AjanssporAjansspor uygulamasını indir

"Hakemliklerini bitiririm" demek nasıl bir cüret!

Ajansspor Editör
Ozan Ermiş
İlk Yayınlanma : 16 Kas 2021 - 00:16 / Son Güncelleme : 16 Kas 2021 - 01:03

Ahmet Ağaoğlu’nun başkanlığını yaptığı Kulüpler Birliği'nin gündeminden MHK düşmüyor. Hakemliğinin bitirilmesi istenen isimler medyada sıklıkla dile getiriliyor.

Hüseyin Özkök-AJANSSPOR

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun başkanlığını yaptığı Kulüpler Birliği, özellikle büyük kulüplerin öncülüğünde hakemlere “takmış” durumda. Kendi başarısızlıklarını örtmek için her daim hakemleri hedef alan kulüp yöneticileri o kadar cüretkar davranmaya başladılar ki, işi hakemlerin mesleklerinin ellerinden alınması girişimlerine kadar vardırdılar. Hakemliğinin bitirilmesi istenen isimler artık medyada sıklıkla dile getiriliyor. Daha önce de hepimizin bildiği gibi Nihat Özdemir federasyonu iki değerli hakemini kulüp yöneticilerine kurban vermekte sakınca görmemişti.

Ağaoğlu: Bazı isimler hiç değişmiyor

Geçtiğimiz günlerde Ahmet Ağaoğlu şöyle bir açıklama yaptı: “20 yıldır MHK gidiyor, MHK geliyor. 14-15 MHK gitti geldi. 6-7 kez federasyon değişti. 150'nin üzerinde Süper Lig kulüp başkanı değişti ama bazı isimler hep orada, hiç değişmiyor.”

MHK üyeleri atanır, TFF üyeleri seçilir

Ağaoğlu’nun “bazı isimler hep orada değişmiyor” dediği kişiler doğal olarak hakemler. Çünkü değişmeyenler onlar. Bunun çok doğal olduğunun ise ne yazık ki farkında değiller. Çünkü Ağaoğlu’nun bahsettiği MHK üyeleri atanmışlar, TFF ve kulüp başkanları seçilmişlerden oluşuyor. Onlar fahri yaptıkları bu görevlerin doğası gereği gelirler ve giderler.

 

 

Hakemliğin yolu fedakârlıktan geçiyor

Ancak bir hakem için bu böyle mi? Seçtiği mesleğini icra ederek Süper Lig’e terfi eden bir hakemin arkasında yaklaşık 14-15 yıl boyunca toz, kan, ter, gözyaşı, sözlü ağır tacizler, bazen uğranılan fiziksel şiddet, aileden feragat etmek gibi yaşanan gerçeklikler var. Bunun yanında en aşağıdan yukarıya kadar yönetilen sayısız maç, alınan eğitimler de bu yıllar içinde hakemlerin kilometre taşlarından.

Bir hakem bilerek yanlış düdük çalmaz

İyi-kötü, daha az yetenekli-daha fazla yetenekli, baskıya boyun eğen-eğmeyen hakemler olabilir. Bunlar zaten çeşitli iyi-kötü özellikleriyle doğal bir sıralama oluştururlar. Ancak bana kimse hakemlerin bir takımı özellikle kayırdığını, bilerek bir takım aleyhine düdük çaldığını veya çalabileceğini iddia edemez ederse de ispat edemez.

Hakemlere büyük haksızlık

Hakemliği bırakan veya hakemliğini sürdüren hakemlerle konuşmalar yaptım. Bir hakemin kariyeri boyunca nelere katlandığını ve onların bu yalnızca futbolu çok sevdikleri için bütün bunlara katlandığını ancak onlarla konuşarak anlayabilirsiniz. Hakemlik, “hakemler çok iyi kazanıyor ben de olayım” diyerek yapılacak bir iş asla değil. Özellikle de Türkiye’de. Sahada hakemin çaldığı düdüğe bakarak niyet okumak hakemlere yapılan çok büyük bir haksızlık. Hele kendi mecralarında atanmış veya seçilmişlerin, mesleğini icra eden bu insanların mesleklerini elinden almaya çalışmaları kesinlikle kabul edilemez.

Yöneticilerde hiç mi suç yok?

Son olarak sözüm özellikle şu anda görev yapan büyük kulüplerin yöneticilerine...
Kulüplerinizin mensupları yöneticiler uzun yıllar boyunca kulüplerin büyüklüklerini ve kredibilitesini kullanıp gelirlerinden çok daha fazlasını borçlanarak harcadılar ve hem haksız rekabetle şampiyonluklar elde ettiler hem de kulüplerini milyarlarca lira borca soktular. Federasyonlar da daha küçük kulüplerin kendi yağlarında kavrulmaya çalışırken ezilmelerine göz yumdular. Futbolu genel yönetiminde ve kulüplerde bu kadar çok kötü yöneten insanlar varken sizin başarısızlıklarınızın tek sorumlusu hakemler olamaz. Hakemler suçlanacaklar listesinde en son sırada gelir.