"Bu futbol federasyonu ne işe yarıyor gerçekten?" | Spor yazarları Fenerbahçe - Gornik Zabrze maçı için ne dedi?
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turu ilk maçında Polonya'nın Gornik Zabrze ekibini 1-0 yenerek tur için avantaj sağladığı karşılaşmayı değerlendirdi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Fenerbahçe yeni sezonun ilk resmi maçına Şampiyonlar Ligi'nde çıktı. Sarı lacivertliler 2. eleme turu ilk maçında karşılaştığı Polonya temsilcisi Gornik Zabrze'yi 1-0 mağlup etti.
Galibiyet golü Talisca'dan geldi
Chobani Stadı'nda oynanan müsabakaya tutuk başlayan sarı-lacivertliler, pozisyon üretmekte zorlandı. 37. dakikada Anderson Talisca'nın frikik golüyle öne geçen sarı-lacivertliler, devreyi 1-0 üstün tamamladı.
İkinci yarıya daha hızlı başlayan Fenerbahçe, net pozisyonları gole çeviremedi ve farkı artırmayı başaramadı. Karşılaşma, sarı-lacivertlilerin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.
Spor yazarları ne dedi?
Öte yandan Spor yazarları Fenerbahçe - Gornik Zabrze karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Uğur Meleke: Bu futbol federasyonu ne işe yarıyor gerçekten?
Bir ön elemeler ülkesi olarak 2026- 27 sezonunu dün gece itibariyle açtık. Türkiye ikincisi Fenerbahçe, Polonya ikincisi Gornik’le karşılaştı. Temsilcimiz baştan sona üstün bir oyun sergiledi. Yüzde 80’lere varan bir topla oynamayla müsabakanın tamamına hükmetti. Bu hükümranlığın tabelaya tam anlamıyla yansımamasının ana sebebiyse bence şuydu: 70’inci dakikaya kadar üç ön libero tipli oyuncuyu (Bartuğ, Fred ve Guendouzi’yi) bir arada oyunda tutmak. Oyun tamamen üçüncü bölgede oynanıyor, topa sahipsiniz ama yaratmanız gereken kadar pozisyon yaratamıyorsanız, sahadaki kreatif isim sayısını daha erken artırmak lazımdı sanki.
Fenerbahçe elbette Gornik’i deplasmanda da yenecek güçte. Ancak sonraki turlardaki muhtemel Sturm, Hearts, Lyon, Bodo gibi maçlar öncesi sahada toplam kaliteyi artırmak gerek. Dün ilk 11’de başlayanlardan sadece Talisca-İrfan’a kaliteli oyuncu etiketi koyabiliyorsunuz. Asensio, Oğuz ve Greenwood girince sahadaki toplam kalite arttı. Ancak play-off’ta mesela Lyon gibi bir rakiple eşleşirseniz, daha fazla kalite gerekebilir Fenerbahçe’ye.
ERTELEME TARTIŞMALARINA BiR AY KALA
Eğer her şey yolunda giderse bu sezon 4 takımımız 18-25 Ağustos tarihlerinde play-off turu oynayacaklar. Ve o iki play-off maçı arası yine “lig müsabakalarını erteleme konusu” gelecek gündeme. Kamuoyunun bir kısmı erteleme fikrini çağ dışı bulacak, diğer kesimi de “Hollanda, Belçika gibi ligler ertelemeyle avantaj sağlıyor” diyecekler. Her sene yapılan o kısır tartışma, bu yıl da tekrarlanacak sıfırdan.
İnsan ister istemez şunu düşünmeden edemiyor: Biz her yıl bu play-off turunu oynamıyor muyuz? Her sene aynı sorunla yüzleşmiyor muyuz? Neden kalıcı bir formül üretmiyoruz öyleyse? Süper Lig’i 14 Ağustos’ta değil, 7’sinde başlat... 21 Ağustos hafta sonunda da hiç lig oynatma. Bu kadar basit.
