Spor yazarlarından Trabzonspor değerlendirmesi: "Nasıl bir dua aldık ki…?”
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Trabzonspor'un UEFA Konferans Ligi'nin ilk haftasında deplasmanda Finlandiya ekibi KuPS Koupio'yu 4-2 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Trabzonspor, UEFA Konferans Ligi'ndeki ilk maçında Finlandiya'nın KuPS Kuopio takımını deplasmanda 4-2 mağlup etti.
Bordo mavililere galibiyeti getiren golleri Paul Onuachu, Mohamed Salah ve Franculino (2) kaydetti. Trabzonspor'un Kamerunlu kalecisi Andre Onana 59. dakikada KuPS'ın penaltısında gole izin vermedi.
Spor yazarları KuPS - Trabzonspor karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Aksal Yavuz: Salah durdurulamıyor!
Her ne kadar Kups’un teknik adamı Nuutinen, Salah için ‘… Onu durdurabilmek için hazırladığımız bir plan var. Hem Salah’ın etkisini azaltmak hem de diğer oyuncuların rahat etmesini engellemek için bazı yöntemler belirledik. Ona karşı uygun oyuncularla önlem almaya çalışacağız’ dese de…
Salah bu, durdurabilene aşk olsun! Zira Trabzonspor’un ele avuca sığmayan yıldızının top ayağına gelmeden meşin yuvarlağı nereye, kime atacağının hesabını, kitabını yapıyor, ölçüyor, biçiyor takım arkadaşını pozisyona sokuyor. Bunları Şampiyonlar Ligi’nde, Avrupa Ligi’nde yapan adam Konferans Ligi’ni es geçer mi ya da rakip kim olursa olsun affeder mi? O da gereğini yaparak ilk denemeyi Onuachu ile gerçekleştirdi, birkaç dakika sonra da klasik plasesini yaparak golünü attı.
Özetle, Trabzonspor’u Türkiye liglerinde uçuran adamı Şampiyonlar Ligi’nde, Avrupa liginde durduramadılar da 7 milyon euroluk Konferans Ligi takımının defası mı durduracaktı! Durdurmadılar da…biz kime nasıl bir iyilik yapmış olabiliriz,
Laf aramızda, bütün Trabzonsporlular kendi kendine hatta birbirlerine ‘Dünya yıldızı Salah’ın Trabzonspor’da oynaması için nasıl bir dua aldık ki…?” diye soruyorlardır muhtemelen!
Salah durdurulamayınca takım arkadaşları da durmadı hani! Maç ne zaman 3-0 oldu, Salah oyundan alındı, Kups da kendi sahasından çıkıp Trabzonspor’un üstüne gitmeye başladı. Daha çok kaybedecekleri bir şey olmayacağından olsa gerek; en azından bir şeref golü istediler desek!
Açık konuşmak gerekirse; bordo-mavili oyuncular da nasılsa galibiz, bu maç bitse de Trabzon’a dönsek, Beşiktaş maçını düşünmeye başlasak anlayışıyla oynamış olacaklar ki, Onana’nın konsantrasyonunu kaybettiği bir anda kornerden gelen topun gol olması tüm planları altüst etmiş olabilirdi penaltıda pencere macunu gibi uzamasaydı aynı Onana…
Uzun lafın kısası Trabzonspor defansının zincirleme hatasından kaynaklı yenilen gol Konferans Ligi’nin iddialı takımlarından Trabzonspor’un nazar boncuğu olsun, Onana’nın kornerden yediği golde olacağı gibi… Bitirirken kocaman bir nazar boncuğu da durdurulamayan, ele avuca sığmayan Salah’a bizden gitsin! (Milliyet)
Cemal Ersen: Tecrübe ve kalite farkı
Trabzonspor, Thomas Reis yönetiminde ligden sonra Avrupa kulvarında da “farklı” biçimde devam etti yoluna. UEFA’nın üç numaralı kupasında ilk sınavını Finlandiya ekibi KUPS’a karşı veren temsilcimizde maça Alman hocanın oyuncu tercihleri damga vurdu.
Reis, cezalı ve sakat isimler nedeniyle kadroda revizyona gitti. Süper ligde yabancı kontenjanına takılan Bouchouari ve Mendy’ye forma verdi. Samet, Ozan ve Onuachu’ya “işte forma” dedi. Onuachu teklifi kabul etti, golünü attı ama 6. dakikada talihsiz biçimde sakatlanarak oyunu terk etti. Maça bu sezon birlikte oynamayan altı futbolcuyla başlamak riskti, lakin Reis haklı çıktı.
