Volkan Demirel’den olay Galatasaray-Fenerbahçe derbisi yorumu!

Editör: Orhan Gülek

Son Güncelleme /

Volkan Demirel, Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesinde sarı-lacivertlilere dikkat çeken uyarılarda bulundu. Fenerbahçe’nin savunma zaaflarına değinen Demirel, Victor Osimhen’in tehlikesine vurgu yaparken derbide uygulanması gereken taktik planla ilgili de çarpıcı değerlendirmeler yaptı.

Volkan Demirel’den olay Galatasaray-Fenerbahçe derbisi yorumu!
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 9 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş

Volkan Demirel, Sergen Yalçın'ın A Milli Takım'ın başına geçme ihtimalini, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarındaki performanslarını ve dev derbiyi Kısa Paslar kanalında değerlendirdi.

"OKAN HOCA DA DAHİL"

Yani bence, ben değil, herkesin bir nasıl geçecekti düşüncesi vardı. Okan Hoca da dahil bence. Çünkü Barcelona maçı, sonrasında ligde oynanan maçlar, o eski demeyeyim de geçen seneki Galatasaray oyununu biraz aratıyordu.

Ama Okan Hoca doğru olanı yaptı bence. Kadroya baktığımızda geçen seneki kadroyla hemen hemen aynı. Belli bir oyun size sezonu getirir ama belli oyuncular size maç kazandırır. Galatasaray'da bu maçta oyuncudan çok oyun ön plandaydı.

"LEAO VE SANE İLE UZAKLAŞMIŞTI"

Barış Alper bence çok iyi oynadı. Maçın en iyilerindendi. Bazı oyuncular maçın belirli bölümlerinde iyiydi ama Barış bütün maçı iyi oynadı.

Galatasaray'ın geçen seneki oyun düzeni bu maçta daha fazla gözüme çarptı. Ancak Barcelona maçı, Gençlerbirliği maçı ve önceki haftalara baktığımda Leao'lu, Sane'li oyunda Galatasaray'ın bu oyun düzeninden biraz uzaklaştığını gördüm.

"KIRILMA ANI 44. DAKİKA"

Bence maçın kırılma anı 44. dakikaydı. Galatasaray o golü bulmasa belki soyunma odasına 2-1 geride girecekti. Böyle bir durumda maçın gidişatı farklı olabilirdi.

Sallai'nin müthiş becerisi, çok iyi ortası ve kafa vuruşuyla gelen gol çok değerliydi. Galatasaray'ın iki kısa oyuncusuyla kafa golü bulması da önemliydi. İlk yarının 2-2 bitmesi ve ikinci yarıya iyi başlaması, maçın bu noktaya gelmesini sağladı.

"TEK SIKINTISI SAVUNMA"

Galatasaray'ın tek sıkıntılı gördüğüm tarafı, hem deplasmanda hem de iç sahada savunmayı çok önde kurması. Verdiği pozisyonlara ve yediği gollere baktığınızda savunmanın önde kaldığı anları görüyorsunuz.

Ancak burada yalnızca defansa bakmam. Gol öncesindeki asisti yapan oyuncunun pasına yapılan baskıya bakarım. Galatasaray önde karşılıyor ama orta saha oyuncularının daha baskılı olması gerekiyor. Bu işi daha çok Torreira yapıyor.

Lille de bu pozisyonlardan goller buldu. Eğer Galatasaray 44. dakikada golü atamasaydı ikinci yarıda yine sıkıntı yaşayabileceğini düşünürdüm.

"TOPUN OLMADIĞI BÖLGELERE BAKMAK LAZIM"

Batrakov'un yalnızca skor üretmesine bakmamak gerekiyor. İkinci goldeki koşusu, topsuz oyundaki müdahaleleri ve aldığı aksiyonlar çok değerli.

Futbolu izlerken yalnızca topla yaptıklarına veya attığı gollere odaklanmamak lazım. Oyunun her bölümüne bakmak gerekiyor. Ben yaşına rağmen çok olgun olduğunu düşünüyorum.

"SADECE BATRAKOV DEĞİL..."

Bazı kıyaslamalar yapılıyor; Hagi olur mu, şu oyuncuya benzer mi gibi. Bence bunlar farklı oyuncular. Geçmişteki futbolcularla kıyaslamayı bırakmalıyız.

