Volkan Demirel, Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası açtı ağzını yumdu gözünü

Editör: Orhan Gülek

Son Güncelleme /

Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi 2-1 mağlup ettiği derbinin ardından Volkan Demirel, sarı-lacivertlilerin oyununu, oyuncu değişikliklerini ve İsmail Kartal’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi.

Volkan Demirel, Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası açtı ağzını yumdu gözünü
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 19 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin Galatasaray'a 2-1 yenildiği derbi mücadelesini Kısa Paslar kanalında yorumladı.

VOLKAN DEMİREL: "İKİ TANE TAÇTAN GOL YENDİ"

"Maçın gidişatı şöyle; değişiklikler bence çok etki etti. Ama maçın ilk 15 dakikası biraz sert başladı iki takım içerisinde ki, maç izlerken de sana söyledim, biraz tansiyonun yükselmesi Fenerbahçe'ye yarar diye düşünürken, iki tane taçtan yenilen gol var Fenerbahçe adına. Ve bugün baktığımda hem taç atışları, hem kornerler, hep duran toplarda, dönen topları da alan bir Galatasaray vardı. Hem ikinci goldeki pozisyondan dolayı bunu söylüyorum hem de ikinci yarının ortalarında bir korner atışı oldu, yine aynı şekilde Torreira'nın vuruşu, yine benzer bir pozisyona girdi Galatasaray. Fenerbahçe'nin başlangıç 11'ini konuşabiliriz."

"OYUNCU DEĞİŞİKLİKLERİ YARADI"

"Şimdi ilk golde tacı Levent kullandı, Brown'ın uzun bir vuruşu, kaptırılan toptan Brown'ın yerine geçene kadarki pozisyonda Osimhen'in o boşlukta bıraktığı yakaladığı, Brown'ın boşlukta bıraktığı pozisyondan yakaladığı gol var. İkinci golde yine bir taç atışı, dönen topta Torreira'nın vuruşu, Osimhen'le Abdülkerim'in böyle birbirine temas ederek Osimhen'in vuruşuyla gelen bir gol var. Yani aslında o kadar ince detaylar ki. Yani baktığınızda evet Galatasaray belki 2-0 önde kapatıyor ama bulduğu pozisyonlar evet yok mu, var. Galatasaray'ın ilk yarıda bulduğu pozisyonlar daha fazla. Fenerbahçe'nin yanılmıyorsam bir tek Sanchez'in geri böyle kendi vuruşuyla direkten dönen, sonrasında korner olan bir pozisyonu var. Galatasaray ilk yarıda yanılmıyorsam 4-5 tane korner atıp Fenerbahçe buna karşılık bir korner kullandı. İlk yarıda daha üstün olan bir Galatasaray vardı. Biz ikinci yarıya girerken de şunu konuştuk aramızda; değişiklik yapılır mı, yapılmaz mı? Bunu düşündük ama ikinci yarıya da Fenerbahçe aynı 11'le başladı ki 54. dakikaya kadar. 54. dakikadan sonra Galatasaray'ın yine pozisyonları var 54. dakikaya kadar. Ne zaman oyuncu değişiklikleri yapıldı, Fenerbahçe biraz daha oyuna girmeye başladı ki 80. dakikadan sonra da artık Fenerbahçe'nin bir oyun üstünlüğü başladı. Belki Fenerbahçe işte o taç atışlarından golleri yemese belki maçın sonuna farklı bir senaryo yazılabilirdi diye düşünüyorum ben."

"GREENWOOD'UN ÇIKMASI KONUŞULUR"

