Spor yazarları Galatasaray için ne dedi?

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 4. haftasında sahasında Stuttgart'ı 2-0 yendiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Spor yazarları Galatasaray için ne dedi?
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 12 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 4. haftasında konuk ettiği Almanya'nın Stuttgart takımını 2-0 yenerek puanını 6'ya çıkardı.

Spor yazarlarının Galatasaray - Stuttgart maçıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

Uğur Meleke: Batrakov'un formasının içine Mertens gizlenmiş sanki!

Şampiyonlar Ligi’nin bir elit seviyesi var, orası zaten milyarderler kulübü: Paris St. Germain, Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih, Arsenal ve Manchester City’nin başı çektiği 8-9 tane milyar euroluk takım var orada. Bu milyarderler kulübüyle baş etmek zor. Ancak onlardan sonra gelen ikinci kategori aşağı yukarı bizim temsilcilerimizin seviyesinde. Galatasaray ve Fenerbahçe de orada, Lille, Roma, Sporting, Stuttgart, Villarreal, PSV, Napoli gibilerle beraber...

Bence bu “Şampiyonlar Ligi orta sınıfı”nın birbirleriyle yapacakları maçlar zaten 9’la 24’üncü basamaklar arasında yer alıp almayacaklarını belirliyor. Galatasaray ilk 4 maçının birini elit bir rakiple (Barcelona ile) oynadı. Ancak diğer üç rakibi aşağı yukarı kendi kategorisindeki ekipler. Ve bu üç rakipten ikisini yenmesi, Lille ve Stuttgart’tan 6 puan çıkarması son derece olumlu.

Üstelik Galatasaray bunu 8 Ekim-8 Kasım arası bir ayda 8 maçlık sert fikstürde başardı. Bu süreçte üç zorlu Devler Ligi maçı, bir de süper derbi oynadı. Ligde şu anda lider. Şampiyonlar Ligi’nde de şu anda yakaladığı bir buçuk puan ortalaması “ilk 24” için fazlasıyla yeterli.

LEMiNA ÖNÜNE GELENi YUTTU

Galatasaray'ın bu başarılı Şampiyonlar Ligi macerasında öne çıkan olağan şüpheliler var elbette: Lemina dün özellikle ilk devrede yuttu Stuttgart forvetlerini. Osimhen’in dönüşüyle birlikte fabrika ayarları bulundu. Davinson patron gibi oynadı. Ancak bir kez daha ekstra bir parantezi genç Rus Batrakov için açmak gerek. Gerek anatomisi, gerek fizyonomisi, gerekse oyun stili bana o kadar çok Mertens’i hatırlatıyor ki... Batrakov’un formasının içinde gencecik bir Mertens gizlenmiş gibi sanki.

On numara pozisyonunda durağan kalmıyor, aynen Mertens gibi sürekli sağa sola deplase olarak savunmanın kafasını karıştırıyor. Mertens gibi soğukkanlı. Ve basit oynamanın ne kadar ışıltılı bir şey olduğunun farkında. Böyle basit oynayarak gösterişsiz bir biçimde büyük maçların kaderini değiştirmesi, onu çok parlak bir geleceğin beklediğinin kanıtı. (Hürriyet)

Mehmet Ayan: Bana 55 milyon Euro'nun resmini çizebilir misin Mesut Bahtiyar!

Hakçası ilk 12 dakika 2-0 yenik duruma düşsek toparlamaya çalışmak ile uğraşırdık. Leweling’in iki direkten dönen topuna gözünü kapatmayan oldu mu?

Çarçabuk toparladık. 2005’li Rus oyuncumuzla çözdük skoru. İki gol attı ve ilk yarıyı rahat oynamamızı sağladı. Hatta 22’deki pozisyonu sonuçlandırsa maç yazıları erkenden gazetelere giderdi. 20.08.2026’da Galatasaray’ın K.A.P bildiriminde 25 milyon Euro bonservis bedeli bildiriliyor, kulübe yakın çevreler de 55 milyon Euro çıkış bedeli ifade ediyordu. 5 yıllık sözleşme imzalanan oyuncu için Galatasaray büyük yatırım yapmıştı. Yatırımın karşılığı 3 maç 4 gol ile alınmaktaydı Devler Ligi’nde...

