AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Tuncay Şanlı, Fenerbahçe için göreve hazır!

İlk Yayınlanma : 16 Nis 2020 - 01:12 / Son Güncelleme : 16 Nis 2020 - 01:22

Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Tuncay Şanlı Salcano Sakarya BB Team'in instagram hesabından canlı yayına katılarak soruları yanıtladı. Futboldaki alt yapıdaki eksikliklerin altını çizen Tuncay Şanlı Fenerbahçe'nin yaşadığı çöküşün nedenlerin açıklayp sarı lacivertli kulüpte göreve hazır olduğunun altını çizdi.

Koronavirüs süreci nasıl geçiyor?

"Ülke ve dünya olarak zorlu bir süreçteyiz. Vatandaşlarımız imkanları doğrultusunda evde kalmaya çalışıyor. Biz de evdeyiz. Bu süreçte psikolojik olarak daha güçlü kalmaya çalışıyor insanlar. Bazı şeylerin değerlerini daha fazla anlamaya başladık."

''Otelimizde sağlıkçılarımızı misafir ediyoruz''

"Hepimiz bir şeyler kendi imkanlarımıza göre yapmaya çalışıyoruz Sağlıkçılarımız kendi canlarını bir kenara koyup can kurtarmaya çalışıyor. Hayatlarını riske atmış durumdalar ve kendi canlarını hiçe sayıyorlar. Otelimize almıyoruz diye tepki gösteren sağlık çalışanlarımız olmuş. Biz otelimizde eğitim ve araştırma hastanesi Başhekiminin gönderdiği listeye göre hareket ediyoruz. 40'a yakın otelde doktorumuz var. Ekibimizle birlikte elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İnşallah bu zorlu süreci de atlatacağız."

Virüs sürecinden sonra alt yapıya daha çok önem verilmelidir!

"Herkesin görüşü olacaktır. Virüs olmadan önce hepimiz kulüplerin durumunu mali olarak biliyoruz.
Virüsten sonra her şey daha farklı olur mu? Onu bilemem. Kendi değerlerimize, alt yapımıza daha fazla yatırım yapıldığında şans verildiğinde, güvenildiğinde bence daha farklı olacak. Kendi değerlerimize daha fazla sahip çıkmış olacağız. Çünkü mali açıdan kulüplerin durumunu çok iyi görmediğimiz bir ortamda eğer alt yapıya önem verirsek planlarımız daha iyi olursa daha fazla yatırım yaparsak ve en önemlisi günü kurtarma adına değil,
uzun vadede onlara inanıp onlara forma şansı verirsek biraz üzerinde durursak bence o zaman futbolumuz değişir diye düşünüyorum. Bu süreçte hem mali, hem yönetici hem de planlama açısından alt yapıya daha fazla önem verirsek hep alt yapıdan bahsediyoruz ama önce bir yönetici bazında değişirsek o zaman alt yapımız daha fazla değişir. Gençlerimize imkan sağladığımızda alt yapı hocalarımıza da imkanları sağlarsak çok yetenekli gençlerimiz var. Sadece onlara inanalım ve güvenelim."

''İngiltere ile Türkiye arasındaki sistem olarak farklar nelerdir?''

''Her ülkenin kültürü farklıdır, bizim kültürümüz de farklı. Biz sevinci de üzüntüyü de üst seviyede yaşıyoruz. Tepkimiz daha fazla oluyor, sabrımız azalıyor ve beklentimiz çok oluyor. O gençlerimiz de ister istemez özellikle alt yapıda biraz görsel ve yazılı basında ismi çıktığında onu yönlendirmek çok önemli. Alt yapıdaki hocaların onlara verdiği eğitim çok önemli. İngiltere'de bütün branşlarda olaya bakış açısı olayın spor olduğunu bilmemiz gerekiyor. Tabiki kazanan ve kaybeden olacak, rekabet olacak herkesin bir hedefi olacak. Başarı tabiki bekleniyor. Önceden sporcular hakkında özellikle röportajlarda bu maçı kaybettik önümüze bakıyoruz. Evet Avrupa'da tam bu. Maç kaybedildi önümüze bakıyoruz. Önümüzde bir maç daha var. Böyle değerlendiriliyor. Spor olarak bir aktivite olarak bakılıyor.''

''Rekabet tabiki var. Holiganın çıktığı yerden dünyanın en iyi ligi olan İngiltere Premier Ligi'nden bahsediyoruz. Orada üst yapı ne oynuyorsa alt yapı da o eğitimi alıyor. Bizde 17-18 yaşındaki gençlerimizi 21 yaşına kadar alt yapıda değil. A takım seviyesinde ya da o seviyede oynamalıdır. Orada eğer şans bulamıyorsa hemen kendini oynayabileceği ve geliştirebileceği bir takıma gitmek istediğini dile getiriyor. Şans verilip inanılıyor. Pozisyon almayı ve nerede ne yapacaklarını çok iyi biliyorlar, yeteneği varsa şans veriliyor. Biz kendi içimizde çözmeye çalışıyoruz. Herhangi bölgenin oyuncusu cezalı ya da sakatsa devşirme yapılıyor. Alt yapımızda da genç oyuncular var. O yüzden Avrupa hem alt yapısına çok fazla yatırım yapıyor hem de inanıp şans veriyor. "

''Kötü mücadele edemezsiniz!''

