Ahmet Yıldırım: Marcao, Falcao'yu dövseydi kimse kızmazdı

Cüneyt Muharremoğlu
30.08.2021 - 01:04 | Son Güncellenme: 30.08.2021 - 14:12

Üç büyükte forma giyen ve büyük başarılara imza atan Ahmet Yıldırım, Fenerbahçe günlerinden Galatasaray'la kazandığı UEFA ve Süper Kupa'ya, Beşiktaş'ın 100.yıl şampiyonluğundan Marcao'nun Kerim Aktürkoğlu'na saldırmasına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

AHMET UYKAN -MASKESİZ SÖYLEŞİLER

Galatasaray'ın UEFA ve Süper Kupa'yı kaldıran kadrosundaydı. Beşiktaş'ın 100. yılında kazandığı şampiyonlukta onun büyük katkısı vardı. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi üç dev çınarın formasını giydi. Stoper ve orta sahada oynayan Ahmet Yıldırım sorularımıza 'maskesiz' yanıtlar verdi. 

"SOKAK FUTBOLUNDA PARLADIM"

-Sohbetimize çocukluk yıllarınıza giderek başlayalım. Futbol tutkun ne zaman başladı?

 

Şimdilerde olmayan sokak futboluyla başladım. 12 yaşındayken büyüklerimiz İzmirspor'a yönlendirdi. 4 yıl orada oynadım. 16 yaşında profesyonel oldum ve bir sene sonra da Fenerbahçe'ye transferim gerçekleşti.

"CRUYFF'U TAKLİT EDERDİM"

-Örnek alığınız veya beğendiğiniz bir futbolcu var mıydı?


Biz gariban bir aileydik. Televizyonumuz falan yoktu. Sadece radyodan duyduklarımız vardı. Maçları pek fazla izleyemiyorduk.  Ama mahallede oynarken kendime Johan Cruyff derdim. Onun hareketlerini taklit etmeye çalışıyordum. Tam tersi ben defans oldum, Cruyff forvetti.(Gülüyor)

"TRABZON'A GİDECEKKEN FENERBAHÇE'YE KAÇIRILDIM"

-İzmirspor'dan Fenerbahçe'ye transferiniz nasıl gerçekleşti? Sizi Genç Milli Takım'da oynarken mi keşfettiler?


O zamanlar bölgeler arası turnuvalar yapılırdı. Orada beni görmüşler. Aslında Trabzonspor'a gidiyordum. İmza aşamasındayken bir şekilde Fenerbahçe tarafından arka kapıdan kaçırıldım. O dönem böyle futbolcu kaçırmalar modaydı. Bu şekilde Fenerbahçe'ye gittim.

"54 FUTBOLCU İÇİNDE BEN DE VARDIM"

-Cemil Turan mı kaçırmıştı?


Evet...Cemil abi çok ısrar etti. O sene Fenerbahçe'nin kadrosunda yaklaşık 54 oyuncu yer alıyordu. Daha çok genç oyuncuları toplamışlardı. Benim dışımda Aygün Taşkıran vardı, Emre Aşık, Tayfur Havutçu gibi genç isimler vardı.

"CEMİL TURAN KAMPA GİDİYORSUN DEDİ AMA..."

-Fenerbahçe'de neden tutunamadınız. Teknik direktör Holger Osieck ile sorun mu yaşadınız?


Osieck ile aramızda yanlış bir anlaşılma oldu. Yardımcı hoca ile alakalı. Başkasının yaptığı bir hatayı benim yaptığımı zannetti. Ben Cemil abiyle de konuştum. 'Kamptan sonra hallederiz' dedi. Ama nedense Almanya kampına götürülmedim. Oradan Samsunspor'a kiralık gittim. Sene sonunda Samsun'dan döndüm. Ardından bu kez Ankaragücü'ne kiralandım.

"17 YAŞINDA FENERBAHÇE'DE MEVKİ Mİ SEÇECEKTİM"

-Fenerbahçe sizi libero mevkide oynatmak için mi almıştı?


Hayır...Antrenmanlarda sol bek oynuyordum. Yardımcı hoca Tevfik Eroğlu, İsmail Kartal'ı stoper diye yazmış. Normalde onun mevkiisi sağ bek. Osieck (fotoğrafta) yardımcı hocaya bağırıp çağırınca o da suçu benim üzerime atmış. Ben 17 yaşındayım. Mevkii seçme şansım yok ki.

"OSİECK, BENDEN ÖZÜR DİLEDİ"

-Yani bir bakıma iletişim kurbanı oldunuz?


