Teknoloji uyanıkları!

Bilgi ve yaratıcılık özeldir. Çalışma, araştırma ve çok düşünme, kafa patlatmayla elde edililir. Ayrıca üst akıla ihtiyacı vardır.
28 Aralık 2015 16:34- Son Güncelleme - 28 Aralık 2015 20:20
Google news abonelik
Teknoloji uyanıkları!

 Bilgi ve yaratıcılık özeldir. Çalışma, araştırma ve çok düşünme, kafa patlatmayla elde edililir. Ayrıca üst akıla ihtiyacı vardır. Ancak şimdi yaşadığımız dönemde, özellikle kaygan zemin üstünde geniş imkanları bulanların dar ve sınırlı ortamda birçok beynin başarısına kilit vurulmakta ve hatta sahiplenilmemekte, hatta bilgi hırsızlığı yapılmaktadır.

Oysa bilgi ve kanıtlanmış gerçeklerin akademik doktrinleri ve sonuçları deneylerle sabitlenip ders olarak okutulmakta iken, bazen saçmalıkların dayatmacılıkla ortaya çıktığı bir dönemdeyiz. İnsanlık tarihinin her döneminde bu tür çıkışların ve karşı duruşların ihaneti söz konusudur. İmkanlar insanın rahat ve mutlu olması için kullanılır görülse de, karşı beklentilerin emeklerin üzüntüye hatta yıkıma itildikleri tarih şeridinde yerini muhafaza eder.

Çağ değiştiren atalarımızın torunları olarak bizlere karşı duruşların yanında zaman zaman canımızı, kanımızı verdiğimiz halde, kendimiz için önemli  tedbirleri almakta yaya kalmışızdır .Dirayet ve kararlılık yerine biraz hava atmak veya uzayan  bir rehavet en büyük rakibimiz olmuştur. Bu ara birbirimizi en çok yaraladığımız süreç olarak futbolda sadece "ben egosuna " teslimiyetin baskısına girilmiştir.

Biz nedense Ulus olarak Mimar Sinan, İbrahim Müteferrika, Piri Reis, Hezarfen Ahmet Çelebi ve  Atatürk gibi yürekli, cesur dahilere dahi gerekli şekilde sahip çıkamamış, hatta yabancılar  onları daha iyi değerlendirmişlerdir.

Kopyacılık ve kolaycılık yaşam biçimimizdir. Bu gün futbol bataklığını kendi insanımızın imkansızlıklar içinde aşan ama sonuçta ellerinden alınan yanlışlarını kimse konuşmuyor. Yeni neslin asıl ilgi duyması ve yarının öne çıkması bununla mümkün iken bizler kendi çocuklarımızı eğitim adına beton zeminli halı sahalara tıkıp uluslararası başarı beklemeyi ve sadece yabancı futbolcu ile teknik adama yatırım yapmayı milyar euroları savurmayı ondan lig oluşturmayı öne almışız! Peki neden? Tribünleri neden boşaltık? Ekonomik yetersizlik ve fanatizm üzerine tribünden ekrana çekilen ve oradan da orta oyunu seviyesine inen yorumların yarattığı taraftarların hangi heyecanlar içinde futbolu izlemediklerine bakıyor musunuz!?

Yıllarımı eğitim adına en küçükten en yukarı çıkarsız başarılı ve dolu dolu hala savaş verircesine FUTBOLA adamış kişi olsam da gerçekler ilginç gelmiyor. Bir futbolcunun mimiği veya bir fantezi hareketi üzerine üretilen yalan dolan alakasızlıklarının programları orta oyunu şekline dönüştü! Kimi de teknolojik imkanları ile çalınan fikirleri kullanıyor.

Daha geçen haftalarda İngiltere'de dünya teknik adamı sayılan Morinho'nun takımı Chelsea'nin dokuz yenilgi aldığı süreçte tek tepki dahi görmemesi gerçeğini düşünelim. Bizde olsa ilk maçta kapının önüne konulur ve uzantılı senaryolarla hayatı dar ederlerdi adama!

Hemen hemen günümüzün konuşulması gereken bir olayı yaşatan malum başkan, teknik adam beğenmez ve hatta bir saat önce anlaştığı, işe başlattığı teknik adamı kovarak yerine başkasını alır. Biz kimine yaşını sorar yabancı olunca kabul eder zihniyet ile  futbolun kalıba sığmadığını ve kendi gerçeklerinden uzaklaştığını ne zaman önemseyeceğiz.

Beşiktaş bu nedenle bu yıl bir çıkışın ve doğruların takımıdır. Tek sıkıntı ikinci yarı devamlılığıdır .Örnek futbolcular Atiba, Oğuzhan ve Gomez olunca belki sıkıntı olmayacak diye düşünmekteyim. Ama Quaresma ve Gökhan dün gece oyundan alınınca, Quaresma'nın tepkisi çok ayıp bir örnektir. Teknik adam olarak yapılan bu doğru farkı getirmiştir .Yoksa kırmızı kart görme ihtimalleri takımın başına iş açabilirdi. Futbolcu bunu düşünmüyorsa teknik direktör düşünmelidir.

Şenol Güneş akşam öğretmenliğini, akıl tutulmasına olanak tanımayan bir gerçeklikte kullanmıştır. Farkı budur .Bu fark az hata ile ikinci yarı devam edecek ve Beşiktaş yeni bir tarz ile şampiyonluğu yakalayacaktır.

Şimdi birileri sürekli teknolojiyi ve sayısal verileri kullanıp yeni doktrinler üretse de, artık realite katı kurallarını kullanarak. "Haticeye değil; neticeye bak!" gündemini aşacaktır. Sadece yeni stadın açılışında da tarihi bir başarı ile şampiyonluk yaşanırken, geçmişin gerçeğini de unutmamak lazım gelecek. Çünkü başarı sağlam temellerin üstünde destanlaşır!

Başarı için öğretmeni kutlarken bize Oğuzhan'ı döndürmesi konusunda geçen yıldan bu yana verdiğim mücadelenin de öngörü değil giden hocanın eksiği olduğunu hatırlatma gereğini de duyuyorum. Bu da arkasından ağıt yakanlara hatırlatmamdır!

Gole sevinirken dikkat!