Keşke ülkede bu konuları önceden düşünen, kalıcı çözümler üreten bir kurum olsaydı değil mi? Futbol Federasyonu gibi mesela! Var mı öyle bir kurum bu ülkede? Ne işe yarıyor gerçekten, neyle meşgul bu futbol federasyonu? (Hürriyet)

Halil Özer: Bu iş tamam
Fenerbahçe belki farklı bir galibiyet almadı. Ancak her iki takım arasında öyle kalite farkı var ki 2. maçta Polonyalıların turu geçme şanları bana göre sıfır. Yani Fenerbahçe’nin bu turu geçeceğine yüzde yüz eminim.
Bu maçlar sezonun en önemli ve en zor maçlarıdır. Rövanş maçı için bir hafta var. Ancak bu 7 gün bile Fenerbahçe’nin daha da oturması için önemli bir süre. 30 dereceyi geçen sıcaklıklarda yapılan ağır sezon başı antrenmanları, Şampiyonlar Ligi için bu tip maçlar hatanın telafisinin olmadığı en zor maçlardır.
Fenerbahçe dün sahaya Asensio, Greenwood, Kante, Vedat gibi ağır toplardan yoksun çıktı. İlk yarıda zorlandı mı? Evet... Rakip Polonya’nın en köklü takımlarından birisi. Lakapları ise madenciler. Kalenin önüne tam bir duvar ördüler. Akan oyunda sadece bir iki pozisyon bulabildik. Semedo’nun sağ kanattan geliştirdiği atakta Bartuğ son derece net bir pozisyonu kaçırdı. Ancak ilk yarının sonlarına doğru Talisca kendine has bir vuruşla Fenerbahçe’nin golünü attı. Son dakikada ise Bartuğ bir gol daha kaçırdı.
Genel olarak Fenerbahçe sabırlı oynadı. Hazırlık döneminin yorgunluğu her hallerinden belli oluyordu. Ancak İrfan Can, Fred, Semedo ve Guendouzi sahaya tüm ağırlığını koydu. Özellikle İrfan’ın eski günlerine dönüş sinyalleri vermesi Fenerbahçe açısından çok önemli.
İkinci yarı Fenerbahçe farkın açılması için her şeyi yaptı. Ancak kah direkler kah Polonyalı takımının kalecisi Schulze buna engel oldu. Rakip bu yarıda Fenerbahçe orta alanını sadece gelişi güzel vuruşlarla geçti. Tek bir şut çekemedi. Tek bir atak bile geliştirmedi. Buna karşılık Fenerbahçe’de Talisca ve Bartuğ’nun birer topu direkten döndü.
Fenerbahçe çok kontrollü oynadı. Kendini fazla zorlamadı. Tamam ikinci golü istedi ancak sanki futbolcular sezonun ilk resmi maçında kendilerini korudular. Ancak rakibe sürekli yakın pres uyguladılar. Nefes aldırmadılar.
Rakip öyle bir kapandı ki sanki o alandan çıkmamaya yemin etmişler gibiydi. Bu yarıda Semedo ile İrfan Can normal olarak biraz oyundan düştü. Kerem sol kanatta etkisiz günlerinden birini yaşadı. Buna rağmen bence çıkmazdı. Tabii Kerem’in Dünya Kupası gördüğünü unutmamak lazım. Guendouzi ise sezon sanki hiç bitmemiş gibi iyi oynadı. Savunmada Skriniar ise ne kadar önemli futbolcu olduğunu bir kez daha gösterdi. Greenwood’u az gördük. Ama bence yetti. Biz yeni sezona Greenwood için şimdiden hazırlanalım.
Sonuç olarak Fenerbahçe maçı tek farklı olsa da kazandı. Biraz kısmeti olsaydı maçı daha da farklı kazanabilirdi. (Milliyet)
Cem Dizdar: Rakip analizi yanlış yapılmış
Maçın ilk devresi düşünüldüğünde İsmail Kartal ve ekibinin rakip analizinin pek de doğru olduğu söylenemezdi! Öyle ya Kartal, maçtan bir gün önceki toplantıda rakibin ‘İkinci bölge’yi kapatacağını belirttiyse de pek öyle olmadı. Gornik tamamen kendi birinci bölgesine yığılmıştı. Tam da bu nedenle ilk devre yüzde 75 topla oynayan Fenerbahçe golü Anderson Talisca ile serbest vuruştan buldu. İkinci devresi de ilkinden farklı değildi.
