Spor yazarları Beşiktaş'ın Celtic yenilgisinin faturasını Vincenzo Italiano'ya kesti

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nin 4. haftasında deplasmanda İSkoç ekibi Celtic'e 3-2 yenildiği karşılaşmayı değerlendirdi.

FENERBAHÇE TARFİN ERKEK BASKETBOL TAKIMI, EUROLEAGUE’İN 10. HAFTASINDA KONUK ETTİĞİ KOSNER BASKONİA’YI 84-65 MAĞLUP EDEREK SEZONUN 7. GALİBİYETİNE ULAŞTI.
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 9 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

UEFA Avrupa Ligi'nin 4. haftasında İskoçya'nın Celtic takımına konuk olan Beşiktaş, rakibine 3-2 yenilerek lig aşamasındaki ilk mağlubiyetini aldı.

İlk yarısı golsüz sona eren maçta Junior Olaitan'ın 52. dakikadaki golüyle öne geçen siyah-beyazlılar, Callum Osmand ve Camilo Duran'ın golleriyle geriye düşse de Orkun Kökçü'nün 86. dakikada attığı golle skoru eşitledi ancak 1 dakika sonrasında Duran skoru 3-2 yapan golü attı.

Geride kalan 3 haftada 2 galibiyet, 1 beraberlik elde eden siyah-beyazlılar bu sonuçla ilk mağlubiyetini aldı. 3 haftalık bölümü puansız geçen Celtic ise ilk galibiyetini Beşiktaş karşısında elde etti.

Spor yazarları, Celtic-Beşiktaş karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:

Cem Dizdar: Anlaşılmaz bir tedirginlik!

İlk devre boyunca ofansif anlamda sonuç alamadıysa da topu elden bırakmayan Beşiktaş’tı. Evet, devrede rakibe göre istatistik üstünlük sağladıysa da ‘Gol beklentisi’ yaratamamış olması bir yana deplasman takımı olarak oyunu elden bir an olsun bırakmadı. Aradı, denemeye geyret etti ama ciddi bir şeyler de koyamadı ortaya Beşiktaş. Nihayet 52’de Leandro Trossard şut denemesinin devamını takip eden Ernest Poku becerisini gösterip, penaltıyı alınca kilit açıldı derken... Milli takımın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın’ın Beşiktaş dönemine dair, ‘Gördünüz mü benim aldıklarımı?’ dediklerinden Emmanuel Agbadou’nun epeydir yaşadığı sorunlardan birine daha takılınca maç yeniden dengeye geldi. Ancak sorun tam da bu dakikalarda başlıyordu Beşiktaş’ta. Sorun, yenilen o golden daha çok ligden gelen tedirginlikle 60’tan sonra Beşiktaş’ın ne tür bir reaksiyon vereceğindeydi. Düşen tempoyla birlikte tehlikeyi okuyan Vincenzo Italiano etkisizleri kenara çağırdı. Önce Oh ile Agbadou yerine Vlahovic ve Djalo’yu gönderdi sahaya. Ancak ilk devredeki olgunluk kaybolmuştu bir kere.

Dengesini bulamadı

Tempo iyice düşüp anlaşılmaz bir tedirginlik takıma egemen olduğunda maç da 2-1’e geldi durduk yere. Maçı anlatan Özkan Öztürk’ün dile getirdiği gibi: Nereden nereye geldi maç? Dağılmıştı düzen bir kere... 76’da giren Orkun Kökçü golü attıysa da bir dakika sonra Celtic’in oyuna sonradan aldığı Camilo Duran ikinci golünü atıp maçı takımı adına tamamladı. Görülüyor ki Beşiktaş, dengesini bulabilmiş değil! Ne ligde ne de Avrupa’da. Bu maçı kaybetmiş olsa bile UEFA’da puan olarak yola devam edecek konumdalar ancak gerek gelişim gerek yarışmalar açısından dengeye oturmak Beşiktaş açısından önemli. Bunun için de öncelikle Süper Lig’de güvenli ve tutarlı bir çizgi tutturmaları zorunlu ve bunun için de fazla zamanları kalmadı! (Fanatik)

Güntekin Onay: Rahat kazanacağı maçı kaybetti!

