Maçın ardından flaş eleştiri: "Ülkeden ayrıldı da yerine başka biri mi geldi" | Spor yazarları Trabzonspor için ne dedi?
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Trabzonspor'un Süper Lig'in ilk haftasında deplasmanda Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldığı karşılaşmayı değerlendirdi.

Son 5 Haber

Faturayı İsmail Kartal'a kesti: "Böyle hocalık olmaz" | Spor yazarları Fenerbahçe için ne dedi?

Beşiktaş - Eyüpspor maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda? Muhtemel 11'ler

Vincenzo Italiano'dan Leandro Trossard kararı!

TFF'ye maç sabahı bildirilmişlerdi! Galatasaray yönetimiyle teknik heyet arasında zam krizi

Galatasaray, Batrakov ve Lokomotiv Moskova ile anlaştı! İşte bonservis...
- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun ilk haftasında Kasımpaşa ile Trabzonspor, 1-1 berabere kaldı.
Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda oynanan maçın ilk yarısını bordo-mavili ekip, 43. dakikada Noah Saviolo'nun golüyle 1-0 önde kapattı.
Kasımpaşa, ikinci yarıda Güven Yalçın'ın ceza sahası ilk metrelerinde yerde kalmasıyla penaltı kazandı. Ev sahibi takım, 55. dakikada Adrian Benedyczak'ın kaydettiği penaltı golüyle skoru eşitledi.
Kalan sürede iki takım da buldukları pozisyonlardan faydalanamadı. Müsabaka 1-1 sona erdi ve takımlar puanları paylaştı.
Muhammed Salah, ilk kez forma giydi
Trabzonspor'un Mısırlı yıldızı Muhammed Salah, bordo-mavili formayı ilk kez Süper Lig'de giydi.
Transferi uzun süre konuşulan 34 yaşındaki tecrübeli yıldız, teknik direktör Fatih Tekke tarafından ısınmaya gönderilince Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda büyük bir coşku oluştu.
Salah, müsabakanın 58. dakikada Metehan Mimaroğlu'nun yerine oyuna dahil oldu.
Spor yazarları ne dedi?
Spor yazarları Kasımpaşa - Trabzonspor karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Cemal Ersen: Trabzonspor, Salah değil
Sezonun ilk haftaları sürprize açıktır. Özellikle kadrosunda ciddi revizyon yapan takımlar hazırlık sürecinde beklenmedik kayıplar yaşayabilir.
Trabzonspor medya gözüyle Süper Lig’in transfer şampiyonu. Dün Kasımpaşaspor deplasmanına 4 yeni oyuncuyla çıktı. Sonradan girenlerle birlikte maçı 7 yeni ile tamamladı. Bu kadar revizyondan, “galibiyet” daha doğrusu “şapkadan tavşan çıkmasını” beklemek ne anlama geliyor gördük. Fatih Tekke tek puana üzülmesin, travması daha ağır olabilirdi.
İlk yarıda tuhaf bir kanat organizasyonu ısrarı vardı. Muçi’nin görevini üstlenen Aral sürekli sol kanada kayıp Mustafa ve Metehan arasında gereksiz işlere girince, orta alanda büyük boşluk oluştu. Maç boyunca orta alan Trabzonspor’un yumuşak karnı oldu. Sağda ise PinaSaviolo’nun uyum süreci vardı.
İki kanattan sürekli orta yapıldı ancak hiç biri Onuachu’yu kafa topuyla buluşturacak yükseklikte değildi. Geçen sezonun gol kralını bu denli çaresiz kılmak ayıptır.
Saviolo’nin bitirici vuruşuyla ilk yarıyı önde bitiren, ancak Savic ile başlayıp Pina’nın acemice yaptırdığı penaltı ile sonuçlanan eşitlik sayısı sorgulanmalı.
Fatih Hoca işlerin iyi gitmediğini görünce sihirli değneğini kullandı ve Muhammed Salah’ı alkışlarla sahaya sürerek rakibe psikolojik üstünlük sağlamayı düşündü. Tekke’yi bilemem, dünya yıldızı girdikten sonra karşısındaki oyuncuların ayaklarının titrediğini gördüm. Lakin Salah tek başına ne yapabilir? Arkadaşlarının Salah’ı, onun da yoldaşlarını ve patronun kim olduğunu öğrenmesi zaman alacak.
Fatih Hoca’nın görevi şikayet etmeden işini yapmaktır.
Başkan Ertuğrul Doğan, her talebi karşılamaya çalışıyor. Trabzonspor tarihinin en büyük bütçeleriyle sınav veriyor.
Tribün coşkusu büyük motivasyon. Bordo-mavi renklere gönül verenler Salah transferinden sonra çılgınca destek veriyor.
Başkanın maddi anlamdaki fedakarlığı önemli bir özveri. Ulusal anlamda medyanın verdiği destek tarihi.
İlk maç elbette hayal kırıklığı. Ancak bunu yaşayan tek takım Trabzonspor değil ki? (Milliyet)