Aynen öyle. Çünkü ben ertesi sene Ankaragücü'nde oynarken Osieck, Kocaelispor'a gitmişti. Ankaragücü-Koaceli maçından sonra Osieck, tercümanı aracılığı ile benden özür diledi. Fenerbahçe'deyken senle ilgili yanlış bir anlaşılma olmuş dedi. Çok iyisin, böyle devam et dedi. O maçta Kocaelispor'u yenmiştik. Bir gol de ben atmıştım.

"CEM UZAN KIZINCA GALATASARAY'A GİTTİK"

-Galatasaray kariyerinize geçelim. Sarı kırmızlı kulüple yollarınız nasıl kesişti?


İstanbulspor'da oynuyordum. O dönem başkan Cem Uzan takıma stat verilmeyince kızıp kulübü kapatmak istedi. Daha sonra da benle birlikte Saffet Akyüz, Nesim Özgür, Emrah Eren ve Mehmet Yozgatlı'yı Galatasaray'a verdi.

"UEFA KUPASI'NIN SIRRI NEYDİ?"

-Galatasaray'ın 2000 yılında kazandığı UEFA Kupası ve ardından elde edilen Süper Kupa şampiyonluğundaki kadroda siz de vardınız. Bu tarihi başarının sırrı size göre neydi?


Başta Fatih (Terim) hoca ve yönetim olmak üzere bir ekip başarısıydı. İnanılmaz derecede iyi oyuncu kalitesi ve arkadaşlık vardı. Takımdaki yabancıları yani Taffarel, Popescu ve Hagi'yi  de unutmamak gerek.

"TAKIMDA HERKES BİRER HAGİ'YDİ"

-Hagi'ye odaklı bir takım mıydınız?


Hayır..Fatih Terim, kişilere odaklı bir takım kurmaz. O dönem ki kadroya bir bakın...Defansından tutun ön tarafına kadar üst düzey oyuncalar vardı. Savunmada Popescu'nun en az Hagi kadar kariyeri var. Ümit Davala oradan Milan'a gitti. Okan Buruk var, Arif Erdem var, Hakan Şükür var. Bu isimler şimdi biraz tehlikeli gibi ama ne bileyim Hakan Ünsal var, Ergün Penbe var, Emre Belözoğlu var...Bunlar kaliteli oyunculardı. Sadece Hagi'ye göre takım kurulmadı.

"GALATASARAY'DA UEFA KUPASI'NIN KIYMETİ BİLİNMİYOR"

-Başlangıçta UEFA Kupası hedefi ile mi yola çıktınız? Yoksa maç maç mı hedefe gittiniz?


Kafadan Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hedefi vardı. O olmayınca Milan'ı 3-2 yendik ve UEFA Kupası'na kaldık. Sonraki hedef oydu. Belki kamuoyunun öyle bir beklentisi yoktu fakat takımın zihniyetinde o hedef vardı. O takım Avrupa'da kupa kazanma potansiyeline sahipti. Ona göre maçlara çıktık. Zaten hiç mağlup olmadan her maçı kazanarak finale ulaşıldı. Finali kazanabilirdik, kaybedebilirdik de. Taffarel'in inanılmaz bir kurtarışı vardı.  Sonunda Türk futbolunda çağ açacak bir kupa kazanıldı. Ama şimdi bu kupanın kıymeti biliniyor mu? Zannetmiyorum.

"SADECE ZAFERİN FOTOĞRAFLARI VAR"

-Neden kupanın kıymeti bilinmiyor?


İlk kupayı kazandıktan sonra en azından 17 Mayıs'ta davet ediliyorduk. Şimdi bunlar yapılmıyor. Sadece kupanın alındığı resimler paylaşılıyor. Onun dışında bir etkinlik yok.

"FİNAL MAÇINDA AYAKLARIM TİTREDİ"

-Final maçında son 4 dakikada mı oyuna girdiniz? O anda neler hissettiniz?


Hayır...95. dakikada oyuna girdim. İşte Taffarel'in çıkardığı toptan 5 dakika önce girdim. Düşünün, elimiz ayağımız titriyor. Tabii ben alışık değildim böyle maçlara. Karşı takım Arsenal'de televizyondan hayranlıkla izlediğimiz Overmas, Kanu gibi dünya yıldızları vardı. Onların arasında oynamak heyecan vericiydi.

"PENALTICILAR ARASINDA BEN DE VARDIM"

-Penaltıcılar arasında isminiz var mıydı peki?


