Faturayı İsmail Kartal'a kesti: "Böyle hocalık olmaz" | Spor yazarları Fenerbahçe için ne dedi?
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Süper Lig'in ilk haftasında deplasmanda Gençlerbirliği'ne 2-1 yenildiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Son 5 Haber

Beşiktaş - Eyüpspor maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda? Muhtemel 11'ler

Vincenzo Italiano'dan Leandro Trossard kararı!

TFF'ye maç sabahı bildirilmişlerdi! Galatasaray yönetimiyle teknik heyet arasında zam krizi

Galatasaray, Batrakov ve Lokomotiv Moskova ile anlaştı! İşte bonservis...

Eski Barcelonalı yıldız Galatasaray'ın radarında!
- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in ilk haftasında deplasmanda Gençlerbirliği'ne 2-1 yenilerek sezona kötü bir başlangıç yaptı.
Fenerbahçe öne geçtiği maçta galip gelemedi
Eryaman Stadı'nda oynanan karşılaşmada 13. dakikada Anderson Talisca'nın golüyle öne geçen sarı lacivertliler 37 Tongya ve 56. dakikada Oğulcan Ülgün'ün gollerine engel olmayarak sahadan mağlubiyetle ayrıldı.
10 yıl sonra ilk
Bu sonuçla Fenerbahçe, 10 yıl sonra ilk kez Süper Lig'de ilk hafta maçından puan alamadan ayrılmış oldu.
Spor yazarları karşılaşmayı değerlendirdi
Öte yandan spor yazarları Gençlerbirliği - Fenerbahçe karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Uğur Meleke: İsmail Kartal'ın alarmı çalıyor, Asensio çıkıyor!
Gençlerbirliği, Süper Lig’in belki de en zayıf kadrosuna sahip. Geçen sezon son anda ligde kalan takımdan Velho, Dele Bashiru, Metehan, Göktan, Hanousek, Samed gibi isimler artık yoklar. Kapalı olan transfer tahtası açıldı ama bence Çorum’a ikinci kaleci olarak giden Erhan’la aynı klasmanda sayılabilecek İrfan, Rodrigues ve Salih Uçan alınabildi sadece. Üç tane 17-18’lik genci saymazsak, dün kulübede tek bir ofansif oyuncusu yoktu kırmızı karaların.
Ancak futbolda sonucu sadece kadro kalitesi değil, organizasyon, strateji ve liderlik gibi faktörler de belirleyebiliyor. Gençlerbirliği’nin ışıltılı bir kadrosu yok ancak güçlü bir lideri var. Geçen yıl kendi yönetiminin berbat kararlarına rağmen Gençlerbirliği’ni adeta tek başına kümede tutan Metin Diyadin, bu sezona da mütevazı kadrosuyla lige gayet iyi başladı. Dün elbette topa ağırlıklı olarak Fenerbahçe sahip oldu, tabii ki Ankara ekibi derinde bekledi. Ancak özellikle sert orta saha tercihleriyle, 18’lik Diabate, uzun süreli sakatlıktan çıkan Ensar ve Oğulcan’la, yıldızlar topluluğu rakibine karşı onurlu bir savaş verdi Metin Diyadin.
İsmail Kartal’ın iki kritik playoff maçı öncesi dün 5-6 oyunculuk bir rotasyon yapması normal. Ancak ilk 45 dakikanın ardından yaptığı değişiklik tercihleri ve zamanlamaları tartışılabilir.
İrfan Can Kahveci maalesef İsmail Kartal’ın 2024 nostaljisinin çok gerisinde. İlk devredeki kötü performansının ardından ikinci yarıya başlamayacağını düşünüyordum doğrusu İrfan’ın. İsmail Kartal’ın bence ikinci enteresan tercihi de Asensio’yu yine 60’ta çıkarması idi. Asensio her oynadığı maçta vites yükseltiyor, dün de gayet iyi oynuyordu. Ancak sanki İsmail Kartal’ın bir “Asensio saati” var. İki Sturm Graz maçında da, dün de 60’larda çıkardı Asensio’yu. Adeta İsmail Kartal’ın saatinin alarmı çalıyor 60’ta. Ve nasıl oynuyor olursa olsun Asensio geliyor kenara.
Eğer dün Asensio ve Muriç bir süre aynı anda sahada olabilselerdi, bence Fenerbahçe’nin pozisyon kalitesi ve gol şansı artabilirdi daha fazla. (Hürriyet)