Beşiktaş hem dün Celtic karşısında hem de hafta sonu Kasımpaşa önünde güle oynaya kazanacağı 2 maçı da son yarım saatte 5 gol yiyerek önemli puanlar kaybetti. Bunun nedenleri var. Bir kere haftalar geçtikçe Vincenzo İtaliano’yu daha iyi tanıyoruz. İyi bir çalıştırıcı olduğuna şüphe yok ancak oyunu okuma ve doğru kararlar verme konusunda ciddi eksikleri olan bir teknik adam. Zorunluluk olmadıkça her maç stoper çıkartılıp, stoper sokulur mu? Anlamak mümkün değil. Ayrıca Kasımpaşa karşısında Trossard, Murillo ve Olaitan’ı çıkarıp maçın kontrolünü rakibe vermişti. Dün akşam da takımın en iyisi Salih Özcan’ı çıkartıp tüm dengeyi bozdu.

SAHANIN HAKiMiYDi

Beşiktaş dün yediği ilk gole kadar sahanın tek hakimiydi. Hiç zorlanmadığı bu 1 saatlik bölümde rakibine hiç fırsat vermedi. Rahat bir tempoda oyunu istediği gibi kontrol etti. Ancak Beşiktaş’ın stoperleri maalesef el bombası gibi. İlk golde Agbadou’nun kaybettiği top, golü hayal dahi edemeyecek Celtic’e beraberliği getirdi. Diğer stoper Emirhan, büyük takımda oynayacak doğru karar verme ve pozisyon alma yetisine asla sahip değil. İlk golde 1 adım öne atsa rakip ofsayta düşecek. İkinci golde yine kendi kalesine çok yakın kaldı ve topa da hamle yapamadı. Beşiktaş’ın bu stoperleriyle işi çok zor. Ayrıca Poku belki penaltı kazandırdı ama hem Poku hem de Cerny çok etkisizdi. Güney Koreli Oh da hareketli ve çalışkan ama ilk dokunuşu ve topla olan yumuşaklığı yetersiz. Trossard, Olaitan, Salih ve Murillo sahanın iyilerindendi. Dün kolay kazanacağı maçı mütevazı bir rakibe hediye eden Beşiktaşlıların tek tesellisi Kaptan Orkun’un dönüşü oldu. (Hürriyet)

Attila Gökçe: Yine Italiano!

Topa sahip olan onlar, kaptırdıkları topu 6,5 saniyede geri kazanıp geçişlerden en iyi örnekleri sunan, savunmada dirençli olanlar da onlar… Beşiktaş harika bir ilk yarı oynadı. Saydığım güzelliklerin tek eksiği bitirici vuruş yapamamaları ve zaman zaman kötü paslarla rakiplerine top kaptırmalarıydı.

Maç başlamadan önce baktım, Celtic, UEFA Avrupa Ligi’nde 35. sıradaydı. Beşiktaş da yenik durumdayken sekizinci… Yine de kampanya başlamadan önce toplayacakları 10 puanı başarı olarak işaretleyen İtaliano Beşiktaş’ı sağlam bir yerde tutuyordu… Bu pencereden görünen şık manzara.

Arka penceredeki karlı-buzlu manzaraya gelince… İtaliano Kasımpaşa maçından sonra Celtic sınavında da çaktı… Bal yapmayan arı misali dişe dokunan tek vuruş yapamayan Trossard’ı ve kötü günündeki Cerny’yi sabırla oyunda tuttu. Zavallı Oh, net pozisyon üretemeyen arkadaşları yüzünden boşuna koştu, net bir şut atamadan Vlahoviç’le değişti. Laf aramızda dillere destan Olaitan da penaltı dışında her fırsatı harcadı. Oynadığı sürece takımın en iyisi Salih Özcan’dı.

