Ajansspor

Ferencvaros - Trabzonspor maçının ardından flaş sözler: "Ertuğrul Doğan'a bu yapılmamalı!"

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Trabzonspor'un UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında Macaristan'ın Ferencvaros takımına 4-0 yenildiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 9 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

UEFA Avrupa Ligi Play-Off turu rövanşında Trabzonspor, deplasmanda Macaristan'ın Ferencvaros ekibine 4-0 yenilerek elendi.

Groupama Stadyumu'nda oynanan maçta bordo mavililer 12. dakika Ruslan Malinovsky'nin kırmızı kartla oyun dışında kalmasıyla 10 kişi kaldı.

O'Dowda'nın 19. dakikada attığı golle ilk yarıyı 1-0 önde kapatan Ferensvaros, 54. dakikada Corbu ile farkı ikiye çıkardı. 

Trabzonspor 9 kişi kaldı

56. dakikada Cabral, Bamidele Yusuf'a ceza sahasında yaptığı müdahele ile penaltıya sebebiyet verirken ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Ferencvaros'ta Bamidele Yusuf penaltıdan topu ağlara göndererek skoru 3-0'a getirdi. Ev sahibi takımda Lisztes 86. dakikada attığı golle skoru ilan etti: 4-0

Trabzonspor yoluna Konferans Ligi'nde devam edecek

UEFA Avrupa Ligi'ne veda eden bordo-mavililer, yoluna UEFA Konferans Ligi'nde devam edecek.

Spor yazarları Ferencvaros - Trabzonspor karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:

Cemal Ersen: Kırmızıda geçenler ve pes edenler!

Fatih Tekke UEFA Avrupa Ligi’ne veda etmenin faturasını üstlenip istifa ediyorsa, ona güvenip on milyonlarca euroluk transfer yapan ve her istediğini yerine getirmeye çalışan başkan Ertuğrul Doğan ile yönetim kurulu üyelerine nezaketsiz davranmıştır.

Haa, Tekke’nin hamlesi güven tazelemek amacı taşıyorsa, tartışmanın kamuoyu nezdinde yapılması yakışık almamış ve taraflar arasında güven kaybına yol açmıştır.

Tekke göreve gelirken Trabzonspor camiasının hangi evlatlarını ve paha biçilmez değerlerini yok ettiğini bilmiyor olamaz. Tek tek isim sayamam ama kendisi en yakın arkadaşlarından yaşadığı ızdırabı bilir.

Yazımın başlığı o yüzden “kırmızı” ile ilgilidir.

Geçen hafta ev sahibi olmanın avantajını kullanamayan ve Ferencvaros’a tek golle teslim olan Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi’nde gruplara kalma ihtimali zayıflamıştı.

Başta dünya yıldızı Salah olmak üzere 14 yeni transferin takım arkadaşlarının isimlerini öğrenmesi ve hocalarının oyun anlayışını benimsenme sürecinin Ferencvaros maçlarına denk gelmesi şanssızlık değil, beklenen olumsuzluktu.

Trabzonspor erken bulacağı golle rakibin planlarını bozabilirdi. Hesapta olmayan ise, ilk maçta Nwaiwu’nun kırmızı kartla arkadaşlarını yalnız bırakması gibi Malinovsky’nin henüz 13. dakikada rakibe yaptığı şiddetli hareketin ihraçla cezalandırılması idi.

Kırmızıda geçtin ya, alışkanlık yapar. 57. dakikada Cabral’ın sebebiyet verdiği penaltı sonrası oyun dışı kalması ortaya trajik bir hikaye çıkardı.

Sinirler gerildi, Slovak hakem Obrenovic’e aşırı tepki veren kaleci Onana’nın maçı kırmızı kart görmeden tamamlaması mucizeydi. Atılmak için elinden geleni yaptı, Slovak hakem “ya sabır” çekti!

Bakış açım Trabzonspor cephesinden. Müthiş paralar harcayıp, büyük yatırımlar yapıyorsunuz. Ligde, kupada ve Avrupa kulvarında önemli hedefler koyuyorsunuz. Taraftarı coşturup, camiayı hayal dünyasına sürüklüyorsunuz. Salah ismi bile ligin kimyasını alt üst edebiliyor.

