Spor yazarları Beşiktaş için ne dedi? | "OHHenheim"
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nin 2. haftasında deplasmandaAlman ekibi Hoffenheim'ı 3-2 yendiği karşılaşmayı değerlendirdi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nin ikinci haftasında konuk olduğu Almanya temsilcisi Hoffenheim'ı 3-2 yenerek lig aşamasında 2'de 2 yaptı.
Spor yazarları Hoffenheim-Beşiktaş karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Güntekin Onay: Italiano kazanma mentalitesini takıma işlemiş!
Beşiktaş için Almanya deplasmanında kazanması kadar değerli olan; sadece galibiyeti isteyen bir anlayış ile oynamasıydı. Özellikle ikinci yarıda ön alanda rakibe çok iyi pres yapan siyah beyazlı temsilcimiz arka arkaya pozisyonlar ve devamında golleri buldu. Bir Bundesliga takımı karşısında deplasmanda bu baskıyı kurmak ve oyunu rakip yarı sahada oynamak hiç de kolay bir hadise değil. Beşiktaş galibiyeti istedi ve fazlasıyla hak etti.
N’DiDi ÇOK iYi BiR MAÇ OYNADI
Uzun bir aradan sonra ilk 11’de oynayan Wilfred N’didi, sorumluluk duygusuyla çok iyi bir maç çıkarttı. Emmanuel Agbadou kusursuza yakın oynadı. Amir Murillo vazgeçilmez olduğunu bir kez daha gösterdi. Junior Olaitan yine müthiş bir dinamizm ile oynarken birkez daha harika bir asiste imza attı.
İlk 11’de Vlahovic’in yerine forma giyen Oh, sırtı dönük oyunda istasyon olamıyor belki ama golcü kimliğini 2 golle ispatladı ve “Ben buradayım ve hep hazırım” mesajını verdi.
DAHA ÖNCE BÖYLESi GÖRÜLMEDi
Dün Beşiktaş’ta kötü oynayan yoktu. Zaman zaman basit top kayıpları olsa da bir deplasman maçında, bir Alman takımına bu kadar güçlü bir pres yapan bir Türk takımı daha önce gördük mü? Açıkçası hatırlamıyorum. Hoffenheim galibiyetine kimse burun kıvırmasın.
Geçen sene Galatasaray, UEFA Avrupa Liginde Eintracht Frankfurt’a deplasmanda 5-1 yenildi. Bir Bundesliga takımı evinde her zaman büyük bir güçtür ve tehlikelidir. Son bölümde Ümit Akdağ’ı da oyuna alarak 5’li savunmaya dönen ve rakibe şans vermeden maçı bitiren Vincenzo İtaliano ve Beşiktaşlı oyuncuları Avrupa’da bir Fransız temsilcisi ve Alman ekibi karşısında 2 maçta 7 gol atarak 6 puan aldıkları için tebrik ediyorum. (Hürriyet)
Attila Gökçe: OHHenheim
Hoffenheim maçı, UEFA Avrupa Ligi’nde Beşiktaş’ın en çok zorlandığı maç olarak dikkati çekti ilk yarıda. Evet, topla oynayan taraf Beşiktaş’tı (yüzde 52)… Ama aynı Beşiktaş ikili mücadelelerde 59-41 gerideydi. Yine de takımca korumak istedikleri özelliklerini yansıttılar. Beşiktaş rakip ceza alanına 19 kez girerken Hoffenheim’de bu sayı ilk yarıda 14’dü. İtaliano, İstanbul’daki maçta Marsilya’yı 4 golle yenince -belki de Trabzonspor deplasmanını düşünerek- takımını 1 puana razı bir anlayışla oynattı. Elbette Vlahoviç’in hastalığı da bu oyunda etkili olmuştur. Önceki maçlarında koşan, deneyen, araştıran ve sürekli fırsat kovalayan Koreli Oh dün kendine yakışan 2 golle iyi iş çıkardı.
Orkun Kökçü, ayak parmağındaki sakatlığı atlatmış görünüyordu ama yine de ikili mücadelelerde beklenen üstünlüğü sergileyemedi. Yerini Miretti’ye bıraktı.
Beşiktaş, santradan 1 saat sonra hem aradığı golü, hem de kendini buldu. Baskın presle ev sahibini şoke ettiler. Yerdeki ikili mücadelelerin yüzde 93’ünü kazandılar. Akan oyunda savunmacılarını da katarak hücum zenginliğine dönen İtaliano’nun takımı, Murillo ile ayağa gelen fırsatı iyi değerlendirdi. Ancak 8 dakika sonra Asllani beraberlik golünü atıverdi. O golden sonra Oh’un Olaitan’ın asistiyle attığı gol, Alman rakibinin umuduna limon sıktı.
78’de Olaitan’ı kenara çağırıp Salih’i sahaya süren İtalyan hocanın “kontrol oyununa geçtiğini” düşündük. Ama hayır… Kontrol edilemeyen bir Beşiktaş izledik maçın son bölümünde. Koreli yine iş başındaydı. İki maçta 6 puan, büyük iş. Machida’nın golü, o işi bozamadı. (Milliyet)
Bilal Meşe: İkinci yarıda Kartal fırtınası
Hoffenheim, Bundesliga’da kötü bir dönem geçiriyor... Artı UEFA Ligi’ndeki ilk maçını kaybetmesi, Beşiktaş açısından önemli bir fırsattı ve bu kağıt üzerinde kalmadı! Kartal zorlu maçı üç puanla tamamladı. Evet Vlahovic yoktu, ama Kartal’ın Oh’u var, çok çalıştı, iki golle yıldızlaştı.
