Hamit Altıntop, milli oyunculara mektup yazdı!
Editör: Ali Bozkurt
Son Güncelleme /
A milli Futbol Takımı eski direktörü ve futbolcusu Hamit Altıntop, Milli oyunculara açık mektup yazdı. Detaylar...

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Eski milli futbolcu Hamit Altıntop, Dünya Kupası Elemeleri'nde Romanya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı'na açık mektup yolladı. İşte Altıntop'un o yazısı...
İŞTE O MEKTUP
''A Milli Takımımıza
Kamp başladı.
İstanbul’da Romanya ile final niteliğinde bir maç var.
Ardından, 5 gün sonra inşallah Dünya Kupası’na katılma yolundaki son büyük final…
Değerli Montella,
ve kıymetli kardeşlerim,
Bu 24 yıllık hasreti bitirecek olan sizlersiniz. Buna yürekten inanıyorum.
İlk günden beri hiçbir şeyi sorgulamadan, mazeret üretmeden, büyük bir inançla yola çıktınız.
Benim hiçbir kuşkum yok.
Ama futbol işte… Oynamadan hiçbir şey belli olmuyor.
Şunu gönül rahatlığıyla söylüyorum:
Türkiye Dünya Kupası’na katılırsa, bu sizin emeğiniz, karakteriniz ve inancınız sayesinde olacaktır.
Eğer gidemezsek, sorumluluk bizimdir.
Ben 1999 yılında, 17 yaşımdayken ilk kez Riva’ya adım attım.
O dönem U18 kampındaydık. Başantrenörümüz rahmetli Gündüz Tekin Onay, yardımcısı Osman Denizci idi.
Riva’da tek bir kulübe, küçük bir bina ve iki saha dışında neredeyse hiçbir şey yoktu.
Köyün içinde ufak bir market vardı, izin olduğunda yürüyerek oraya giderdik.
Bugün 2026’ya baktığımızda Riva’da modern tesisler, yatırımlar, genişlemeler, hatta golf sahası bile var.
Görüntü güzel.
Ama futbola baktığımızda;
bahis, şike, Avrupa’daki sonuçlarımız, ligin kalitesi…
Maalesef ortada hâlâ ciddi eksikler var.
Genç takımlarda da, A takım seviyesinde de;
çalışma ortamları, futbola yaklaşım, futbola saygı…
Evet, ilgi var. Heyecan var. Taraftar var.
Ama sağlam bir temel hâlâ eksik.
Eğitim eksik. Düzen eksik. Sistem eksik.
Geçmişe baktığımızda;
2002’de, 2008’de ve 2024’te gelen başarılar…
Büyük ölçüde karakterle, takım ruhuyla, cesaretle, iyi niyetle geldi.
Ama artık biliyoruz ki bu yetmez.
Daha fazlası gerekiyor.
Demek istediğim şu:
Cesaretli oynayın.
Umutla oynayın.
Heyecanla oynayın.
Ama dengeyi asla kaybetmeyin:
Saha dışında mütevazı, alçakgönüllü…
Saha içinde ise özgüvenli, cesur ve rakibin karşısında dimdik duran bir takım olun.
Hakan, hatırlıyor musun…
O boş A4 defteri takımın önünde vermiştim.
“Bunu doldurun” dedik.
Ama herkesin doldurduğu gibi değil…
Bu defter; bahaneyle değil,
karakterle dolacaktı.
Ve o gün şunu hep konuştuk:
Hikâyeyi siz yazacaksınız.
Nasıl hatırlanacağınızı siz belirleyeceksiniz.
Bu formayı taşımak isteyen,
önce kendini taşıyacak.
Saha dışında alçakgönüllülük,
saha içinde cesaret…
Ve şunu hep konuştuk:
Bayrak yükseldiğinde,
onun altında büyüyemeyen bu formayı giyemez.
Bu takımda olmak isteyen,
o bayrağın altında büyümek zorunda.
Çünkü burası sadece iyi oyuncuların yeri değil…
Burada karakteri olanlar kalır.
Ama şunu da biliyorum:
Sizde o yürek var.
Sizde o karakter var.
Daha dün gibi hatırlıyorum…
2021 Ekim’indeki ilk kampımızı…
Nasıl başladığımızı, nasıl büyüdüğünüzü, nasıl olgunlaştığınızı…
Arda, Kenan, Orkun, Eren, Barış, Yunus, Kerem, İsmail…
ve burada tek tek sayamadığım tüm kardeşlerim…
Hepinizin nasıl geliştiğini, nasıl güçlendiğini görüyorum.
Siz de bunun farkındasınız.
Yolunuz uzun.
Hedef sadece bugün değil.
Hedef 2032.
Siz bu yolun öncülerisiniz.
Sizden sonra gelenler sizin izinizden yürüyecek.
Allah yardımcınız olsun.
Dualarımız sizinle.
Ve unutmayın:
Başarırsanız, o başarı sizindir.
Başaramazsanız, sorumluluk bizimdir.
Ama ben inanıyorum…
Bu hikâyeyi en güzel şekilde siz yazacaksınız.''




