Ajansspor

Kulağımda bir gol çınlaması!..

Yazar: Kaan Polat Cüreklibatır

Son Güncelleme /

Ajansspor yazarı Kaan Polat Cüreklibatır "Kulağımda bir gol çınlaması!.." başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 5 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

Kaan Polat CÜREKLİBATIR - AJANSSPOR

Dükkanda bir kitap arıyordum, tesadüf elime Cevad Prekazi’nin hayatını anlatan bir kitap geçti: ‘Prekazi Vurdu, Gol oldu!, Mylos Kitap, 2019’. Hayranıydım ya, onun kapaktaki Galatasaray formasıyla iki elini yana açmış illustrasyon görseli beni fena halde heyecanlandırıyor; yıllardan 1989, Galatasaray’ın Şampiyon Kulüpler Kupası Çeyrek Final rövanşında Monaco’yla karşılaştığı yıl; Galatasaray, Prekazi’nin sol ayağıyla attığı frikik gölüyle rakibini eliyor; on üç yaşında futbola meraklı bir çocuk, kulağımda spikerin çığlık çığlığa sesi çınlıyor. "Ve gol ve gol ve gol ve gol. İşte gol, işte gol, bravo Prekazi"

Belki de kulağım çınlarken gözlerimin bir takım çağrışımlara daldığını görmem gerekirdi. Bazen bir tek kelime, birkaç harf, ne zengin bir çağrışım hazinesiydi; şimdi daha iyi anlıyorum; çığlığın, sonundaki üç harf (Gol) ve bir kelime (bravo), beni paldır küldür gençliğime, Anadolu Yakası’nda Çiğdem Mahallesi’ne, her hafta sonu futbol oynadığımız halı sahaya, maçların mücadele edilerek kazanıldığını formüle eden babama götürüverdi.

Unutulmaz bir maç!

2007, Beykoz, İstanbul: Soğuk bir sonbahar akşamı, siyah eşofmanı, fermuarlı kırmızı renkte uzun kollu üstlüğü, elinde siyah kalın eldivenleriyle, güçlü kollarını omuzumuza atmış bedenimizi adeta çökertiyordu. Delikanlıyız ya, suratımızda en ufak bir belirti yoktu! Yooo! Basbayağı ayakta durmakta zorlanıyor, acı çekiyorduk. Maçın başlamasına on dakika mı, yirmi dakika mı var tam hatırlamıyorum. O an hatırladığım, babamın tekmesi! Hani, sinemada düşmanı sakat bırakan o unutulmaz tekmesi var ya, işte o! Halbuki o ana kadar, aklım fikrim sahadaydı; maçın havasına gireyim dedim, kendi kendime. Kafamı çevirdim, bir de ne göreyim babamın tekmesi karnımın dibinde öylece durmuyor mu? Aaa, vallahi ürktüm. Ellerim savunmada, sesimde ince bir titreme! Babama dedim ki, "En son tekmeyi Beyaz’a attığından beri evlenemiyor." İster misiniz işi biraz daha ciddiye bindirip, tekmeyi gerçekten atsın! Eee, ne yaparsın, şimdi sen olsan? Kötü oynama şansım yoktu, istesem de istemesem de, sonuna kadar mücadele edeceğim.

Sahaya girdik. Isınıyoruz. Öbür sahada, başka bir maç oynanıyor. Bir anda o sahadan bizim tarafa doğru sesler yükselmeye başlamasın mı? İstanbul’dan ünlü bir futbolcuyu görmüşcesine bağırıyorlar ‘’Cüneyt Ağabey buraya, yumruk havaya!’’ Babam uzaktan eliyle onları selamladı sona yanlarına gitti. Bir süre sohbet ettiler. Ne konuştular, bilmiyorum, o ara ısınıyordum; maça dakikalar vardı, benim içimde, ufaktan bir kıpırdanma başlamıştı bile.