Batrakov'un hem topla hem de topsuz oyunda takıma katkı sağladığını düşünüyorum. Ancak yalnızca onun üzerinden konuşmamak gerekiyor. Galatasaray'ın hücum anlamında çok etkili olduğunu gördüm. Savunmada ise önde baskı yaparken verdiği pozisyonların daha fazla incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

"OSIMHEN FARKLI..."

Osimhen üzerinden ilerlemek istemiyorum. Osimhen, Leao ve Sane ile oynadığında farklı, Barış Alper, Yunus ve Batrakov ile oynadığında farklı performans gösterebilir.

Bazı oyuncular takımın en iyisi olmayı ister ve hücumdaki tercihlerini buna göre yapar. Ancak oyun yalnızca bireysel performanslardan ibaret değil. Geçen sezon Galatasaray, oyunu daha çok Osimhen üzerinden kuruyordu. Takımın hücum anlayışı ve oyuncuların rolleri değiştiğinde performanslar da değişebiliyor.

"HERKES OSIMHEN'İ BULMAYA ÇALIŞIYOR"

Geçen sezon Galatasaray'da herkes Osimhen'i bulmaya çalışıyordu. Trabzonspor da oyununu Onuachu üzerinden kurmaya çalışıyordu. Şimdi ise takımın hücumdaki tercihleri değişebiliyor.

Osimhen'in performansının tartışılmasının nedenlerinden birinin Leao ile birlikte oynadığı dönemdeki oyun anlayışı olabileceğini düşünüyorum.

"BERKE'LİK BİR PERFORMANS YOK"

Berke'nin yediği golleri yalnızca kendi performansına bağlamam. Çok yetenekli olduğunu düşünüyorum ve şu anda doğru bir yerde oynuyor. Türkiye'de kalsaydı bu kadar kısa sürede aynı gelişimi gösteremeyebilirdi.

Milli takımın kaleci havuzunda Uğurcan ve Berke'nin kesinlikle bulunması gerektiğini düşünüyorum. Üçüncü ve dördüncü kaleci tercihini ise teknik heyet yapacaktır.

"SERGEN HOCAM BENCE ÇOK YAKIŞIR"

Milli takımın başına geçmesi konusunda anlaşmaya bir şey diyemem ama hayırlı olsun. Milli takımın başına bir günlüğüne de gelseniz, 40 günlüğüne de gelseniz, dört yıllığına da gelseniz bu çok değerli.

Sergen Hoca'nın oraya yakışacağını düşünüyorum. Montella'yı da çok seviyorum, yanlış anlaşılmasın. Ancak konuşulan ve gündeme gelen isimler arasında Sergen Yalçın'ın doğru bir tercih olabileceğini düşünüyorum. Adaletli olacağına inanıyorum ve bunun sonuçlara da olumlu yansıyacağını umuyorum.

"GUENDOUZI HATA YAPMA AMA TAKIM NEDEN DÜŞTÜ?"

Fenerbahçe maça müthiş başladı. Henüz 11. dakikada 2-0 öne geçti. Oğuz Aydın'ın golü belki de Şampiyonlar Ligi haftasının en güzel gollerinden biriydi. Greenwood da çok güzel bir vuruş yaptı.

Ancak Fenerbahçe'nin oyunu sonrasında neden düştü? Ederson'un Guendouzi'ye verdiği pas ve devamında yaşananlar futbolun içinde olan hatalar. Kaleci hata yapabilir, stoper kayabilir. Bunlar futbolun doğasında var.

Benim asıl merak ettiğim, bu kadar iyi başlayan bir takımın neden bir anda düşüş yaşadığı.

"DÖNECEK O TEKER YANİ"

Fenerbahçe 2-1'den sonra 3-1, 4-1 yapabilecek bir oyunu yakalamıştı. Ancak golü yedikten sonra statta olumsuz bir hava oluştu ve takımın performansı aşağıya gitti.

İlk 11 dakikadaki tempo ve baskı kayboldu. Fenerbahçe'nin Alanyaspor maçında da önde baskı yaptığını gördük. Peki, ne oluyor da bir anda her şey tersine dönüyor? Takımda oyuncuları ayağa kaldıracak, devam etmelerini sağlayacak bir liderlik olması gerekmiyor mu?

