2022 Dünya Kupası Katar'dan alınacak mı?

13.04.2020 - 12:48 | Son Güncellenme: 13.04.2020 - 12:52

FIFA İcra Kurulu, Aralık 2008'de Tokyo'da yaptığı toplantıda beklenmeyen bir karar alarak 2018 ve 2022 Dünya Kupası organizasyonlarını düzenleyecek ülkelerin birlikte belirleneceği kararını almıştı.

Hüseyin Özkök

Belirlemede 2014 Dünya Kupası Brezilya'da yapılacağından Güney Amerika'dan herhangi bir ülkenin aday olması mümkün değildi. Rotasyon sırası 2018 için Avrupa 2022 içinse Asya, Okyanusya ve Kuzey Amerika ülkelerindeydi. Sonuçta adaylık başvuruları yapıldı ve FIFA 2 Aralık 2010 tarihinde Zürih'te yapılan İcra Kurulu toplantısı sonrasında 2018 için Rusya 2022 için Katar'ın seçildiğini FIFA'nın o dönemdeki başkanı Sepp Blatter'in ağzından açıkladı.

Ancak bir süre sonra, Dünya Kupası yapılacak ülkenin seçimi konusunda geçmişi sabıkalarla dolu olan FIFA'nın bu iki ülkenin seçimine de rüşvet karıştırdığı iddiaları ortaya çıkmaya başladı. Yine de bu iddiaları kanıtlayacak bir somut belge ortaya çıkmayınca 2018'e gelindi ve Rusya'daki Dünya Kupası gerçekleşti. Ve şimdi sıra Katar'da yapılacak 2022 Dünya Kupası'na geldi.

İlk kış turnuvası olacak

Katar genel anlamda Arap Yarımadası'nda yer alan petrol zengini küçük bir ülke olarak bilinir özellikle de ikliminin elverişsizliği nedeniyle sporla fazla ilişkilendirilmezdi. Ancak 11.500 km2 yüzölçümü (Konya 38.873) ve 2,5 milyon civarında nüfusu ile ciddi anlamda küçük bir ülkenin dünyanın en büyük spor organizasyonuna talip olup alması ve ülkenin yaz aylarındaki iklim şartlarının spor yapmak için elverişsizliğine rağmen alınan bu karar bir anda tüm dikkatleri Katar'ın üzerine çekti. Yapılan eleştiriler daha çok yaz aylarında aşırı sıcakların nefes almayı zorlaştırdığı ülkede nasıl futbol oynanacağı konusuna yoğunlaştı. Nitekim artan baskılar sonrası FIFA İcra Kurulu, 2015 yılı Mart ayında Dünya Kupası tarihinin ilk kış turnuvasının yapılması kararını aldı.

Aradan geçen yıllarda en çok iddia edilen konulardan biri de ülkede inşa edilen statlarda işçilerin çalışma koşullarının inanılmaz derecede kötü olduğu ve işçilerin adeta köle düzeninde çalıştırıldığı oldu. Uluslararası insan hakları ve medya kuruluşları tarafından dile getirilen bu iddialara göre insanlık dışı şartlarda çalıştırılan ve çoğunluğu Asya ve Afrikalı olan işçilere yapılan kötü muamele, pasaportlarına el koyularak işten ayrılmalarına izin verilmemesinin yanında çok sayıda ölümlü iş kazası yaşanıyordu.

Katar devleti ise bu iddiaları reddediyor diğer yandan aldığı çeşitli büyük spor organizasyonları ile bunlara cevap verme ve sürekli törpülenen imajını bu yolla parlatma yolunu seçiyordu. Ancak iddialar koronavirüs salgınının yaşandığı şu günlerde de hız kesmiyor.

Tüm ülke salgın nedeniyle izole bir şekilde yaşarken birçoğu Dünya Kupası alt yapı çalışmaları ve stat inşaatlarında çalışan yaklaşık 2 Milyon yabancı işçinin durumu eskisinden daha kötü olduğu iddiaları Alman medyasında yer aldı.

ARD Televizyonunda yayınlanan Sport Inside programı, “Katarda tutsaklık: Korona ve 2022 Dünya Kupası” konulu haberde Doha'da endüstri bölgesinde bulunan 12 kilometre karelik bir alanda yaşayan binlerce işçiden 500'ünden fazlasının koronavirüsü taşıdığı, bunun üzerine Katar Hükümeti'nin bölgeyi tamamıyla giriş ve çıkışa kapattığı ve bununla birlikte büyük bir yiyecek sıkıntısının ortaya çıktığı haberlerine yer verirken işçilerin yaşadıkları koşullar, boş marketleri ve devlet eliyle dağıtılan sınırlı sayıda yiyeceği almak için toplanan binlerce insanın durumlarını anlatan cep telefonu videoları ve ses kayıtlarını yayınladı.