…Ve de kaptan Orkun… Kayıp maçın tek kazancı oydu. Sakatlık arasından sonra Celtic karşısında son bölümde oyuna girdi. Enfes bir gol atıp beraberliği yakaladı ama…

İtaliano’nun Beşiktaş’ı çıkmaz sokağa girmişti… Oradan çıkamadılar.

Bireysel değerlendirmelerin dışında, takımca fiziksel bir düşüşe tanık olduk… Oyun 1 saati doldurduğunda yorgunluklar sırıtıyordu. Savunmada Emirhan ayakta duran adamdı.

Maçın ötesinde İtaliano, fiziksel düşüşte çıkış yollarını bulmalı. Oynattığı oyun güzel de… Bu takım, ağır yükü taşımakta zorlanmaya başladı, dikkat! (Milliyet)

Serkan Akcan: Bu savunmayla bu kadar

Beşiktaş, Celtic deplasmanında öne geçtiği maçı elinde tutamadı. İlk yarı iyi iş çıkaran savunma hattı ikinci yarıda havlu atınca işler tersine döndü. Trossard, dün gece Celtic deplasmanında orta sahanın sol içinde Orkun rolünde oynadı. Belçikalı yıldız gerçekten çok yetenekli ve Beşiktaş’ın en güvenli ayağı oldu. Bu görev aslında Orkun’un yokluğunda Trossard’ın çok yabancı olduğu bir rol değil. Fakat o iç orta saha oynarken sol forvette Poku vasatını aşamayınca Beşiktaş’ın üretimi çok düştü. Trossard’a sahada ayak uyduracak bir sol kanat açığı fazlasıyla gözlendi. Ta ki Poku 51. dakikada penaltıyla sonuçlanan ters çalımı atana kadar. Poku için bir kırılma noktası olmalıydı bu çalım ve devamında kazandığı penaltı. Ama Olaitan’ın golü sonrası değişen bir durum olmadı. Solda Poku vasattı da sağda Cerny uçtu mu? Elbette hayır. Beşiktaş alışıla gelmiş etkin kanat oyunundan minik pasajlar bile sunamadı. Cerny sürekli top kaybetti, Murillo ile sahada iletişim sorunu yaşadı. Bu kanat performansı santrfordaki Oh’u da bozdu. Beşiktaş’ın, Orkun’a tahmin edilenden çok daha fazla ihtiyacı var. Yetenekleri bir yana Orkun sahadayken Beşiktaş’ın gerçek bir lideri oluyor. Onun dönüşü bundan sonrası için belki işleri düzeltebilir.

Maçı hediye ettiler

Beşiktaş ilk yarıda hücumda ne kadar etkisiz kaldıysa savunmada da o kadar iyi iş çıkardı. Agbadou ve Emirhan tandemi 45 dakika boyunca az hata yaptı, en azından Celtic hücumcularına karşı açık alanda yakalanmadılar. İlk yarı boyunca rakibe tek bir isabetli şut şansı bile vermeden oynayan bu ikili ikinci yarıda dağıldı. Beşiktaş ikinci yarıda golü bulmuşken, Agbadou’nun yaptığı basit bir pas hatası döndü gol oldu. Beşiktaş savunmasıyla ilgili uzun zamandır ilk kez olumlu gelişmeler vardı ama bu yenen gol yine bir çuval inciri berbat etti. Celtic tam oyundan düşmüşken böylesine basit bir hata İskoçlar’ı yeniden maça ortak etti. Hatta momentum elden kaydı, Celtic’e maç hediye edildi. (Fanatik)

Bilal Meşe: Reçeteyi bekliyoruz

Vincenzo Italiano’nun Celtic karşısına çıkardığı kadroda Ouattara, Poku ve Oh vardı. İtalyan hoca, Orkun Kökçü’nün görevini Trossard’a verdi. Bence çok doğru bir tercihti. Böylesine çabuk, teknik bir oyuncuyu sol kanada hapsetmek ne kadar doğru, tartışırız. Poku ve Ouattara hiç sırıtmadı, aksine sol kanatta etkili bir ikili oluşturdular.

