Türk futbolunda sistem iflası

Yazar: Ayhan Şensoy

Son Güncelleme /

Ajansspor yazarı Ayhan Şensoy, son dönemde Türk futbolunda yaşanan kriz hakkında "Türk futbolunda sistem iflası" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Türk futbolunda sistem iflası
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 3 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

Ayhan ŞENSOY

İtalyan futbolu ve siyaseti, 90’ların başında "Mani Pulite" (Temiz Eller) operasyonuyla sarsıldığında, herkes çürümenin kökünün kazındığını sanmıştı. Operasyon, devasa bir yolsuzluk ağını deşifre etti; yüzlerce ismi, kulüp başkanını, siyasetçiyi tasfiye etti. Ancak İtalya, adli operasyonların rüzgarıyla yetinip sistemi köklü, kurumsal ve yapısal reformlarla tahkim etmeyi unuttu. Sonuç mu? Çürüme, birkaç yıl sonra bahis skandalları ve şike kumpaslarıyla farklı kılıklarda geri döndü.

Bugün Türk futbolu, tam da bu İtalyan krizinin eşiğinde, tarihinin en büyük yapısal çöküşlerinden birini yaşıyor. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) binasına giren Mali Suçlarla Mücadele ekipleri, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil üst düzey isimlerin hakem atamalarında sahtecilik ve usulsüzlük suçlamalarıyla tutuklanması, kelimenin tam anlamıyla bir sistem iflasıdır. Bunun hemen ardından 448 kulüp yöneticisi ve personelin bahis şüphesiyle Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi, yangının sadece hakem odalarında değil, kulüp localarında da çıktığını gösteriyor.

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun "30 senelik pisliği bana yıkamazsınız" diyerek faturayı geçmişe kesmesi ya da yönetim kurulu üyelerinin peş peşe "Burası aile şirketi gibi yönetilemez" diyerek istifa etmesi, günü kurtarma çabasından ibarettir. Türk futbolunun kurtuluşu, kişilerin değişmesinde veya yeni bir seçim sandığının kurulmasında değil; sistemin genetiğinin değiştirilmesindedir. Eğer Türkiye, İtalya’nın düştüğü o tarihi tuzağa düşmek istemiyorsa, kelepçe seslerinin hemen ardından şu radikal, köklü yapısal reformları acilen hayata geçirmek zorundadır.

Kurumların yapısı acilen değişmeli

1- TFF, MHK ve Disiplin Kurulları; siyasetin, kulüp başkanlarının ve belirli sermaye gruplarının vesayetinden tamamen arındırılmalıdır. Kurullara atanacak isimler ahbap-çavuş ilişkileriyle veya kulüp referanslarıyla değil; uluslararası standartlarda liyakat, dürüstlük ve şeffaflık kriterleriyle seçilmelidir. Hepsinden önemlisi, bu kuralların kararları tamamen bağımsız, yargısal denetime tabi olmalıdır.

2- Kulüpleri borç batağına sürükleyen, bütçeleri delik deşik eden, "günü kurtarma" transferleriyle geleceğimizi ipotek altına alan yöneticiler için idari cezalar artık yetersizdir. Hatayı yapan bedelini ödemelidir. Kulübü zarara uğratan her yönetici, şahsi mal varlığıyla bu zararı tazmin etmek zorunda bırakılmalıdır.

3- Kulüplerin gelir-gider dengesi, UEFA’nın finansal sürdürülebilirlik kriterlerinin bile ötesine geçecek şekilde, bağımsız uluslararası denetim firmaları tarafından her ay incelenmeli ve kamuoyuna açıkça raporlanmalıdır. Kaynağı belirsiz, kayda girmeyen hiçbir kara paranın kulüp kasalarına sızmasına izin verilmemelidir.

4- Sporda şike, teşvik primi ve yasa dışı bahis ilişkileri artık "adi suç" veya basit disiplin ihlali kapsamından çıkarılmalıdır. Bu suçlar, toplumsal düzeni zehirleyen organize suçlar seviyesinde ele alınmalı; ertelenemez, paraya çevrilemez çok ağır hapis cezalarıyla cezalandırılmalıdır.

5- Fenerbahçe Başkanı Sayın Aziz Yıldırım geçtiğimiz günlerde kulübün menajerlere 35 milyon Dolar borcu olduğunu açıkladı. Futbolcuları köleleştiren, kulüpleri esir alan, kara para aklama süreçlerinin en elverişli aparatı haline gelen kontrolsüz menajerlik sistemi sıkı bir devlet ablukasına alınmalıdır. Transferlerde dönen komisyonlar ve el altından yürütülen gizli nakit akışları tamamen şeffaflaştırılmalıdır.

Riva’da patlayan bu son kriz, Türk futbolu için bir son değil, doğru değerlendirilirse şeffaf bir geleceğin miladı olabilir. Ancak adliye koridorlarında biten operasyonları, meclis koridorlarında ve federasyon kurullarında yapısal reformlarla desteklemezsek, bugünkü tasfiyelerin hiçbir hükmü kalmayacaktır. Unutmayalım; bataklığı kurutmazsanız, sinekler sadece şekil değiştirir. Ve Türk futbolunun artık bir kez daha aynı kısırdöngüyle kaybedecek tek bir dakikası bile yoktur.

Bu videoya da göz atabilirsin

Editör: Akın Ungan

Son Güncelleme /

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...