Fırat Aydınus: Fenerbahçe'nin iki penaltısı verilmedi!
Gençlerbirliği'nin 37. dakikada attığı ilk golden önce Guendouzi-Ensar mücadelesinde devam kararı doğru; faul yok. Lakin standart açısından, Konyaspor-Rizespor maçında verilen penaltı ile karşılaştırınca, MHK Başkanı’nın “Basit faullere düdük çalınmayacak” söylemi çok da tutarlı kalmıyor. Mesele tek tek kararlar değil, aynı kriterin tüm maçlarda uygulanabilmesi.
49. dakikada Mert Müldür’ün Gençlerbirliği ceza alanında yaptığı kafa vuruşu sırasında Seko Koita’nın kontrolsüz olarak yaptığı müdahale penaltı olmalıydı.
71. dakikada Talisca’nın şutunda kaleye doğru giden topta Goutas’ın eli doğal konumda değildi, dolayısıyla bu çarpmaya penaltı verilmeliydi.
Kasımpaşa-Trabzonspor maçında hatalı penaltı veren Gürcan Hasova’dan sonra dün de Oğuzhan Aksu ile beraber hakemler uçuşa geçti! Bu arada gelişime katkıda bulunacak yabancı VAR hakemi Andrew Donaldson Dallas herhalde VAR odasında ‘DİZİ’ izliyordu.
İsmail Kartal'ın rotasyonlu Fenerbahçesi maça istekli ve baskılı başladı. Bu istek ve baskı, son beş resmi maçında da gole imza atan Talisca ile skora yansıdı. Golde ise rotasyon sonrası ilk 11’de başlayan Oğuz ve Levent’in katkısı büyüktü.
Fenerbahçe golden sonra adeta maç berabereymiş gibi stoperlerini de ileri çıkararak baskısını aynı yoğunlukta sürdürdü. Ancak öndeyken bu denli baskılı oynamak, stoperleri sürekli ileri çıkarmak ve arkada boşluklar bırakarak bu kadar risk almak gerçekten gerekli mi?
25-30. dakikalardan sonra Gençlerbirliği kısmen de olsa oyunda dengeyi kurdu. Fenerbahçe’nin geriden çıkışı sırasında Ake’nin Guendouzi’ye attığı pas ve ardından onun yaptığı bireysel hata sonucunda Gençlerbirliği golü buldu ve ilk yarı berabere tamamlandı.
İlk yarı özelinde dikkat çeken bir başka detay ise Fenerbahçe orta sahasının, Gençlerbirliği tarafından zaman zaman oldukça kolay geçilmesiydi. İlk yarıyı iyi oynayan ancak yaptığı basit bir hatayla gol yiyerek devreyi beraberlikle kapatan Fenerbahçe, ikinci yarıya da baskılı başlamak istedi. Fakat Gençlerbirliği, Fenerbahçe karşısında ilk kez ileri çıktığı pozisyonda, ikinci isabetli şutunda golü buldu. Bu golde Skriniar, Ake ve Levent ortak bir hataya imza attı.
Golün ardından İsmail Kartal, üç değişiklik yaparak as oyuncularını oyuna dahil etti. Fenerbahçe, maçın kalan bölümünde yoğun bir baskı kursa da aradığı beraberlik golünü bulamadı ve sezonun açılış maçından mağlubiyetle ayrıldı.
Her iki yarıda farklı Fenerbahçe izledik. (Hürriyet)

