Spor yazarları Trabzonspor için ne dedi? | "Muçi'nin içinden Salah çıktı"

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Trabzonspor'un Süper Lig'in 9. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor'u 4-3 yendiği karşılaşmaşı değerlendirdi.

Spor yazarları Trabzonspor için ne dedi? | "Muçi'nin içinden Salah çıktı"
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 7 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

Cemal Ersen: Skor değil maç dört dörtlük

Sanırım sadece bizim futbol kültürümüzde var “Kağıt üzerinde” favori olmak. Üzerine yazıp çiziyor, maç oynanmadan ahkam kesmeyi pek seviyoruz. Tıpkı dün akşamki Ç.Rizespor-Trabzonspor maçında yaşananlar gibi.

Ligde son üç, Avrupa’da iki maçını kazanıp Rizespor deplasmanına mutlak favori çıkan Trabzonspor’da, sanırım futbolcular da büyülü atmosferin rehavetine kapılmıştı.

İlk yarı bittiğinde fırtına öncesi sessizlik hakim olmuştu Rize stadında. Nasıl olmasın ki? Hani, son üç haftadaki keskin virajları kazasız atlatan Trabzonspor var ya? Maçın yarım saati geçilirken kalesinde iki gol görmüş, rakip alanda tek pozisyon üretememişti.

Bu bölümün özeti; orta alanı rakibe teslim etmiş, rakibin hızlı çıkışlarına engel olamamış, son vuruşları karşısında Onana bile çaresiz kalmış, hücumda sıfır üretkenlikle oynayan ve kaderine razı görünümünde bir Trabzonspor vardı sahada.

Açık söyleyeyim merakım, Thomas Reis’in öğrencilerinin geriye düştükten sonra nasıl refleks vereceği idi. Öyle ya, kazandığı son beş maçta öne geçtiğinde istediklerini yapan takım, zar “gele” gelince ne yapacaktı.

Devre arasında, soyunma odasında ne yaşandığını ve konuşulduğunu bilmiyorum. Ancak Trabzonspor’un ikinci yarının başında müthiş bir refleks göstererek üç gol bulup öne geçmesi alışık olduğumuz bir geri dönüş değildi.

Hikayenin baş rolüne Ernest Muçi’yi yazıyorum. O görünmez bir kahraman. Oyunda hiç yokken, bir bakıyorsunuz işaret fişeğini ateşleyen onbaşı oluyor. Bazen general. Trabzonspor’un üç golünde Muçi’nin emeğinin olması, teknik direktörünün ona niçin güvendiğinin haklı göstergesidir aslında.

İtiraf etmeliyim ki, dün akşam Rize’de son zamanların en keyifli, heyecanlı ve bir o kadar dramatik maçlarından birini izledim. Rizespor’un onurlu mücadelesi puanı hak etmişti. Maçın hiçbir yerinde teslim olmayı düşünmediler.

Trabzonspor Thomas Reis ile müthiş bir değişim yaşıyor. Alman hocayla ligdeki son dört maçını kazanırken, Avrupa’da kayıpsız devam etmesi camiayı mutlu edebilir. Ancak abartmamak gerek.

Dün bir yol kazası yaşayabilirdi. Yarın da olabilir. Trabzonspor ligin en iddialı, şampiyonluğun en iddialı ekiplerinden biridir.

Rizespor maçından çıkaracağı dersler, maratonun kalan bölümünde aşacağı engelleri tanıması açısından fayda sağlayacaktır. (Milliyet)

Aksal Yavuz: Muçi’nin içinden Salah çıktı!

İki komşu takımın kendi arasında oynadığı karşılaşmalar bugüne dek bu dendi heyecanlı olmamıştı. İzleyenler de futbola, gole doymuştur. Öyle bir kapışmaydı ki iki takım taraftarı atılan ve yenilen goller, kaçan pozisyonlar esnasında tansiyon, şeker ve kalp ilaçlarına sarılmıştır!

İlk yarı biz ‘saz’ diyelim, siz kemençe deyin, eline alıp çalan, söyleyen ev sahibi takım Çaykur Rizespor’du. Nerede o Galatasaray’a dört, Beşiktaş’a iki atan, oynadığı takımları sahadan silip atan Trabzonspor? Tanıyabilene aşk olsun! Trabzonspor komşu kaleye gidemeden kalesinde iki gol gördü.

Bir oyuncu kötü olur tamam da hepsi mi gününde olmaz. Kısaca son haftaların süper Trabzonspor’u ilk yarı yokları oynadı.