''Amatörde oynarken Tamer ilaçan hocamın çok fazla katkısı vardır özellikle sakarya futboluna. O bir gün şöyle bir şey söylemişti hiç unutmam ve her zamanda söylerim. Aktif oynarkende futbolu bıraktıktan sonra da teknik direkörlük yaparken de hep şunu söyledim. 'Kötü pas atabilirsiniz, kötü şut atabilirsiniz, gol kaçırabilirsiniz, her şeyi yapabilirsiniz ama kötü mücadele edemezsiniz.' O benim aklımdadır. Benim de kötü oynadığım maçlarım oldu. Bundan sonra genç arkadaşlarımızın da olacaktır. Ama kötü mücadele edemezsiniz. Takım arkadaşınız için, taraftarın şu an ben burada olsam bunu yaparım dediği yerde sizin o mücadelenizi gördüğünde o da sizinle mücadele edecektir tribünde. Seyircisiz oynamanın tat vermediğini gördük. Onlara oynanan bir eğlencenin aktivitenin olduğunu net gördük. Beni ayıran burada nedir? Bilemem. Ama her yeni antrenman her maça çıkarken yeni bir günmüş gibi, yeni maçmış gibi çıktım. Çünkü diğer maç ve antrenmanlar geride kaldı. Kötü oynadığımı ben de hissediyordum bazen. Gol kaçırıyordum, pas hatası yapıyordum ama kötü mücadele edemezdim. Kendimi hep bu şekilde hazırladım hiçbir şey olmazsa sahada takım arkadaşlarım için koşardım."

''Fenerbahçe'de neden bu olumsuz süreç yaşandı?''

''Her zaman hedefe oynayan, şampiyonluğa oynayan, çok büyük yıldızlar ve çok büyük değerli oyuncular gelmiş. Çok büyük başarılara imza atmış, başka bir kültürün olduğu inanılmaz bir sivil toplum örgütünün olduğu bir takımdan bahsediyoruz. Bu takımın bir parçası olduğumdan dolayı ayrı bir gurur duyduğumu belirtmek istiyorum. Şu anki duruma baktığımızda sadece Fenerbahçe açısından değil, bir çok kulüp açısından özellikle mali açıdan çok büyük sorunlar yaşıyor ülke futbolu. Planlamada bazen sorunlar oldu. Özellikle şu son iki yılda yine beklenti çok büyüktü. Çünkü Ali Koç'un gelmesiyle beraber başka bir vizyondan bahsedildi, inanılmaz bir heyecan oldu. Ama bazen saha çok başka bir şeydir. Gelen oyuncunun kültüre ayak uydurması, takıma ayak uydurması ve uyum sağlaması kolay değildir.''

''O süreçte böyle geçti ama taraftar inanılmaz bir destek verdi, inanılmaz takımının yanında oldu. Sanki bir hedefe değil, Sadece bir maç ve bir süreç olarak bakıp tribünleri doldurdu. Taraftarın o gücünü oyuncuların hissetmediği anlar oldu. istediği futbolu oynayamadı belki baskı hissetti. Ama en büyük sorun mali açıdan büyük sorunlar yaşandı. Transfer politikası olarak yanlışlar da olmuş olabilir. Bu da bir süreç, bu da bir tecrübe ve bunun için sabırlı olmalıyız. Bizim en büyük sorunlarımızdan biri hemen şampiyon olmak. Sabırsızız ve beklentimiz çok fazla oluyor. Biraz daha sabırlı olmak ve beklemek gerekiyor. Biraz daha alt yapıya eğilirse Fenerbahçe kendi kültüründen, kendi bünyesinden oyuncular çıkarsa a takımla sezom  başı kamplarına giden genç arkadaşlarımız var. Ama daha sürekliliği olan, daha fazla forma şansı bulan, o kültürü o camiayı bilen oyuncular olursa ki şu an orada Volkan Demirel ve Emre Belözoğlu gibi o kültürü o camiayı bilen iki değer var orada. Onlarla beraber alt yapıdan gelecek oyuncularla bence daha farklı olabilir."

''Fenerbahçe için her zaman göreve hazırım!''

"Yerli ve yabancı oyuncularla sürekli irtibat halindeyiz. neler yapabiliriz? diye konuşuyoruz. Evet sahada olmak istiyorum. Teknik direktör olmak istiyorum. Bunun için hem çalışmalarım devam ediyor hem de kendimi geliştiriyorum.
Fenerbahçe'de nasıl olursa olsun, hangi pozisyonda olursa olsun görev geldiğinde seve seve ben ve diğer takım arkadaşlarım hepimiz hazırız. Fenerbahçe ile alakalı ben her zaman göreve hazırım. O ailenin bir parçasıyız, değeriyiz. Çok önemli değerler var. Uluslararası olarakta herkes göreve hazır."

"Sizi sahada en zorlayan isimler?"

"Servet Çetin ile antrenmanda bile olsa karşı karşıya gelmek istemezdim. Lugano ile de rakip olmak istemezdim. Topla beraber sizi bir anda taça atabilirdi.''