Mert Aydın: Rotasyon falan kalmadı
Sezonun ilk maçları hep zordur. Hele üç gün sonra çok önemli bir Şampiyonlar Ligi ön eleme maçınız varsa daha zordur. Bir de bunun için rotasyon yapmışsanız zorluk derecesi daha da fazladır.
Aslında endişelerin aksine rotasyonlu Fenerbahçe maça çok iyi başladı. Sollu-sollu (sağdan gelmedikleri için) ataklarla Gençlerbirliği’ni yarı alanından çıkarmadılar. Çok da uygun bir zamanda Talisca’nın golüyle öne geçtier. Bu oyun bir süre daha devam etti. Ama bu oyunun karşılığı olarak rakibin fişini çekemediler.
Gençlerbirliği’nin sadece 3-4 dakika kafasını göstermesinin ardından Ake ve Guendeuzi’nin ortak hatası hem beraberliği getirdi hem de Fenerbahçe’nin bütün dengesini bozdu. İlk yarım saat çok iyi oynayan Oğuz, Levent ve Asensio duruverdiler.
Bunların üstüne ikinci yarının başında gelen Gençlerbirliği golü ortada ne rotasyon bıraktı ne de başka bir şey... İsmail Hoca kulübede oturan ne kadar ofansif oyuncusu varsa sahaya sürdü. Ama artık karşısında ilk yarım saatteki Gençlerbirliği yoktu. Daha dirençli, daha güçlü ve moralli bir rakip vardı. Üstüne üstlük sakatlıktan yeni çıkan Vedat’ın fiziksel olarak hazır olmadığı çok net anlaşılıyordu. Bunun yanında Vedat’la Talisca özellikle bir 10-15 dakika saha içinde aynı yerlerde neredeyse çarpışma noktasına geldiler.
Sonuçta Lyon maçı öncesinde ve Galatasaray’ın beraberliği sonrasında moral arayan Fenerbahçe, akıllarda olmayan puan kaybıyla Başkent’ten dönmek zorunda kalıyor. (Milliyet)
Tayfun Bayındır: Eski köye yeni adet
Daha birinci haftadan Fenerbahçe’nin defosu ortaya çıktı... O defo, kendini bir türlü geliştiremeyen İsmail Kartal’dan başkası değil.
Dört tane Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı oynamışsın. Bu karşılaşmaların hepsinde yüksek tempolu bir oyun sergilemiş, özellikle savunma ve orta alan bağlantısındaki kusursuz performansla alkış toplamışsın. Elinde böylesine pozitif veriler varken, hangi akla hizmet anlamak mümkün değil, ligin ilk maçına rotasyonla çıkıyorsun. Beş oyuncuyu dinlendirmek için kenarda oturtuyorsun, takım da kuma oturuyor.
Guendouzi, Kante performanslarını haftalardır söylemeyen, alkışlamayan, örnek göstermeyen neredeyse hiç kalmadı.
Sen kalkıp önce burayı bozuyorsun. Ardından en çok işleyen kanadın sağ tarafı yedek bankına hapsediyorsun. Yetmiyor, bir de sol tarafını toptan değiştiriyorsun. Ortada ne düzen kalıyor, ne tempo kalıyor ne de takım.
Hadi tüm bunları bir 45 dakika için kabul edebiliriz; ey sevgili hocam, soyunma odasında ikinci 45’e oyuncu değişikliği ile çıkmak hiç mi aklına gelmedi? Önceki yılları hatırla hocam. Buna benzer çok hatan var. Nerede görülmüş, ligin birinci haftasında rotasyon? Hem de bu seviyede...
Oynatmadığın oyuncuların maç eksiği var. Oynatacaksın ki, tempo kazansınlar. Kazanan takımı bozmayacaksın ki, alışkanlıkları artsın, akışkanlıkları artsın.
Başla maça seni Şampiyonlar Ligi’nde play-off’a taşıyan 11’le, oyunu ve skoru alsın, sonra 60’ta mı, 70’te mi rotasyona gidersin, o artık sana kalmış.
Bu maç her şeyiyle İsmail Kartal’a yazar. Hiçbir gerekçe benim gözümde, ligin en zayıf kadrolarından birine sahip Gençlerbirliği’ne yenilmeyi karşılamaz. İsmail hoca elindeki olağanüstü kadronun farkında değil...
Metin Diyadin’i ve Gençlerbirliği’ni elbette yürekten alkışlıyorum. (Milliyet)