Gornik derinde, Fenerbahçe rakip ceza sahası önünde. Rakip çıkmadıkça, diğer deyişle ‘Çıkamadıkça’ Fenerbahçe savunmayı hareket ettirmek için pas yaptıysa da hız düşük kaldığı için topla oynayıp durmuş göründü. 70’e yaklaşırken teknik direktörünün maç önü kanaatine karşın ‘Hazır olduğu’nu sosyal medya hesabından duyuran Marco Asensio ile Oğuz Aydın sahadaydı. Fakat değişen çok şey olmadı. Evet, Fenerbahçe tüm maç boyu topla oynama, hareket etme konusunda üstündü… Rakibini geri itti, hataya zorladı, denedi ancak istediğini yapamadı.
Aralarındaki fark belirgin değildi
Unutulmasın ki iki takım arasındaki fark da ‘Topla oynama oranı’ kadar büyüktü. Başlangıç 11’lerinin piyasa değerleri 113 milyon Euro’ya karşın 13 milyon Euro’ydu! Yani fark 100 milyon Euro’ydu. Fakat sahada bu fark belirgin miydi, işte büyük soru işareti buradaydı. Ülkeye ve Fenerbahçe’ye dair son iki not… İlki… Taraftarın sonuca etkisinin bize anlatıldığı gibi olmadığını gördük ama yetmez. Bunu teknik adam, futbolcular ve yöneticilerin de görmesi gerek. İkincisi… İlginçtir, Brezilya ve Hırvatistan Milli Takımları’nın kalecilerinin bonservisi Fenerbahçe’de ama kalelerinde yıllardır takımda tutup ardından beğenmeyip, başka takımlara gönderdikten sonra milli takıma seçilen Mert Günok var! Yani Mazhar Alanson’un ‘Hamak’ta söylediği gibi; ’Ne kadar enteresan’, değil mi? (Fanatik)

Ömer Üründül: Garantiye almalıydı
F.Bahçe, sezonun ilk resmi maçında 70 dakika takım halinde tempolu ve iştahlı bir futbol sergiledi. Bu uzun bölümde takımın en büyük artısıyardımlaşmalı ön alan baskısıydı. 3 orta sahanın da ikili mücadele özelliklerinin olması ve de fiziki güçleri, pres başarısını sağlayan en önemli faktördü. İlk yarıda adeta tek kaleye dönen maçta sürekli preste top kazanılmasına rağmen üretkenlik çok sınırlıydı. Bir net pozisyon vardı, gol de Talisca'nın güzel frikiği ile geldi. 2. devre tempo daha da arttı. Bu bölümde pozisyonlar fazlalaştı. Ama bir türlü ikinci gol gelmedi. İsmail Kartal, öncelikle iki hamle birden yaptı… Oğuz-Kerem değişikliği doğruyduama Bartuğ-Asensio değişikliğiyanlıştı. Bartuğ, bana göre takımın en iyisiydi… Hem gole yakın hem de müthiş pres yapıyordu. O çıktıktan sonra hem tempo düştü hem de ön alan baskısı sona erdi. Zaten mantıken düşünmek lazım, etkili hücum pres ana stratejiniz ise Talisca ve Asensio birlikte oynadığında bunu başaramazsınız. Semedo çok iyi kanatbindirmeleri yaptı. İki nedeni vardı; İrfan Can'ın ona uygun kanat forveti olması, ikincisi de Portekiz Milli Takımı ile uzun süredir kampta olması… SonuçtaF.Bahçe tek farkla rövanşa gidecek. İşi garantiye almak gerekirdi ama iyi mücadele etmekten ve disiplinli oynamaktan başka Gornik'in önemli artısını gözlemlemedim. İlk maç için ölçü olmaz ama acaba daha güçlü takımlar karşısında F.Bahçe böyle önde baskı uygularsa rakibin geçiş oyunlarında nasıl bir savunma güvencesi oluşturulacak, bu şimdilik soru işareti. (Sabah)