Öte yandan Çaykur Rizespor, sezonun en iyi oyunundan kesitler sunarken, bordo-mavili takımın sol tarafında adeta hız denemesi yaptılar. Düşünün bu sezon evinde golü olmayan takım, ligin en az gol yiyen takımına bir yarıda iki gol attı.

Amma velakin Reis’in öğrencileri ikinci yarıya bambaşka kimliğe bürünüp, müthiş bir dönüşle başladılar. İlk yarı ev sahibi takım oyuncularına ‘iki gol avans dörtte biter’ demişler gibi, ikinci yarı buluttan yağmura dönüp Çaykur Rizespor kalesine dökülmeye başladılar!

İlk kırk beş dakika geçiş oyununda ve rakibi karşılamada sınıfta kalan bordo-mavili oyuncuların imdadına Tim’in yetiştiğini hazır yeri gelmişken söyleyelim.

Tim, oyuna girdikten sonra ilk yarı ayağına top gelmeyen Salah, etkisiz olan Muçi, düşündüklerini bir türlü gerçekleştiremeyen Aral ile Franculino, gitti, yerlerine gelenler kendilerinden başkası değildi. Hal böyle olunca takır takır oynayan, arka arkaya şakır şakır goller atan bir takım izlemeye başladık. Laf aramızda şampiyon gibi oynadılar.

Salah, oynuyor, oynatıyor, aklını kullanıyor. Sizi bilmem ne dersiniz ama Muçi’nin içinden Salah çıktı desek çok da abartmış olmayız. Olağanüstü bir Muçi izledik. Bu dönüşümün mimarı Salah’tan başkası değil; aldılar, verdiler rakibi yerle bir ettiler. Yıldız oyuncu ile oynamak böyle bir şey; demek ki bazı özellikler bulaşabiliyormuş! Bütün gollerin hazırlanışında Muçi’nin parmağı vardı.

Uzun lafın kısası, Thomas Reis’li Trabzonspor, önüne geleni devirmeye devam ediyor. 2-0 mağlubiyetten geri dönüp, harika bir oyunla galip gelmeleri onlar adına çok daha kıymetli oldu. Emin olun bugün her Trabzonsporlu kaybedilen Amed ve Konyaspor maçlarına öyle bir ‘ah!’ çekiyorlardır ki ne siz sorun ne de biz anlatalım! (Milliyet)

Olcay Çakır: Zorlandı, öğrendi ve kazandı

Trabzonspor, Rize’den yalnızca üç puanla dönmedi. Belki birkaç mağlubiyetin bile öğretemeyeceği dersleri kazanarak aldı. Üstelik büyük takım refleksini göstererek! İlk yarıda oyuna giremeyen, rakibinin temasına karşılık veremeyen bir Trabzonspor vardı. Rizespor, tribünün enerjisini sahaya taşıdı; koştu, bastı, Bordo-Mavililer’e nefes aldırmadı. Kalitenizin tek başına yetmeyeceğini hatırlattı. Devrede Thomas Reis’ın değişiklikleri kadar, istediği reaksiyon da belirleyiciydi. Soyunma odasındaki konuşmayı bilmiyoruz ama sahadaki karşılığı açıktı: Mücadeleye ortak ol, temastan kaçma, sorumluluk al! İkinci yarıda roller değişti. Trabzonspor, oyunun ve skorun kaderine müdahale etti.

3 puandan fazlası...

Rahat bir 1-0 mı, böylesine sarsılarak gelen bir galibiyet mi? Sezona bırakacağı iz açısından bu geri dönüşün değeri başka. Çünkü takım, işler kötü giderken de kazanacak gücü kendinde buldu. Büyük takım imzası biraz da budur. Sonra yine durdu. Oyunu sürdürmek yerine maçı bitirmeyi düşününce stres büyüdü. Bir sezonun inişlerini, çıkışlarını tek devreye sığdırdı. Üç gol yemek, dört attığınız akşam kabullenilebilir ama savunmadaki hatalar unutulamaz. Atılanlar kadronun gücünü, yenilenler çalışılması gerekenleri gösterdi. Asıl kazanç, hatadan dönüp yeniden ayağa kalkabilmekti. Her hafta işler yolunda gitmeyecek. Taraftar da kendini yalnızca rahat galibiyetlere hazırlamamalı. Bu takım bir hikâye yazacaksa böyle gecelerden de geçecek. Rize’de kazanılan, üç puanın yanında, maçın kaderini değiştirebilme inancıydı. (Fanatik)

Koray Durkal: Kusurlu ilk yarı, kusursuz geri dönüş!

