• Diğerleri

Sayın Bakan, bu kitabı okuyunuz!

17 Mayıs 2020 13:18- Son Güncelleme - 17 Mayıs 2020 13:25
Google news abonelik

Sayın Bakan, bu kitabı okuyunuz!

Nilüfer Erduran Nusretoğlu'nun 144 sayfalık İki Sporcu Bir Anne adlı kitabı sporumuzla ilgili çok şey anlatıyor. 83 milyonluk Türkiye, niçin herhangi bir kenti kadar nüfusu bulunan ülkelerin çok gerisinde kalıyor? Bu felaket durumu aşmak için ne yapabiliriz? Çocuklarını sporcu olarak yetiştirmeye çalışan ailelere nasıl destek verilmeli, önlerindeki köstekler nasıl kaldırılmalı gibi bir yığın sorunun yanıtı ve daha fazlası bu kitapta.

Ahmet Çakır

Baştan söyleyeyim: Nilüfer Erduran Nusretoğlu ile tanışıklığımız var. Oğullarımız yıllar önce Türkiye Spor Yazarları Derneği yüzme takımında birlikte spor yaptı ve sonrasında ikisi de yüzme antrenörü oldu. Oğlumuzun milli sporcu olması gibisinden bir hedef peşinde koşmadık, spor yapsın yeter, dedik. Nusretoğlu ise özellikle ikinci çocuğu Dora'nın bu hedefe ulaşması ve daha yukarılara çıkması yolunda gerçekten inanılması zor bir özveriyi göze aldı.

Bu özveri öyle sizin-benim bildiğim, işte efendim, sabahın köründe çocuğumuzu yüzme idmanına götürüyoruz, akşam tekrar alıyoruz, ah neler çekiyoruz, gibisinden Nusretoğlu'nun yaptığının yanında ıvırzıvır olarak kalacak birşey değil. Neredeyse tüm hayatınızı buna adadığınız, yaşadığınız kenti ve evleri birkaç kez değiştirmek zorunda kaldığınız, günde birkaç ayrı idmanın peşinde koştuğunuz bir iş bu. O kadarla da kalmıyor, özel emeklilik gibi gelecek güvencelerini de bozdurup bu işe yatırmak gerekebiliyor…

Sporla ilgili çalışmanın yanında yemek ve temizlik başta olmak üzere her türlü ev işi de sizin elinize bakıyor. Milli sporcu olma yolunda ilerleyen çocuğunuzun karşılaştığı sorun ve engeller ise tam anlamıyla dehşet verici bir boyutta. Bunlardan bazıları barbarca birtakım haksızlıklar noktasına kadar tırmanabiliyor. Karşınızdakiler genellikle devlet gücünü arkalarına almış olduğundan birşey de yapamıyorsunuz. Binlerce volt elektrik altında, çıldırmanın eşiğinde yaşamak zorunda kalıyorsunuz.

Hayır, bunlardan yılıp da geri adım atmış filan değil Nusretoğlu ailesi. Onat ve Dora kendi alanlarında zirveye ulaşmayı başarmış iki sporcu. Onat'ın burs alarak ABD'de okuyabilmesi, yüzücülüğünün seviyesi hakkında fikir verebilir. Dora ise alanında Gençlik Olimpiyatlarına katılan ilk sporcumuz olma onuruna erişmiş; 2018 Buenos Aires'te ülkesini gururla temsil etmiş bir sporcu.

Bütün bunlar olurken neler yaşadıklarının hikayesi bu kitap. En sabırlı insanı bile isyan ettirecek, hayatında eline silah almamış birine, “Verin ulan şu duvardaki tüfeği!” dedirtebilecek işler çok açık biçimde anlatılıyor kitapta. Hepsini sabır ve dirençle karşılayıp yollarına devam etmişler; asla boyun eğmemişler ama bunun bedeli de ödetilmeye çalışılmış kendilerine. Çok şükür ki, iyiler kazanır denebilecek bir noktaya varılabilmiş.

Bu noktada Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na seslenmek istiyorum: Sayın Bakan, oğlum yaşındasınız, sanıyorum tam sizin yaşınız kadar spor gazeteciliği hayatım var. Bunlardan yola çıkarak minik bir tavsiyede bulunacağım. Bakanlık hayatınızın bundan sonraki bölümünün daha verimli geçmesini istiyorsanız, iki saatinizi ayırıp bu kitabı okuyunuz!

O kadar zamanım yok, diyorsanız kitabın ortasından da başlayabilirsiniz. Son bölümde sizin için çok gerekli birtakım bilgilere ulaşabilirsiniz. Bakan böyle talimat verdi, genel müdür şunu yapamayız dedi gibisinden çok açık yalanlardan tutun da bir bölümü sizin adınıza yapılan, gerçekte hiç haberinizin bile olmadığı utanç verici işlere el koyabilmeniz, engel olabilmeniz için bu kitaptan çok yararlanabilirsiniz. Aynı durum Sayın Mehmet Baykan için de geçerli. Onun adı kullanılarak yapılanlar da kitapta anlatılıyor.

Ayrıca, ülkemizde sporcu yetiştirilmesi için ailelerin nelere katlanmak zorunda olduğunu da çok açık biçimde görürsünüz. Kuşkusuz ki bu konuda size aktarılan bir yığın durum vardır ama bu en çarpıcısı ve en derli-toplu anlatılanı. Fazla ayrıntısına girmek istemiyorum çünkü bunlar yarınlarda Nusretoğlu ailesine yeni sorun ve sıkıntılar olarak dönebilir. Hoş, onlar böyle şeylerden yılacak kişiler değil ama olsun, yok yere dertlerini artırmış olmayalım.