KUPS takımına saygı duyuyorum ama Trabzonspor ile aynı tartıya çıkacak bir rakip değildi. Onuachu’nun erken golünden sonra anlamsız biçimde oyunu rölantiye alan temsilcimiz, ilk yarının son dakikalarında Salah’ın sayısıyla rahatladı. 47’de Franculino farkı üç çıkarınca, Thomas Reis ligdeki Beşiktaş maçını düşünerek oyuncu değişikliklerine gitti.
Sonrasında yüreğimizin ağzımıza geldiği iki pozisyon vardı. Kahramanı ise Onana idi. Pennanen’in kullandığı korner atışında top doğrudan ağlara giderken hatası büyüktü. Arkadaşlarından özür diledi. Dilemekle kalmadı, bir kaç dakika sonra Samet’in sebep olduğu penaltıda Parzyszek’in vuruşunu kurtararak maçın öyküsünün başka bir mecraya evrilmesini önledi. Yetmedi, kalan sürede üç net gol pozisyonunda rakibe gol izni vermedi. Kısacası skordan bağımsız, maçın en çok konuşulacak ismi oldu.
Bu arada Mendy ve özellikle Bouchouari’nin durumunun gözden geçirilmesi gerek. Teknik direktör Reis’in raporu önemli. Devre arasında yapılacak revizyonda bu iki oyuncunun durumu değerlendirilmeli. İkisi de çok değerli ve katkı verecek isimler.
UEFA Konferans Ligi’ne iyi bir başlangıç yapan Trabzonspor’un önceliği elbette Süper Lig. Beşiktaş maçı çok önemli. Thomas Reis ile yakaladığı yükselişi sürdürmesi gerek. Ligin en iyi futbol oynayan iki takımının mücadelesinin keyifli geçeceğini düşünüyorum. Sezonun en iyi maçlarından biri olabilir. (Milliyet)

Mehmet Ayan: Kolayken zorlaşıyordu!
Okay, Malinovskyi, Umut, Savic, Batagov, Mustafa sakat. Nwaiwu ve Cabral cezalı; Metehan, Cihan, Ali Habeşoğlu statü gereği yoklar. Samet ve Mendy ilk kez 11’e çıkmışlar. Melih yokluktan solbek. Zemin suni çim. Tüm bu olumsuzluklar zayıf Fin ekibini geçmek için mazeret olamazdı. Aradaki kalite farkı bariz şekilde ortadaydı. 41’de girdikleri çok önemli pozisyon dışında kalemize gelemediler. 10 kez ceza sahamızda topla buluşsalar da oyun çıkmadı onlar adına ilk yarıda. Bizim çok daha efektif olduğumuz 45’te Salah yıldızlaştı. 1 gol 1 asist dışında da oyunu ağırlıklı onun tarafından oynamaya gayret ettik. 3’te skoru bulup 7’de oyundan çıkmak zorunda kalan Onuachu devam edebilse, ilk yarı 2-0’da kalmazdı.
KAZANMAK iÇiN KALiTEMiZ YETTi
“47’deki golle zaten zor olmayan maç bitiverdi!” diye düşünüp notumu da almıştım. Yazının kalanı Salah değerlendirmesi olacaktı. “Buz gibi Tampere gecesinde, suni çimde, onsuz da kazanılması güç olmayan maçta, alternatiflerinden en az biri kulübede beklerken bu denli iştahı yüksek oynaması sadece iyi oyunculukla açıklanamaz. Paraya, statüye, prestije, gelecek kaygısına ihtiyacı olmayan birisi için büyük aidiyet göstergesi!” cümlelerini kuracaktım.
54’teki gol yazımın dizimini değiştirmeyecekti. Ancak 59’daki penaltı? Futbol öylesine sürprizlerle dolu ki... 12 dakikada maçın tüm gidişatı değişebilirdi. Sonrasında da birkaç pozisyonda etkili olan Onana, kurtardığı penaltıyla maçın elde tutulmasına katkı sundu. 55’te Salah, Beşiktaş maçı düşünülerek oyundan alınınca hücum gücümüz eksildi. Rakip bastırdıkça savunmak zorunda kaldık. Kalitemiz galibiyeti almaya yetti. Dju bulduğu iki golle maça damga vuran isimlerdendi. Seçenekleri geniş Trabzonspor’dan beklenen sadece ligde şampiyonluk mücadelesi değil. Konferans Ligi’ni camia önemsemeli. (Hürriyet)
Olcay Çakır: Salah’la her şey daha kolay...