Ancak unutmayın, bu oyunda kazanmak da var kaybetmek de. Kurduğunuz kadro, yaptığınız hazırlık, teknik direktörünüzün oyun felsefesi ve oyuncularınızın profesyonelliği kaderinizi çizebiliyor.

Trabzonspor lig ve Avrupa kulvarında beklemediği darbeler aldı. Ligin telafisi var ama UEFA Avrupa Ligi’ne veda ediyorsanız naçizane önerim; elinizdeki gençleri oynatın ligde ve kupada yolunuza bakın. Daha ne kaybedersiniz ki? (Milliyet)

Ferenvcaros - Trabzonspor
Ferenvcaros - Trabzonspor

Aksal Yavuz: Lige yansımamalı…!

Ferencvaroslu oyuncular böyle skoru ellerini, kollarını sallayarak bulacaklarını, Trabzonspor’u bu kadar kötü yakalayacaklarını, uzun bir süre bir eksik kalan takımla oynayacaklarını, Trabzonspor’un maçı iki eksikle tamamlayacağını rüyalarında görseler inanmazlardı.

Trabzonspor’un Avrupa kupa maçlarında bu kadar kötü oynadığı başka bir karşılaşmasını hatırlamıyoruz. Düşünün hem maçı tribünden izleyenler hem de ekranlardan takip edenler maç bir an evvel bitsin diye kendi kendilerine söylenmişlerdir. Dahası evet dört gol yediler ancak fazlası olmasın diye hakemin son düdüğü çalmasını sabırla beklemişlerdir.

Bordo-mavili ekibin böyle bir şanssız gece geçirdiğine de şahit olmadık. Karşılaşmaya hiç de fena başlamamışlardı aslında. 14’te Malinovskyi, kırmızıyı gördü Trabzonspor’un kolu kanadı kırıldı, o dakikadan sonra rakibe adeta teslim oldular ne topa sahip olabildiler ne iki pas yapabildiler ne de rakip kaleye gidebildiler. Anlayacağınız bir eksik kalan Trabzonspor’un eli kolu bağlandı, iki eksik kaldıktan sonra…

Üzerinde durulması, konuşulması gereken konu, Trabzonspor gibi kaliteli ayaklara sahip olan bir ekip, 40 Milyon Euroluk takıma bu kadar kolay teslim olmamalıydı, çok daha etkili oynayıp pozisyonlara girmeliydi. Gel gör ki Salah hariç ayakta kalan oyuncusu yoktu. Bilmeyen, tanımayan Macaristan’a Trabzonspor’un yerine 2’nci ligden başka bir takım gitmiş de bordo-mavi forma giyerek sahaya çıkmış.

Oysa 10 kişi kalmış ne takımlar gördük; rakibe sahayı dar eden.

Tamam, Budapeşte ekibinin bir oyun hafızası mevcut, birbirleriyle oynama alışkanlıkları var, senden daha hazırlar ancak sen de Trabzonspor’sun be arkadaş, salla da yıkma, gelinen noktada sallanan, darmaduman olan sensin; hiç ama hiç yakışmadı!

Nwaiwu’yu kuş sütü üzüm kurusuyla beslenmeli hatta gerekirse kurşun döktürülmeli, sakatlanmasın, zira Nwaiwu, olmayınca Trabzonspor defansı kumdan kaleye dönüyor! Dün gece yapılan hatalar… Unutmadan, bir an evvel dön Batagov, sensiz olmuyor be!

Neyse…

Dün gece alınan farklı yenilgi, kötü futbol kolay kolay unutulmayacak. Tek bir şartla yara bir nebze olsun iyileştirebilir; Konferans Liginde elde edilecek başarıyla…

Bitirirken; dün gece alınan bu kötü skor lige yansımamalı! (Milliyet)

Mehmet Ayan: Ertuğrul Doğan'a bu yapılmamalı!

Oynamayan oyuncu sonuçtan sorumlu olur mu? Nadiren de olsa evet! Harika geçmeyen ancak zaman-zaman üstünlük kurabildiğimiz ilk maçın son saniyelerinde manasız görülen Nwaiwu kırmızı kartı tam da ihtiyacımız olduğu maçlarda sahada olmaması gerçeğiyle yüzyüze bıraktı bizi. Batagov’un sakatlığı sonrası bozulan TANDEM DÜZENİ, çeşitli varyasyonlarıyla takımın da savunma organizmasının dağılmasını sağladı.