Ben listede 6. sıradaydım. Penaltılarda uzama olsaydı son penaltıyı ben atacaktım.

"MESSİ BİLE PENALTI KAÇIRIYOR"

-İyi ki sıra bana gelmedi dediniz mi?


Yok, yok...Ben soğuk kanlıyım o konuda.  Penaltıyı atardım ama gol olur muydu Allah bilir? Sonuçta kaçırsak bile Messi bile kaçırıyor finalde. Fark etmiyor. Haa atıp da kaçırsaydık herkes bizi topa tutardı. Neticede penaltı yani. Ama atardım. Kariyerimde hiç penaltı kaçırmadım.

"LUCESCU'YA KARŞI KIRGINDIM"

-Galatasaray’da Mircea Lucescu ile de çalıştınız. Fakat Rumen hocayla yıldızınız barışmamıştı. Bunun sebebi nedir?


Çok fazla onunla iyi ilişkilerimiz olmadı. Beni tutmadı açıkçası. Benimle ilgili ona farklı şeyler mi söylendi artık, bilmiyorum. Yine de 16 maç oynadım. 9’u ilk 11’di. Oynadım ama ihtiyaçtan dolayı. Mesela Real Madrid maçında Fatih Akyel’i sol bek oynattı, mevkiim olmasına rağmen beni oynatmadı. Ondan dolayı ona karşı kırgındım. Sezon sonunda Galatasaray’dan ayrıldım, Beşiktaş’a gittim. Beşiktaş’ta Christoph Daum vardı. Daum başarılı olamayınca Lucescu geldi.

'EYVAH...BU ADAM BENİ YİNE OYNATMAYACAK'

-Lucescu, Beşiktaş’a geldiğinde ‘eyvah’ dediniz mi?


Tabii canım demez miyim! Lucescu beni tutmayan bir hoca. Bu adam geldi, yine beni oynatmayacak. O yüzden benim gitmem gerek dedim. Lucescu ise çalışınca hakkımı vereceğimi söyledi. Ama başlangıçta yine Galatasaray’daki gibi beni görmemezlikten geldi. 3. veya 4. hafta Kocaelispor maçı vardı. 90. dakikada gol attım ve 1-1 oldu. 90+5’te Ahmet Dursun attı, 2-1 maçı kazandık. O maçtan sonra sistem de değişti. Dörtlü defanstan 3-5-2’ye döndük. Geri üçlüde Zago, Ronaldo ve ben oynamaya başladık. Daha sonra Lucescu da Osieck gibi benden özür diledi. 'Senin bu kadar iyi oyuncu olduğunu bilmiyordum, Galatasaray’da gözümden kaçmışsın. Benim için çok değerli oyuncusun' dedi. Çok şükür iki hocadan da beni oynatmadıkları için özür dilettirdim.

"BEŞİKTAŞ'TA DA 100'ÜM GÜLDÜ!"

-Beşiktaş’ta da parlak bir dönem yaşadınız.


Evet, Galatasaray gibi olmasa da ona yakın bir takım yakalandı. Orada da 100. yılda hem şampiyon olduk hem de Avrupa’da çeyrek finale çıktık. Beşiktaş tarihi için önemli başarı yakaladık.

"EN KEYİFLİSİ BEŞİKTAŞ'TA OYNAMAKTI"

-Üç büyük kulüpte forma giyen ender oyunculardansınız. Bu kulüplerdeki atmosferi kısaca anlatır mısınız?


Fenerbahçe, çok zor bir camiaydı. Allah rahmet eylesin Güven Sazak döneminde Fenerbahçe’ye gitmiştim. Çok farklı şeyler gördüm. O zaman kulüp içi karışıktı. Galatasaray ise daha profesyoneldi. Ama bana göre en değerlisi Beşiktaş’tı. Çünkü gerçekten herkes çok samimiydi. Amatör futbolcu edasıyla oynardık.

"JÜBİLEMİ SİYAH BEYAZ FORMAYLA YAPMAK İSTERDİM"

-İmkanınız olsa hangi takımın formasıyla jübile yapmak isterdiniz?


En son Beşiktaş’ta oynadım. O yüzden Beşiktaş formasıyla jübile yapmak isterdim.


-O zaman Beşiktaş’a kendinizi daha yakın hissediyordunuz?