Programda görüşü alınan insan hakları gözlemcileri ise Katar'ın yabancı işçileri sistematik olarak ayrımcılığa tabi tuttuğunu ve işçileri endüstri bölgesine hapsederek kendi kaderlerine terk ettiğini ifade ediyorlar. Uluslararası Çalışma Örgütü İLO'nun Doha şubesi ise Katar devletinin yabancı işler için her türlü gıda ve ilaç garantisi verdiğini yaşanan yiyecek sıkıntısının doğru olduğunu ama sorunun giderildiğini açıkladı. Ancak işçiler bu durumun gerçeği yansıtmadığı iddiasını sürdürüyor. ARD Televizyonu ise Katar hükümet yetkililerinin bu konudaki görüşme isteklerine olumsuz yanıt verdiğini açıkladı.

Kazandıran oylar rüşvetle mi?

İşte son 10 yılda bütün bunlar meydana gelirken geçtiğimiz hafta koronavirüs salgınından büyük bir darbe alan New York'tan gelen sürpriz haber, 2010 yılında yapılan 2018 ve 2022 oylamalarının rüşvetle verildiğine dair 70 sayfalık bir iddianame yazan ABD'li savcıların New York Bölge Mahkemesi'nde dava açtıklarını bildiriyordu. Oysa bu zamana kadar bu konuda açık bir kanıt ortaya çıkmamıştı. Böylece daha önce sadece söylentide kalan iddialar ABD'de ilk kez resmiyet kazanmış oldu. İddianamede hem FIFA hem de Rusya ve Katar ağır şekilde suçlanıyor ve 2010'daki seçimde oylamayı etkilemek için bazı delegelere rüşvet verdikleri belirtiliyor. İki ülke ise bu iddiaları reddediyor.

İddianamenin Katar bölümünde 2014 yılında ölen Arjantinli Julio Grondona, 2019'da ölen Paraguaylı Nicolas Leoz ile şu anda 72 yaşında olan Brezilyalı Ricardo Teixeira rüşvet almakla suçlanıyor ve Katar'ın bu üç oyla seçimi kazandığı ifade ediliyor. Ödenen rakamlar henüz açıklanmazken 2017 yılında ortaya çıkan önemli bir tanık kişi başı en az 800 bin Euro rüşvet verildiğini iddia etmişti. İddianamenin Rusya bölümünde ise Trinidad-Tobagolu şu anda 77 yaşındaki Jack Warner'in Rusya'dan 4,5 Milyon Euro rüşvet aldığı belirtiliyor. Jack Warner'ın FIFA'nın diğer yolsuzluk davalarında da baş aktörlerinden biri olduğu düşünüldüğünde, bunun gerçek olma ihtimalinin çok yüksek olabileceği de aşikar.

İddianamede yer alan iki ismin artık hayatta olmaması nedeniyle sadece Teixeria ve Warner iddianamenin muhatabı durumundalar. Ancak ikili, mahkeme sonucunda kendilerini muhtemelen birkaç yıl hapis cezasının beklediği ABD'ye gitmeyi şimdiden reddetmiş durumdalar. İki ismin FIFA'da artık görevleri ise bulunmuyor.

Peki dava sonucunda mahkeme rüşvet kararı verirse neler olabilir. En önce akla gelen Rusya ve Katar'ın rakibi olan ülkeler tazminat davaları açabilirler. Daha kötüsü eğer FIFA karara rağmen Dünya Kupası'nı Katar'dan almazsa FIFA sponsor kaybı yaşayabilir. Çünkü rüşvetle elde edilmiş bir şampiyonaya sponsor olan firmaların ABD'nin kara listesine girip Amerikan pazarından dışlanma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaları ihtimal dahilinde.

Gözler ABD yargısında

Örneğin, McDonald's, Budweiser ve Vivo gibi ABD Piyasasında çok büyük işler yapan firmalar bu riski göze alırlar mı, orası şimdilik meçhul. Bu firmaların çekilmesi durumunda ise FIFA'nın üç haneli rakamlarla çok büyük zararlara uğraması da söz konusu olabilir.

Ancak şu sıralarda koronavirüsün dünya futboluna verdiği tahribat ile uğraşmakta olan FIFA Başkanı Ifantino, turnuvayı mutlaka Katar'da yapmak istiyor. İsviçreli Başkanın ülkedeki şeyhlerle “yakın dostlukları” nedeniyle kolay kolay pes etmek istemeyeceği bilinen bir gerçek. Ancak Blatter sonrası yolsuzluğa 'sıfır tolerans' propagandası yapan FIFA'nın Etik Komisyonu başta olmak üzere içeriden gelecek baskılar turnuvanın Katar'ın elinden alınmasına neden olabilir.

Her şey ABD'deki davanın karara bağlanmasının ardından açıklığa kavuşacak.

Senin için hazırladığımız haberler