Hoffenheim’ın baskısı, uzun toplar ve pas hataları Kartal’ı ilk dakikalarda strese soktu! Orta sahada üstünlük kuramayan Beşiktaş, rakibin geçişlerine de davetiye çıkardı! Sonrasında toparlanan Kartal, ayağa paslarla rakip kaleye yüklendi, ancak savunma duvarını aşamadı. Uzatmalarda Olaitan’ın şutu ise direğin yanından auta gitti. Beşiktaş bastırdı, gelin görün ki, ilk yarıda golü bulamadı!
Sakatlanan Orkun yerini Miretti’ye bırakırken, Kartal hem reaksiyon gösterdi, hem de gerçek kimliğini yakaladı. Önce İlhan, hemen ardından Trossard, müthiş fırsatlar yakaladı. Ve dakika 60... Soldan Miretti korneri Trossard’a aktardı, tecrübeli krampon Ndidi’yi gördü, topuk pasında Oh vurdu, karambolde Murillo ağları havalandırdı. Asllani 68’de skoru eşitledi. Kartal yine vites yükseltti, 73’te Olaitan topla orta sahayı geçti, Oh’u kaçırdı, Güney Koreli cezayı kesti. Oh açıldı bir kere, 79’da İlhan’ın şık pasına yine golle yanıt verdi. Son bölümlerde Machida farkı bire indirdi ama pek işe yaramadı!
Valla, Avrupa’da ülkemizi temsil eden Galatasaray ve Fenerbahçe bize hayal kırıklığı yaratırken, hem Beşiktaş, hem de Trabzonspor yüzümüzü güldürdüler, ülke puanına katkı sağladılar, kutluyoruz. (Milliyet)
Fatih Doğan: Cesaret ve doğrular
Beşiktaş'ın Marsilya karşısında aldığı 4-1'lik galibiyetin ardından Almanya'da da aynı öz güveni sürdürmesi önemliydi. Vincenzo İtaliano, Hoffenheim deplasmanında Avrupa gecesine cesur başladı. Bu cesareti etkileyen etkenlerinden biri Beşiktaş taraftarının maç başından sonra tezahüratla rakip taraftarı baskılayıp Almanya'yı deplasman olmaktan çıkaran muhteşem performansıydı. İtalyan hocanın Alman ekibini önde karşılayarak başlaması kadar Vlahovic'in yokluğuna ek olarak Djalo- Agbadou, Rıdvan-Ouattara, Salih-Ndidi, Miretti- Olaitan değişikleriyle başlamasına rağmen felsefesinden ödün vermemesiydi. Ancak Avrupa deplasmanlarının ölçüsü yalnızca cesaret değil; doğru zamanda baskı yapmak, doğru anda oyunu soğutmak ve rakibin boşluklarını değerlendirmek. Maçın henüz başında Hoffenheim'ın direkten dönen topu Beşiktaş defansı adına ciddi bir uyarı ve kırılma anıydı. İlk yarı sağ kanatta dağınık görünen İlhan Fakılı'nın 55'te ve iki dakika sonra Trossard'ın kaçırdığı yüzde yüz pozisyonlar gecenin yıldızlarından Murillo'nun kritik golüyle taçlandı. Vlahovic'in yokluğunda sahne alan Güney Koreli karakter abidesi Oh'un iki golüyle derin bir Oh çekti. Defans hatalar yapsa da Beşiktaş Oh, Olaitan ve Murillo gibi oyuncularının yıldızlaşan performansıyla yeni bir zafer kazandı. G.Saray ve F.Bahçe'nin kaybettiği Avrupa arenasında Beşiktaş, Trabzonspor'la birlikte ülkenin tesellisi ve gururu oldu. Tebrikler İtaliano, tebrikler Beşiktaş… (Sabah)
Murat Özbostan: Çok büyük iş başardı!
Bazı galibiyetler vardır, tabeladan çok daha fazlasını anlatır. Beşiktaş'ın Hoffenheim deplasmanında aldığı 3-2'lik zafer de işte böyle bir geceydi. Kartal, yalnızca üç puan kazanmadı; karakterini, hücum gücünü ve Avrupa'da iddialı olabileceğini de gösterdi. İlk yarıda kontrollü, temkinli ve sabırlı bir Beşiktaş vardı. İkinci yarıda ise sahne değişti, tempo yükseldi, goller peş peşe geldi. 60'ta Murillo'nun golüyle öne geçen siyah-beyazlılar, Asllani'nin 68'deki cevabıyla sarsıldı ama dağılmadı. İşte asıl hikâye tam da burada başladı! Beşiktaş, beraberlik golünün ardından geri çekilmek yerine yeniden ayağa kalktı. Hyeon-Gyu Oh, 72'de sahneye çıktı, 79'da bir kez daha vurdu ve Alman gecesini Kartal'ın zaferine çevirdi. Güney Koreli forvet, iki golle yalnızca skoru değiştirmedi; Beşiktaş'ın Avrupa yolculuğunda ne kadar önemli bir koz olabileceğini de gösterdi. Bir santrforun değeri bazen dokunduğu top sayısıyla değil, doğru anda yaptığı vuruşla ölçülür zaten.. Avrupa deplasmanında geriye düşmeden, beraberlik golünden sonra da oyundan kopmadan maçı koparmak küçümsenecek bir iş değil. Beşiktaş, Almanya'da bunu başardı. Tebrikler Beşiktaş; ülkemize bu heyecanı ve mutluluğu yaşattığın için Trabzonspor'la beraber siyah-beyazlı takımı da kutluyorum.. Darısı Fenerbahçe ve Galatasaray'a! (Sabah)