Aksal Yavuz: Salah’ı izlemek!
Bordo-mavili takımın önde olduğu ve de iyi oynadığı karşılaşmada sağbek Pina, inanılmaz bir hata yaparak, öyle bir penaltı yaptırdı ki akıllara zarar! İkinci yarının başından golü yiyene dek Trabzonspor defansının arka arkaya yaptığı hataları anlamak hakikaten zor! Gol adeta ‘yola çıktım geliyorum’ der gibiydi. Halbuki iyi oynarken, öndeyken bu kadar telaşa ne gerek var? Sezon başı olmasına, oyuncular arasında uyum sorunu olmasına rağmen iyi oynarken, skoru da bulmuşken bu telaş neyin nesi!
Ve bu telaşın, yaptıkları hatanın bedelini iki puan kaybederek ödedi bordo-mavililer.
Evet sezon başı maçları zordur, oyuncuların form tutması birkaç haftayı bulabiliyor. Açık konuşmak gerekirse Saviç’i tanımasak, bilmesek; ülkeden ayrıldı da yerine başka bir Saviç mi geldi diye insan düşünmeden, kendi kendine sormadan edemiyor! Benzer cümleleri Onuachu için de söylemek mümkün; bildiğimiz, tanıdığımız Onucahu’dan eser olsaydı; en az iki golü vardı dünkü karşılaşmada. Önünden geçen toplara dokunamaması saç baş yoldurmadı değil. Anlayacağınız Onuachu’ki form düşüklüğü devam ediyor. Trabzonsporlular yeni bir santrafor arayışında oldukları için morali mi bozuldu diyeceğiz ancak geçtiğimiz sezon son haftalarda da böyle idi. Biz yine de gerek Saviç, gerek Onuachu için lige giriş maçlarında olur böyle vakalar deyip başka bir konuya geçelim.
Genel hatlarıyla bakıldığında bilhassa ilk yarı sezonun başı olmasına karşın iyi oynadı Tekke’nin takımı. Topa sahip olmaları, oyunu yönlendirmeleri hatta geçen seneye oranla daha hızlı oynamaları gözle görülen detaylardı. İlerleyen haftalarda çok daha iyi olacaklardır.
Mini bir eleştiri; Aral’ı çizgide kullanmak takımı adına daha yararlı olmaz mı?
Tabi ki Trabzonspor hem Muçi’yi hem de Tom’u aramadı değil, eksiklikleri bayağı hissedildi. Zira ceza sahası dışından kaleyi yoklayan bir oyuncu yoktu bordo-mavililerde. Muçi, oynamış olsaydı uzaklardan birkaç denemesi olabilirdi. Orta sahaya oyunu çift yönlü oynayacak kaliteli bir oyuncu almak şart oldu, Salah’ın dilinden anlayacak, bir başka ifadeyle Trabzonspor’un hızını artıracak, rakibi karşılayacak.
Salah ile ilgili birkaç kelime etmek gerekirse; boşuna dünya yıldızı olunmuyor! O’nu izlemenin verdiği keyif; Zigana’da et, Hamsiköy’de sütlaç, Ganita’da pide ile döner yemek, Trabzon Boztepe’de ve İstanbul’da boğaza karşı kahve ya da çay içmek kadar mutlu ediyor… Öyle arkadaş Salah, Trabzonspor’da oynadığı için 50 ülke bordo-mavili takımın maçlarını yayınlıyor. Anlayacağınız insanoğlu ağzının tadını biliyor! (Milliyet)

