Beşiktaş - Trabzonspor maçının ardından Sergen Yalçın iddiası!
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Trabzonspor'un deplasmanda Beşiktaş'ı 2-1 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Beşiktaş ile Trabzonspor Tüpraş Stadyumu'nda karşı karşıya geldi.
Orkun Kökçü'nün 14. dakikada penaltıdan attığı golle öne geçen siyah-beyazlılar karşısında Oleksandr Zubkov, 1 dakika sonra beraberliği getiren golü attı.
Beşiktaş'ın sezon başında Trabzonspor'a satın alma opsiyonuyla kiralık gönderdiği Ernest Muçi'nin 62. dakikada attığı golle Karadeniz ekibi müsabakadan 3 puanla ayrılan taraf oldu.
Spor yazarları Beşiktaş - Trabzonspor karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Güntekin Onay: Beşiktaş yine bildiğimiz gibiydi!
Beşiktaş ve Trabzonspor için sezonun özeti gibi bir maç oldu. Beşiktaş, topa sahip olup oyunu rakip yarı alanda oynadı ancak tek gol buldu o da rakip kalecinin hatasıyla gelen penaltıdan...
Siyah beyazlılar Konyaspor ve Karagümrük karşısında da 180 dakika baskılı oynayıp gol atamamıştı. Gol sorununun ötesinde Beşiktaş rakiplerine az pozisyon verse de çok gol yiyor. Bunun nedeni de kaleci performansı. Ersin Destanoğlu asla A sınıfı bir kaleci değil. Büyük takımların olmazsa olmazı: Kaleci ve santrfor üst düzey olacak. Beşiktaş’ın ne kalecisi ne de santrforu üst seviye değil. Daha atletik ve tempolu oyuncular şart.
Ancak şunu kabul etmek de gerekir ki Sergen Yalçın bu sezon başarılı değil. Sergen Hoca eğer kalacaksa ekibini kesinlikle güçlendirmeli ve egolarını bir kenara bırakıp, kendi hatalarını gözden geçirmeli. Hayatta her meslek için en tehlikeli şey, kendini yeterli ve tamamlanmış görmektir. Herkes gelişmeye ve öğrenmeye açık olmalı ve sürekli kendisini yenilemelidir. Sergen Hoca, sezonu derbi kazanmadan ve kupasız tamamladı. Zorluk derecesi yüksek hiç bir maçı kazanamadı. Şu Trabzonspor kadrosu Beşiktaş’tan iyi mi?
Teknik Direktör Fatih Tekke elindeki kısıtlı ve dar kadroyla harika bir sezon geçirdi. Trabzonspor takımı için giriş cümlesinde sezon özeti ifadesini kullandım, şunu kastettim: Oyun üstünlüğünü almadan Trabzonspor çok maç kazandı. Dün olduğu gibi. Bunun sebebi asla pes etmeden sonuna kadar mücadele etmeleri. (Hürriyet)

Bilal Meşe: Orkun’a yazık oluyor
Beşiktaş için ligin son derbisi prestij özelliğini taşıyordu. Kupadan elenen, Süper Lig’de ise treni çoktan kaçıran Kartal, oyuna baskılı başladı. Ne var ki, sakatı çok olan Trabzonspor ise hızlı geçişleriyle öne çıktı.
Onana’nın sakatlanıp, yerini genç kaleci Ahmet Doğan’a bırakması Trabzonspor’un en büyük handikapıydı. Nitekim, Ahmet geri pasta araya giren Oh’u düşürdü, hakem beyaz noktayı gösterdi. Kaptan Orkun topu ve kaleciyi farklı köşelere görderdi, Kartal’ı öne geçirdi.
Trabzonspor’un en büyük özelliği orta sahayı hızlı geçmesidir, sanırım Kartal bunu unuttu! Nitekim 15’te böylesi bir kontratakta Umut Nayir, Zubkov’u gördü, tecrübeli futbolcu zor açıdan skoru eşitledi.
Hep yazdık, söyledik, bu oyunda takım savunma anlayışı bir numaradır, onu rafa kaldırırsanız, rakip gelir cezayı keser! Kartal’ın kupadan elenmesinin temelindeki en büyük faktör de buydu arkadaş! Taraftarlar, sahaya önce sırtlarını döndüler, beş dakika sonra Kartal’ı desteklediler, işte protestonun en demokratik şekli de budur!
Trabzonspor ikinci yarıya etkili başladı. Nitekim Oulai ve Muçi ikilisinin şutlarında Ersin gole vize vermedi. Ne var ki 62’de Zubkov’un pasında Muçi, klasına yakışan bir vuruşla takımını öne geçirdi.