Cem Dizdar: Kaldıramadılar kolları!
Hesapsızca harcanan onca paraya, getirilen 5-6 küresel düzeyde oyuncuya bakarak tüm dünyanın bizim ligi izleyeceği vehmine kapılan epey insan var yurdumuzda! Ülkesinin kaynağı ve büyüklüğünden çok, parayla getirilenlerin büyüsüne kapılanların ‘Süper Lig’i şaşırtıcı iki maçla başladı.
Osimhen ile Sane’nin Galatasaray’ı ligin yenisi Çorum’la son dakikada berabere kalabildi. Mohamed Salah’lı Trabzon geçen sezon kıl payı ligde kalan Kasımpaşa’yı yenemedi! Haliyle gözler, şişik yabancı kadrosu olduğu halde sadece takımın en iyilerinden Fred ile yollarını ayırabilen Fenerbahçe’ye odaklıydı dün gece. Onlar da Gençlerbirliği’nin uzun süre hiçbir şey yapamadığı ilk devrede organize ilk girişimlerinde Anderson Talisca ile golü buldu.
Öyle ki, Fenerbahçe’de başka bir oyuncu gol atsa hayli şaşardık sanırım! Onlar için her şey yolunda giderken orta sahanın en iyilerinden Matteo Guendouzi’ye baskı yapıp topu kapan Ensar Kemaloğlu’ndan başlayan ilk Gençler atağı da Franco Tongya ile gol oldu. Böylece iki takım için de ilk girişimler golle sonuçlandı! İkinci yarıda iş iyice tuhaflaştı! Topla oynayan yine İsmail Kartal takımıydı ama ikinci yarıda golü ilk denemesinde bulan takım, değeri Fenerbahçe’deki orta boy bir futbolcunun piyasa değerine eşit olan Gençler’di.
Derken İsmail Kartal, kenarda kim var kim yok gönderdi sahaya... Ama sahaya gönderdiği oyuncuları takımdan gönderdiği kaleci İrfan Can Eğribayat’a takıldı! Onca harcama, elde hâlâ var olan onca bonservis, alınan ‘muazzam yıldızlar’, İsmail Kartal’ın deyişiyle söylersem ‘Çalışıldığı için atılan goller’ gibi çalışıldığı halde kaçırılan gollerden sonra ilk maçı kaybetmek! Bunca para bunlar için mi harcandı! Para harcayanlar için durum maç sonunda çalınan türkü gibi; ‘Kaldıramadılar kolları’? (Fanatik)
Serkan Akcan: Rotasyon açmazı
Galatasaray ile Trabzonspor’un puan kaybıyla başladığı bir sezona ideal 11’den 6 değişiklikle (Kaledeki mecburiyet dahil) çıkmak İsmail Kartal için yıl boyunca unutulmayacak bir senaryo doğurdu. İsmail hocanın iki sezon önce Olympiakos eşleşmesinde ligi düşünerek yaptığı rotasyon ve dramatik eleniş bir gölge gibi hocayı takip ediyordu. İsmail Kartal’ı yıl boyunca bir kâbus gibi takip edecek yeni bir rotasyon fiyaskosu dün gece Ankara’da gerçekleşti. İsmail hoca, salı günü Lyon maçını düşünerek Kante, Greenwood, Semedo, Brown, Kerem’i dinlendirip, Levent’i sol bek, Mert’i sağ bek yaptı, İrfancan’ı sağ forvette, Oğuz’u ise solda konumlandırdı. Yani takımın tüm kanat ezberini kulübede tuttu.
Fenerbahçe sezonu erken açıp oyununu belirli bir seviyeye çıkarmışken, Gençlerbirliği karşısındaki bu rotasyon takımın son 1 ayda kazandığı tüm pratiği çöpe atmaya yetti. Talisca’nın golüyle öne geçilmesine rağmen Fenerbahçe oyunu tutamadı. Ligin en zayıf bütçeli kadrolarından birine sahip olan Gençlerbirliği, Metin Diyadin’in geçen sezon yazmaya başladığı peri masalına kaldığı yerden devam etme niyetinde. Fenerbahçe’ye karşı merkezde genç Diabate, önünde 28 yaşında olmasına rağmen kariyerinde ikinci kez bir Süper Lig maçına çıkan Ensar ile hızlı geçişler planlayan Gençlerbirliği, rakibinin top kayıplarını cezalandırdı.
Ne zaman ki, Gençlerbirliği Oğulcan ile 2. golü attı, İsmail hoca o zaman ana planına dönme kararı aldı ama nafile. Fenerbahçe’den kısa süre önce Gençlerbirliği’ne transfer olan kaleci İrfan Can Eğribayat, dün eski takımına karşı çok iyi performans gösterdi. Sadece kurtarışlarıyla değil, oyun başlangıçlarındaki tercihleriyle de maçın yıldızı olmayı başardı. (Fanatik)

