8 Mart hakem operasyonunun dördüncü yılında hakemlik can çekişiyor

Ali Bozkurt
08.03.2026 - 13:17 | Son Güncellenme: 08.03.2026 - 13:19

8 Mart 2022 hakem operasyonu sonrası Türk hakemliği belirsizlikte. Şeffaf kriterler ve dünya standartlarında atama sistemi ile hakemlik güçlendirilmeli.

8 Mart hakem operasyonunun dördüncü yılında hakemlik can çekişiyor

Hüseyin ÖZKÖK- AJANSSPOR

8 Mart 2022’de MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun yaptığı operasyon ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı kararla Süper Lig ve 1. Lig’de görev yapan 13’ü hakem 31 kişi bir anda görev listesinin dışına çıkarılması, Türk futbolunda uzun süre tartışılacak bir müdahale olarak tarihe geçti. Kararın gerekçeleri kamuoyuna açık ve ikna edici bir şekilde anlatılmadığı için süreç daha ilk günden itibaren “hakem operasyonu” olarak anılmaya başladı.

Hakem hataları elbette futbolun bir gerçeğidir ve performans değerlendirmesi yapılması doğaldır. Ancak modern futbol yönetiminde temel ilke şeffaflık ve kurumsallıktır. Bir gecede, net kriterler açıklanmadan ve sistemli bir performans raporu paylaşılmadan yapılan toplu tasfiye görüntüsü, hakemlik kurumunun güvenilirliğini güçlendirmek yerine ciddi anlamda zedeledi.

Bu kararın bir diğer olumsuz sonucu ise Türk hakemliğinin kurumsal yapısına verdiği mesaj oldu. Hakemler için kariyer planlaması, eğitim süreci ve performans değerlendirmesi gibi mekanizmaların yerini ani ve radikal müdahalelerin alması, mesleki güven duygusunu sarstı. Hakemlik, istikrarlı gelişim ve tecrübe gerektiren bir alan iken bu tür adımlar sistemin öngörülebilirliğini zayıflattı.

Sürecin daha da tartışmalı hale gelmesine yol açan gelişmelerden biri ise Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun ikinci kez göreve gelmesiyle yaşandı. Hakemlik sisteminde istikrar ve güven ortamı oluşturulması beklenirken, gençleştirme kılıfıyla alınan kararlar ve birçok hakemin sistemden uzaklaştırılmasıyla yaşanan tartışmalar Türk hakemliğindeki belirsizliği daha da artırdı. Sorunları çözmek yerine aksine yeni ve yoğun tartışmaların ortaya çıkması, sistemin sağlıklı bir zemine oturamadığını ve daha uzun süre de oturamayacağını gösteriyor. Özellikle hakem atama kriterlerinin FIFA-UEFA uygulamalardan tamamen kopması hakemlik sistemini altüst etmiş durumda.

Nitekim bu sürecin uluslararası yansımaları da oldu. Türk hakemleri uzun yıllar UEFA ve FIFA organizasyonlarında önemli görevler alırken, son dönemde bu güvenin belirgin şekilde azaldığı görülüyor. Avrupa kupalarının kritik aşamalarında Türk hakemlerine görev verilmemesi, Türk hakemliğinin uluslararası itibarı açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.

Şu çok açık. Türk futbolunun ihtiyacı olan şey hakem operasyonları değil, güçlü ve şeffaf bir hakemlik modelidir. Performans kriterlerinin açık olduğu, değerlendirme raporlarının paylaşılabildiği, hakem gelişiminin bilimsel yöntemlerle takip edildiği ve atama kriterlerinin dünya standartlarında uygulandığı bir yapı kurulmadıkça, tartışmaların bitmesi zor görünüyor. Kısaca Türk hakemliği şu anda adeta can çekişiyor.

Senin için hazırladığımız haberler