Yakın değil. Ben çocukluğumdan beri Galatasaraylıyım. Ama 2 sene Galatasaray’da 4 sene Beşiktaş’ta oynadım. Yani Beşiktaş camiası daha samimi geliyor bana. Kişileri ayırt ederek bunu söylüyorum. Fatih hocayla sürekli görüşüyorum mesela.

"GALATASARAY-FENERBAHÇE DERBİSİ BİR BAŞKAYDI"

-Üç büyükler arasında sayısız derbi oynadınız. Size göre hangi derbide atmosfer daha yüksekti?


Benim yaşadığım Galatasaray-Fenerbahçe derbisi.

"STOPERDE DAHA BAŞARILIYIM"

-Mevki olarak da birçok pozisyonda görev yaptınız. Size kalsa hangi mevkide oynamak isterdiniz?


Ben stoperde oynamak isterdim. Yüzüm rakip kaleye dönük olduğunda daha iyi şeyler yapabiliyorum. Orta sahayı da çok seviyorum ama arkam dönük oynamayı geliştiremedim. Uzun olduğumdan dolayı ağır kalıyordum o pozisyonda.

 "MARCAO, FALCAO'YU DÖVSEYDİ KİMSE KIZMAZDI"

-Günümüze dönelim. Siz bir röportajınızda Fatih Terim’den çekindiğinizi söylemiştiniz. Kerem Aktürkoğlu ile Marcao arasında yaşanan olayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Fatih Terim gibi disipline önem veren bir teknik adama rağmen bu iki futbolcunun saha içindeki davranışları sizi şaşırttı mı?

 

Saha içinde olan bir şeye çok fazla müdahale edilemez. Fatih hocanın o anda yapacağı bir şey yok ki? Takım içinde bu tarz tartışmalar yaşanabilir. Bence Marcao’ya verilen ceza ağır oldu. Tabii ki yaptıklarını tasvip etmiyorum. Cezasız kalmaması gereken bir davranışta bulundu. Kerem şu anda Türk futbolunun parlayan yıldızı. Belki Marcao’nun ona denk gelmesi sıkıntı yarattı. Belki Falcao’yu dövseydi kimse bir şey demezdi. (Gülerek) Taraftar belki de eline sağlık derdi. Sonuçta olmaması gereken bir olaydı. Ama çok da abartıldı diye düşünüyorum.

"SERGEN ABİ, HEDEFİNDEN ŞAŞMAZ"

-Beşiktaş’taki eski takım arkadaşınız Sergen Yalçın, geçen sezon şampiyonluğu kazandı. Onun teknik adamlığı hakkında neler söylersiniz?


Sergen abi, benim oda arkadaşımdı. Onunla hem Beşiktaş, hem Galatasaray hem de Şekerspor’da oynadık. Pardon… Bir de İstanbulspor’da oynadık. 4 takımda birlikteydik yani. O nedenle ona abi diyorum. Futbolculunda olduğu gibi hocalığında da bir hedefi varsa kesinlikle ona ulaşır. Beşiktaş’ı kısıtla kadrosuyla şampiyonluk yapması beni çok mutlu etti. Bunun devam etmesini istiyorum.

"HOCALAR ONU İDARE EDERDİ"

-Sergen Yalçın’ın futbolcuyken idmanları sevmediği; zaman zaman kaytardığı anlatılıyor.


Bunu kendisi de söylüyor zaten. İdmana geliyor gelmiyor…Kimse bakmıyordu. Çünkü yeteneğine güvendiği için hafta sonu maçı tek başına alıyordu. Sergen abiyi futbolculuğunda idare etmek gerekiyordu. Hocalar da onu idare ediyordu.

"BANA GÖRE HAGİ, 10 ALEX EDER"

-Biraz magazinsel soru olacak ama yine de yönelteyim. Fenerbahçeliler Alex’in heykelini dikti fakat Hagi ile Sergen Yalçın’ın heykeli yok. Bunun için ne derseniz?


Fenerbahçe’nin oyuncuya verdiği değer. Bana göre Hagi, 10 tane Alex eder. Ama bir yanda taraftarın ve yönetimin sevgilisi olan Alex var. Diğer yanda yönetimin göz ardı ettiği Hagi var. Bu da daha önce söylediğim gibi UEFA ve Süper Kupa’yı başka bir kulüp alsaydı acaba nasıl olurdu?

"UEFA KUPASI, BİR DAHA ZOR GELİR"

Peki UEFA Kupası, tekrar Türkiye’ye gelir mi?


Gönül isterdi ki gelsin. İnşallah gelir. Ama şu anda çok zor gözüküyor. Fakat ne zaman gelirse gelsin kupaya ilk kazanan takım ve futbolcular biz olacağız. Tarih bizi yazacak.