Mehmet Ayan: Subasmanı seviyesi!
Emre Belözoğlu forvet özellikli 4 oyuncuyu sahaya sürerek orta sahada 1 eksik olmayı kabul etmişti. Hoca, muhtemelen bu riski Trabzonspor’un neredeyse ilk kez biraraya gelen üçlüsünü öngörerek almıştı. Okay, Muci ve Folcarelli sakattı. Fatih Tekke, Bouchari, Malinovsky ve Aral’a mecbur kalmıştı (Ozan’ı düşünebilir miydi?).
Maçın bu sebeple çataçat geçebileceği varsayılabilirdi. Ancak ilk yarı sakin geçti. 7-8 dakika Trabzon fırtınası esse de bir 35 dakika dal kıpırdamadı. Ancak şu görülüyordu ki “25/26 TOPU ONUACHU’YA İNDİR, GOL ATSIN SEZONU” kapanmıştı. Daha fazla seçenek çalışılmış gibiydi yaz boyu. Tehlike yaratmasa da sonuç üretmese de oyun ONUACHU OYUNUNDAN BAŞKA ŞEYLER de vaat ediyordu. Bilhassa Saviolo ile sağ kanat işler durumdaydı. Metehan ise durdu durdu asist yaptı Portekizliye. Kasımpaşa adına (eski) yeni transfer Benedyczak’ın güzel bir vuruşu dışında pozisyon yok gibiydi.
İkinci yarı Emre hoca belki de maça çıkması gereken düzenle çıktı. Diabate’nin yerine Hajradinovic’i alınca sahaya top daha çok Kasımpaşa’da kaldı. Güven, Benedyczak ve Mortada daha verimli oldu. Penaltı ile gelen golün sonrası Trabzonspor ‘tarihi’ hamlesini yaptı.
58’de oyuna giren MUHAMMED SALAH hakikaten maçı daha izlenir hale getiriyor. Pozisyona girmediği, topla oynamadığı anlarda da ciddi tehdit unsuru... Ayağına alınca ise tadından yenmiyor. 77’de girdiği çarpazdan vurduğu şut tehlike üretti. Elbette arkadaşlarıyla uyumu için zamana ihtiyacı var. Ancak maçın izlenirliğine katkısı tartışılamaz.
Maç önü Fatih Tekke’nin demecinde olduğu gibi Trabzonspor için bu dönem iyi futbol bekleme dönemi değil. Dün akşam kazanabilirlerdi ancak Tekke, bunun “maç kazanma olduğunu” söylerdi maç sonu. Gerçeklerin farkında, inşaatın subasmanı seviyesinde olduğunun bilincinde... Kasımpaşa’da ise işler iyi başlamış göründü. (Hürriyet)
Olcay Çakır: Daha ilk maç!
İlk maç ve ilk maça dair karmaşa aslında çok da şaşırtıcı değildi. Bu takım hazırlık döneminde birkaç tane daha ön eleme sertliğinde maç oynayabilseydi belki Kasımpaşa karşısındaki görüntünün önemli bölümünü daha sezon başlamadan yaşamış ve çözmüş olurdu. O nedenle 1-1’i değerlendirirken hüküm vermekten çok not almak gerekiyor. İlk maç; ilk hataların, ilk doğruların ve haliyle ilk soru işaretlerinin maçı oldu. Trabzonspor ilk 20 dakikada oyuna iyi girdi, maçı kazanacağı hissini verdi. Sonrasında Kasımpaşa dengeyi kurdu ve tehlikeler de üretti. İlk yarının sonunda gelen golün zamanı ise mükemmeldi. İkinci yarıda rakibin açılacağı, alanların büyüyeceği ve Salah’ın devreye gireceği bir senaryo beklenirken penaltı her şeyi değiştirdi. Kasımpaşa yeniden kapandı. Salah ise oyuna girer girmez dar alanda bile bu takım için neden 'çok fazla' olduğunu gösterdi.
Asıl problem orta sahadaydı. Folcarelli’nin yokluğunda kurulan yapı Aral’ı etkisizleştirirken Malinovskyi’yi eleştirilerin merkezine itti. Muçi ve Folcarelli olmadan merkezdeki çözüm repertuvarı yetersiz kaldı. Yüzde 59 top, 13 şut, 19 ceza sahası buluşması ve 10 kornere rağmen sadece 0.74 xG üretmek de bunun rakamsal karşılığı. Kargaşa oyun ezberinin düşmanıdır. Dün biraz fazla kargaşa, biraz az sadelik vardı. Daha net işler çıkabilirdi. Ama ilk maç diyelim, krediyi verelim ve burada kapatalım. Çünkü ikinci maçtan itibaren aynı şeylere artık “ilk” diyemeyiz. (Fanatik)