‘10 NUMARA’ PERFORMANS

İlk yarının yıldızı, maçın adamı olmaya adaydı. 10 numara işini ON NUMARA yapıyordu. Şampiyon takımın orta sahasına Torerria-Lemina-Sara diye dudak bükülürken, ciddi yatırımla pansuman olmuştu oraya. 55 de ederdi hani! “Osimhen yoksa Galatasaray yok!” argümanını da çöpe atıyordu genç Rus! İlk goldeki Sallai, ikinci goldeki Davinson Sanchez katkılarını ihmal etmeden tabi... Barış Alper’in fedakarane oyununa değinmeden olmaz elbet!

İkinci yarıda iyi oyun oynadığımız söylenemez. Rakip epeyi zorladı. 2-0’ın avantajıyla 75’lere kadar direndik ancak oyun onlardaydı. Uğurcan Çakır’ın 1-2 kurtarışı ile maçta kaldık; oyun bizim değildi.

Şampiyonlar Ligi 4 maç 6 puan... Son derece verimli.. İlk 24 için de değerli gidişat... Ligde ezeli rakiplerine karşı oluşturulmuş büyük üstünlük... Bunlarla koşut zamanlarda kendi içinde yönetim krizi. 2 yönetici istifa, yargı önündeki 3 yönetici.... Hani deniyor ya OKAN BURUK İYİ HOCA MI falan... İyi lider mi?

Akhisarspor, Başakşehir... Hatta Elazığspor, Sivasspor.... Bildiğin Anadolu takımı hocası bu “çocuk!”...

Siz öyle bilmeye devam edin... İsmim mesut göbek adım bahtiyar... Yıllarca hep böyle bildiniz siz... Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinlediniz! (Hürriyet)

Osman Şenher: Altın çocuk Stuttgart'ı bitirdi

Devler Ligi’nde farklı futbol oynanıyor. Daha doğrusu buna futbol savaşı demek lazım. Maçı yöneten İngiliz hakem, Galatasaray biraz sallansa bir anda ipini çekecek. Sarı-kırmızılılar öyle bir mücadele ortaya koydu ki, ‘biz bu karşılaşmayı bırakmayız’ mesajını 90 dakikanın tamamında verdiler.

Batrakov’u başlığa çıkardım, neden? Bu çocuk şu an Avrupa’nın en üst seviyesindeki topçularla eşit durumda. Attığı iki gole bir şey demiyorum. Koştu, takip etti, pozisyonu buldu ve affetmedi. Hele ikinci golde kalecinin bacakları arasından fileleri havalandırdı.

Rus futbolcu sahanın her yerinde. Orta sahada en az stoperler kadar, Stuttgart’ın ataklarını kesti. İkili mücadelelerin tamamını kazandı. Suratına yumruk yedi, kaşı patladı oyununda en ufak bir düşüş olmadı. Tekme yedi, ayağına bastılar hakem seyretti, Batrakov oynadığı müddetçe sahanın yıldızıydı. Belki de Şampiyonlar Ligi’nde haftanın futbolcusu seçilecek.

Bütün takım olarak herkes olağanüstü mücadele etti. Barış, Yunus, Lemina, Sallai, Jakobs, Torreira ve Uğurcan... Hiç birinin hakkını yemeyelim. Alman ekibi çok sert bir takım. Hakemi de arkalarına alarak devamlı çakıyorlar, basıyorlar, bu tekmelerle bile sarı-kırmızılı oyuncuları yıldıramadılar.

Yalnız sakın Stuttgart’ı kimse küçümsemesin. Bundesliga’nın üst sıralarındaki Leverkusen’i bu hafta deplasmanda dört gol atarak yendiler.

Son sözüm de Osimhen’e... Harika mücadele ediyor, rakibe müthiş baskı yapıyor, topa zor pozisyonda olmasına rağmen vurup auta atıyor. Halbuki biraz çevre kontrolü yapsa, arkadaşlarına pas verse, dün gece de, Konya maçında da takımı daha fazla gol atıp daha rahat galip gelirdi. (Milliyet)

Aleksey Batrakov
Aleksey Batrakov

Attila Gökçe: Rus geldi aşka

Bazı gerçekler vardır: Masalsıdır, hayalden bile güzeldir. Ama gözle görür, elle uzanırsınız. Somuttur yani. Galatasaray işte öylesine masalsı gerçeklikle açtı perdeyi… 12. ve 15. dakikalarda Batrakov’un olağanüstü sezgisi, enerjisi ve teknik ustalığıyla attığı iki gol Seyrantepe’yi cennete çevirdi.