Sergen Yalçın 70’te Cerny’yi oyundan aldı, yerine Jota’yı sürerken, Fatih Tekke ise Muçi’nin yerine golcüsü Onuachu’ya şans verdi.
Başta prestij dedik, Kartal prestijini de kurtaramazken, geleceğe dönük soru işaretlerini de arkasında bıraktı! Sergen Yalçın kalacak mı, gidecek mi? Bence mi? Valla kalıcı değil, yolcu gibi duruyor!
En çok kime üzülüyorum biliyor musunuz? Kaptan Orkun Kökçü’ye, inanılmaz bir oyuncu, üst seviyede bir yetenek... Pasları milimetrik, adrese teslim adeta, zekası ayaklarıyla birbirine bağlı, varını yoğunu ortaya koyuyor, helal olsun ona. (Milliyet)
Cemal Ersen: Maçı, Salih ve Ahmet’i kazandı
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke haklı. Ligin final virajında sakatlıklardan büyük darbe yedi. Dolayısıyla Beşiktaş maçından çok Gençlerbirliği ile oynayacağı kupa sınavına hasarsız ulaşmak istemesi doğruydu. Ama öğrencileri tüm olumsuzluklara karşın harika bir mücadeleyle hocasına değerli bir armağan verdi.
Talihsizliğe bakın ki, kaleci Onana da 6. dakikada sakatlanıp soyunma odasına gitti. Halefi 19 yaşındaki Ahmet Doğan Yıldız, maça ısınamadan sebep olduğu penaltıyla yıkıldı. Üzülme Ahmet kardeşim, o hata umarım kariyerinin ilk dersidir. Çünkü sen bu takımın geleceği, Türk kaleci ekolünün devamı olacaksın.
Arkadaşları ise onu anında teselli etti. Santrayla birlikte üç pas yaptılar ve Zubkov eşitliği sağladı. Dahası; maç boyunca hapsi takım savunmasıyla Ahmet Doğan’a destek verdi
Ya Beşiktaş? Kupada Konyaspor’a elenince hedefsiz kalmış. Sergen Yalçın’a “al bir puanı oynama” deseler eminim şartsız kabul ederdi.
“Tatsız, tuzsuz, sıkıcı” geçen ilk yarıdan sonra Trabzonspor maça ağırlığını koydu. Sanırım soyunma odasında rakibini daha iyi analiz eden Fatih Tekke idi.
Dört kırılma anı vardı. Bunların ikisi Trabzonspor ikisi Beşiktaş kalesinde yaşandı. Önce genç file bekçisi Ahmet Doğan’ın kritik müdahaleleri, sonra Ersin’in köşeden çıkardığı şutları gördük. Trabzonspor artan baskısı golü getirdi. Zubkov - Muçi işbirliği haftalardır suskun kalan Arnavut oyuncunun şık golüyle sonuçlandı.
Kalan bölümde Fatih hoca gençlere “Yarınlar sizindir, hazır olun” mesajıydı.
Trabzonspor ligi üçüncü bitirdi, daha iyisi olabilirdi. Şimdi hedef kupayı kazanarak Avrupa ligine doğrudan katılmak ve eleme maçları eziyetinden kurtulmak.
Son olarak; Fırtına sadece maçı değil, Salih ve Ahmet Doğan gibi evlatlarını Türk futboluna kazandırarak geleneksel işlevini yerine getirdi. (Milliyet)
Aksal Yavuz: Trabzonspor şiir gibi…!
İlk yarıyı bir dakikada özetledi iki takım oyuncuları. Onana’nın yerine kendini bir anda kalede bulan genç Ahmet Doğan, henüz maça ısınmadan Oh’a yaptığı penaltı, bir kaleci için hakikaten çok büyük şanssızlıktı. Tecrübe para ile satın alınamadığı, alınamayacağı için hatalar yaparak kazanılıyor. Ahmet’in canı sağ olsun…
Trabzonsporluları sevindiren, bir o kadar mutlu eden; genç kaleci yaptığı hatanın etkisi altında kalmadan, pozisyona takılmadan iyi bir maç çıkarması çok önemliydi. Bravo Ahmet…
Penaltı golüyle geriye düşen bordo-mavililer, aynı dakika içerisinde Beşiktaş’a, Zubkov ile cevap verdiler; bilgisayar oyunlarında olduğu gibi, oyunu Nwakaeme, Umut ve Zubkov ile nakış gibi örerek topu rakip filelere yolladılar.