Tunç Kayacı: Zamana ihtiyaç var
Geçen sezonun flaş takımı, bu sezonun şampiyonluk adayı Trabzonspor güçlenmiş kadrosuyla İstanbul'da taraftarının karşına çıktı. Fatih Tekke göreve geldiği günden beri hep takımın hakimi oldu. Gerçekten kadroda kim olursa olsun, sahaya çıkan 11 farklı da olsa Bordo-Mavililer'in oyunu hiç değişmiyor. Dün Kasımpaşa karşısında da oyun disiplininden kopmadan, sabırla setleri denediler. Belki ilk yarıda atılan tek gol, sürpriz bir pozisyonda geldi hiç beklenmedik anda. Ancak iki yeni transferin iş birliği olması da anlamlıydı. Özellikle sağ kanatta Saviolo dikkat çeken performansını takımını öne geçirterek taçlandırdı. Tabii ki yenilenmiş, geçen yıldan daha da güçlenmiş Trabzonspor'un zamana ihtiyacı var. Bu takımın 11'ine Folcarelli, Batagov ve Salah girecek unutmayalım...
İkinci yarı yenilgiyi kabul etmeyen, reaksiyon gösteren bir Kasımpaşa vardı. Özellikle tecrübeli Hajradinovic'in orta alana girmesi, dengeleri değiştirdi. Penaltıdan gelen beraberlik golünden sonra da geri çekilmeyen, 2. golü arayan ev sahibi karşısında Trabzonspor, hamlelerle skoru değiştirmeye çalıştı. Özellikle Salah oyuna girdikten sonra sağ kanattan atak denemeleri olsa da Kasımpaşa savunması, özellikle Onuachu'yu iyi marke etmeyi başardı. Geçen sezon Onuachu'yu daha iyi besleyen ortalar ve asistlerin dün yeteri kadar olmadığını söyleyebiliriz. Özellikle orta alan iki yönlü oynuyor, ancak daha kreatif olmaları gerekir Trabzonspor gibi şampiyonluk adayı bir ekibin. Kısaca performans olarak geçen sezonki Oulai ve Folcarelli etkisini şimdilik göremedik. 90 dakikayı özetlersek ilk yarı ve ikinci yarı iki takımın mücadeleleri ve ortaya koydukları futbol skorun da karşılığı diyebiliriz... (Fanatik)
Bülent Timurlenk: Salah, Onuachu’nun arkasında oynamalı
Sadece Salah kulübede olduğu için demiyorum ama Fatih Tekke'nin yeni transferleriyle fazlasıyla yap-boz oynamaya ve ideali bulmaya ihtiyacının olduğu bir sezon açılışı izledik.
Geçen sezon bu sahada 1-0 kazanırken de topa sahip olan taraftı Trabzonspor. Tekke'nin önemli artısı, ligi doğru süzgeçten geçirip Metehan Mimaroğlu, Melih Kabasakal gibi değerli oyuncuları kadrosuna katmış olması. Bir de üzerine gurbetçi Aral'ı ekleyin. Defans göbeğinde Batagov, orta sahada Folcarelli, forvet hattında Muçi bu takım için geçen sezon önemli parçalardı. Oyun hakimiyetini elinde tutup Onuachu'ya temiz pozisyon hazırlayamamak bir eksiyken genç bir kadroya sahip ev sahibinden kayda değer geçiş hücumu yememek de bir o kadar artıydı.
Devreyi güzel bir golle önde kapattıktan sonra 45-60 arası, Tekke'nin takımının düşük temposu gereksiz bir penaltıyla da olsa cezalandırıldı. Tekke hemen Salah kartını oynadı. Doğrusunu söyleyeyim, ilerleyen haftalarda Trabzon'da Salah sağ kanat değil büyük tecrübesi ve bitiriciliğiyle Onuachu'nun arkasında oynamalı. Böylesine bir yıldız, iyi orta yaptığıyla sınırlandırılamaz.
Karşılıklı net pozisyonlarda kazanan Kasımpaşa da olabilirdi, son saniyelerde Trabzon da. Bu sonuç elbette Tekke'nin yüzünün asılmasına sebep olmuştur. Ama kabul edelim, bir 11'in yarısını değiştirdiğinizde hiçbir şey kaldığı yerden devam etmez. (Sabah)

