Bisiklette zincir attı! Milli sporcu neden emanet bisikletle yarıştı?

19.08.2021 - 13:47 | Son Güncellenme: 20.08.2021 - 00:02

Milli bisikletçi Kadir Kelleci, Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası'na emanet bisikletle katıldı. Zinciri attı ve 46. oldu. Kelleci'nin paylaşımı sosyal medyayı salladı. İşte yaşananların perde arkası...

Abone Ol
Okuma süresi: 1dk

KENAN BAŞARAN - ÖZEL

Türkiye'de Olimpik sporlara olan ilgi ve sevgi, bir kez daha Olimpiyat ile başlayıp, Olimpiyat ile bitti. Tokyo 2020'de yelkenden okçuluğa, tekvandodan bisiklete kadar yer aldığımız bütün branşlara büyük ilgi duyan, derece yapılmadığında dahi centilmence sporcuları alkışlayan memleket, Olimpiyat'ın bitmesiyle yeniden futbol topuyla yatıp kalkar oldu. Yani gerçek doğamıza döndük! 15 Ağustos'ta milli bisikletçi Kadir Kelleci'nin attığı tweet, istisnalar hariç, medya tarafından görülmedi.

Sosyal medyayı sallayan paylaşım

Kelleci, yaptığı paylaşımda, "Emanet bisikletle ve zincir çıkması sonucu ile Avrupa Şampiyonası'nda 46." diye yazdı. Bisikletçi, 12-15 Ağustos tarihleri arasında Sırbistan'da düzenlenen Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası'na bisikleti olmadığı için bir arkadaşından aldığı bisikletle katılmak zorunda kalıyor. Ben bu tweet'i gördüğümde olaya inanamadım! Öyle ya, bırakın koskoca memleketi, federasyon veya kulübü milli sporcuya bir bisiklet temin edemez mi? Benim gibi tepki verenlerin de ilk adresi Türkiye Bisiklet Federasyonu (TBF) oldu. Sosyal medyadan Kelleci'ye destek mesajları yağarken, yardım için IBAN numarası da istendi.

Destek bulamayınca bisikletimi sattım

Haberini yapmak üzere tarafları aramaya başladım. Kadir Kelleci, TBF ve sporcunun kulübü olarak bilinen Brisaspor'a sordum. Önce dağ bisikletinde dünya sıralamasında ilk 40 giren ilk Türk bisikletçi olan Kadir Kelleci ile konuştum ve "Neden emanet bisikletle yarıştınız" diye soruyorum. O da soruyu tekrarlayarak cevaplamaya başlıyor: "Neden emanet? Çünkü bisikletimi satmak zorunda kalmıştım. Bunun nedeni de bana destek olan kişinin taahhüt ettiği sürenin dolmasıydı. Sabancı Holding'e bağlı olan takımım Brissaspor'dan gerekli desteği almadığım için de bisikletimi satmak zorunda kaldım. Gelirim olmaması nedeniyle bisikletimi satarak gerekli kaynağı yaratmaya çalıştım. Halen de bir gelirim yok."

Kadir bize geç haber verdi

Milli formayı temsil eden bisikletçiye nasıl oluyor da federasyon destek olmuyor? TBF'ye bu soruyu sorup cevabını almak istediğimde, milli antrenör Hasan Bayraktar'a yönlendiriliyorum. Bayraktar, Kadir Kelleci'nin bisikletini sattığını, yarıştan çok kısa süre önce öğrendiklerini söylüyor: "Kadir Kelleci, bisikleti olmadığını yarışa kısa bir süre kala; 1-2 gün önce bildirdi. Bu bisikletler teknik olarak üst düzeydir. Her sporcunun fiziksel ölçülerine göre özeldirler. Öyle, 'Ha deyince' hemen bulunabilecek bisikletler değildir. Zaten pandemi nedeniyle tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemize de bisiklet giriş çıkışında sıkıntılar var. Sipariş verilen bisikletler, fabrikalarda bellli bir takvimde üretilip gönderiliyor. Yine federasyon, gerek kulüplere gerekse ferdi olarak sporculara, malzeme desteğinde bulunuyor. Ama bunlar kamunun prosedürleri çerçevesinde gerçekleştiriliyor. İllere gönderilir, oradan da ihtiyacı olanlara dağıtılır."