Yeri gelmişken; ikinci yarıda Muçi’yle attıkları 2’nci gol öncesi de benzer çalışmayı, benzer yardımlaşmayı yaptı Tekke’nin öğrencileri. Fakat bir detayı es geçmemek gerekir, gecenin enlerinden Bouchouarı’nin topla çıkışı, Zubkov’a keskin tıraş bıçağı kıvamında verdiği pası Zubkov, asiste dönüştürmüşse bunun mimari tabi ki Bouchouarı’dir. Faslı oyuncu çok etkili oynadı tamam da, Trabzonspor Akademisinin son ürünlerinden Salih Malkoçoğlu da göz kamaştırdı desek çok da abartmış olmayız.
Kısıtlı kadroyla sezonu bitirmeye, tamamlamaya çalışan, yeniden yapılanmanın ilk senesinde iyi işler çıkaran Trabzonspor’un sakat ve cezalı oyuncusu olduğu haftalar onlar adına çok zor geçti. Dün de çok eksiği vardı bordo-mavililerin, çarşamba günü Gençlerbirliği’yle oynayacakları kupa maçını da düşünerek sahaya çıktılar. Tüm bu olumsuzluklara, eksiklere ve de Beşiktaş karşısında geriye düşmelerine rağmen iyi oynadı, iyi mücadele etti Trabzonsporlu oyuncular. Farka koşmalarını kaleci Ersin engelledi. Haklarını teslim edelim; attıkları iki gol de şiir gibiydi ama…! (Milliyet)

Orhan Yıldırım: Uçmayı unuttu
Prestijden öte anlam taşımayan maçta kazanan taraftar oldu! Her ne kadar tribünler tıka basa dolmasa da, haklı ve yerinde tepkiler; karanlık geceyi aydınlattı. Futbola gelince... Sergen Yalçın’ın ruhu takıma da sirayet etmiş. Anlaşılmaz bıkkınlık var. Maç bitse de, gitsek havası hakim. Hedef kalmamış. Peki ya, formanın ağırlığı. Sergen hocanın forma adaletsizliği yine sürdü.
Her maç takımı bir eksik oynatan Rıdvan oyunda. Allah aşkına hocam, PAF’tan bir sol bek koy. Genç oyuncu hata yapar diyelim. Jota skor üretmesin diye kulübede. Kaptan Orkun, pas atacak adam bulamıyor. Herkes rakip arkasına gizlenmiş. Şaşıyorum. Ocak ayında alınan isimler ne hallere düştüler. Demek ki, idmanlar yetersiz. Buna rağmen Kartal pozisyonlar buldu atamadı. Atamayana atarlar.
Trabzonspor, Abdullah Avcı dönemindeki gibi hâlâ. Topla buluşan önce geriye bakıyor. Sürekli yan ve geri pas yapıyor. Zaten böyle pozisyonda genç kaleci penaltı yaptırdı. Kadro eksiği var, akıllar kupada. Bir de Onana sakatlandı. Bunca handikapa rağmen Fatih Tekke’nin ekibi iyi mücadale etti. Biraz da, şansının yardımı ile isteğini aldı. Beşiktaş için bir kayıp sezon daha geride kaldı. Büyük camia böyle krizleri çabuk atlatır. Değişimler biraz sancılı olur. Yönetimin önce teknik direktör konusunu derhal netleştirmesi bekleniyor. Ardından ihtiyaç olan bölgelere kaliteli takviyeler. Gerisi çorap söküğü gibi gelir. Şampiyonluğun en büyük adayı olur. Karadeniz temsilcisi de, kadro derinliğini artırırsa, seneye yine zirve mücadelesi verir. (Fanatik)
Olcay Çakır: Sahadaki duruş!
Derbiler bazen puandan çok veri üretir. Herkesin zihninin başka hedeflerde dolaştığı, sezonun büyük ölçüde şekillendiği bir atmosferde oynanan bu maç da tam olarak öyleydi. Trabzonspor, İstanbul’a eksikleriyle ve riske etmediği oyuncularıyla geldi; sahaya çıkan kadro alışıldık değildi ama sahadaki duruş tanıdıktı: 11 kişi, 11 Trabzonsporlu. Karşılaşmanın skorundan ziyade verdiği mesajlar önemliydi.