"Yani taç atışlarında şöyle bir şey var; her zaman eğer senin yarı alanındaysa o taç atışı, ileriye doğru kullanmak lazım. Tabii ki bu kendi sahanda oynadığın maçlarda değişir ama Galatasaray deplasmanında bu tarz pozisyonlarda risk alırsınız ki risk aldığınız zaman da işte rakip takım Galatasaray'sa bu pozisyonları değerlendirir ki Osimhen çok iyi bir koşu attı o boşluğa doğru. Neticesinde gol oldu. Dediğim gibi, evet Galatasaray ilk yarı üstün oynadı, bunu kimse inkar edemez ama yenilen iki gol de taç atışından gelen goller. Birini Fenerbahçe'nin atması sebebiyle, birinde Galatasaray'ın işte Jakobs'un atması, sonra dönen topun ikinci topunda Torreira'nın alması. Aslında evet oyun olarak iyi bir Galatasaray vardı ama yine de yenilen basit goller Fenerbahçe'yi biraz düşürdü. Düşmesinin sebebinden sonra da işte ikinci yarı biz değişikliklerle başlaması gerektiğini söyledik kendi aramızda. Tabii ki bunun kararını hoca veriyor ama yapılan değişiklikler de 54'te geldi ki 54'ten sonra Greenwood'un çıkması bence konuşulabilir. Ama baktığınızda da değişiklikler oyun anlamında biraz etki etti Fenerbahçe'ye. Ama Greenwood'un çıkması onun da çıkışından anladığınız kadarıyla biraz vücut dili düşürdü."

"GREENWOOD; TEPKİ OLUR"

"Şimdi şöyle bir şey var; Greenwood'u geçen maçlarda da yine yanılmıyorsam 60'ıncı dakikalarda, 55'inci dakikalarda çıkardığında Greenwood yine surat asık bir şekilde çıktı oyundan. Bunlar ilerleyen maçlarda size karşı tepki olarak gelebilir Greenwood açısından konuşuyorum. Çünkü bir Asensio olumsuzluğu vardı, şimdi buna bir de Greenwood eklenebilir diye düşünüyorum. Yani bugünkü mağlubiyet evet, yine söylüyorum Galatasaray'ın oyun üstünlüğü vardı ta ki 60-65'inci dakikaya kadar. Sonrasında Leao'nun girmesi, Sane'nin girmesi Galatasaray'ı da oyundan düşürdü. Hatta biz çıkan oyuncularda da Galatasaray tarafından da konuşalım, çıkan oyuncuların da yanlış olduğunu ben söyledim. İşte Barış çok iyi performans gösteriyordu, Yunus aynı şekilde ki Yunus da bence oyundan çıkarken biraz tepkili çıktığını gördüm. Oyundan çıkan herkes bugün tepkiliydi aslında. Çünkü derbi maçı, herkes oynamak istiyor. Oppong'un ben ikinci yarıdaki performansını beğendim. Yani her ne kadar ne olursa olsun sonuçta mevkinin adamı. İşte Brown'ı sol stoper yaptınız, sol beke Levent'i attınız. Brown'ın..."

"İSMAİL HOCA BENİ ŞAŞIRTTI"

"Oppong çünkü ikinci yarı girdiğinde de evet çok genç daha hani bize genç ama geçen de söyledim ya programda 19-20 yaşında. Biz genç olarak bakıyoruz, Avrupa'da bakmıyor. O yüzden Oppong'la başlayıp ben Kerem'in de bugün oynayabileceğini tahmin ettim. Çünkü Galatasaray deplasmanında farklı bir motivasyonla çıkacaktır. İşte Mert Hakan girdikten sonra Mert Hakan'ın oyun içerisindeki oyunu değiştirmeleri, yönü değiştirmeleri bence Mert Hakan adına pozitifti. Fenerbahçe son 10 dakika, 12 dakika, 13 dakika, 15 dakika uzatmalarla beraber hatta işte bir tane pozisyon var karambolden doğan çizgiden çıkardığı, çizgi demeyelim de tam işte kale önünden çıkardıkları pozisyonlar var Lemina'nın yanılmıyorsam. Fenerbahçe biraz daha ilk yarı nasıl söyleyim sana, biraz daha cesur hareket etseydi bence o iki gol de olmayabilirdi. Sonrasında zaten dakika geçtikçe ben Galatasaray'ın düşeceğini biliyordum ki buna da şahit olduk, gördük maç içerisinde. Ama dediğim gibi biz ne kadar konuşursak konuşalım; o iyiydi, bu kötüydü, şu çıkmazdı, bu girerdi. Tabelaya baktığınızda Fenerbahçe 2-1 mağlup oldu. İsmail Hoca'nın maçtan önceki açıklamaları da beni biraz şaşırttı diyebilirim."

