AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Çebi ve Sergen Yalçın, imzayı kalplere niye atmıyor?

İlk Yayınlanma : 11 Haz 2021 - 15:11 / Son Güncelleme : 11 Haz 2021 - 15:48

Ajansspor Genel Yayın Yönetmeni Kenan Başaran, bugünkü köşe yazısında, "Çebi ve Sergen Yalçın, imzayı kalplere niye atmıyor?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Çebi ve Sergen Yalçın, imzayı kalplere niye atmıyor?

KENAN BAŞARAN

Çebi ve Sergen Yalçın, imzayı kalplere niye atmıyor?

 
Transfer aylarındayız yine… Bir ay önce biten sezon unutuldu gitti. Şampiyon olan da olmayan da, düşen de çıkan da…

Misal… Beşiktaşlılar çifte kupanın tadını çıkarmadan “Sergen Yalçın krizi”ne girdi.

Taraftar imza bekliyor. Ama resmi imza bir  türlü atılmıyor.

Oysa… Sezon içinde “Sergen evladımız, istediği kadar kalabilir” lafları manşetleri süslüyordu.

Ey taraftar… Endüstriyel futbol çağında romantizme yer yok.

Yani o imzalar kalplere falan atılmaz. İmzalar başı sonu belli, bol sıfırlı ücretlerin yazılı olduğu kontratlara atılır.

Mesela Beşiktaş, ‘Kalplere atılan imzalar’ın bedelini öde öde bitiremedi. Hâlâ, o ‘CometoBesiktas’ transferlerinin borcu harcı ve açılan davaların tazminatları ödeniyor.

Beşiktaş ile Sergen Yalçın neden imzaları atamadı? Başta röportajlar olmak üzere, açık kaynaklardan cevapları vereyim:

Sergen Yalçın ne istiyor?

1-Ben bir yıllık sözleşme yaparım. Uzun vadeli kontratın manası yok. Beni kontrat değil, başarı korur.
2-Ben çifte kupa kazandırdım, iyi bir maaş istiyorum.
3-Transferde gelecek gidecek isimlere dair son karar benimdir. Çünkü takımı çalıştıran, onlarla gece gündüz birlikte olan benim. Ve futbolu yöneticilerden daha iyi biliyorum.
4-Ümraniye’de futbol takımına ait mahrem alanlara girmeyin.
5- Geçen sezon iyi anlaştığım isimlere dokunmayın.
6-Bir sıkıntı yaşadığınızda gelin yüz yüze konuşun.
7-Ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olacak bir kadro kuralım.

Ahmet Nur Çebi ne diyor?


Uzun uzun maddelendirecek bir şey yok. Çünkü her şey tek maddede özetleniyor:


“Çifte kupaya rağmen limitimiz çok artmadı, mali disiplinden taviz veremeyiz, akılcı hareket etmeliyiz.”

Taraftar sezonluk yaşar

Ama bunu taraftara anlatmak zor. Taraftardan tutarlı olmasını beklemeyin. Taraftar bugün “Sergen Yalçın ne istiyorsa verin” der. İki yıl sonra borç harç bugünün de iki katına çıkarsa o zaman da “Paralar nerede Ahmet Nur Çebi” der!
Anlayacağınız yönetimlerin işi zor.
Çebi’nin büyük bir avantajı var: O Beşiktaş’tan geçinmeye gelmedi, geçindirmeye geldi.
O halde inandığı doğrularda diretmeli.

Çebi ne yapmalı?


-Sergen Yalçın ile çata çat pazarlık yapmalı. Kulübün mali gerçeklerine uygun bir sözleşme yapmalı. Ama vereceği yıllık ücret Abdullah Avcı’ya verilenin de üzerinde olmak zorunda. Öbür türlüsü mali disiplinle de açıklanamaz.


-Transferde ve takım yapılanmasında son sözü ona vermeli. Çünkü mevcut koşullarda hiçbir yönetici veya scout’un gözü ondan daha iyi değildir.

Ya devrim ya eski tas eski hamam


Çebi yönetimi, takım bütçesini planlarken onun içinden en büyük payı Sergen Yalçın’a ayırmalı. Ama toplamda mali disiplini korumalı. Ama şu şartla: Eğer ki bankalarla yapılan yapılandırma anlaşmasına ve TFF limitlerine falan inanıyorsa!
 
Evet inanıyorsa mali disiplinden asla taviz vermesin. Belki 2-3 yıl çok ok yiyecektir göğsünden ama bu kulüpten gittiğinde “Paralar nerede” sorusuna muhatap olmayacaktır. Aksine, “Heykeli dikilsin” denilecektir.

Size dünyaları da alırım fakat...


Çebi ve ekibi şu seçenekle karşı karşıya: Başarı veya başarısızlıklarda taraftarların baskısına boyun eğip, popülizm yapmak. Yıllardır yapılan budur.

Çıksın şunu desin: Kulübün batmasını kabul ediyorsanız, ben size dünyaları alayım! Yok eğer hem sportif başarı hem mali disiplin diyorsanız, o zaman bana müsade edin.

Fikret Orman sonrası gerçek manada devrimci adımlar atacak bir yönetime ihtiyaç vardı. Ahmet Nur Çebi ve ekibinin radikal kararlar alması için koşullar hazırdı. Yaklaşık 2 yıllık süreçte mali açıdan çok büyük zorluklara göğüs geren yönetimin, bir de şampiyonluk yaşatması mucizevidir.

Şimdi yönetim bu başarıyı çok iyi tahlil edip ona göre karar verecek: Mucizenin baş mimarı Sergen Yalçın ise, elindeki kaynaktan mümkün mertebe en büyük payı ona vermekte beis görmeyecek. Ama Yalçın’ın talebi başarıyı aşan bir gerçeklik boyutundaysa, sorumluluğu alıp doğru bildiği kararı alacak.