Trabzonspor, Finlandiya’da da Samsun’daki iştahıyla sahadaydı. Ön alan baskısı, erken gelen gol ve oyuna hükmetme arzusu... BordoMavililer birkaç basit top kaybına rağmen kontrolü elinde tuttu. Zaman zaman orta saha mücadelesine dönen oyunda fazla yorulmadan üstünlüğünü korudu. Aral’ın değerlendiremediği fırsatlar da vardı elbette. Ama bir de Salah vardı! Sahada futbolcu kimliğiyle değil, adeta sanatçı duyarlılığıyla dolaştı. Onuachu’ya yaptığı servis, attığı gol, topa her dokunuşundaki incelik... Oyunun hızını yükseltti, hücumlara akıl ve kalite kattı. Sıradan görünen pozisyonları ustalığıyla tehlikeye dönüştürdü. Trabzonspor soyunma odasına yalnızca skor üstünlüğüyle değil, oyunun sahibi olarak gitti.
Alınacak dersler var
İkinci yarıya da aynı iştahla başladı Trabzonspor. Pina’nın klasikleşen bindirmesi, Franculino’nun bitiriciliğiyle fark açıldı. Maçın kontrolü artık tamamen Bordo-Mavili ekipteydi. Ancak birlikte oynama alışkanlığının henüz oturmaması, basit pas hatalarını beraberinde getirmeye devam etti. Rakibin bulduğu gol ve kaçırdığı penaltı, rahat görünen maçın bile konsantrasyon istediğini hatırlattı. Reis’in değişiklikleriyle oyun temposu düştü. Trabzonspor pas yaparak süreyi eritmeyi tercih etti. Üretkenlik vardı, kalite vardı ama savunma güvenliği konusunda alınacak dersler de... Sonuçta dört gollü, 3 puanlı bir Avrupa akşamı! Beyaz zambaklar ülkesinde Fırtına esti. (Fanatik)
İskender Günen: Daha fazla ciddiyet gerekiyor
Trabzonspor rotasyonlu bir kadro ile sahaya çıktı. Buna rağmen bordo-mavililer, Finlandiya ekibi KuPS Kuopio takımından çok daha kaliteli bir takım. Maçın başında Salah'ın asisti ve Onucahu ile gelen gol… Golden sonra iki ceza saha arasında sıkışan sert ve boğucu bir orta alan mücadelesi vardı. Rakip takım duran top haricinde Trabzonspor savunmasına ilk yarıda 40. dakikaya kadar hiçbir tehlike yaratmadı. İlk yarını son dakikalarında yine sahneye Salah çıktı ve Trabzonspor'u soyunma odasına iki farklı skorla götürdü. İkinci yarının başında Franculino ile gelen üçüncü gol… 3-0'dan sonra ise sahada sergilenen özensiz bir tablo var. Böyle bir durumda rakip kim olursa olsun oyun disiplininden uzaklaştığınızda sorunlar başlıyor. Üstelik rakibin kadro kalitesi, fiziksel kapasitesi ve oyun ezberi son derece sınırlıyken… Önce kaleci Onana'nın yaptığı kritik hata ve kornerden gelen gol... Akabinde ise penaltı pozisyonu… Onana kurtarmasa bir anda sorunlar öne çıkardı. Kamerunlu kalecinin bu pozisyondan başka iki net gol pozisyonunu da önlediğini belirtelim. Yaşanan konsantrasyon düşüklüğü ve savunma zaafları göz ardı edilmemelidir. Trabzonspor rotasyonlu bir kadroyla çıktı, Salah'ın bireysel performansı ile maçı koparmasını bildi. Gerekli 3 puanı aldı. Ancak büyük takımlar sadece maç kazanmaz; skoru bulduğunda da oyunu ciddiyetle oynamaya devam eder… Çünkü ilerleyen tur ve maçlarda çok daha sert rakiplerin karşısında sorunlar başınızı çok fazla ağrıtır.