"BUNU DEMEMESİ LAZIM"

"Yani Fenerbahçe takımının hocası hani kazanamıyorsak da beraberlikle ayrılalım dememesi lazım ki Galatasaray maçında. Çünkü derbilerde şöyle bir şey var; derbinin sonucunu kimse tahmin edemez. Ne kadar iyi olursanız olun, ne kadar kötü olursanız olun bu sonuçta bir derbi müsabakası ve o anki şartlar. Her maçı bence saha şartları belirler, oyuncu performansları belirler. Ama bu maçta biraz daha derbi anlamında Galatasaray-Fenerbahçe derbisinden bahsediyorum. Biraz daha oyun içerisindeki aksiyonlar sonucu belirler. Hani bir Fenerbahçe teknik adamının maç öncesi çıkıp 1 puana da almak istiyoruz demesi bence yanlış."

"EN ÇOK TAKILDIĞIM KONU BU"

"Ben tabii ki maçtan önce hocanın ne dediğini, ne konuştuğunu çok oyuncuların dinlediğini ya da düşündüğünü düşünmem yani. Oyuncu hoca maçtan önce ne demiş diye bakmaz. Ama soyunma odasındaki hocanın... Şimdi siz bunu televizyonda söylüyorsanız büyük ihtimal takıma da bunu söylüyorsunuz. Anlatabiliyor muyum? Çünkü evet bazen soyunma odası başka bir şeydir, soyunma odasındaki her şey anlatılmaz. Ama bunu ifade etmişsiniz ki o bilinçaltınızda yer etmiş ve bunu maçtan önceki röportajınızda da dile getiriyorsunuz. Bu ilk önce soyunma odasındaki havayı biraz aşağı çeker. Koruma içgüdüsü ki ilk yarıdaki Fenerbahçe'nin oyunu biraz daha koruma, işte ilk yarıyı biraz daha ben de aynı şeyi söylüyorum hani dakikalar geçtikçe Fenerbahçe'ye yarayacaktı ama biraz daha cesur oynayabilirdi Fenerbahçe. Neticesinde de çok pozisyon verdi. Şimdi aklıma gelen 3-4 tane net pozisyonu da var Galatasaray'ın. Osimhen yine bütün o savunma dörtlüsüyle mücadele etti. Bazen defans oyuncularının çok yer kaybettiğini de gördük Fenerbahçe'de. Neticesinde yine söylüyorum; maçtan sonra olmuşu konuşmak çok kolay. Maçtan önce öngörmek, maçtan önce konuşmak, maçtan önce maçı motive etmek bence farklı bir şey. Şimdi biz burada konuşuyoruz ama yaşanmışın üstüne, olmuşun üstüne konuşuyoruz. Bu en kolayı. Ama maçtan önce öngörebilirsiniz ne olabileceğini, nasıl plan yapabileceğinizi. Ama dediğim gibi benim en çok takıldığım konu hocanın maçtan önceki röportajı."

"F.BAHÇE'YE VAKİT YETMEDİ"

"Şimdi Galatasaray takımında şu var; ritimle beraber gelişen bir oyunu var oyun içerisinde. Yani skor almayla olabilir, pozisyon yakalamayla olabilir ki dikkat edin ne zaman Galatasaray skoru bulsa tempoyu arttırmaya başlıyor. Ama ne zaman gol aralıkları başladığı zaman, o zaman Galatasaray takımı bir düşüşe geçiyor. Ve bunun üstüne de sahada iyilerinden birisi Barış çıkınca daha da... Çünkü şimdi Leao'yu, Sane'yi evet kimse tartışamaz. Ama bu futbolcular biraz burnu havada futbolcular. Yani bizde Fenerbahçe'de bir ara neydi, Dusan mıydı bizdeki oyuncunun adı? İçeride de konuştuk. Bunlar hep benzer oyuncular. Dusan değildi, neydi çocuğun adı ya? Duran mıydı? John Duran. John Duran da bunlara benzer oyuncu. Leao, John Duran, Sane bunlar hep benzer oyuncular. Bunlar büyük oyuncular olduğunu düşünürler ama işte büyük oyuncu bence sahadaki performansla karşılıklı bir şey. Leao'nun girmesiyle, daha sonra Sane'nin girmesiyle Galatasaray'ın da biraz düştü. Dikkat ederseniz zaten iki oyuncu girdikten sonra evet Leao birkaç tane pozisyona girdi, şutları var ama oralarda da yakalasa zaten deniyor bunları. Öyle bir oyuncu. Ama daha çok topla oynamaya girdi mi işte o zaman top kayıplarına sebep veriyor. Bu da Galatasaray takımına eksi yazdı. Fenerbahçe de buna karşılık iyi değişiklikler yaptı bence. Vedat belki biraz daha çünkü artık skor 2-1, Vedat bence biraz daha erken girebilirdi. Çünkü artık 4-4-2'ye döneceksiniz ve artık kenar ortalar size Vedat'la Lukaku'yla etkili olabilirdi. Çünkü iki tarafta da orta yapabilen veya çizgiye inebilen oyuncular var. Neticesinde ilk yarı kötü bir Fenerbahçe, ikinci yarı belli bir zamandan sonra 60-65'ten sonra oyuna ortak olmaya çalışan bir Fenerbahçe ki bence oldu. Ama dediğim gibi dakika yetmedi."

