Futbolcuyu bedava vermek suç mu?

İmza parası, kontenjan boşaltmak için üzerine para vererek oyuncu gönderme, piyasası olduğu halde oyuncuyu bedelsiz alma... Tüm bunlar spor hukuku açısından suç mu? Eski Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanı Hüseyin Karaahmetoğlu, TFF'nin talimatlarını değiştirip, boşlukları doldurması gerektiğini aksi halde bedelsiz transfer uygulamalarının yaygınlaşacağını söyledi.
18 Ağustos 2020 18:58- Son Güncelleme - 18 Ağustos 2020 19:10
Google news abonelik

Hüseyin KARAAHMETOĞLU

Ajansspor'a bir yorum yapan Karaahmetoğlu, mevcut limit kriterlerinin kulüpler arasında adaletsiz bir rekabet ortamı yarattığını ve bunun da kulüpleri çıkış yolu aramaya ittiğini belirtiyor. İşte Karaahmetoğlu'nun değerlendirmeleri...

Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF)  Takım Harcama Limitleri'ni açıklamasından sonra bir çok kulübün memnun olmayacağı açıktı.

Mesela borcu olan kulüplerin borsuz kulüplere göre limiti daha düşük olması gerekirken tersine daha yüksek oldu. Bu da elbette tartışmaların fitilini ateşler.

Bir sene önce yaklaşık 200 milyon lira kâr eden Kasımpaşa, buna karşın milyolarca lira zarar eden bir başka kulüpten çok daha az harcama limiti aldı. Bu hiç de adil bir görüntü değil.

Bu çarpıklık elbet limitler belirlenirken kullanılan kriterlerin bir sonucu. Sonuçta ortaya çıkan limit tablosuyla kulüplerin mali tabloları arasında uyumlu ve adil bir orantı oluşmadı.

Diğer yandan borç batağındaki kulüpler de düşük limitler karşısında çözüm aramaya yöneldi ve TFF talimatlarındaki boşluklardan yararlanma yolunu tercih etmeye başladı.

Geçmişte bir çok kulübün, büyük bonservis bedeli ödeyerek aldığı ama verim alamayınca kontenjan açmak için üzerine para vererek gönderdiği futbolcular da çok oldu.

Son yıllarda göze batan bir durum da bonservissiz oyuncu alımları ama buna karşılık ödenen yüklü 'imza parası'... Böyle kötü yönetildikçe bu tür 'muvazaalı ilişkiler' sonlanmayacak ve kulüpler bütçe dışı borçlanmaya devam edecektir.

Bugün rakibin yarın sen mağdursun

TFF talimatlarının iyi okunmaması veya talimatlarda sık sık yapılan değişkenlikler, bugün bir kulübü mağdur ediyorsa, yarın bugün ihya edeni mağdur edecektir. Bu yapı, kulüpleri sürekli çelişkiye de düşürecek, karşı karşıya da getirecektir.

Örneğin,  halihazırda Türkiye Bankalar Birliği yönetimindeki konsorsiyumla  borç yapılandırma anlaşması yapan kulüpler, şimdilik rahat ama yarın aynı duruma düşmeyecekleri ne malum? Ki mevcut ekonomik tablolarına bakıldığında, düşeceklerini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Esasen bu noktada TFF'ye büyük görev düşüyor. TFF sadece yönetmek değil,  kulüplere hizmet etmekle de mükelleftir. Öncelikle iyi bir  danışman olmalı. Kulüplerin, bugün sıkıntılardan çıkış noktası olarak gördükleri  bankalar ve finans kuruluşlarından uzak tutulmalıdırlar. Bu organizasyonu yapacak tek kuruluş futbolun da patronu olan TFF olmalıdır.  TFF, kulüplere 'Ben dedim olacak' değil, 'Gel, sorunları birlikte çözelim' demelidir.

TFF çözüm merci ve hizmetkâr olmalı

Bu sıkıntılı süreçte tüm futbol kulüplerinin darboğazdan çıkabilmesi için çözümler üreterek, yardım etmelidir. Zira mevcut manzara hiç güzel ve sağlık değil. TFF ile kulüpler arasında ciddi bir uçurum var.

Bu uçurum ortadan kaldırılmazsa kulüpler çıkış için yanlış yollara sapmaya başlayacak. Ki bugün kulüpler, TFF statü ve talimatlarında yer alan boşluklardan yararlanma yoluna yönelerek,  doğru olmayan çözümler üretmektedir.

Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de bir  kulübün bonservis bedeli almadan bir veya birkaç futbolcusunu bir başka kulübe bedelsiz vermesinin bir müeyyidesi yoktur.

Eğer bir bedel karşılığı transfer edildiği iddiası varsa, bunu ortaya atan tarafın kanıtlarını da sunması lazım. Yoksa bu tür transferler yarın da yapılacaktır. Dediğim gibi, geçmişte de çok örneği oldu.

1905 liralık anlaşma yapıldı

1905 liralık anlaşma yapıldı

Bir kulübün bir başka kulübe oyuncusunu bedelsiz vermesinin hukuken veya etik olarak bir sakıncası yok. Hatta kulüplerimiz sembolik bedellerle; mesela 1905 liralık  bedellerle transferlere imza attıklarını da gördük. Hatırlayın, Fatih Terim, Igor Tudor'un yerine geldiğinde yarım devre için 1905 liraya imza attı ve bu Kamuyu Aydınlatma Platformu'na da (KAP) bildirildi.

Peki böylesi sembolik ücretli transferler doğru mudur? Dışarıdan bakınca doğru olabilir mi ? Sözleşmede bu bedel yazılmışsa, doğru kabul etmek zorundayız. Başka çaremiz yoktur. Bu ve buna benzer sembolik ücretlerin olabilirliliği artık kamuoyunda yerleşmeye de başlamıştır.

Bugün bedelsiz yapılan transferler, bu sembolik alışkanlıkların devamıdır. Kulüplerin iyi ilişkileri neticesinde, oyuncunun bedelsiz  veya tam aksine 5 liralık futbolcuyu 10 liraya satmak gayet normal görülmektedir.

Bu tür ilişkilerin doğruluğu veya yanlışlığının tespiti bugün hukuken mümkün gözükmemektedir. Bu tür uygulamaların sorumluluğunu da hiç bir kişi veya kuruluşa yükleyemezsiniz, çünkü üzerine alınmazlar.

TFF,  FIFA ve UEFA uygulamaları çerçevesinde talimatlarında ciddi çalışmalar yapmalıdır. Adaletsizlik en düşük seviyeye indirmelidir. TFF, talimatlarıyla, kulüpler arasında eşitsizliği artıran bir rekabetin sorumlusu olmamalıdır.  Talimatlardaki boşlukları kapatmalı, sonra da bu muvazaalı işlemleri mercek altına alınmalıdır.

Editör Notu:

Muvazaalı işlem nedir?

Muvazaa 'danışıklılık' demektir. Bir hukuki ilişki içerisindeki taraflarının, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak konusunda yaptıkları gizli anlaşma.
 

Böyle gol 40 yılda bir görülür