Duygusaldan sayısala da geçelim… Galatasaray’ın takımca yüksek kaliteli oyununun şifreleri burada: Önce Uğurcan’ın topu oyuna sokma hareketleri… Uzun ve yüksek paslar adeta geri tepti. 1.73’lük Yunus ve 1.63’lük Torreira’ya karşılık 1.90’lık ortalama ile oynayan Stuttgart savunmasına adeta “ikram” yerine geçti. Sevgili kalecimiz, 6 topu başarıyla oyuna sokarken, 12 kez başarısız oldu. Almanlar havadan 18 yüksek çatışmanın 13’ünü kazandılar. Yine de Uğurcan’ın süper kurtarışlarla maçı elinde tuttuğunu söylememiz gerekir.

Galatasaray yerden akıllıca oynamayı seçtikten sonra 29 ikilinin 21’ini kazandı. Oyunun sırrı yerdeydi!

Galatasaraylı futbolcular da bireysel olarak olağanüstü çabuk, yardımlaşmalı, topun olduğu ve olmadığı her yerde her pozisyona hazırdılar. Batrakov öne çıkan kahramandı. Süper Lig’de nasıl oynuyorsa, Şampiyonlar Ligi’ne de aynı disiplinle emek verdi. Sallai’nin doldurduğu pozisyonda top Barış Alper’in ayağına çarpıp sekince Batrakov golüyle herkesi ayağa kaldırdı. Üç dakika sonra da Sanchez’in asistiyle alkış, tufana dönüştü. 76’da oyundan çıkarken de alkışlandı Rus futbolcu.

Maçın bir de Osimhen penceresi var. Oradan bakınca Nijeryalı en az beş kez pozisyona girdi. Chabot’nun yapışkan markajı hemen her seferinde etkili oldu. İtti, çekti, önüne geçti, top çaldı, her şeyi yaptı.

Galatasaray kötü başladığı kampanyada 6 puana ulaştı. Titredi ve kendine döndü! (Milliyet)

Cem Dizdar: Tutarlılığıyla kazandı

Maçın başındaki iki önemli Stuttgart atağı - ki, biri iki direkten döndü - hasarsız bertaraf edildi. Lakin devamında olabilecekler tedirgin ediciydi Galatasaray açısından. Neyse ki ilk atak Batrakov’un şutunda gol oldu. Devamında... Sanchez’in defans arkasına gönderdiği tek top, esnasında Stuttgart savunmasının dikkat merkezinin Victor Osimhen’de olması genç Batrakov’a yeteneklerini göstereceği bir alanda topla buluşmasını sağladı. O da göstermesi gerekeni gösterdi. Devre boyunca beklenen etkiyi gösteremese de Osimhen tedirgin edici varlığıyla alan yaratma konusunda “etkisiz etkili” rolünü layığınca yaptı diye düşünmek gerekiyor.

İtiraz etmiş oldu

İkinci devre başında da Stuttgart tıpkı ilkinde olduğu gibi sonuçsuz kalsa da gol bölgesinde etkili hücumlar örgütledi. Önce ilk devrenin aksine top rakibe geçti, haliyle istatistiklerdeki üstünlük de yer değiştirdi. Bu baskı rakip defans arkasında fırsatlar yaratmadı değil ama topu o kadar uzağa taşımak zordu ve Galatasaray girişimleri genellikle orta sahayı aşar aşmaz eridi. İyi yanı hücum edemediyse de son anlardaki Uğurcan Çakır kurtarışı hariç “gol beklentisi” yaratan fırsatlar da vermedi Okan Buruk takımı.

Şampiyonlar Ligi’ne kaygı verici başlayan Galatasaray, önce deplasmanda Lille’i ardından Stuttgart’ı geçerek OPTA analizcilerinin bitimde kendisini 26. sırada göstermelerine kuvvetli bir itiraz etmiş oldu. Bu maç bir kez daha gösterdi ki, savunma oynayamayan hiçbir takım hedefe sağlam bir yürüyüş inşa edemez. Dün akşam ofanstaki oyuncuları da dahil canını dişine takan, plana sadık kalarak fırsatları da verimli kullanan futbolcularıyla Galatasaray, maçı sahanın genelindeki savunma tutarlılığıyla kazandı. (Fanatik)

Serkan Akcan: Altın çocuk!