Atan, tutan tamam da savunma omurgası yerli yerinde olmayınca sonuçların hezimete yakın seyretmesi kaçınılmaz... Bu şartlarda çıkılan 0-1 rövanşında da kımıldayamadık. Malinovskyi kırmızı kart görmese de mecalimiz yoktu. Cabral atılmasa da eleyemezdik. 26’da bir Muçi şutu anımsıyorum dişe dokunur! Kalan dakikalarda rakibe teslim olduk. Detaylarda boğulmanın manası yok.

Ertuğrul Doğan bu takımı sanırım sadece Süper Lig şampiyonluğunda iddiası olsun diye kurmadı. Vardır onun da bir Avrupa’da başarı hayali. İki maç 3 kırmızı kart, 180 dakika belki 30 dakika iyi oyun...

Sonrası? Hezimet seviyesinde elendiğin takım da Milan değil, Roma değil, Atletico değil; Real, ManU, City, Bayern hiç değil. Üzülerek söylüyorum ki 59’da hakem maçı bitirsin istedim. Yenilirsin elenirsin tamam da oynamadan, oynayamadan ve rakibin sizi oynamamaya zorlayıcı hiçbir şey yapmadığı bir 90 dakika ile sahadan silinmek... Çok kırıcı geliyor.

Yine de hayata pembe tarafından bakmalı. Beşiktaş’ın da can sıktığı perşembe gecesi elimizde kalan 2027 Ocak ayı dahil olmak üzere 30 maç daha izleyeceğiz Avrupa’da. 4 takımımızın yola devam etmeleri harika. Trabzonspor bu halde olmamalı; Beşiktaş hocasının dediği gibi dün geceyi yok saymalı. Galatasaray ve Fenerbahçemiz için güçlü takımlarla seyir zevki yüksek maçlar izleyeceğiz. Kalbimiz tüm takımlarımızla çarpacak. Trabzonspor da kuşkusuz dün akşamı unutturacak Konferans Ligi'ndeki maçlarda. (Hürriyet)

Ferencvaros - Trabzonspor
Ferencvaros - Trabzonspor

Olcay Çakır: Konferans Ligi hayırlı olsun!

Trabzonspor ilk maçı evinde, özellikle ilk yarıdaki hatalı tercihlerle belki de kaybetmişti. Yine de Trabzonsporlular, ‘Salahlı kadro Budapeşte’de bunu çevirebilir mi?’ diye umut ediyordu. Neticede takımın bir “6 numarası yoktu ama altın gibi numaraları vardı” yani iyi maliyetlerle yapılmış bir sürü transferi vardı. Bir takımın başına gelebilecek en kötü senaryoyu yaz deseler; ilk maçı evinde kaybet, rövanşın daha başında da on kişi kal, denebilirdi.

Malinovskyi’nin anlamsız faulü tam da bunu yaptı. Bundan sonra neyi eleştirsek dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz: “Trabzonspor erken dakikada on kişi kaldı.” Peki maç orada bitmeli miydi? Hayır. Hamleler gelmeli miydi? Evet. Hazırlık döneminin iyilerinden Aral neden başlamıyor, Pina ve Mustafa Eskihellaç neden bir oynuyor bir oynamıyor, yerleri değişiyor diye sorabiliriz. Ama cevabı hazır: “Takım on kişi kaldı!”

Takım olarak birlikte oynamak için birlikte belli 11’le oynamak gerek miyor mu zaten? Belki de kelebek etkisiyle Malinovski’nin kırmızısı bütün planı bozdu. Bir yerin ayarını bozduğunuzda başka yerlerde de defolar çıkabiliyor. O yüzden fazla konuşmaya gerek yok! Konferans Ligi’ni bu kadro için uygun görenlerin sesi zaten yeterince yüksek. Benim kuşağım ise Salah gibi bir oyuncunun olduğu Trabzonspor’u oraya yakıştıramıyor. Göztepe maçındaki sertlikten şikâyet etmek yerine sertliğe karşı oyun üretmek bile bu geceye hazırlık olabilirdi. Trabzonspor’a Konferans Ligi hayırlı olsun. Belki de hayırlısı böyle! Artık ligini bulduğuna göre başarı beklemek de insanların hakkıdır diye düşünüyorum. (Fanatik)