"BERABERLİK İÇİN ÇIKARSAN SONUÇ ALAMAZSIN..."

"Müthiş bir golü var. İrfan'ı hani golle alakalı tebrik etmek lazım. Ama dediğim gibi Fenerbahçe takımının Lukaku'yla girmiş olduğu pozisyon var, ilk yarı dediğim gibi Sanchez'in bir geri vuruşu var, bir de işte Lemina'nın çıkardığı çizgi demeyelim ama kale sahası içinden çıkardığı bir top var. Neticesinde pozisyonlara girdi Fenerbahçe takımı ama bu akşamki oyunu dediğim gibi beraberlik hazırlığıyla çıkarsanız bu şekilde sonuç almanız bence mümkündür yani."

"MAÇTAN SONRA O SİNİRLE..."

"Yani şimdi böyle pozisyonlar daha önce de gördük. Jailson'ın yaşadığı bir durum var. Yine aynı Rams Park'ta oldu herhalde yine o kargaşa. Yani bunlar oluyor futbolda. Yani biri bir şey diyor, kazanan bir şey diyor. Şimdi kaybetmek de bu tarz maçlarda kolay bir şey değil, hazmedilecek şeyler değil yani. Çünkü oradaki oyuncunun psikolojisini düşünsene şu an. Ben bile bugün hani bir sürü insandan 'Hocam maç ne olur?' Şimdi bunu futbolculara da soruyorlar yani. E soruyorlar, o bilinçaltında size bir doldurulmuşluk getiriyor yani. İster istemez de maçtan sonra o sinirle, o işte gerginlikle ya bunları yaşıyorsunuz. Hepimiz yaşadık bunları yani. Bunları yaşamayan oyuncu yok, ben de çok yaşadım. Ama tabii ki yaşanmasını istiyor muyuz, istemeyiz. Ama bunlar ne yazık ki bugün de oldu, geçmişte de oldu, bundan sonra da olacak yani. Bunlar futbolun doğasında olan şeyler. Ben çok hani 'Niye oldu?' diye sormuyorum. Bunlar çünkü var, olacak, bundan sonra da olacak. Ama dediğim gibi bugün en önemli konuşulması gereken konu Fenerbahçe adına bugün kazanılması gereken bir akşamdı. Bunun altını çizerek söylemek gerekir."

"F.BAHÇE'NİN KAZANMASI GEREKİYORDU"