Takımlar çıkıyor. Maç başlamak üzere. Karşı takım turuncu yelekli, mahalle takımı gibi: Dedikleri doğru. Takımın eksiği yok. Lakin, bizim için kötü, rakiple ne derece mücadele edeceğiz, Allah bilir! Yo, zorlan güzellik olmaz, alışamadım gitti bizim takıma; ne yapalım, ölelim mi? Babam da beğenmedi. Bana kalırsa, daha çok neye sıkıldı biliyor musunuz? Maçta, bir sürü tanımadığı olmasına! Aksilik, herkes birbiriyle ilk defa oynuyor adeta; Mustafa, Refik, Bayram, Serkan ve Murat ağabeyim dışında tanıdığım yok. Kimse sahiden, bilmiyor nerede oynayacağını. Şaşırmışız. Şunu mu yapsam, bunu mu yapsam diye, azar işitirsek?! Yandık elbet. Allah muhafaza! Bana ne olabilir, bana? İhtimal ya, doğru kenara ya da karşı takıma! Hem gol atacak, - babamın deyimiyle ‘ beleş goller atmayacak- hem kötü oynamayacağım, babamın gözüne girmek istiyorum; olacak şey mi, nimet hakkı için! Takımın derdi galip gelmek, benim derdim de, belki böylesinden. Hani yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal, dedikleri gibi. Olacak şey mi bu! Hepsi de gözlerini babamdan uzağa çevirdiler mi? Hani, kim Kara Murat’a yan bakabilir, gibilerinden!

Önce mücadele sonra yetenek!

Maça tutuk başladık. Murat ağabeyim hızlıdır; topu ayağına aldı mı, yakalayabilene aşk olsun, ama eski hali yok, top sürmez, Bayram kararsız, şut çekeceği yerde, pası tercih eder. Refik sanki atlet, bir ileri, bir geri koşar. Serkan çakılı defans, ileri çıkmaya çekinir. Mustafa kalede, iri vucüduna rağmen yata yuvarlana top çıkarır; çıkarır da, ne olur? Babama topu vermez, oyun geriden başlamazsa, Mustafa düşünsün, çekinsin artık! Ya ben, kendime dedim ki:- Ya sen üzerine düşeni yaparsın, ya da azar işitirsin. Öyleyse, ilk iş mücadele etmek! Başka türlü olmaz. Hele yeteneği gösterip gol de attım mı, ah işte, o zaman babamın gözüne girerim. Bak, Bak! Geldi o an; defansta top. Murat ağabeyim topu ileriye havalandırdı. Aldım topu, doğru kaleye. Rakibe bir çalım, kalecinin soluna, ceza sahası dışından bir şut ’ve gol ve gol ve gol ve gol. İşte gol, işte gol, bravo Kaan.’ çığlığı, babamın sesiyle, yıllar sonra, kulaklarımda çınlıyordu.

Güçlü rakibe kafa tutabilme cesareti

Rakibin golleri peş peşe geldi. Maçı bir farkla kaybettik; bunu önceden biliyor muydum, bilmiyor muydum? Bilmiyordum ama tahmin etmiştim. Düzenli ve bir arada oynayan bir takıma karşı, toplama bir takım ancak bu kadar oynayabilirdi. Yenildik. Zararı yok. Ama rakip güçlü, bizi fena yenerler arkadaş deyip, öyle kaderimize de razı olmadık...

Nur içinde yatsın rahmetli babam, futbolculuktan gelmemişti, ama futbol oynamayı çok severdi. Futbolda, mücadelenin, başarının ilk adımı olduğunu bize öğretmişti. Yıllardır, ne vakit halı sahada top oynasam, babamın o ‘nasihatları’; sorumluluk duygusu, mücadele azmi, insanın en zor şartlarda ayağa kalkabilme gücüyle, hafızamdan geçer; sanki bir masal dünyasında, kılıcıyla kötüleri deviren, kalbiyle iyiliği aşılayan büyük bir bilge kahramandır:

"Bir tepe vardı yeşil
Çocukluğunun penceresinde
Ahh! dedi çocuk
O attığı ilk çalımın hazzı var ya
Şimdi bir gol kaçırsa da
İnlese gür baba sesi kulaklarında

Bir masaldı düşleri
Maceralarla dolu
İyiyi, doğruyu, güzeli canlandıran ne varsa içinde
Şimdi hepsi benimle..."

Bu videoya da göz atabilirsin

Editör: Akın Ungan

Son Güncelleme /

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...