Federasyonla sorunum yok

Bayraktar'ın bu açıklamasını aktardığım Kelleci de, bisikletsiz kaldığı bilgisini geç verdiğini kabul ediyor. Kelleci, "Benim federasyonla bir sorunum yok" diye bir ekleme de yapıyor. Ancak, Halktv.com.tr'ye yaptığı açıklamada Kelleci, adının muhalif ve yaramaza çıktığını söyleyerek, yaşadığı sıkıntıların bir gerekçesinin de bu olduğunu söylüyor. Kelleci, buna karşın, hiçbir siyasi düşünceyle bir irtibatının olmadığının da altını çiziyor. 'Muhalif'liğinin nereden kaynaklandığını sorduğumdaysa Kelleci, "Bir 15 Temmuz anmasında rastgele havaya silah sıkanlara denk gelmiştim. Sadece bunu eleştirdim. Hiç bir kimseyi veya kavramı etiketlemedim" diyor.

Engel olsa milli takıma çağrılmaz

Kelleci'nin 'muhalif ve yaramaz çocuk' ifadelerini aktardığım Hasan Bayraktar ise, bu nedenle sporcuya bir ayrımcılık yapılmadığını söylüyor: "Öyle olsa milli takıma çağrılmaz. Kendisinin Serdar Anıl Depe ile birlikte Olimpayat'a katılabilmesi için en yüksek puanları veren World Cup ayaklarına katılması sağlanmıştır. Şartları uyuyorsa  25-29 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan Dünya Şampiyonası listesinde de adı bildirilir" diyor. Bayraktar, Kelleci'nin malzeme sıkıntısı yaşaması ve bir talepte bulunması halinde federasyonun yardımcı olacağını da sözlerine ekliyor.

Federasyon çok geç haber veriyor

Araştırmalarımdan edindiğime göre burada şöyle bir sorun da var: Federasyon, yarışmalara götüreceği milli sporcuları organizasyona çok kısa bir süre kala davet ediyor. Örneğin Dünya Dağ Bisikleti Şampiyonası'na 6 gün kala kimin gideceği henüz belli değil. Bu da bazı sporcuların malzeme açısından hazırlıksız yakalanmasına neden oluyor. Bu süre çok daha uzun olursa bisikletçiler de yarışa yakın bir zaman kala bisikletlerini yenilemek adına da olsa satmayabilir.

Bisiklet tamirciliğinden geliyor

Gaziantep'te bisiklet tamircisinde çırak olarak çalışırken bu spora bağlanan ve bunu bir meslek haline getiren 35 yaşındaki Kadir Kelleci, Avrupa Şampiyonası'na gitmek için gerekli kaynağı elde etmek için bisikletini sattığını belirtirken, maddi koşullarının iyi olmadığını söylüyor: "Bir evim yok. Arkadaşlarımda kalıyorum. Bir karavan almak istiyorum ama olanağım yok. Belki de yurtdışına gideceğim. Çünkü bu koşullarda Türkiye'de bu sporu yapmak çok güçleşti benim için. Ama önümüzdeki şampiyona için malzeme için söz verenler var. Bisiklet için de bir arkadaşımdan söz aldım."

Maaş çok düşük, evim bile yok

Peki kulübü neden milli sporcuya destek olmuyor? Kadir Kelleci, yaklaşık 10 yıl Brisaspor Kulübü'nde yarıştı. Kulüpten 17 Haziran'da ayrılan Kelleci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı şöyleydi: "Her şey için çok teşekkür ediyorum Brisaspor-Lassa." "Neden ayrıldın" sorumuza Kelleci, şu yanıtı veriyor: "Verilen maaş çok düşük. Ayrıca kulüp yol bisikletinden çekildi. Ben de dağ bisikletinin yanı sıra yol bisikletinde yarışmak istedim. Bu konuda kulüple fikir ayrılığına düştük." Sporcunun aldığı maaşın asgari ücretin biraz üzerinde olduğunu belirtelim. Kelleci, artık dayanacak gücünün kalmadğını ve yurt dışına gitmeyi de bir seçenek haline getirdiğini de söylemeden edemiyor.