Yetiştirdiği iki milli sporcunun yanısıra bu kitabı da yazarak yaşanan birtakım acı ve utandırıcı durumları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan Nilüfer Erduran Nusretoğlu'nu yürekten kutluyorum. Yapılan onca tesis, harcanan inanılmaz paralar ve seferber edilen tüm olanaklara karşın sporda niçin başarının çok uzağında olduğumuzu bu kitabı okuyarak anlayabilirsiniz.

Unutulanlar-atlananlar

Unutulanlar-atlananlar

Daha önce 6 adet 50 kitaplık listelerle, bugüne kadar yayınlanmış spor kitapları hakkında sizleri bilgilendirme çabası göstermiştik. Bu listelerde atladıklarımız elbette ki oldu. Üstelik sürekli olarak yeni kitaplar da çıkıyor. Örneğin, bu alanın önderleri durumundaki iki yayınevi iki önemli kitapla karşımızda. İthaki'den Cantona, Martı'dan da Michael Jordan kitapları çıktı.

Ersin Şiyhan kardeşimizin Twitter'da Maç Var! adlı ilginç çalışmasıyla, İsmet Karababa'nın Bay Fair Play kitapları da tanıtım sıramızda yer alıyor.

Atladıklarımızın bir bölümünü burada aktarıp ayrıca albüm hatta ansiklopedi şeklinde yayınlanmış birkaç kitabın da adlarını anmak istiyoruz. İçlerinde Voleybol'un Unutulmazları gibi 5 ciltlik büyük emek ürünü dev yapıtlar var ama elbette ki 3 600 TL.lik fiyatıyla göz korkutuyor. Ötekilerden bazıları da satışta değil, prestij yayın niteliğinde. Biz adlarını hatırlatma görevimizi yerine getirmiş olalım.

Unutulanlar-atlananlar listesi (Devam edecek)

301- Türk Sporunda Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Ahmet Ak, Spor Yayınevi
302- Atatürk ve Spor, Doğan Yıldız, Telebasım
303- Bi Vurdum Gol Oldu, Necati Kola, Karakutu Yayınları
304- Pedal Çeviren Kadınlar, Rea Stathopulu, Metis
305- Uzaktan Sevmek-Dünya Futbolundan Portreler, Cem Zamur, Modus Kitap (Bakılacak, tekrar olabilir)
306- Mohamed Salah, Uğur Önver, Kırmızı Kedi Yay.
307- Türk'ün Sporla İmtihanı, Adnan Yahşi, Pandora
308- Sporda Cam Tavan Sendromu, Ömür Duğan, Spor Yayınevi
309- Antik Olimpiyat Oyunları, Judith Swaddling, Simurg
310- Ronaldo-Hayat Futbola Benzer, Guillem Balague, Zeplin
311- Önümüzdeki Maçlara Bakıyoruz, Ufuk Kaan Karacan, İkinci Adam Yay.
312- Direnişten Dirilişe KSK Destanını Yazanlar, Ahmet Diker, Duvar
313- Tanrı Futbolu Korusun, Haldun Avcı, Cinius
314- Türkiye Spor Tarihinde Yahudi Sporcular, Metin Delevi, Libra Yay.
315- Bir Ultramaratoncudan, Haluk Korkmazyürek, Başlık
316- Zafer Kıyısında, John Feilstein, Profil
317- Nasıl Bir Trabzonspor, Yaşar Mirac, Serander
318- Ali, Ahmet Ercanlar, Karakutu
319- Futbolun Asi Ruhu-ZİCO, Mustafa Kıran, GOA Yayıncılık
320- Dünden Bugüne Formula 1 ( Formula 1'İN 55 Yılı ) - Ahmet Berat Begün, İnkılap Kitabevi

Albümler:

- Trabzon'da Spor, H.Öksüz-V.Usta, A.Alp Bölükbaşı, 2 Cilt
- Voleybolun Unutulmazları, Gülnur Özfer Görgün, Boyut Yayın Grubu
- Türkiye'nin Basketbol Aşkı, Mehmet Yüce-Fethi Aytuna, TBF Yayını- 

- Darüşşafaka, Bitmeyen Sevda-Yeşil Siyah, Fethi Aytuna-Öktem Kalaycıoğlu-Gökçe Kaan Demirkan
- Fenerbahçe Tarihi, Altan Tanrıkulu

Zorunlu bir açıklama:

Bence değil ama kıramayacağım istek üzerine bir açıklama gerekliliği doğdu. Bugüne kadar buna benzer 100 yazı yazdıysam 99'una teşekkürle birlikte illa bir sitem de geldi. Kaldı ki kitapta yazılı olanlara kendimden herhangi bir ek filan yapmış değilim. Sadece, orada yazılanların Sayın Bakan ve Genel Müdür tarafından okunmasının çok yararlı olacağını belirttim. Sağ olsunlar onlar da bu duyarlılığı göstermiş. Her ikisine de gönülden teşekkür ederim.

Bunun yanında, onca deneyimime ve herhangi bir federasyon adı anmayışıma karşın yine alınganlık olmuş. Ben de yine federasyon adı anmadan, yaşananların 2018'deki Gençlik Olimpiyatlarına kadar olan dönemde olduğunu ve bunların hepsinin kitapta belirtildiğini vurguluyorum. Yeni başkan döneminde bu sıkıntıların tümünün ortadan kalktığı, sağlıklı bir çalışma ortamının doğduğu ve bundan çok mutlu oldukları, kitabın yazarı tarafından bildirildi, ben de aktarıyorum.

11 kişi kaleyi kapattı! Duvar oldular...