Lille deplasmanıyla Şampiyonlar Ligi’nde fikstürü kıran Galatasaray, Stuttgart’ı Ali Sami Yen’de 2-0 yenerek dev bir adım attı. 3-5-2 ile sahaya yayılan Stuttgart’a karşı Galatasaray kendi vasatını bile oynamıyorken, iki gol birden buldu. Bu gollerin ardından ise Galatasaray rakibinin sertliğine rağmen ayakta kaldı ve büyük bir mücadele ortaya koydu. Batrakov bu sezonun en büyük piyangosu olacağa benziyor Galatasaray için. Rus futbolcu Barcelona ve Lille’den sonra Stuttgart’a da gollerini sıraladı. 21 yaşındaki orta saha kariyerinin altın dönemini yaşıyor. Dinamizmi, oyun görüşü ve üzerine katarak geliştirdiği bitiriciliği göz kamaştırıcı. Batrakov, Şampiyonlar Ligi’nde son 5 şutunda 4 gol attı. Bu çok acayip bir istatistik. Bu sayede Devler Ligi’nde Galatasaray tarihinde ilk 15 dakikada 2 gol atan ilk futbolcu oldu. Stuttgart’ın özellikle sol stoper ile bek arasına Leweling ile yaptığı hücumlar Galatasaray savunması için ölümcül sonuçlara yer açabilirdi. Leweling‘‘in iki direğe birden çarpan şutu, bir nevi maçın kırılma anı oldu. Okan hoca maçın bazı anlarında Lemina’yı geri çekip, Stuttgart’ı beşli karşılayarak sol koridordaki arızayı giderdi. Lemina yine çok iyi bir maç çıkardı. Rakibi karşılarken kademe geçişini kusursuz yaptı, hep doğru zamanda inisiyatif kullandı. Oyunun kurulumunda ise yine en güvenilir ayak oldu.

Ayakta tuttu

Sanchez bu sezon harika oynuyor. Savunmada yaptığı liderlik bir yana, hat kıran pasları o kadar kusursuz atıyor ki rakibin blokları darmadağın oluyor. Dün gece Batrakov’a yaptığı asist olağanüstüydü. Stuttgart’ın sertliği hakem tarafından kartsızlıkla desteklenince, işin ucu iyice kaçtı. Batrakov’a göz göre göre atılan dirsek, sürekli ayağa basmalar, futbol sınırlarını aşan sert fauller Stuttgart’ın en büyük silahı oldu. Galatasaray’da dün gece kendi vasatına ulaşamayan Osimhen dışında hemen herkes maksimumda oynadı. uğurcan çok hayati toplar çıkardı, Galatasaray’ı hem oyunda hem tabelada ayakta tuttu. (Fanatik)

Tunç Kayacı: Kutluyorum...

Şampiyonlar Ligi ayrı bir seviye. Burada koşmadan, mücadele etmeden kaliteyi yükseltmeden, tempo yapmadan başarılı olamazsınız. Dün gece Galatasaray öyle bir ilk yarı oynadı ki bu söylediklerimin hemen hemen hepsini yaptı. Tabii ki bu futbol risk almadan olmaz ve pozisyon da verebilirsininiz. Evet bunları da yaşadı Sarı-Kırmızılılar, futbol şansı da yanındaydı ve kalesinde gol görmeden soyunma odasına gitti. Batrakov iki nefis gole imzasını atarken hem de oynadığı futbolla, katkıyla takımın parlayan yıldızıydı. İlk yarıda 2 golün çok üstünde skoru daha da yukarı çıkartabilirdi, o anlarda da şans Stuttgart’ın yanındaydı. Okan Buruk sahaya 4’lü savunma ile çıktı ama oyun içinde Lemina’nın da stoper hattını üçlediğini gördük. Orta alandaki birbirini tamamlayan oyuncular, kanatlardan da Barış Alper ve Yunus ile büyük destek aldı... Tabi ki Osimhen’in baskılı ama etkisiz oyunu etkili hale gelirse işler daha iyiyi gider gibi... Kısaca ikinci yarıdaki beklenti bu şekildeydi taraftarın gözünde...

Hatasız oynadı

İkinci yarı skoru korumak ve ayakta kalmak gerekiyordu. Çünkü rakibin kolay lokma olmadığını biliyorduk. Gerçekten ilk yarıdaki kadar ofansif anlamda etkili gözükmedik, ancak orta alanda güçlüydük. Böyle maçlarda kaleci performansı çok önemlidir ve uğurcan gerçekten kalesinde devleşti, hatasız oynadı. Tecrübeli kaleci çok kritik dakikalarda çok kiritik kurtarışlarla rakibin direnci ve umutlarını kıran isimdi. Son 15 dakika Okan Buruk yorulan isimleri alıp, doğru hamlelerle maça damgasını vurdu. Dün genel olarak tam anlamıyla görevini yapmayan oyuncu yoktu. Osimhen biraz gününde olsa belki de farkı artırabilirdik ama onun da kötü oynama hakkı var sanırım ve dün gece kullandı bu hakkını. Özetle muhteşem bir galibiyet ve Şampiyonlar Ligi’nde iddiasını daha güçlendiren Galatasaray izledik. Sahada taraftarıyla bütünleşen oyundan hiç kopmayan Sarı Kırmızılılar, tarihi bir zafere daha imza attı kutluyorum... (Fanatik)