"ARSENAL MAÇINI UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL"

-Kariyerinizde unutamadığınız maç hangisi?


UEFA Kupası final maçı unutulacak gibi değil. Ondan sonra İspanya’daki Mallorca maçı aynı şekilde…Beşiktaş’tayken Sergen Yalçın’ın iki gol attığı Chelsea maçı unutulacak gibi değil…Sonra Sergen attı şampiyonluk geldi denen maç hala gözümün önünde.

"KEŞKE DAHA BİLİNÇLİ OLSAYDIM"

-Pişmanlık duyduğunuz bir olay var mı?


Pişmanlık demeyeyim de şimdi büyük takımlarda oynayan oyuncuları görünce keşke daha iyi ve daha bilinçli çalışabilseydim diyorum.

SÜPER LİG'DE NEDEN YOKUM?

-Siz Süper Lig’de teknik adamlık yapmadınız sanırım.


Evet yapmadım. Çünkü benim siyaset camiasından tanıdığım yok.

"BOYUN EĞMEDEN GEZİYORUM"

-Süper Lig’de hocalık yapmanın kriteri sadece o mu?


Bilgi birikimi de gerekiyor tabiî ki…Yanlış anlamayın ama benim kariyerimde olmayan birçok teknik adam yukarda yapıyor. Yapsınlar bundan dolayı rahatsız değilim. Ama o işin maalesef siyaset boyutu var. Siyasi anlamda birçok hoca bunu kullanarak bir yerlere gelmeye çalışıyor. Boyun eğerseniz sürekli boynunuz eğik gezersiniz. Benim başım dik. O yüzden emeğimle bir yerlere gelmeye gayret ediyorum.

"MİLLİ TAKIMLAR İÇİN BAŞKA ADAM MI YOK!"

-Sizi Milli Takım formasıyla da görememiştik. Bunun sebebi de aynı gerekçeler miydi?


Milli Takım’ın şu anki kadrosuna bakın kimler var? Bir hoca gidiyor takım çalıştırıyor 5 hafta sonra başarısız oluyor, hoop Milli Takım’a dönüyor. Başka takımda çalışıp ayrılıyor bu kez Ümit Milli Takım’ın başına geliyor. Başka adam mı yok yani. Avrupa Şampiyonası’nda Milli Takım’ı gördünüz. Hepimiz çok üzüldük. Şimdi burada başka bir hoca olsaydı görevde alma şansı var mıydı?

AHMET YILDIRIM İLE BİR KELİME BİR CEVAP

Futbol: Mesleğim

Taraftar: Bir takım için her şey

Aile: Olmazsa olmaz

Para: Önemli değil benim için

Fenerbahçe: İlk göz ağrım

İnönü Stadı: Hayatımdaki anlamlardan

Beşiktaş: Sevgi

Hagi: Büyük futbolcu

Şöhret: Hiç umrumda değil

Derbi: Keyif

KİMLİK KARTI

Adı Soyadı: Ahmet Yıldırım

Doğum tarihi: 25 Şubat 1974 (47 yaşında)

Doğum yeri: Amasya

Mevkii: Sol stoper, orta saha

Profesyonel kariyeri: 1991-1993 İzmirspor, 1993 Fenerbahçe, 1993-1994 Samsunspor (Kiralık), 1994-1998 Ankaragücü, 1998-1999 İstanbulspor, 1999-2001 Galatasaray, 2001-2005 Beşiktaş, 2005-2006 Ankaraspor, 2006-2007 Şekerspor, 2007-2008 Malatyaspor, 2008-2009 Adanaspor.
Milli Takım kariyeri: 4 kez A Milli

Teknik direktörlük kariyeri: 2009-2010 Mersin İdman Yurdu (Yrd. Antrenör), 2010-2011 Körfez, 2012-2013 Körfez, 2014-2015 Pendikspor, 2015 Fethiyespor, 2016-2017 Erzurumspor, 2017 Bucaspor, 2017-2018 Gümüşhanespor, 2018 Sakaryaspor, 2019 Şanlıurfaspor, 2019-2020 Kastamonuspor, 2020-2021 Sarıyer.

Başarıları : Galatasaray ile 2000 yılında UEFA Kupası şampiyonluğu, 2001’de Süper Kupa şampiyonluğu. Beşiktaş ile 2002-2003 Süper Lig şampiyonluğu.

Senin için hazırladığımız haberler