Galatasaray'da borcun yüzde 25'i Falcao ve Diagne'den

Galatasaray haberleri... Galatasaray Genel Kurul Üyesi ve uluslararası yatırımcı Altuğ Özaslan açıklanan finansal rapordan sonra sarı-kırmızılı kulübün mali durumunun röntgenini çekti. Özaslan, "Oyuncularımız, Diagne ile Falcao’nun bonservis, menajer ücreti, maaş ve primleri dahil sözleşmeleri sonuna kadar tüm yükümlülüğümüz bugünkü finansal borçların neredeyse yüzde 25'ine tekabül ediyor" dedi. İşte detaylar...
22 Ocak 2021 12:11- Son Güncelleme - 22 Ocak 2021 15:29
Google news abonelik

Burhan Can TERZİ - AJANSSPOR

Galatasaray'da açıklanan finansal rapor sonrası borçların ve yükümlülüklerin arttığı gözlenmişti. Üyelerden yönetime eleştiriler gelirken, Galatasaray'ın son açıklanan verilerden sonra mali durumunu ve bu noktaya nasıl gelindiğini işin uzmanına sorduk. Galatasaray Genel Kurul Üyesi ve uluslararası yatırımcı Altuğ Özaslan, sarı-kırmızılı kulübün finansal tablosunu mercek altına aldı ve mali durumu ayrıntılarıyla anlattı.

Finansal borç 1.6 milyar TL oldu

"Üç büyüklerin bu hafta açıklanmış olan finansal tablolarına baktığımda pandeminin kulüpleri finansal olarak önemli ölçüde negatif etkilediği net şekilde görülüyor. 30 Kasım tarihinde sona eren ara hesap döneminde Galatasaray’ın önceki yıla göre 230 milyon TL civarı bir gelir kaybı oldu. Dolayısıyla 1 Haziran – 30 Kasım döneminde 209.3 milyon TL zarar açıklandı. 30 Kasım itibarıyla finansal borçlar ise 1.6 milyar TL’ye yükseldi. Beni burada en çok düşündüren, iki buçuk yıllık dönem içerisinde 2 milyardan fazla gelir elde edilmişken, mevcut yönetimimizin dönemi boyunca 600 milyon lira civarında bir tutar ile teslim aldıkları finansal borçları, nasıl 1 milyar 637 bin liraya çıkardığıdır. Yayın gelirleri, Avrupa gelirleri, oyuncu satışları gibi kalemlerden çok önemli gelirler elde ettik. Ve Galatasaray bu gelirlere rağmen giderlerini kontrol edemedi, sonuç olarak 2 milyar TL gelir ve 1 milyar TL finansal borç artışı ile beraber 2.5 yılda toplamda 3 milyar TL harcandı. Yıllardır tekrar ediyorum, Galatasaray'ın gelir problemi yoktur, gider problemi vardır. Mevcut durumda görülüyor ki elde edilen 2 milyar gelir, finansal olarak iyi yönetilememiş ve borç üzerine borç konulmuştur."

"5 yılda borçsuz tek kulüp olabilirdik"

"Tabii ki pandeminin gelir düşürücü etkileri yadsınamaz. Ama pandemiye gelene kadar, rakiplerimize nazaran çok büyük avantajlarımız vardı, ne yazık ki yönetimimiz bunları değerlendiremedi. İlk bankalar birliği anlaşması finansal olarak çok avantajlı bir anlaşmaydı, doğru bir planlama ile yönetilseydik 5. yıl sonunda borçsuz tek kulüp olabilirdik. Hatta pandeminin finansal tablolara bugünkü etkisini düşündüğümüzde bile, ilk anlaşmanın sonunda borcumuzun sıfır olmasa bile 300 milyon TL’ye kadar düşmüş olabileceğini öngörüyorum. Önümüzde iki önemli gelir kalemi var, ilki Riva projesinden gelecek ek ödeme ve ikincisi ise stadyumun isim hakkı geliri. Ümit ediyorum ki, bu gelirler mayıs 2021 sonrasında görevi devralacak yeni yönetim kuruluna harcanmadan devredilir ki, son iki buçuk senede olduğu gibi para yanlış kullanılmaz ve yeni yönetim kurulumuz bu ek gelirleri borcun azaltılması için kullanma şansını elde eder."

"Kur zararı 300 milyon"

"Faaliyet giderimiz dışında zarara etki eden iki ana kalem var. Biri faiz gideri ve diğeri kur gideridir. Senelerdir defalarca üstüne basa basa söyledim ki yerli oyuncuların maaşlarını TL üzerinden ödeyelim. Ama Euro üzerinden ödemeye devam ettiğimiz için, iki buçuk yıldır çok yüksek kur zararı yazıyoruz, bir de üzerine faiz gideri ekleniyor. Örnek vermem gerekirse, 2018 yılında aldığımız bir oyuncuya 1 milyon Euro ödediğiniz maaş, 2018'de 5 milyon TL iken, bugün 9 milyon TL ve kulübü krediyle fonladığımız için bugün üzerine yıllık yüzde 20 kredi faiz gideri ekleniyor. Sonuç olarak, kurdan 4 milyon TL ve bir yıllık kredi aldığımızı düşünürsek 0.8 milyon TL’de faiz gideri oluşunca, ek finansal maliyeti 4.8 milyon TL oluyor. Ve 4.8 milyon TL’yi zararımıza ekliyoruz. Oysaki oyuncuya anlaştığımız gün 5 milyon TL ödeyecektik, şimdi ilk günkü yıllık maaşı kadar her yıl üzerine finansal gider yaratılmış oluyor. Böyle bir düzenin sürdürülebilme şansı yok, bu sarmal elbet bir gün kopacaktır. Oysa ki hepimiz hatırlarız, yönetim kurulumuz göreve geldikleri ilk dönemde, biz döviz riskini hedge edeceğiz demişti, bunun yerine 2.5 senede tahminen 300 milyon TL civarı döviz kuru kaynaklı zarar yazıldı."