"Bunlar futbolda var, karışabilir de. Tartışmalar, kavgalar da çıkabilir. Ama ben bunlardan yine bağımsız olarak söylüyorum, Fenerbahçe'nin bu akşam kazanmasının gerektiğini düşünüyorum ben. Bugün Fenerbahçe kazansa ki öyle bir ortam da oluştu mu, oyun olarak belki oluşmadı ama oyunun gidişatı seni bir skor almana sebep verdi. Biraz daha Fenerbahçe ilk yarı, ikinci yarıda oynadığı oyunu biraz daha ilk yarı gösterebilseydi; çünkü Fenerbahçe 80. dakikadan sonra set oyunu oynadı. Topa sahip olma oyununu 80. dakikadan sonra yaptı Fenerbahçe takımı. Onu da ben şuna bağlıyorum; Barış'ın, Yunus'un, Berkan'ın çıkışından sebep veriyorum. Biraz daha Fenerbahçe topu... Biraz daha topu yere indirdi, biraz daha kenarlara inmeye çalıştı ama maçın başından itibaren Fenerbahçe'nin bazı yerlerde topa basıp, bazı yerlerde tempoyu arttırıp yani Fenerbahçe'nin ritim vermesi lazımdı bu maça. O ilk yarı çok olmadı. İkinci yarı biraz daha yine söyleyim 60-65-70'ten sonra biraz daha Fenerbahçe dengeledi oyunu. Dengeledikten sonra da işte az çok pozisyona girmeye başladı ama sonuç olarak Fenerbahçe'ye yetmedi."

"GOL BEKLENTİSİ İLK YARIDA SIFIR"

"Ben öyle hissettim yani. Kazanmaya geldik ama olmuyorsa da 1 puan alabiliriz diye bir cümle kurdu. Tam da cümleyi hatırlayamıyorum şu anda ama ya bu Fenerbahçe hocasının böyle bir röportaj verme yani camiaya sesleniş... Çünkü oraya maçtan önce çıkıyorsunuz, taraftar sizden artık bir şeyler duymak istiyor. Nasıl hazırlandığını, nasıl planladığını, ne yapacağını, ne öngördüğünü. Ama İsmail Hoca böyle bir açıklama yapınca da hem camia olarak işte dediğim gibi belki içeride de bu dile getiriliyor bilemiyorum. Çünkü Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki oyununu biraz daha sanki böyle '1 puana razıyız' oyunuydu. Bilmiyorum ben öyle hissettim. İkinci yarı biraz daha tabii ki 2-0 olması oyunun, biraz daha oyuncuları ikinci yarıya çıkarkenki -54. 55. dakikaya kadar söylemiyorum bunu, o değişikliklere kadar söylemiyorum- değişikliklerden sonra biraz daha Fenerbahçe Galatasaray yarı sahasına geçmeye başladı. Çünkü ilk yarıda bakıldığında gol yüzdesi bile hani yanlış hatırlamıyorsam 0'dı yani gol beklentisi."

"İSMAİL HOCA'YI ÇOK SEVİYORUM AMA..."

"Bir tek işte Sanchez'in kendi ters topunda vurmasıyla direkten dönen top var. Yani demek istediğim şu; hep İsmail Hoca'ya dönüyorum gerçi ama çok da seviyorum kendisini, eleştirmek de istemiyorum ama buraya da çıkıyorsak bazı şeyleri söylemek zorundayız. Ya bu zorunlu hissettiğim için söylüyorum, yoksa saygıda hiçbir zaman kusur etmeyiz hiçbirimiz ama biraz ben maçtan önceki açıklamaları doğru bulmadım. Şimdi maçtan sonraki açıklamalarını da dinleyeceğiz, nasıl bir açıklama yapacak ben merak ediyorum açıkçası."

"BEN ZATEN FENERBAHÇELİYİM"

"Şöyle; ya 'İsteseydim içeride olurdum' diye bir şey yok. Ben zaten Fenerbahçeliyim. İsteseler de istemeseler de ben zaten oradayım yani. Ruhumla oradayım, bedenimle oradayım, içimdeki heyecanla oradayım, gururla oradayım. Anlatabiliyor yum? Şurada seninle programı yaparken bile Fenerbahçe'yi konuşurken aslında söylemek istediğim çok şey var. Ama söyleyemiyorum, söylemek istemiyorum. Çünkü öyle bir şeyde yaşıyoruz ki yani herkes kendi penceresinden, kendi perspektifinden bakarak konuşuyor. Ben biraz daha gerçekçi konuşuyorum. İşte o Roma maçında tekrar dönersek işte maçtan sonra 'Ben hoca bıraksın da hemen göreve hazırım' gibi bir şey, cümle çıkmış gibi ağzımdan yansıtıldı ama ben şunu söylüyorum; biz her zaman bize bir şey söylendiği zaman Fenerbahçe'yle alakalı, nerede olursak olalım biz her zaman hazırız yani. Bunu öyle veya böyle. Dersin ki 'Hocam geçmişin şu kadar, geleceğin bu kadar, ortalaman bu. Neye göre sen bunu istiyorsun?' Ya bunu istemek, istememek değil olay. Anlatabiliyor musun demek istediğimi?"