Murat Özbostan: Böyle hocalık olmaz
Ligin ilk maçı… Hem de ne maç! Sezonun daha ilk haftasında sahaya çıkıyorsun ve karşında Gençlerbirliği var. Fenerbahçe gibi şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takım için bu karşılaşmanın önemi tartışılmaz. Peki böyle bir maçta, daha sezonun başında rotasyona gitmenin anlamı ne? Kerem, Kante, Greenwood ve Vedat yedek… İyi de neden? Daha ligin ilk haftasındayız. Bu oyuncular üç günde bir maç oynayamayacak durumda mı? Sezonun daha başında futbolcuların ritim kazanması, birbirlerine alışması ve takımın ideal kadrosunun oturması gerekmiyor mu? Bana göre yapılması gereken çok basitti: İdeal 11'inle sahaya çıkacaksın, sonucu alacaksın, sonra gerekiyorsa değişikliklerini yapacaksın. Her maç ciddiye alınmalı. Hele ki Fenerbahçe forması giyiyorsanız, hiçbir karşılaşmayı "nasıl olsa kazanırız" düşüncesiyle değerlendiremezsiniz. İsmail Kartal'ın kafasındaki hesap farklı olabilir. Ancak futbolun hesabı bazen çok daha basittir: En iyi oyuncularınla başlarsın, rakibin direncini kırarsın, skor avantajını yakalarsın ve ardından oyuncularını dinlendirirsin. Ama maçın hikâyesi hiç de böyle gelişmedi. Skor 2-1'e geldiğinde, daha önce yedek bıraktığın oyuncuları sahaya sürüyorsun. Dakikalar 60'ları gösteriyor. Ve bir anda takımın üzerindeki baskı artıyor. Çünkü artık oyuna sonradan giren futbolculardan bir anda maçın kaderini değiştirmelerini bekliyorsun. Sonuç ortada… Fenerbahçe bütün baskısına rağmen Gençlerbirliği'nin muhteşem savunmasını aşamadı. Üstelik geçmişte Fenerbahçe forması giymiş kaleci İrfan Can'ın başarılı performansı da sarı-lacivertlilerin karşısında önemli bir engel olarak durdu. Ve Fenerbahçe, sezonun ilk haftasında beklemediği bir şok yaşadı. Asıl dikkat çekici olan ise devre arasında oyuna hiçbir müdahalede bulunulmamasıydı. Takımın sahadaki sorunları ortadayken, ikinci yarıya aynı anlayışla devam edilmesi eleştirileri beraberinde getirdi. Daha ilk haftadan İsmail Kartal tartışılmaya başlandı. Elbette bir maç üzerinden değerlendirilmez. Daha önümüzde uzun bir maraton var. Ancak büyük takımlarda, özellikle de Fenerbahçe'de teknik direktörün tercihleri daha ilk günden sorgulanır. Çünkü beklenti büyüktür. Fenerbahçe'de ideal 11'i bulmak yetmez, o 11'i doğru zamanda sahaya sürmek de gerekir. Çünkü futbol bazen fazla düşününce değil, en doğru olanı zamanında yapınca kazanılır. G.Birliği'ni tebrik ederim.. Harika bir iş başardılar.. (Sabah)

Ömer Üründül: Rotasyona itirazım yok, tercihler yanlış
Sezona büyük hedefler koyarak girme düşüncesindeki Fenerbahçe, ligin ilk maçında şok bir yenilgiye uğradı. İsmail Kartal, ya günümüz futbolunun artık atletizme döndüğü gerçeğini bilmiyor ya da medya ve yönetimin etkisinde kalıyor. Bana göre ikincisi daha ön planda! Sezon başından beri Avrupa kulvarındaki iyi neticelere rağmen Fenerbahçe hakkındaki genel görüşümü üstüne basa basa söylüyorum; Eğer fizik gücün yetersizse yıldız futbolcu olmanın hiçbir özelliği yok. Dünkü maça bakıyorum, İsmail Kartal tabii ki Lyon maçını düşünerek rotasyon yapacak. İtirazım yok ama tercihler çok yanlış. Asensio, Talisca ve İrfan Can'ın bir arada oynadığı takımın pozisyon zenginliği bulması, savunma güvencesi oluşturması mümkün değil. İşte bu iddialı teşhisim dün kısıtlı kadroya sahip Gençlerbirliği karşısında da ortaya çıktı. İlk 30 dakika tamamen Fenerbahçe'nin topa sahip olduğunu görüyoruz ancak tempo düşük, üretkenlik yok. Sadece topa sahip olma var. Üstelik Talisca ile skor avantajı da yakalanmışken. Devrenin son 15 dakikasında takım tahmin ettiğim gibi durdu. İlk ciddi rakip atağında da beraberlik golü yendi. Artık İsmail Kartal'ın ikinci yarıya hamlelerle başlaması lazım. Onu da yapmayınca ikinci gol yendi. Sonrasında hamleler başladı ama telaşlı, yoğun baskıya Gençlerbirliği müthiş bir direnç göstererek çok net pozisyon vermeden mutlu sona ulaştı. Kutlamak lazım. Şimdi merak ediyorum; Bu maç, eleştirdiğim bu tip takım tertibi, İsmail Kartal'a önemli Lyon maçı öncesi bir ders olacak mı? Bekleyelim, görelim. (Sabah)