"F.BAHÇE HER GEÇEN DAKİKA DÜŞÜYOR"

Bu durum bir veya iki oyuncuyla açıklanamaz. Fenerbahçe'de bir anda kabullenme başlıyor. İlk golün ardından takımın oyundan düşmesi ve rakibin baskısına karşılık verememesi dikkat çekiyor.

Fenerbahçe, kendi sahasında oynadığı Şampiyonlar Ligi maçında oyunun seviyesini yukarı taşımalıydı. Ancak ilk golü yedikten sonra kalan dakikalarda yeterince pozisyon üretemedi.

"KADIKÖY'DE ŞİMŞEKLER ÇAKIYOR SONRA"

Oğuz Aydın son iki üç maçtır bence sezonun en iyi performanslarından birini sergiliyor. Oyuncu değişiklikleri sonrasında onun da çıkmasıyla takımın havası değişti.

Taraftarın beklentisi farklıydı. Takımın iyi başladığı bir maçta oyunun düşmesi ve yapılan değişikliklerin ardından beklentilerin karşılanamaması tribünlerdeki havayı olumsuz etkiledi.

"LUKAKU GELİYOR BAK..."

Nene'nin değerlendiremediği pozisyon maçın kırılma anlarından biriydi. Lukaku topu çok iyi taşıdı ve Nene'ye verdi. Bence bu pozisyonun gol olması gerekiyordu.

Lukaku'nun performansını da beğendim. Daha önce Vedat ile Lukaku arasında tercih yapmam sorulmuştu. O zaman Vedat demiştim ama şimdi ikisi arasındaki farkın kapandığını, hatta Lukaku'nun bir adım öne çıkabileceğini düşünüyorum.

"NENE'YE DE YAZIK, HANGİSİ DOĞRU"

Fenerbahçe'nin oyuncu tercihleri de tartışılmalı. Eyüpspor karşısında 8-0'lık galibiyet alınan maçta Nene'ye şans verilmezken Şampiyonlar Ligi maçında kurtarıcı olarak oyuna alınması dikkat çekiciydi.

Burada oyuncunun hak edip etmediğinden ziyade kararların tutarlılığı önemli. Nene'nin yakaladığı pozisyonu değerlendirememesi de maçın gidişatını etkiledi. O gol atılsaydı Fenerbahçe maçı 3-1, 4-1 veya 5-1'e getirebilirdi.

"OĞUZ AYDIN'I ÇIKARMA, NİYE?"

Oğuz Aydın çok iyi oynuyordu. Alanyaspor maçında da sol kanatta en iyi oyunculardan biriydi. Böyle bir oyuncuyu neden çıkardığınızı sorgulamanız gerekiyor.

Oyuncu değişiklikleri yalnızca alışkanlık nedeniyle yapılmamalı. Teknik ekibin hem analiz hem de atletik performans verilerini takip etmesi, maçın gidişatına göre karar vermesi gerekiyor.

"GUENDOUZI ZATEN BÖYLE BİR ADAM"

Guendouzi'nin özelliklerini doğru değerlendirmek gerekiyor. Sırtı dönük top alıp oyunu yönlendiren bir oyuncudan ziyade top kazanan, tek pasla oynayan ve mücadele eden bir futbolcu.

Levent'i Kante'nin yanında oynatmak ise orta sahayı farklı bir yapıya dönüştürebilir. Levent'in top sürme, adam eksiltme ve hücuma katkı sağlama özellikleri var. Bu ikilinin birlikte oynatılması farklı bir alternatif olabilir.

"LEVENT'LE ÇALIŞTIM, 8 NUMARA OYNAR"

Levent'le 18-19 yaşındayken çalıştım. O dönem onu 8 numarada oynatıyorduk. Bu yüzden özelliklerini yakından biliyorum.

Levent'in oyun yönünü değiştirme, top sürme ve hücuma katkı sağlama gibi özellikleri var. Kante ile birlikte oynadığında orta sahaya farklı bir dinamizm kazandırabilir.

"EDERSON YATSANA YERE!"

Maçın son bölümünde Ederson'un topu hızlıca oyuna sokmasını doğru bulmadım. Dakika 87 veya 88'di. Fenerbahçe'nin bütün takımı yorulmuştu ve ileride yalnızca İrfan Can Kahveci bulunuyordu.

