AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Beşiktaş, Sergen Yalçın ile dün değil geçen Haziran'da ayrıldı!

Ajansspor Editör
İsa Kethüda
İlk Yayınlanma : 10 Ara 2021 - 13:44 / Son Güncelleme : 11 Ara 2021 - 00:03

Ajansspor Genel Yayın Yönetmeni Kenan Başaran, "Beşiktaş, Sergen Yalçın ile dün değil geçen Haziran'da ayrıldı!" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

KENAN BAŞARAN

Sergen Yalçın’ın Beşiktaş serüveni bitti, şimdilik. Futbolcu olarak da gitmiş ve gelmişti. Hatta 100. Yılda muhteşem bir dönüşe imza atmıştı. O tarihi şampiyonluk da kayıtlara “Sergen attı şampiyonluk geldi” olarak geçti. Geçen sezon da teknik direktör olarak aynı başarıya imza attı. Süper Lig tarihinde Beşiktaş forması giyip, hem oyuncu hem teknik adam olarak şampiyonluk yaşatan ilk teknik adam oldu.

40 haftayı bitirdi ön yargıları kırdı

Sergen Yalçın’ın adı teknik direktör olarak istikrarsıza çıkmıştı. Öyle ya, Beşiktaş’tan önce bir tam sezon çalıştırdığı takım yoktu. Ağırlıkla düşme hattında takımlar aldı, düze çıkarttı ve gitti. Maraton koşamaz denilen Sergen Yalçın, tarihin en uzun ligini; 40 haftalık bir süreci tamamladı, hem de şampiyon olarak.

En büyük destek imza günündeydi

Şampiyonluk beklentisinin düşük olduğu bir sezonu çifte kupayla kapattı. O dillere destan taraftar desteğinden de mahrum bir dönemde başardı bunu. Ne denebilir ki Yalçın, yaklaşık 2 yıllık süreçte en büyük taraftar coşkusu ve desteğini kendi imza töreninde gördü.


Çifte zaferden büyük çöküşe nasıl geçti? Gizli dehlizlerde neler döndü bilemeyiz ama açık kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiler bile çok ip ucu veriyor. Zirveden çöküşe neden geçildiğini madde madde sıralayalım:

Şampiyonluk dikensiz değildi

1-Geçen sezonki şampiyonluk dikensiz bir gül bahçesinde elde edilmedi. Yalçın ile yönetim arasında gerilimler eksik olmadı. Ligdeki kötü başlangıç sonrası teknik direktör arayışı olduğu haberleri medyaya yansıdı.


2-Yalçın transfer konusunda bazı yöneticilerle ters düştü. Zaten sezon sonu verdiği röportajda “Arkamdan kuyu kazanlar oldu” diyerek, kendisi yaşanan büyük problemi su yüzüne çıkarttı.

Kuantum fiziği: Aboubakar boşluğu!  

3- Vincent Aboubakar krizi, geçen sezon neredeyse şampiyonluğa mal oluyordu. Bu kriz asla itiraf edilmedi ama 30 maça çıkması halinde sözleşmesi otomatik uzayacak olan bir oyuncunun 29. maçta stop etmesi açıklanır bir durum değildi. Kuantum fiziği okumuş Aboubakar’ın yarattığı boşluk bu sezona da sirayet etti.

40 günde atılamayan imza

  • 4-Taraftar çifte kupa zaferinin tadını çıkartamadan ertesi gün başlayan ve 40 gün seren Sergen Yalçın ile imza krizine tanıklık etti.


  • 5-40 gün boyunca atılamayan imza hem Yalçın’ı hem yönetimi yıprattı. Bir yanda “Yalçın çok para istiyor” diyenler, diğer yanda “Hoca ile görüşülmüyor” diyenler vardı. Rıdvan Dilmen’in attığı tweet sonrası tarafların anlaşması manidardı.


  • 6-Süreç boyunca iki taraf da kamuoyunun önüne geçip resmi bir açıklama yapmadı, ne olup bittiğine dair.


