AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Burak Elmas, Fatih Terim ile yollarını neden ayırdı? Perde arkası

Ajansspor Editör
Özgür Koç
İlk Yayınlanma : 12 Oca 2022 - 13:51 / Son Güncelleme : 12 Oca 2022 - 14:17

Galatasaray Başkanı Burak Elmas, Fatih Terim’i neden gönderdiğini aslında açıklamadı. Peki perde arkası gerçekleri neler? İşte ayrılığın gerçek nedeni.

Kenan BAŞARAN - AJANSSPOR

Fatih Terim, Galatasaray ile 4. Kez yollarını ayırdı. “Ayırdı” demek doğru değil. Başkan Burak Elmas, Terim’i gönderdi. Ve dün de medyanın karşısına çıkarak, gerekçesini açıkladı. Yok, aslında açıklamadı! 70 dakika kadar soru-cevap yapıldı ama biz Terim’in işine neden son verildiğini Elmas’ın ağzından net şekilde duyamadık. Belli ki Elmas, hakikati gizliyor. Dün Elmas esasen gazetecilere değil, Terim’e konuştu bence. Sanki, “Hocam benim çizdiğim çerçevede kalalım” dedi. Bakalım Terim bu çerçeveye sadık kalacak mı?

Terim ile neden olmadığının cevabı yok!

Elmas’ın Terim’i göndermesinin görünen sebebi, giriştikleri projenin başarısız olması tehlikesi. Yani Elmas, mealen diyor ki; “Uğrunda birçok şeyi riske ettiğimiz projenin Terim ile başarıya ulaşamayacağını anladık.” Nedeni ligdeki puan durumu mu, alınan oyuncuların kalitesiz çıkması mı, Terim’in teknik direktör olarak yetersizliği mi? Başkan bunların hiçbirini doğrudan söylemiyor.

Torrent ile Terim istifaya zorlandı

Yönetim, Terim’e bir yardımcı düşünüyor. Ancak bunu ilk önce Terim ile konuşup karara bağlamıyor! Başkan, dün bu konuda büyük bir çelişkiye düştü. Önce, Terim ile yardımcı konusunda anlaştıklarını söyledi, sonraysa Terim’in Domenec Torrent’i medya üzerinden öğrendiğini kabul etti. Peki bu nasıl bir iş? Torrent operasyonu, çok açık biçimde Fatih Terim’i istifaya zorlamaktan başka bir şey değildi.

Terim istifa etmeyince oyun bozuldu

Hiçbir Galatasaray Başkanı, bir yardımcı alınması konusunda anlaşma sağlansa bile, o ismin kim olduğunu Terim’e onaylatmadan görüşüp anlaşmaz! Bunu yaparsa, bilinçli yapıyor demektir. Ve o zaman da bunu, Terim’i görevi bırakmaya zorlamak için yapmış demektir. Terim ise Torrent dayatmasına rağmen bırakmadı. Belli ki bu tutumu Elmas yönetimini sıkıştırdı. Aynı Terim, Mustafa Cengiz yönetimini  bir nevi yok saymış ve “Ben taraftara bir söz verdim” diyerek, çatışmasına rağmen mukavelesini doldurdu.

Avrupa’da son 16’daysan hoca gitmez

Tüm bunlar bir yana, benim kanaatim Elmas-Terim ayrılığının temel nedeni, transferde kimin karar verici olduğu konusundaki anlaşmazlıktır.

 

-Bakın, 3 yıllık bir projeyle yola çıkıldı. Buna göre, gelecek vaat eden oyuncular seçildi.
-Bu uğurda yüksek bonservis bedeli, düşük maaş politikası benimsendi.
-Yaz transferinde 25 milyon Euro’luk bir bonservis harcaması yapıldı.
-Lig ve kupada hedef bitti ama Avrupa Ligi’nde son 16’ya kalındı.
Şimdi ‘geleceğin takımından söz ediyorsak şayet, ilk yılda Avrupa’da son 16’ya kalmak çok değerlidir. Normalde Terim ile bu hedef sonuna kadar kovalanırdı. Elmas, bunu gözden çıkartma pahasına neden Terim’i yolladı? Bu açıdan ayrılık, mantıksızdır.

Bir Terim geleneği: Ocak’ta operasyon!