"İSTİYORUM AMA ZAMANI VAR"

"O yüzden insanlar bu yorumu yaparken ben şu an yanlış anlaşılmasın, çoluğumla çocuğumla evimde maçları izlerken tabii ki Fenerbahçe'nin galip gelmesini istiyorum ama ben izlerken üzülüyorum da yani. Anladın mı? Yani orada olmam lazım, temas etmem lazım. Çünkü istiyorum. Ben 18 sene orada bir şekilde bulunmuşum yani. 2 sene de hocalık yapmışım, hem Ersun Hoca'nın hem Erol Hoca'nın yardımcılığını yapmışım. İlk antrenörlük adımımızı atmışız. Sonrasında bizim hedefimiz her zaman evet Karagümrük, Hatay, Gençlerbirliği, Bodrumspor Buralarda çalıştım. Kağıt üzerine belki baktığınızda başarısızım ama ben bu işi hedefim olduğu için yapmak istiyorum. Yoksa bir beklentim olduğu için değil. Hedefim de nedir, hedefimin de ne olduğunu herkes biliyor. Öyle veya böyle, günün sonunda ya da günün başında. Ne zaman olacağın da her zaman doğru zaman ne zamansa o zamandır. Ama benim hani böyle bir beklentim, böyle çok orayı istiyorum, arzuluyorum... Evet istiyorum, arzuluyorum ama bunun zamanı var. Ben demiyorum ki yarın geleyim veya Roma maçından sonra ben demedim ki ben geleyim diye. Öyle bir şey yok. Ama insanlara öyle bir yorumluyor ki 'Volkan işte şöyle yapmadan böyle...' Ya Volkan zaten yani... Neyse oralara girmeyeyim de..."

"BENİM DE BİR HEDEFİM VAR, NASİP OLACAK"

"O yüzden insanlar yanlış anlaşılmasın, anlamasın. Herkesin bir hedefi var, benim de bir hedefim var. İnşallah bir gün de o nasip olacak. Nasip olduğunda da elimizden geldiği kadar, gücümüzün yettiği kadar, fikrimizin döndüğü kadar, ağzımızın anlatabildiği kadar Fenerbahçeliliği öne koymaya çalışacağız yani. Benim tek derdim bu."

"F.BAHÇELİ, BÖYLE GÜNLERDE KEYFİ DÜŞÜNMEZ"

"Bugün doğum günü pastası kesmeyelim. Bir sene sonra pastayı keseriz. Pasta kesilecek bir modda da değilim. Çok sağ olun düşünmeniz yeter. Onu zaten bugün sürpriz yapacaktınız, kendi aranızda konuşmalarınızdan ben anladım. O yüzden kendi aranızda vuruldu. O yüzden hani şu an pasta kesilecek bir ortam yok. Ama kesmiş kadar oldunuz, doğum günümü de kutladınız. İnşallah daha güzel programlarda, daha güzel doğum günleri kutlarız. Dediğim gibi, şu var; benim gibi insanlar, camia fark etmeksizin hani kimisi Galatasaraylıdır, kimisi Beşiktaşlıdır, kim Fenerlidir. Ben Fenerbahçeliyim, her yerde de bunu söylüyorum. Bizim gibi insanlar böyle durumlarda mutluluğu veya keyfi düşünmez. Daha fazla üzüntüyü yaşamaya çalışır. Bugün Fenerbahçeli olarak, Fenerbahçe camiası nasıl hissediyorsa ben de öyle hissediyorum. O yüzden inşallah bir sonraki doğum gününde daha güzel bir kutlama yaparız."