  • 7-Bir yıllık yeni sözleşme sadece bir fotoğraf paylaşımıyla duyuruldu. KAP’a bildirim yapılmadı.

Sezon başı kamp handikapı

  • 8-Takım, teknik direktörün imzasından önce sezonu açtı. Pandemi nedeniyle İspanya kampı iptal edildi ama başka bir alternatife bakılmadı. Ve takım zorlu sezona Ümraniye’de hazırlanmak zorunda kaldı.


  • 9-Yeni sezonda transferde teknik heyetin seçimleri belirleyici oldu. Kimsenin itiraz etmediği isimler alındı ama performans olarak sahaya yansımadı.


  • 10-Daha derin ve şöhretli oyunculardan kurulu kadro, tarihin en kötü dönemlerinden birini yaşattı.

İki kupa bir modelle gelmedi, bireyseldi

  • 11-Çifte kupalı zafer örnek gösterilecek bir modelle gelmemişti. Yapısal sorunları çözülmüş bir kulübün takımının elde ettiği bir başarı değildi. Hocanın başarıya motive olması, takımın yakaladığı uyum ve yönetimin ödemeleri mümkün mertebe aksatmaması, daha geniş olanaklara sahip ezeli rakiplerin düşük performansı siyah beyazlıları zafere taşıdı.


  • 12-Ama bu zaferin paylaşımında sorunlar yaşandı. Taraftar neredeyse tüm payeyi Sergen Yalçın’a verdi. Bazı yöneticiler bu nedenle bu sezon geri planda durdu; bir kez daha “Kuyu kazıyorlar” denmesin diye…


    13-Başarı nedeniyle Yalçın’ın bazı yöntemleri gözardı edildi. Beşiktaş “Telefondan iki dakikalık görüntünün izlenmesiyle oyuncu almaz” denilmedi. Aksine zaferler nedeniyle bu bir övünç konusu dahi yapıldı.


  • 14-Transferlerin bir kadro mühendisliği çerçevesinde bugünü ve yarını da hesaba katarak bir planlamayla yapılması gerektiği üzerinde durulmadı. Geçen sezon 2 dakikalık telefon görüntüsüyle alınan Ghezzal, şampiyon olununca olumlandı. Bu özgüvenle bu sezon da 2 dakikalık Facetime görüşmesiyle Pjanic alındı. Ancak sonuç bu kez istenildiği gibi olmadı.

Gelecek değil, gelecek yıl!

  • 15-Koca Beşiktaş, teknik direktörüyle 1 yıllık sözleşmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Gelecek değil, gelecek yıl kotarıldı. Ve kadro kurarken de ‘fırsat transferi’ kovaladı.


  • 16-Sergen Yalçın’ın övülen dobralığının, başarısızlık döneminde nasıl eğreti durduğu ortaya çıktı. Maç sonu demeçleri ağırlıkla ‘şans’, ‘golü yiyene kadar’, ‘o golü biz atsak’, ‘aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz’ cümlelerinden öteye geçmedi.


  • 17-Yalçın, sürekli Şampiyonlar Ligi’nin üst seviyede olduğunu vurguladığı halde, bu lige uygun bir fiziksel kapasiteye çıkartamadı ekibini. Buna karşın özellikle Borussia Dortmund ile oynanan ilk maçta takım kendi limitlerini aşırı zorladı ve sonrasında çok sayıda sakatlık yaşandı.


  • 18-Yine Yalçın, “Bu seviyede bu goller yenmez” derken, aslında Süper Lig’de benzer goller yiyip, yenilgiler alıyordu. Ancak bunu görmezde geliyordu.

Trabzon maçında havlu, Alanya’da köprüyü attı

  • 19-Yalçın, son dakikada 2-1 kaybedilen Trabzonspor maçından sonra zihinsel olarak lige havlu attı. Şampiyonluk sezonunda kazanırken dahi bir sonraki haftayı domine eden konuşmalar yapan Yalçın, Trabzon maçı sonrası basın toplantısında analiz dahi yapmadan doğrudan birkaç soru cevaplayıp gitti.