Muçi’nin oyuna bıraktığı iz, yalnızca teknik kalite değil, niyet de içeriyordu. Sanki “Ben bu hikâyenin içinde varım” der gibiydi. Sezon boyunca kritik anlarda yaptığı katkılar hatırlandığında, makul şartlar oluşursa bu birlikteliğin devamı Trabzonspor adına doğru bir hamle olur. Bu tür maçlar bazen transfer masasından daha net konuşur.
Oulai ile Bouchouari uyumu, sezon başından beri süre alması gerektiğini söylediğimiz Salih’in büyük maç olgunluğu, gelecek sezon planlaması için güçlü referanslar sundu. Beşiktaş cephesinde de benzer şekilde bazı oyuncular için karar maçlarından biriydi bu gece. Ama asıl mesele şu: Trabzonspor eksik de olsa, farklı kadroyla da çıksa, sahaya kimliğini koyabilecek büyüklük ve netlikte olmalıdır. Gelecek sezonun en kıymetli kazanımı taktikten önce bu kimlik olmalı. Kullanılan dil, ortaya konan tavır ve oyuncuya verilen güven... Dersler buradan çıkarılmalı. Çünkü seneye kurulacak cümleler, kurulacak kadro kadar belirleyici olacak.
Fatih Doğan: Anlayan için çok büyük mesaj!
Bir takım için en acı tablolardan biri; taraftarın sırtını sahaya dönmesidir. Siyah-beyazlı taraftarların Trabzonspor maçı başlar başlamaz 5 dakikalık sırtını dönerek yaptığı protesto, anlayan için büyük bir mesajdır. Acı gerçek şu ki: Sergen Yalçın'ın yönettiği takım, oynattığı-oynatamadığı futbol, yönetimsel hatalarla birleşince bir boşluğa düşmüş umutsuzluk girdabında acı anaforlar yaşamaktadır. "Muhteşem" algısı yapılan devre arası transferleri verimsiz. Her geçen gün iyiye gidecek denilen futbolda, bir sezona yaklaşan Sergen Yalçın yönetimine rağmen umut vadeden bir gelişme yok. Yalçın yönetiminde Beşiktaş, ligde derbi kazanamadığı gibi bütçesinin 10'da biri bile etmeyen düşme hattındaki takımlara puanlar kaybederek vasatizm girdabında aşağı doğru sürüklenmiştir. Haklı olarak kendisine destek verenlerin çoğunluğu da verdikleri destekleri bir bir çekmiştir. Trabzonspor'un Dolmabahçe'de 2-1'lik galibiyeti, şaşırtıcı değil hak edilmiş temiz bir galibiyet. Ancak Sergen Yalçın için "Bende yok" dediği ve kadroda istemediği Muçi'nin golüyle yenilmesi acı bir yansıma! "Sergen Yalçın'a zaman verilsin" diyenler, "Sergen Yalçın'la olmaz, gelecek kurulmaz" diyenlere hangi verilerle, gerçeklerle buna inandıklarını izah etmek zorundalar. (Sabah)
İskender Günen: Salih Malkoçoğlu parladı
Trabzonspor, Beşiktaş karşısına kupa maçını da düşünerek rotasyonlu bir kadro ile çıktı. Kart cezalıları Pina ve Mustafa'nın yokluğunda teknik heyet, bazı önemli isimleri kulübede tutarken savunmada genç Salih'e forma verdi ki bana göre dünkü maçın en iyi oyuncularından biri olarak öne çıktı. Maç süresince kritik pozisyonlarda ilk toplara müdahaleleriyle olumlu not aldığını düşünüyorum. Onana'nın maçın başlarında sakatlanmasından sonra kaleye geçen Ahmet'in, gereksiz yaptığı müdahale sonrası gelen penaltıyla Beşiktaş öne geçti. En önemli oyuncularından yoksun olmasına rağmen koşullar ne olursa olsun kendi oyun felsefesini sahaya yansıtmaya çalışan bir takım Trabzonspor… 1-0'dan sonra yapılan santranın hemen ardından Umut Nayir'in hazırladığı pozisyonda Zubkov'un golüyle skora denge geldi. İkinci yarıda Trabzonspor topa daha fazla sahip oldu. 3'üncü bölgede organize ataklarla etkisini artırdı. Orta alanda Oulai ve Bouchouari'nin mücadele gücü ve top kullanımı, Trabzonspor'un oyunda üstünlük kurmasında önemli rol oynadı. Bunun sonucunda Zubkov'un getirdiği topta yaptığı asistle Muçi, Trabzonspor'u 2-1 öne geçiren golü attı. Kupa mücadelesi öncesinde büyük moral kazandı. (Sabah)