Ligde kaybetse de Terim, takıma güvenini dile getirmeye devam etti. Her defasında oyunu övdü ve skorların mutlaka geleceğini söyledi. Hedef olarak da Ocak ayını gösterdi. Aynen şunu dedi: “Ocak ayı bizim için stratejik bir ay gibi görünüyor. Bunu iyi kullanmayı düşünüyoruz. Çalışmalarımız var. Galatasaray’a yakışan, istediği gibi, çok da anormal bir rakam harcamadan en tasarruflu bir şekilde en iyi oyuncuları alırız.”

Ekim’den itibaren takıma inanç azaldı

Sezon başında 11 transfer yapıldı ve 25 milyon Euro bonservis bedeli ödendi. Bu da, “Galatasaray artık maaşa değil, gelecek vaat eden oyunculara bonservis harcaması yapıyor. Bu doğru bir model” diye övüldü. Terim, görev yaptığı her dönem sezon başında olduğu gibi, Ocak’ta da çok sayıda transfer yaptırdı. Ligin ilk devresinin ilk dönemindeki kötü sonuçlarda dahi, sabır isteyen ve oyunculara güvenini ortaya koyan Terim, Ekim’den itibaren önce takım içinde oyuncu değişiklikleri yapacağını söyledi, sonra da Ocak ayında transferi işaret etti.

Elmas’ın Ocak mesajı Terim’edir

Burak Elmas’ın dünkü açıklamasında bence en önemli nokta transfere dairdi. Bu ayrılığın temeli, transfer ve onun karar mekanizmasının kim olacağı bana göre. Bakın Elmas ne dedi: “Bugün Galatasaray'ın çok ciddi bir yükümlülüğü var. Bankalarla yapılan anlaşma nedeniyle ciddi bir disiplin uygulamalıyız. Transferin en önemli koşulu maddi koşullardır. Yeni bir transfer getirip makyaj yaparak, gelecekteki mali tabloları bozacak hareket yapmayacağız. Mevcut oyuncuların kontrat durumları önemli. Transferi bu durum belirleyecek. Gerekirse transfer yapmayız. Bunu çok gördük. Uzun vadede faydası olmayan transferlerle Galatasaray, ciddi mali yükün altına girdi. İhtiyaçlar doğrultusunda görüştüğümüz isimler olabilir.''

Elmas’ın “Bunu çok gördük” lafı önemli

Peki Terim kalsaydı, Elmas bu cümleleri kurabilecek miydi? Zaten Terim, daha önce Ocak’ta transfer yapacaklarını söylemiş ve başkan da buna itiraz etmemişti. Yoksa sorun transferde kimin dediğinin olacağı meselesi mi? Ayrılık bundan mı kaynaklandı? Elmas’ın “Bunu çok gördük. Uzun vadede faydası olmayan transferlerle Galatasaray, ciddi mali yükün altına girdi” cümlesinin altında önemli mesajlar var. Son Terim döneminde de maddi açıdan ağır ve verimli olmayan çok sayıda transfer yapıldı.

Beşiktaş ve Fenerbahçe bile hoca aramazken..

Benim düşüncem şu: Burak Elmas ile Fatih Terim, transferde esas karar vericinin kim olduğu konusunda ayrıştı. Yönetim, burada ipleri eline almak istedi. Domenec Torrent’in getiriliş biçimi de Terim’i istifaya zorlamaktan başka bir anlama gelmiyor. Fenerbahçe ve Beşiktaş, aylardır hoca getiremezken, Galatasaray, koskoca Fatih Terim’i gönderdikten 2 saat sonra yeni hocasına uçak bileti yolluyor! Düşünün, Fenerbahçe yönetimi bile Vitor Pereira görevdeyken hoca arayışına girdiğinin duyulmasından imtina ederken, Galatasaray efsane hocası görevdeyken veliahtına imza bile attırıyor!

Elmas açmadı. Peki Terim Pandora’nın Kutusu’nu açacak mı?

Hasılı, Burak Elmas dün görünürde hiçbir şey söylememiş gibi gözüken açıklamasında aslında doğrudan Fatih Terim’e mesajlar yolladı: “Hocam istersen bu ayrılığı bu şekilde tanımlayalım: Ben başkanım, öyle uygun gördüm. Ne dersiniz? Birbirimizi üzmeyelim.” Aksi halde Pandora’nın Kutusu açılacak… Belki de o kutunu kapağını ilk Terim açacak!