İlk yarıda Kartal’ı hem baskılı hem de iştahlı buldum. Topla oynama yüzde 61 Beşiktaş lehineydi. Üçlü savunma hattını orta sahaya kadar taşıdı. Kartal, rakibini adeta sahasına hapsetti. Ancak tek eksik vardı: Celtic’in katı savunmasını aşamadı, pozisyon üretmekte zorlandı. Buna karşın rakibine de fırsat tanımadı.

Kartal ikinci yarıya özgüvenli ve kontrollü başladı, nitekim 54’te Poku soldan nefis girdi, kendini yerde buldu, hakem beyaz noktayı gösterdi, Olaitan vurdu, kaleciden döndü, tecrübeli futbolcu tamamladı.

Ahh Agbadou ahh! Kritik yerde oynuyorsun, böyle bir pas hatası yapılır mı, beğendin mi yaptığını, her şeyi alt üst ettin! Oyuna giren Osmand faturayı kesti, skoru eşitledi. Kuşkusuz bu gol, Kartal’ı hem paniğe hem de sıkıntıya sokarken, rakibin direnişi de tırmanışa geçti! İtalyan hoca; Vlahovic, Djalo ve Orkun’u oyuna sürerken, 78’de Duran, Celtic’i öne geçirdi.

Kartal’ın kaptanı Orkun varsa, hem takımı toparlar, hem de golünü atar, 86’da skoru eşitledi, eşitlemesine de neye yarar ki? Kartal’ın savunması çöktü, 87’de Duran maçın skorunu belirlerken, Kartal ardında çok soru işaretleri bıraktı. Koskoca bir savunma böylesine basit goller yer mi kardeşim? Emirhan ne yapsın? Italiano bu savunma hattına bir çare, sen doktorsun, reçeteyi yazarsın inşallah! (Milliyet)

Fatih Doğan: Agbadou’nun faturası ağır

Beşiktaş, Celtic Park'ta 3-2 mağlup ayrılırken Agbadou'yla başlayan, verilmeyen kırmızı kartla devam eden, düşen orta sahayı toparlamakta geç kalan İtaliano'nun hatalar silsilesinin faturasını ödedi. Bu skorun arkasında yalnızca bir deplasman yenilgisi değil, değerlendirilmesi gereken ciddi taktik ve hakemlik ve teknik direktör başlıkları var. Vincenzo Italiano'nun Beşiktaş'ı maça dengeli ama güçlü başladı. İlk yarı hem orta sahayı tuttu hem de oyunu kontrolünü eline aldı. Murillo'nun sağdan getirdiği toplar ve Olaitan'ın bağlantı oyunundaki katkısı Beşiktaş'ın öne çıkan silahlarıydı. İlk yarının golsüz bitmesi iki takım açısından da oyunun yeniden kurulmasına fırsat verdi. Psikolojik üstünlük Beşiktaş'ın elindeydi. İkinci yarıda Olaitan'ın kazandırdığı penaltı ve dönen topu tamamlayarak attığı gol Beşiktaş'a önemli bir avantaj sağladı. Fakat bu üstünlük uzun sürmedi. Agbadou'nun bireysel Beşiktaş'ın savuna zafiyetinin görülmesi için acı bir örnek oldu. Maçın bir başka önemli başlığı hakem yönetimiydi. Emirhan'a yapılan faulde Nygren'in doğrudan kırmızı kartla cezalandırılması gerekiyordu. Maçın kırılma noktalarından biri de Italiano'nun oyuna müdahale zamanlamasıydı. Celtic'in baskısı yükselirken Beşiktaş'ın orta saha direncini artıracak hamleler gecikti. Orkun Kökçü'nün yokluğunda organizasyon yükünün paylaşılması gerekirken takımın merkezdeki bağlantıları zayıfladı. Yenilgi, Beşiktaş'ın Avrupa yürüyüşünde telafisi olan ama önemli bir yara. Beşiktaş Glasgow'da yalnızca üç puan kaybetmedi, 7 puan ve yenilgisiz Avrupa Ligi'nde güçlü devam konforunu kaybetti. (Sabah)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...