Levent Tüzemen: Kalinka gecesi

Rams Park'ta Kalinka gecesi yaşadık! Batrakov'un 15 dakikada attığı iki gol tribünlerin bir anda zafer sarhoşluğu yaşamasına katkı yaptı. Mütevazı kimliğinin yanı sıra çalışkanlığı, zekası ve kalitesi ile ön plana çıkan Batrakov, iki golde de ders sayılabilecek 2 kaliteli vuruş yaptı. İlk golde üst ağlara topu yapıştırdı, ikinci golde kalecilerin ölü noktası olan bacak arasına vurdu. Stuttgart bir Alman takımı olarak çok koşuyor, iyi mücadele ediyorlar. Maçın kırılma noktası bence 7. dakikada Leweling'in vuruşunda topun iki direğe çarpıp ağlara gitmemesi G.Saray adına büyük bir şanstı. Bu kaçan gol Stuttgart'ın da sonu oldu. Osimhen iyi mücadele etmesine ve çok çalışmasına rağmen ısrarla gol atmaya çalışması bazı pozisyonların kaybolmasına neden oldu. Defans bloğu çok başarılıydı. Torreira, yine çok çalıştı, Lemina savunmayı ve orta sahayı başarıyla kontrol etti. Yunus ve Barış'ın sadece kanatlarda hücumu düşünmeyip savunmaya yardıma gelmesi de alkışlanacak bir davranıştı. G.Saray yönetimi bu zemini yapanlardan hesap sorsun ve milli maç arasında da tekrardan elden geçirsinler. Torreira, Osimhen, Batrakov az daha kötü zeminden sakatlanıyorlardı. İngiliz hakem soğukkanlı bir maç yönetti. Yalnız kart uygulamalarında biraz cimri davrandı. Lemina'ya yapılan hareket kırmızıydı. Özellikle Batrakov'a atılan dirsek de kırmızı olmalıydı. G.Saray, 6 puana çıkarak gruplardaki şansını fazlasıyla çoğalttı. (Sabah)

Bülent Timurlenk: Prens böyle istedi

Taraftarın sevgisi ve alkışı takıma, futbolcunun teri ve mücadelesi ise arma ve formayadır… Zorlu maçın öncesi yönetimdeki kavgaya, taraftar bir bağıracaksa, iki bağırıp, futbolcu da bir koşacaksa iki koşarak cevap verebilirdi. İşte tam da böyle başladı Galatasaray... Okan Buruk özellikle ilk yarıda rakibi prese boğarak bazı oyuncuların enerjisini 60 dakikada tüketecek kadar tempoyu yükselterek skoru almayı hedefliyordu. Stuttgart'ın iki direkten birden dönen pozisyonu elbette maçın kader anlarındandı. Batrakov nefis iki bitirişle tabelayı 2-0'a getirdiğinde dakika 15, hat-trick yapacağı pozisyonu kaçırdığında ise dakika yirmiydi. Atakan sakatlanıp çıkınca Galatasaray'ın ön alan baskısından kaçabilmek için uzun vurmaya başlayan ve önünde Demirovic ve Deniz'le tutunmaya çalışan Alman ekibi, iki pozisyon daha bulurken Buruk'un takımı devreyi 3 farklı bitirebilirdi. Kötü zeminde, sert hava şartlarında soyunma odasından tabela 2-0'ken de 0-0'mış gibi gelirsin… Bunu Lille'de ispatlamışlardı. Dün de devamını getirdiler. Süper Lig'in oyun yoğunluğunun çok çok üzerinde bir tempoda savaşmadan kazanılacak maç değildi. Rakibe kart üstüne kart çıkarttırdılar. Buruk, iki kartlı adamı Barış ve Sallai'yi 65'te oyundan alırken devamındaki değişikliklerle de aslında Fenerbahçe derbisinin benzeri bir planı uyguladı. Uğurcan'ın kurtardığı net iki pozisyon ikinci yarıda 'Şampiyonlar Ligi'nde maç kazanmak istiyorsan kimse vasatın altında kalmamalı' fikrinin yeşil zemindeki pratiğiydi. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek dün Osimhen'in çöken zeminde dönen bileğine iyi baksın. Okan Buruk ve öğrencileri çok daha iyisini hak ediyor. (Sabah)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...