Kızgın arenaların yıldızları!

Dünya futbolu ARENA'larla anılmaya başlayınca işin içine sert ve katı endüstriyel rekabet girdi!
4 Mayıs 2016 18:47- Son Güncelleme - 4 Mayıs 2016 18:47
Google news abonelik

Dünya futbolu ARENA'larla anılmaya başlayınca işin içine sert ve katı endüstriyel rekabet girdi! Kazanmak adına kimi büyük harcamalar ve kadrolarla her yolu deniyor; kimi de emek, akıl ve zeka ile sahadan gelen harika başarılar yaşatıyor. Ve bu çekişmede iki yıldız parlıyor. Birisi bir kaç yıldır LA LİGA'da Simeone'nin yarattığı A. MADRİD başarısı ve devamlılığı, diğeri ise emekli sayılan Claudio Raineri'nin dehşetengiz eseri olan LEICESTER fırtınası!

Atletico her yıl yeni futbolcular ve harika taktiklerle disiplinli ,savunma diriliği ile göze hoş gelen değil ama en iyisini yaşatan gerçeklere imza atıyor. Sadece İspanya değil Avrupa'da da öne çıkan bu başarıda Simeone tartışılmaz. En iyi araştırmalarla bulduğu futbolcuları gerektiğinde satıyor ve yepyeni gençlerle yoluna devam ediyor. Saha kenarında  futbolcularıyla oyunu okuyor içinde gibi hırsı ile oynuyor ve agresif tavrı ile takımını ateşliyor. Oyun yapısında teslimiyet yok! Bunu dün gece çok zor ve başarılı B. Münih karşısında bir kez daha kanıtladı! Doğrusu şu anda Şampiyonlar liginde belki kupaya yakın düşünülmese de, favori olan A.Madrid.. Biliyorum tribünlerin şov bekleyen yıldız düşkünü fanatikleri bu durumdan memnun değil! Ama başarı ve yeni gerçeği bu!

Kızgın arenaların, rekabet çılgınlarının, borsa, para ve menajer hesaplarının oyununu bozan en önemli diğer gerçek ise LEICESTER'in Premier lig başarısı!. Bu başarıda sezon başı neredeyse aşağılanan ve ligde geçen sezonki son 7 maçlık çıkışı ile kalan Leicesteri bu yıl da ilk düşecek kulüp olarak görülmüştü. Bu tahmini güçlendiren ise  bu sezona en zayıf halka sayılan ve teknik direktör olarak adeta dışlanan, hakkında çok kötü yorumlar yapılan Claudio Raineri ile başlamasıydı. Bu gün ortada muhteşem bir başarı var ve bu takım sadece sahadaki inanılmaz mücadelesi ve oyun anlayışı ile ulaştı. Taylandlı iş adamının başkan olduğu kulüp bu sezon sadece üç futbolcu aldı. Kante, Fuchs ve Okazaki.. Ama alkolik olan sonra bırakan futbolcusu ve takımın gol yıldızı Jamie Vardy attığı gollerle takımın başarısında en önemli rolü oynadı. 25 yaşında amatör olan ve 27 yaşında Premier ligde forma giyen bu yıldız bu gün İngiltere'nin golcüleri arasında bir yıldız! Son iki maç cezalı oluşu da başarıya mani olmadı. Arkadaşları onun boşluğunu yeni taktik ve  oyun inançları ile kapattılar. Ama Cezayirli Mahrez İngiltere'de yılın futbolcu olarak bir başka sürpriz daha yaşattı Kalede babasının adını yaşatan Schmeichel yaptığı kurtarışlar ve diriliği ile şampiyonlukta pay sahibi oldular .

Liglerin bitimine iki hafta kala devlerin arasından şampiyon olan Leicester City kasayı da doldurdu. Bahis firmalarını da batıran bu mucize için başlangıçta küme düşer hükmüne karşı şampiyonluk adına  1'e 5000 gibi zayıf ihtimal verenler gülünç duruma düştü !.. Şu anda kulüp kasasına giren 170 milyon Pound yani 703 milyon ile aynı zamanda izlenme şansını da # arttırdı. Geçen sezon en önemli mucizeleri ilk yarıda M. United karşısında 3-1 yenik iken 5-3 kazandıkları maçtı .

Takım oyununa bakılınca en önemli gerçek oyun disiplini ve üst düzey kazanma motivasyonudur. Top rakipte iken müthiş bir savunma, alan daraltma ve atak ile savunmada tümüyle çoğalma, rakibe savunmada şut sansı dahi vermeyen, hataya zorlayan mücadele ve fizik güçlerinin tamamlayıcısı olan psikolojik motivasyonun hiç düşmediği dikkat çeker. Aslında İngilizlerin hayran olduğu "Amatör ruh" inancı ile oynamaları yılın olayı olmuştur. "Tilki" adını da alan takım bana göre bu ağır sorumluluğu gerçekleştirerek dünya futbolu ve özellikle endüstriyel futbol alemine iyi bir ders verdi !. O da başarının sadece yıldız futbolcularla değil; yeni anlayış içinde takım savunması ve  atak organizasyonunda çabuk, agresif ve baskılı oyunun gerçeklerini yerine getiren futbolcuların geçerli olduğunu kanıtladı. Reaksiyon süratinin etkili olduğu , doğru karar verme süresini hızlandırdığını kanıtlayan kas ve psikolojiye doğru hükmetme inadı ve azmi ayrıca agresif futbol uygulamasının seçilen hedefe kadar kilitlenmesi insan beyni adına başarıyla ispat edilen zaferidir bu başarı.

Biz kimin şampiyon olacağı tartışması ve transfer pazarının ele geçirilen işportacı anlayışıyla uğraşırken saha içi ve dışı  kirliliklerin futbol adına değil fanatizmi boyutunda düşünüldüğü yamuk yumuk sıkıntılara yatırım yaparken, futbolun beşiğindeki mucizeyi iyi inceleme zamanının gelip geçtiğini aklıma getirmek istemiyorum. Bunu ne anlayan,ne kabul eden ve ne de uygulayan olmayacak bu ülkede. Çünkü gerçeğe dürbünün tersiyle bakarak değer ve kaliteyi görmek istemeyen; "Çağdaş Futbol" başarılısı kişilere değil; işimize gelen kullanılacak teknik adam ve pazarlamasını iyi yapan futbolculardan medet ummak yanlışlığını acı da olsa görmemekten!.. Nereden biliyorsun diye sorarsanız; cevap olarak kendimden ve "şu andaki futbol dünyamızın kimlerin elinde olduğundan haberiniz yok mu?" sorusuna verilemeyen doğru yanıtlardan!