  • 20-Yalçın’ın bu sezon oyuncularıyla arasındaki elektrik zayıftı. Yenilgiler artıkça da tamamen kesildi. Aytemiz Alanyaspor yenilgisinden oyuncuları sorumlu tutması da fiilen ilişkinin bittiğinin ilanıydı. Alanya maçı sonrası zoraki bir beraberliğe tanıklık ettik.

25 bin kişi önünde imzadan kuru vedaya

  • 21-Beşiktaş yönetimi 25 bini kişi önünde imza attırıp göreve başlattığı Sergen Yalçın’a kuru ve kısa bir açıklamayla veda etti.


  • 22-Yönetimin genel tavrına bakıldığında bu sezona Yalçın ile başlamayı istediği pek söylenemez. Ancak çifte kupalı bir hocayla devam etmemenin bedelini göze alamadılar. Bu ilişkinin Sergen Yalçın tarafından bitirilmesini beklediler. Giresun maçı sonrası Yalçın “Bırakıyorum” deseydi de “Kal” denilmeyecekti. Yönetim, “Sergen Yalçın’ı biz göndermedik, kendi istedi” cümlesini kurmak için sabırla bekledi. Ancak olan da takıma oldu.

Radikal hamlelere ihtiyaç var

  • 23-Hem Beşiktaş’ın hem Türkiye futbolunun bedelleri göze alınan radikal hamlelere ihtiyacı var. Beşiktaş yönetim geçen sezonki başarının sürdürülebilir bir model sunmadığına hükmedip pekala bu sezona başka bir hocayla başlayabilirdi. Yok eğer Yalçın ile devamda samimiydilerse, o zaman da bu ayrılığa lüzum yoktu. Her fırsatta Seba çizgisinden söz edip sonra ilk başarısızlıkta ayrılık tuşuna basmak, açıklanır bir durum değil.


    Seba, ilk sezonlarında şampiyonluk yaşatamayan Gordon Milne’nin arkasında dururken, bu yönetim şampiyonluk yaşatmış hocasını taşıyamadı.


  • 24-Yönetim-Yalçın birlikteliği suniydi çünkü içinde geleceğin de somut olarak planlandığı bir proje değildi. Günlük, skorlara bağlı bir işbirliğiydi. Bu nedenle yaşananlar sürpriz değil. İşin özü Beşiktaş ile Sergen Yalçın’ın ayrılığı o 40 gün sonra atılan imzayla oldu. O imza esasen bir ayrılık imzasıydı, biçiminden ötürü…
  • 25-Ahmet Nur Çebi yönetiminin artık ekonomik koşulları da düşünerek gerçek bir yapılanma sürecini başlatması lazım. Bunun için de altyapıya somut yatırımlar yapmaları lazım. Devre arası transfere değil, yeni altyapı tesislerine kaynak ayırmalı mesela.

Yalçın, telefondan oyuncu seçmemeli

26-Futbolcu Sergen Yalçın, Avrupa’ya gitmedi. Teknik direktör olarak bunu istediğini söylüyor. Futbolcu olarak da bu potansiyele sahipti, teknik adam olarak da sahip. Ancak futbol zekâsını, oyunun her alanına daha fazla ilgi duyarak desteklemesi lazım. Ghezzal’ı telefondan değil, Beşiktaş’a rakip olduğu Lyon maçlarından hatırlamalı. Ve daha da önemlisi, çok daha donanımlı ve geniş bir teknik heyet kurmalı. Yedi yirmi dört futbolla yatıp kalkmazsa Avrupa işi zor olur. Ya da olur ama çok daha kısa olur. Karizma, dobralık ve sadece maç günü saha kenarı yönetimiyle bu topraklarda şampiyonluk mümkün ancak modern futbolun merkezi Avrupa’da pek mümkün değil. Futbol üzerine daha çok düşünmeyi seçen Sergen Yalçın, bundan çok daha fazlasını vaat ediyor. Bu tutkuyu ortaya koyup koymaması onun tercihi…