"Gideri azaltamıyorsan geliri artırmalıydın"

"Popülist olmayan insanlar için doğru yönetmek zor değildir. Gelir sorununuz yoksa, giderlerinizi düşürür, karınızı artırır, nakit yaratır ve adım adım borcunuzu azaltırsınız. Velev ki bazı sebeplerden dolayı giderlerinizi hızlı bir şekilde azaltamıyorsunuz, o zaman da ek gelir üretmeye çaba sarf edersiniz. Mevcut yönetim kurulumuz göreve geldiğinde, önceki yönetimden Kemerburgaz, Galatasaray Adası ve Mecidiyeköy’deki Otel gibi projelendirilebilecek bazı somut konuları devraldı, peki iki buçuk senedir ne yaptılar? Florya gibi Riva’dan daha hızlı satılabilecek ve nakit girişi yaratacak bir projenin iptaline sebep oldular ve eldeki projelerle ilgili somut herhangi bir adım dahi atamadılar. Pandemi döneminde sosyal medyada yaratıcı taraftar ve üyelerimiz, askıda app, sanal bilet vb gibi benzeri projeleri dile getirdiler, yönetim kurulumuz tarafından muhalif olarak görüldükleri için projeleri dikkate alınmadı. Oysaki sadece sanal bilet fikri bile çok önemli gelir kaynağı olabilirdi, mesela İngiltere’de Marine takımı, Tottenham’a karşı FA Cup maçında 30 bin adet sanal bilet satabildi.

Beylik sözler sevildiği için, ben de kendimden bir söz söylemek istiyorum; harcamasını bilmezsen paran kalmaz, kazanmasını bilmezsen paran olmaz, ikisini de bilmezsen elini açmak zorunda kalırsın. İşte sosyal medyada öne sürülen bu projeleri sahiplenmeyen yönetim kurulumuz, daha önce de başarılı bir yellow friday kampanyası başlatan değerli bir üyemizin fikrini, orijinal halinde evirerek el açar vaziyete getirdiler. Ek gelir yaratmak konusunda iki buçuk senede elle tutulur tek proje olarak da el açmayı seçen yönetimin, ne kadar başarılı olduğunun takdirini de kamuoyuna bırakıyorum."

"Yanlış kabul edilmiyor"

"Mevcut yönetimimiz, 2 milyar TL gelir ve 1 milyar TL yeni finansal kaynağı doğru kullanmasını bilemedi ve giderlerimizi de ne yazık ki kontrol edemedi. Sonuç olarak, dün halef yönetimlerin sırtında bir kambur varken, bugün devenin hörgücü gibi ikiye katlanarak iki tane kamburumuz oldu.

Bu giderlere sebep olan bir transfer hatasını örnek vereyim. Oyuncularımız, Diagne ile Falcao’nun bonservis, menajer ücreti, maaş ve primleri dahil sözleşmeleri sonuna kadar tüm yükümlülüğümüz bugünkü finansal borçların neredeyse yüzde 25'ine tekabül ediyor. Bir yanlış fotoğraf ve bir asansör hikayesi kulübümüze 400 milyon TL’ye mal oldu. Ve bu yanlışı kabul edilmiyor hatta suç başkalarına atılıyor ve deniliyor ki, bize bu oyuncuyu taraftar aldırdı. Ama akabinde, haklı olarak eleştirmiş olmamıza rağmen, çocukların kumbarasındaki paraya talip olan rakibimizin durumuna düşürülüyoruz. Peki soruyorum, oyuncuyu taraftar aldırdı, parasını da taraftar ödüyorsa, yönetim kurulu ne iş yapıyor?"

Sponsor neden bulunamıyor?

"Son dönemde rakiplerimize baktığımızda öne çıkan ve fark yaratan en büyük gelir kalemi sponsorluktur. Bizim rakiplerimiz, önemli sponsorluk gelirleri elde ederken, biz niye elde edemedik? Bana göre sponsorluk almak için 3 şeye ihtiyaç var. Bir, saygı duyulan markan olacak. İki, saygı duyulan bir yönetimin ve bu yönetimin hatırı sayılır ticari networkü olacak. Üç, yönetimin icraatları, projeleri ve sözleri güven verecek. Bu 3'ünden en az iki tanesi olmadıkça kallavi sponsorluklar elde edemezsin. Biz önceki yılın forma sponsorunu bile kendimize küstürmüşken, ki kendisi değerli bir üyemizdir, rakiplerimizin bu konudaki başarısını yönetimimizin elde etmesi mucize olurdu.

Pandemi döneminin finansallara negatif etkisini en başta söylediğim gibi kabul ediyorum ama pandemiye gelene kadar ki dönemde yapılabilecek çeşitli projeler ve borçların azaltılması için gerekli imkanlar varken, bunları yapmak yeren muhtar, kaymakam ziyaret etmeyi ve bugün de zamanında yapılmayanlardan dolayı hatayı başka yerde arayarak, şikayet edilmesini kabul etmiyorum. Ama Galatasaray bu maddi ve manevi erozyondan çıkacak her türlü insan kaynağına sahiptir. Lütfen enseyi karartmayalım, sonuç olarak Türkiye’nin en değerli markasını hak ettiği değere ve konuma eriştirecek güç içimizdedir. Yeter ki hatalarımızdan ders almasını bilelim."

Falcao ve Diagne'nin bu sezonki performansı

  • Mbaye Diagne: 19 maç, 11 gol

  • Radamel Falcao: 9 maç, 5 gol, 2 asist