İki gol geriden gelip dört golle ayağa kalkmak, herkesin harcı değil! Trabzonspor’un Rizespor karşısında 2-0 geriye düşüp 4-3 öne geçmesi, futbolun neden 90 dakika boyunca izlenmesi gerektiğinin en çarpıcı örneklerinden biri.

Bordo mavililer, tam da herkesin umudunu sorguladığı anda ayağa kalkarak Karadeniz’in hırçın ruhunu sahaya yansıttı.

İki gol geriye düşmek kolay değildir. Hele Trabzonspor gibi beklentisi yüksek, taraftarının sabrı kadar sevgisi de büyük bir takım için... Ancak büyük takımların hikâyesi, her şey yolundayken değil, işler tersine döndüğünde yazılır. Trabzonspor da Çaykur Rizespor karşısında tam olarak bunu yaptı: Pes etmedi, geri çekilmedi, teslim olmadı!

Aral Şimşir’in enerjisi, Franculino’nun hücum tehdidi ve Salah isminin çağrıştırdığı yıldız kalitesi, bu çılgın karşılaşmanın heyecanını farklı bir noktaya taşıdı. Thomas Reis ise geldiği günden bu yana kazanan bir teknik adam olmanın dışına çıkarak geriye düştüğünde de işleri geri çevirebileceğini göstermiş oldu.

MÜCADELE RUHU KÜÇÜMSENEMEZ

Elbette Trabzonspor’un savunmada verdiği açıklar görmezden gelinemez. İki gol geriye düşmek, ciddi bir uyarı. Ancak böylesine bir geri dönüşün ortaya koyduğu mücadele ruhu da küçümsenemez. Bordo-mavililer, Rize’de yalnızca golleriyle değil, inadıyla da konuşulmayı hak ediyor. Çünkü Trabzonspor’un genlerinde mücadele var. Karadeniz’in dalgası gibi bazen sert, bazen kontrolsüz ama her zaman iddialı! 4-3’lük üstünlük, bu inancın sahadaki karşılığı. Ve taraftar için böylesi gecelerin anlamı, üç puandan çok daha fazlasıdır.

Karadeniz’de deniz kabarır, fırtına yön değiştirir. Ama Trabzonspor ayağa kalktığında, maçın hikâyesi de değişir! (Hürriyet)

İskender Günen: İşte büyük takım!

Bu maçın yorumuna Trabzonspor için gece ve gündüz mü desek ya da büyük takım refleksi mi desek? Büyük takım refleksi daha doğru başlık olur. İlk yarıda topa sahip olan ve iki kenardan da atak girişimleri yapan taraf Rizespor'du... Özellikle Mithat, Trabzonspor'un sol kenarını felç etti. Uzun zamandır Mustafa'yı bu kadar etkisiz görmedim. Orta alanda Fabinho ve Melih oyuna hiç giremedi ve orta saha Rizespor'un kontrolünde kaldı. Bu yarıda istenilen hücum organizasyonları da yeterli düzeyde olmadığı için Rizespor ilk yarıyı 2-0 önde bitirdi. İkinci yarıda Fabinho'nun yerine Folcarelli girdikten sonra 8 dakikalık bir bölüm var ki mükemmel görüntüler ortaya çıktı. Önce Salah-Muçi birlikteliğiyle Melih ağları gördü, ardından yine Muçi'nin getirdiği toplarda Aral ve Franculino ile de 3-2 öne geçen Trabzon oldu. İlk yar-ı ya göre değişen şey Trabzonspor'un hücumda gerçek kimliğiyle yer almasıydı. Muçi ilk yarı sahada yoktu, ikinci devre ise atılan gollerin hepsinde büyük payı vardı. Franculino'ya ise ayrı bir parantez açmak gerekir. Reis'in gelmesiyle 11'de yer buldu ve şu ana kadar Trabzon'un hücumunu şekillendiren oyuncu olarak öne çıktı. Rakip savunmanın arkasına yaptığı koşular, çabuk hızlanması ve yüksek teknik becerisi... Attığı dördüncü golde ise mükemmel bir vuruş özelliğinin de olduğunu gösterdi. Bugüne kadar yapılan maçlarda Trabzon ilk golü atan taraftı. Yenilen iki golden sonra bile oyunu ve mücadeleyi bırakmayıp büyük takım kimliğiyle sahada yer aldı. Muhteşem bir dönüşe imza atan Trabzonspor, şampiyonluk yarışının içinde olacağının mesajını verdi. (Sabah)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...