"F.BAHÇE RUHU KENDİNDEN GELİŞİR"

"İlk önce ben mi açıklama yapayım? Ya şimdi bu Fenerbahçe ruhu, o eskisi gibi olması bu hani nasıl söyleyim sana, isteyerek olacak bir şey değil. Bu kendinden gelişir. Anlatabiliyor musun? Yol sizi bir yere götürür. Bizler öyle oyunculardık. Sadece ben benim için söylemiyorum. Benim gibi var çok oyuncular, ben 10 tane sayarım şu an hani aklıma gelen. Ya bizim dönemimizle şu anki dönemi ben çok kıyaslamak istemiyorum. Çünkü farklı şeyler olmaya başladı. Yani çağ farklı yerde, gençler bizim gibi bakmıyor. Bizler dediğim gibi yenilince farklı şeyler yapardık. Şu anki oyuncu grubu yenilince maç bittikten sonra evine gidiyor, normal hayatına devam ediyor. Ben mesela yenildikten sonra, mesela bugünkü maçı ben oynasam bir hafta dışarı çıkmazdım mesela. Anlatabiliyor musun? Kendimi cezalandırırdım. Çünkü kimseden korktuğumuzdan değil. Ama insanlara da ne cevap verebileceğimizi bilemezdik. Yoksa ne yaptık, sonuçta futbol oynadık, maç bitti. Herkes evine gitti ama o sorumluluk, o camiaya bağlılık... Ya bunu hani 'Şöyle yapsan olurdu, böyle yapsan olurdu'yla olmaz. Bu bir grup işidir. Bu tek başına da benim yaptığım bir şey değil. Biz orada Mehmet Topallarla, Mehmet Topuzlarla, işte Mehmet Yozgatlısıyla -hep Mehmet'ten gittim gerçi de aklıma geldi ilk söyleyeyim, tekerleme gibi oldu- yani bizim o grup, bizim o zamanki çağ başka bir çağdı. Şu anki gelen başka bir dönem. Ha bunu anlatmaya çalışırsın. Anlatabilirsin de. Ama yine orası gibi olur mu, onu anlattıktan sonra görebiliriz. Anlatmadan da göremem, bir şey diyemiyorum. Ama dediğim gibi hem ortam, hem gündem, hem o zamanki durumla bu zamanki durum çok farklı."

"MAÇIN OYUNCUSU OSIMHEN"

"Davinson bugün iyi oynadı ama ben hani bu maçın genelinde hani dersen ki maçın en iyi oyuncusu, bence Osimhen. Çünkü baktığında mücadele etti yine bütün defans oyuncularıyla. İşte top havaya kalktığında önüne hangi rakip oyuncu gelirse gelsin, o oyuncuyla bir değil, iki değil, üç kere o teması, o mücadeleyi gösteriyor. Ben o, benim futbol görüşümde bence bugünkü maçın hani en iyi oyuncusu Osimhen'di."

"F.BAHÇE'NİN HÜCUMU DÜŞÜNMESİ LAZIM"

"Greenwood'un ben 54. dakikada çıkacağını düşünmüyordum. Yani hiçbirimiz düşünmüyorduk. Aynı şekilde geçen hafta geçen hafta mıydı yanılmıyorsam, Oğuz'un çıkması da hani taraftarda nasıl bir etki yarattıysa, bugünkü maçta da Greenwood'un çıkması bence o tarz bir etki yarattı. Çünkü hani Greenwood isim, yani isim derken şöyle; hepsi bir isim. Ama sahada sana skor anlamında katkı sağlayacak, ne kadar kötü oynarsa oynasın oynasın, ama bir şekilde sana skor üretebilecek bir oyuncu. Taraftarın da zaten tepkisi veya taraftarın da isteği bu doğrultuda. İşte geçen maç Oğuz için de aynı şekilde bir değişiklik oldu ama hoca şey dedi; Kerem Oğuz'dan daha iyi defans yapıyordu gibi bir açıklaması oldu. Ama işte Oğuz sana defans mı yapması lazım, skor mu yapması lazım? Yani Fenerbahçe takımı evet futbolda defans da var, hücum da var. Ama Fenerbahçe takımının hücumu biraz hele ki kendi sahasında hücumu biraz daha düşünmesi lazım diye düşünüyorum."