Ederson topu hızlıca ileri gönderdi, Fenerbahçe topu kaybetti ve rakip korner kazandı. Sonrasında da gol geldi. Burada biraz oyun aklı ve tecrübe devreye girmeliydi. Takımın nefes alması için oyunun temposunu düşürmek gerekiyordu.

"BANA KALECİYKEN DERLERDİ..."

Kaleciyken bana da oyunu soğuttuğum ve vakit geçirdiğim söylenirdi. Ancak takımın ihtiyacı varsa bunu yapmak zorundasınız.

88. dakikada bütün takım yorulmuşken hızlı hücuma çıkmaya çalışmak doğru olmayabilir. İleride tek oyuncu varken topu hemen oyuna sokmak yerine takımın toparlanmasını sağlamak gerekir.

"BU SÖZLER CAMİAYI TATMİN ETMİYOR İSMAİL HOCA"

İsmail Kartal'ın basın toplantısındaki açıklamalarına da değinen Volkan Demirel, iyi oynadıklarını ve şanssız olduklarını söylemenin artık taraftarı tatmin etmediğini belirtti.

Taraftarın skor istediğini ve takımın iyi oyununu 90 dakikaya yaymasını beklediğini vurgulayan Demirel, Fenerbahçe'nin kendi sahasında 11. dakikada 2-0 öne geçtiği bir maçı vermemesi gerektiğini ifade etti.

"RAMS PARK'TA BÜYÜK SIKINTI YAŞARSIN"

Derbiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin mevcut savunma anlayışıyla Galatasaray karşısında zorlanabileceğini söyledi.

RAMS Park'ta bu savunma zaaflarıyla oynanması durumunda büyük sıkıntı yaşanabileceğini belirten Demirel, Galatasaray'ın hücum hattında Osimhen, Barış Alper ve Yunus gibi etkili oyuncuların bulunduğuna dikkat çekti.

Fenerbahçe savunmasını orta sahaya kadar çıkarırsa arkaya atılan topların tehlike yaratacağını ifade etti.

"OSIMHEN YÜZÜNÜ KALEYE DÖNERSE İŞİN BİTER"

Fenerbahçe'nin derbi planını çok iyi hazırlaması gerektiğini söyleyen Demirel, Nathan Ake'nin sakatlığının ardından savunmada kimin görev alacağının önemli olduğunu belirtti.

Skriniar'ın savunmada liderlik yapması gerektiğini ifade eden Demirel, Osimhen'in topla buluştuğunda yüzünü kaleye dönmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

"BEN OLSAM KANTE - LEVENT DENERİM"

Sol bekte Levent'in hücuma katkı sağlayabileceğini ancak arkasında boşluk bırakma riski bulunduğunu belirten Demirel, Barış Alper'in bu kanadı zorlayabileceğini söyledi.

Orta sahada Kante'nin yanında Levent'i denemeyi tercih edeceğini ifade eden Demirel, Guendouzi'nin de son maçtaki hatanın ardından psikolojik olarak nasıl toparlanacağının önemli olduğunu dile getirdi.

"VEDAT DERBİLERİ BİLİR AMA LUKAKU..."

Forvet tercihi konusunda da görüşlerini paylaşan Volkan Demirel, Vedat'ın derbi tecrübesine dikkat çekti.

Vedat'ın sırtı dönük oynayabildiğini ve takımı ileri taşıyabildiğini belirten Demirel, maça Vedat ile başlayıp son yarım saatte Lukaku'yu oyuna almanın mantıklı bir seçenek olabileceğini söyledi.

"DERBİYİ KAFADA KAZANAN ALIR"

Volkan Demirel, derbilerde kadro kalitesi ve form durumunun tek başına belirleyici olmadığını ifade etti.

Fenerbahçe'nin Slavia Prag maçındaki gibi erken dakikalardan sonra oyundan düşmesi hâlinde Galatasaray'ın bunu değerlendirebileceğini belirten Demirel, sarı-lacivertli takımın ilk 11 dakikadaki baskısını 60-70 dakikaya yayabilmesi durumunda RAMS Park'tan galibiyetle dönebileceğini söyledi.

Demirel'e göre derbinin sonucunda teknik direktörün takımı psikolojik olarak hazırlaması ve maç içindeki doğru müdahaleleri belirleyici olacak.

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...