İskender Günen: Hücumda umut, savunmada alarm!
Ligin ilk maçı… Trabzonspor bu maçta 1 puan mı aldı yoksa 2 puan mı kaybetti? Görünen o ki anlamsız bir kayıp oldu… Çünkü maça yüksek tempoyla başlayan bir Trabzonspor vardı. Oyunun ilk 20 dakikalık bölümünde topa sahip olan, oyunun kontrolünü eline alan ve ilk 5 dakikada 2 net gol pozisyonu yakalayan taraf Trabzon'du. Orta sahada Bouchouari ile Malinovskyi'nin oyun aklı bu bölümde öne çıktı. Fakat 20 dakikadan sonra Aral'ın orta alanda bulunması gerekirken sürekli sol tarafa yakın kalması merkezde hareket alanını daraltırken kanatlarda beklenen ikili oyunlar yeterince kurulamadı. Onuachu'nun istediği toplar bir türlü gelmedi ve etkisiz kalmasına neden oldu. Beklenilen gol sol kenardan yapılan ortada Saviolo'nun bitiriciliği ile geldi.
İkinci yarı Kasımpaşa baskıyla başladı. Savic'in hatası, Pina'nın gereksiz müdahalesiyle devam etti ve Paşa penaltı kazanarak beraberliği sağladı. Görünen o ki savunmada bireysel hatalar hâlâ ciddi bir sorun. Salah'ın oyuna girmesiyle birlikte ise Trabzon'un hücumdaki kalitesi yükseldi. Peş peşe girilen pozisyonlar var. Trabzon, geçen sezona göre hücumda çok daha fazla teknik kaliteye ve bireysel yeteneğe sahip. İlk maçın genel fotoğrafı Trabzon hücumda umut veriyor, savunmada ise alarm var. Eğer savunmadaki hatalar azaltılırsa bordo-mavililer, bu sezon çok daha güçlü bir silaha dönüşebilir. (Sabah)