Tunç Kayacı: Ders çıkarmak gerek

Maç 13. dakikada bitti.. Malinovskyi gibi tecrübeli bir ismin, orta alanda göstere göstere, böyle bir faul yapması affedilmez. Zaten ilk maçı evimizde kaybetmişiz, sahaya dezavantajlı çıkan tarafız. Fatih Tekke buna göre bir galibiyet planı yapmış, takımını sahaya sürmüş. Aslında kırmızı karta kadar ümit veren, rakip kalede görünen bir Trabzonspor vardı sahada. Tabii ki böyle fizik kondisyonu yüksek bir rakip karşısında 10 kişi ile reaksiyon göstermek çok kolay değil. Üstelik 1-0 yenik duruma düştükten sonra da direnç olarak demoralize vaziyette reaksiyon göstermek zordu. İkinci yarıda bir ümit acaba bir mucizeye imza atar mıyız diye iyimser düşündük. Ancak 54’te gelen 2. gol ve hemen arkasından gelen penaltı ve 2. kırmızı kart ile skor 3-0’a gelince, umutlarımız da tamamen tükendi. Açıkçası siz 200 milyon Euro’luk takım kursanız da takım olamayınca 40 milyon Euro’luk takım gelip sizi iki maçta da yenebiliyor. Oysa bu kadar transfere yatırım yapan bir kulübün Avrupa Ligi’nde yer alması gerekirdi. İki maçta görülen 3 kırmızı kart ciddi bir alarm bana göre...

Geçen sezon değil ama bu sezon beklentinin çok olduğu, çıtayı yükselten Trabzonspor’un bu iki maçı çabuk unutması ve bu maçtan dersler çıkarması gerek... Velhasıl bizim için hem oyun hem skor olarak kötü bir geceydi ve her yönden hasarlı bir tur oynadık ve Avrupa Ligi’ne veda ederken, artık Konferans Ligi’ndeyiz.. (Fanatik)

İskender Günen: İsteksizlik...

İlk maçtaki 1-0'lık yenilgi ve savunmada Nwaiwu gibi bir oyuncunun yokluğu doğaldır ki büyük bir dezavantaj. Bir de her türlü planları yaptığınız maçta henüz 13. dakikada Malinovskyi'nin anlamsız müdahalesi sonrası gelen kırmızı kart sonucu belirleyen bir kırılma noktasıydı. 

Doğaldır ki böylesi bir maçta 10 kişi kalmak sorunları da beraberinde getirecekti. Ferencvaros, oyunda üstünlüğü ele aldı, ataklar çoğunlukla sağ kanattan Bamidele Yusuf üzerinden gelişirken savunma hattında ilk kez birlikte görev yapan Savic-Cenk ikilisi uyum sorununu fazlasıyla hissettirdi. Orta alanda oluşan boşluk önde oynayan oyuncuların geri dönüşlerde isteksizliği ya da yetersizliği rakibe büyük bir avantaj olarak karşımıza çıktı. İleride sadece Salah bireysel becerileri ile üretmeye çalışsa da destek verecek bir yardımcı yoktu. 2. yarı yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra ise yine oyunun kontrolü Ferencvaros'taydı. Topa daha fazla sahip oldular ve de Trabzonspor'un çıkarken kaptırdığı toplardan sonra gelen ikinci ve de üçüncü gol… 

İki maçı gözönüne getirdiğimizde Ferencvaros,saf dışı bırakılmayacak bir rakip değil. İlk maçın ikinci yarısındaki oyun ve de büyük beklentilerle geldiğiniz ikinci maçta hesapta olmayan bir kırmızı kart bugünkü sonucu hazırlayan en büyük etkendi. Ama bir başka gerçek var ki; takımda bazı oyuncular henüz istenilen performansları sahaya yansıtamıyor. Özellikle geçen sezon sonuca en büyük katkı veren Onuachu bir an önce eski formuna kavuşmak zorunda. (Sabah)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...