bırakmadılar ve yine vitesi yükselterek ilk yarıda işi bitirdiler. 

Tabii sahada Greenwood gibi bir adam var. Sazı eline aldığı zaman maçlara doğrudan etki yapıyor. Dört golde direkt etki yaptı. İkisini kendi attı. Ancak şu var. Bu adamın takımın penaltıcısı olması bana Tadiç’i hatırlatıyor. Galiba penaltılarda en doğru isim Kerem.

İlk yarı maç biterken 2. yarı sadece Fenerbahçe’nin keyif yapması ile geçti. Hani biraz daha sıksa Türkiye liglerinin bir daha ulaşılamayacak farklı bir skor elde edebilirdi. 

Genele baktığımız zaman bugün Greenwood dışında İrfan Can eski günlerini aratmayacak bir futbol sergiledi. En önemlisi fizik olarak yükselme içinde. Bu Fenerbahçe için çok önemli. İrfan öyle kolay kolay dışlanacak bir oyuncu değil. Kerem’in mücadelesi, savunmanın sıfır hata ile oynaması. İlk yarı Semedo’nun müthiş oynaması, 2. yarı İsmail’in futbolu, yeni transfer Oppong’un çabukluğu, Ederson’un yine çok kritik bir topu önlemesi, Guendouzi’nin sigorta futbolu gecenin dikkat çekenleriydi. 

Kısaca Fenerbahçe’nin böyle bir galibiyete ihtiyacı vardı. (Milliyet)

Ömer Üründül: "20 dakikada maçı bitirdi"

Dün öyle bir maç izledim ki teknik bir analiz yapmak mümkün değil. Eyüpspor, kalecisinden en uçtaki oyuncusuna kadar çok zayıf bir ekip. Fenerbahçe'nin puan kaybına tahammülü olmayışı, rakibi küçümseme anlayışını ortadan kaldırmıştı. Fırtına gibi bir başlangıç, daha ilk 20 dakikada maç bitti. Ondan sonra da 90 dakikanın sonunda ortaya 8 gollü bir galibiyet çıktı. Gelelim genel gözlemlerime…

Dünün iki tane önemli artısı vardı. Biri Vedat'ın performansı, 4 gol ve kendisine yapılan penaltı. İkincisi de takım olarak rahat giden bir maçta iş ciddiyetini hiçbir oyununun bırakmayışıydı. Bir de İsmail Yüksek olayı var. Bir defa kesinlikle kulübe oyuncusu değil. İkinci yarıda girdi, belki kolay maç ama önemli pres özelliklerini sergiledi. Bir de kazanılması gereken bir Bartuğ Elmaz var. Çok az görev yaptı, hep başarılıydı. Milli Takım'a da çağırıldı. Mesela İsmail Kartal'ın, Kante'yi hiç oynatmaması, İsmail ile başlayıp sonra da Bartuğ ile devam etmesi gerekirdi.

Bir önemli konu da Lukaku'nun durumu. Böyle önemli santrforu kazanmak gerekiyor. Şu andaki fizik gücü yetersiz. Bunu görmesine rağmen İsmail Kartal, kritik Gaziantep maçında Lukaku ile başladı. Bu riski aldığına göre o da kazanmak istiyor. O zaman dün niye 70. dakikayı bekliyorsun. İkinci yarı Lukaku'yu oyuna al, Vedat'ın istekli oluşu seni motive edebilir ama o zaman fark 5'ken, çift santrfor oynat. (Sabah)

Serkan Akcan: "Sezonun acısını çıkardı"

Gaziantep deplasmanına Lukaku ile başlamanın yarattığı oyun erozyonu sonrası İsmail hocanın dün Eyüp karşısında Vedat ile oynaması farkı yaratan en önemli detaydı. Elbette tek değişiklik bu değildi İsmail Kartal üç benzer orta saha yerine bu kez 10 numarada İrfan Can Kahveci ile oynadı. Vedat’a yapılan penaltı sonrası Greenwood’un golüyle açılan kapıdan Fenerbahçe adeta su gibi aktı maç boyunca. Devre bittiğinde tabelada 5-0, maç bitiminde 8-0 yazıyor olması arada nasıl bir oyun farkı olduğunu anlatıyordu aslında. 

Fenerbahçe neredeyse sezonun tüm hıncını alıyormuşçasına oynadı. Roma maçı sonrası doğru tercihler ve maçın dönüş senaryosu yerine İsmail Kartal’ın istifası konuşulunca Gaziantep deplasmanında da puan kaybı mental formu yerle bir etmişti. Ne var ki, Eyüp karşısındaki bu görkemli skor sanırım Fenerbahçe camiasının bu sezon en ihtiyaç duyduğu durumdu. 

Şimdi uzun bir Milli maç arası var. Dönüşte Rize deplasmanı var, peşinden de İngiltere’de Aston Villa ile Şampiyonlar Ligi randevusu. Trabzonspor’un Galatasaray maçını kazanmasının ardından zirvede puanlar yaklaştığı için Fenerbahçe için ligi yeniden başlatma şansı doğmuş oldu. Bu Milli arada Asensio sakatlığını tamamen atlatır idman eksiğini kapatırsa Londra’daki Aston Villa maçında işlerini yoluna koymuş, istediği futbola yaklaşmış başka bir Fenerbahçe görebiliriz. İşin özeti; Bu sezon Beşiktaş derbisini kaybedip, Gaziantep deplasmanında puan kaybedince Fenerbahçe’nin Kadıköy’de böyle coşkulu bir zafere ihtiyacı vardı. Bundan sonra İsmail Kartal’ın yere daha sağlam basması, kadrosuna daha çok güvenmesi gerekecek. (Fanatik)

Tunç Kayacı: "Fikstür şansını iyi kullandı"

Milli maç arasına kazanarak girmek isteyen Fenerbahçe için Eyüpspor bir anlamda fikstür şansıydı. Süper Lig’in en zayıf takımlarından biri karşısında SarıLacivertliler ilk 45 dakikaya 5 gol sığdırdı. Galibiyeti küçümsemek istemem ama maçın havası, Ziraat Türkiye Kupası’nın ilk turlarında büyüklerin alt kategoriden rakiplerle oynadığı karşılaşmaları andırdı. Buna rağmen Fenerbahçe rakibini küçümsemeden baskılı, disiplinli ve ciddi oynadı.

Eyüpspor, küçük bütçeli kadrosuna rağmen büyük takım gibi oynamaya çalıştı ancak bunu başaramadı. Fenerbahçe de yapılan her hatanın cezasını kesti. Süper Lig’in en kaliteli hücum hatlarından biri karşısında bu kadar temassız oynar ve rakibin yüzünü sürekli kalenize döndürürseniz bedelini ödersiniz. 

İkinci yarıda da görüntü değişmedi. Benim anlayamadığım, Özhan Pulat’ın bu oyunda neden ısrar ettiğiydi. Denersiniz ama olmadığını gördüğünüzde formatı değiştirip yüksek skorlu yenilginin önüne geçmelisiniz. Normal bir mağlubiyet Eyüpspor’u çok etkilemeyebilirdi ancak tarihi bir hezimet gelecek haftaları da etkiler. Sanırım erken gelen 3 gol sonrası Özhan Hoca da futbolcuları gibi zihinsel olarak dağıldı.

Özetle Fenerbahçe, Galatasaray’ın Trabzon deplasmanındaki ağır yenilgisinin ardından önüne gelen fırsatı iyi kullandı. Eyüpspor karşısındaki ezici üstünlük ve 3 puanla milli maç arasına büyük moralle girdi. (Fanatik)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...