Mustafa Denizli cesaretini mi yitirdi?

Devler Ligi defteri kapandı ama; acılı ve sancılı şekilde kapandı. Hamzaoğlu ile yollarını ayıran Galatasaray, 'zor günlerin adamı' Mustafa Denizli'yi bu kritik maçtan önce rica ile göreve getirdi. Göreve getirdi ancak; zoru seven sayın Denizli nedense son derece önemli olan Atletico Madrid maçında
26 Kasım 2015 18:08- Son Güncelleme - 26 Kasım 2015 18:08
Google news abonelik
Mustafa Denizli cesaretini mi yitirdi?

Galatasaray'ın gerçek bir arena olan Şampiyonlar Ligi için yeterli kadro derinliğine sahip olmadığını, Hamza Hamzoğlu'nun Devler Ligi'ndeki deneyimsizliklerini ve asıl hedefin Uefa Avrupa Ligi olduğunu daha önce yazmıştım. Uzun uzadıya yeniden yazmak ve sizleri sıkmak niyetinde değilim.

Devler Ligi defteri kapandı ama ; acılı ve sancılı şekilde kapandı. Hamzaoğlu ile yollarını ayıran Galatasaray, 'zor günlerin adamı' Mustafa Denizli'yi bu kritik maçtan önce rica ile göreve getirdi. Göreve getirdi ancak ; zoru seven sayın Denizli nedense son derece önemli olan Atletico Madrid maçında takımın başında sahaya çık(a)madı.

Masal anlatmasınlar...

Mustafa Denizli, bence 1-0 yenik başladı uzun yıllar sonra döndüğü Galatasaray kariyerine... Çok heyecanlandığını söyleyen Denizli, Galatasaray'ı değil kendisini düşündü. Atletico yenilgisiyle göreve başlamak istemedi. Anlatılanlar ve bahaneler ise masaldan öteye gitmez!

Mustafa Denizli, bu ülke adına önemli işler başarmış bir teknik adamdır. Saygı duyulacak bir kariyere sahip. Galatasaray'daki kaotik ortamı en iyi bilenlerden biri. Formül üretmek ve takımı düzlüğe çıkarmak O'nun işi. Büyük düşünen (!) yönetimle ilerleyen zamanlarda fikir çatışması yaşayacağını da şimdiden öngörebiliriz. Allah kolaylık versin Denizli'ye...

Bu arada Mustafa hoca, kendisi için düzenlenen imza töreninde klasik ve ezberlenmiş cümleler kurmaktan başka birşey yapmadı. Basın mensupları tarafından sorulan soruları da hem Başkan Özbek, hem de Denizli geçiştirdi. Sorulan sorulara kaçamak cevaplar vermelerini anlayamadım.


Galatasaray fark yemekten kurtuldu...

Futbola dönecek olursak... Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid gibi sert bir rakibe karşı Galatasaray, kazanmak adına dün akşam hiçbir şey yapmadı. Sarı-kırmızılılar, İspanya'ya turistik bir seyahat için gitmiş gibiydi. Kaleci Muslera'nın başarılı performansı konuşuluyor ise vay takımın haline!

Durumun vahametini en iyi özetleyen ise Wesley Sneijder oldu. Sneijder gibi bir futbolcunun söylediklerini yabana atmamak gerek. Hollandalı yıldızın söyledikleri gerçeğin ve yaşananların resmidir. Önümüzdeki günlerde Galatasaray'da bazı futbolcuların kadro dışı kalması da bence muhtemeldir!

Yöneticilerin yaşını kim soruyor?

Türkiye'de 'büyük' takımlar ne zaman teknik direktör arayışına girse Lucescu ve Mustafa Denizli ismi ön plana çıkardı. Bana göre teknik direktörün yaşı çok önemli değil. Yabancı ya da yerli teknik adam ayrımı da yapmak mantıksız. Teknik adamların yaşlarıyla değerlendirilmesini yadırgıyorum.

Benim için, iyi ya da kötü teknik adam ayrımı vardır. Ayrıca, yöneticiler teknik direktörlerin yaşını soruyor ya hani... Önce aynaya bakıp kendi yaşlarını sorgulasınlar. Kimse onlara, "Siz çok yaşlandınız, artık yöneticilik yapmamalısınız" diyor mu ?