Bizden 2 ay önce ayrıldı, sorumluluğumuz yok

Brisaspor Kulübü, bir yetkili adıyla açıklama yapmak yerine, kurum olarak cevap vermeyi tercih etti. Kulüp, sosyal sorumluluk ve milli oyuncu yetiştirme amcıyla kurulduğunu belirtiyor: "Biz dernek statüsündeyiz. Gelirlerimiz kanuna göre bağışlardan oluşmaktıdır. Yüksek bütçelere sahip değil. Kadir Kelleci, 17 Haziran'da kulüpten ayrıldı. Yasalara göre 1 yıllık sözleşmesi olduğu için 31 Aralık 2021 tarihine kadar hiçbir kulübe gidemez. Ancak ferdi olarak yarışabilir. Biz yine de 17 Haziran itibarıyla kendisinin ayrılık evraklarını hazırladık. Son Avrupa Şampiyonası'nda yaşadığı bisiklet sorununun bizimle bir ilgisi bulunmamaktadır."

Tarihin en kötü federasyonu

Tüm tarafların açıklamalarından sonra Türkiye'nin önde gelen bisiklet yorumcularından Sarper Günsal'dan toparlayıcı bir yorum istiyorum. Günsal, bisikletin Olimpik sporlar içerisinde en zayıf branşlardan biri olduğunu vurguluyor: "Bisiklet sporu içinde ise yol hariç, diğer dallara önem verilmediğini söylemek mümkün. Tarihimizin en kötü federasyonlarından biri iş başında maalesef. Beş senede hiçbir şey başaramadılar."

Bisikletini satmasını anlıyorum

Kadir Kelleci'nin gençler seviyesinden beri dağ bisikletinde (MTB) Türkiye'nin en başarılı sporcularından biri olduğunu anlatan Günsal, sözlerini şöyle noktalıyor: "35 yaşında hâlâ ülkenin en iyisi sayılabilir. Uzun yıllardır bu sporun peşinde koşturuyor. Başka bir ülkede olsaydı hem iyi bir menajer onu sahiplenirdi hem kulübü kol kanat gererdi ve hem de federasyon doğru bir MTB programıyla Kadir ve onun gibi sporcuları desteklerdi. Ama burada maalesef olmuyor. Koskoca LASSA bisiklet programını dağıttı. Kadir'in geçinebilmek için sponsordan aldığı bisikletini satmış olmasını anlıyorum. Çünkü bu sporu yaparak geçinemiyor. Bisiklet tamirciliğinden buralara geldi, yine oraya mı dönsün? Federasyonun MTB koçu (varsa) en son ne zaman Kelleci'yi arayıp konuşmuş bilmek isterdim."

Dağ bisikletinin fiyatı 100 bin lirayı buluyor

Konuya dair yaptığım araştırmalarda farklı bilgiler de elde ettim ancak bu bilgileri veren kişiler yazılmaması kaydını düştüğü için habere yansıtamıyorum. Ancak şurası açık ki, bisiklet sporunda kulüpler profesyonel olmadığı için sporcular Avrupa'daki muadilleri gibi sadece sporlarıyla ilgilenemiyor. Yılda 25 bin kilometre pedal çeviren Kelleci gibi bisikletçilerin en büyük mücadelesi, yolda veya dağdaki rakipleri değil. En büyük rakipleri, geçim derdi. Bu nedenle de bazen bisiklet dahil, malzemelerini al-sat yaparak, gelir elde etmeye de çalışıyorlar. Söz konusu bisikletlerin fiyatları 60 bin ila 100 bin lira arasında değişiyor. İkinci el piyasası da 30 ila 50 bin lira arasında...

Sistemin baştan aşağı değişmesi lazım

Olimpiyat bile artık endüstriyel bir organizasyona dönüşmüşken bisiklet dahil, bir çok branşın kâğıt üzerinde amatör görünmesi, dernek çatısında faaliyet yürütmesi hayatın gerçekleriyle uyuşmuyor. Bu branşlarda da profesyonelleşmenin yolu açılmalı. Sporcu yalnızca yarışına, mücadelesine konsantre olmalıdır. Yaptığım araştırmanın sonucunda vardığım kanaat de şu: Kadir Kelleci'nin Avrupa Şampiyonası'nda emanet bisikletle yarışmasında kendisinin de federasyonun da mevcut kulüp yapılarının da kusurları var. Bu yapı değişmedikçe, Kadir Kelleci'nin yaşadığı dramatik durumlarla daha çok karşılaşacağız.

KADİR KELLECİ'NİN BAŞARILARI

  • Türkiye Dağ Bisikleti Şampiyonu
  • Balkan Dağ Bisikleti Şampiyonu
  • Dağ bisikletinde dünya sıralamasında ilk 40'a giren ilk Türk

Senin için hazırladığımız haberler