"İRFAN CAN GOL DIŞINDA SORU İŞARETİ"

"İrfan Can'ın evet gol attı, çok da güzel bir gol attı. Bence sezonun en güzel gollerinden biri olur. Ama şöyle bir şey var İrfan Can'la alakalı; dediğim gibi gol haricinde oyuna katkı ne kadar sağladı, o bence soru işareti. Golü attıktan sonra da tabii ki değişiklikler maç içerisinde olacak. Nasıl hani çok iyi oynayan Barış neden çıktı diyorsak veya işte çok iyi oynayan Yunus neden çıktı diyorsak veya Jakobs çok iyi oynadı neden çıktı diyorsak, bence de İrfan hani çıkmaması gerekiyor muydu, olabilir ama yine hocanın inisiyatifidir değiştirmesi. Nasıl Okan Hoca değiştirdiyse, İsmail Hoca da İrfan'ı da değiştirmiştir. Ama dediğim gibi skor yapan oyuncu veya skor yapabilecek potansiyelli oyuncuların ben çok hani ekstra bir şey olmadığı sürece -tabii ki değerler fiziksel, onlar size geçen de anlattım, analiz hocası oyunla alakalı fikirlerini söyler, performans atletik performans hocası da oyuncuların işte koşu mesafeleriyle alakalı ya da performanslarıyla alakalı sizi bilgilendirirler- belki ondan dolayı bir değişiklik olmuş olabilir."

"İSMAİL HOCA KENDİ HALİNDE BİRİ"

"Karakter değil. Yani daha kendi halinde bir hoca. Yani açıklamaları da yaparken biraz daha kendince de seçerek yapıyor bence ama kendince seçerek yaptığı açıklamalar tatmin etmiyor insanları. Yani bence iletişim konusunda evet İsmail Hoca'nın hani iletişim konusunda bugün değil yani bu daha önceki geldiği zamanlarda da bu böyleydi. Yani en yakın örnek ben hani en yakın örnek demeyeyim, aklıma gelen örneği vereyim; bir Konya maçı hatırlıyorum mesela. İsmail Hoca mesela basın toplantısına geliyor, basın toplantısında ama basın yok. Mesela bir niye basın yoksa giriyorsun oraya oturuyorsun mesela? Ben olsam girmem. Yani İsmail Hoca'nın bu tarz o ilişkilerde ya destek alması lazım, ya da bir öngörü yani ön sezi yapması lazım. Anlatabiliyor muyum demek istediğimi? Yani maçtan önce de maçtan sonra da... Yani ben de şimdi mesela şurada konuşuyorum ama konuşmadan önce 10 saniye önce kafamda bazı şeyleri böyle toparlamaya çalışıyorum. Hani bu öngörüdür. Söylesem ne olur, söylemesem ne olur. Onu bir kendi içimde düşünüyorum, belki yansıtıyorum, yansıtmıyorum. Ama İsmail Hoca'nın iletişim konusunda destek alması lazım bence. Yani bunu nasıl alır, bireysel bir destek mi alır yoksa hani çıkmadan önce bir yazıyla mı... Ya hiç benlik şeyler değil ama hani fikir anlamında söylüyorum bunu. Kendim bildiğim için değil. Ben mesela şu kağıdı versen, yazsan ben bunu okuyamam mesela. O benim karakterim. Ben çünkü kendi içimden geleni söylemeyi, anlatmaya çalışıyorum. Belki ama böyle bir destek alabilir İsmail Hoca."

"BİR GÖZTEPE MAÇI OYNANSIN"

"Önündeki maçlar başka. Göztepe maçı var, ilk önce bir maç oynansın Göztepe maçı. Sonra zaten Liverpool maçında yine buradayız, şeyimizi yapacağız, değerlendirmemizi yapacağız. Bugün derbiye özel bir program yaptık. Ben böyle bir olmasını istemezdim tabii ki skor anlamında. Sen belki daha şeysin tabii benden. Ama ben biraz daha bugün konuşmamdan da, ses tonumdan da, suratımdan da böyle belli oluyordur ki ben biraz duygularını dışarı vuran veya hissettiren, yansıtan bir insanım. O yüzden şu Göztepe maçı bir oynansın, ondan sonraki Şampiyonlar Ligi maçında onun yorumunu, konuşmasını yaparız."

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...