Mezarlıktan başkanlığa!

9 Nisan 2020 10:31- Son Güncelleme - 9 Nisan 2020 10:35
Google news abonelik

Atilla TÜRKER

Yıl 1977... Henüz 12 yaşındadır Salim...

Yoksul bir ailenin çocuğudur... İş hayatına çabuk atılır... Hem okumak, hem de çalışmak zorundadır çünkü...

Çalışma yeri neresidir, diye soracak olursanız eğer... Mezarlık!.. Ankara Cebeci Asri Mezarlığı...

Görevi mi? Mezar sulamak, çiçek ekmek...

***

Harçlığının peşindedir Salim...

Mezar sahiplerinin gönlünden ne koparsa artık...

Çok mutludur.

Her sabah 7’de işbaşı yapar. Öğlene kadar... Sonra okul...

Çalışkanlığı sayesinde çok sevilir.

Müşteri sayısında patlama olur...

50 daimi müşterisi vardır her ay...

Allah bereket versin, iyi kazanmaktadır.

Kazanmaktadır ama... Mezarlıkta yaşamanın kolay olduğunu mu sanıyorsunuz siz!

***

Bir gün... Mezarlıkta işbaşındayken... 4 bıçkın genç çıkar Salim’in karşısına... Aleni bir şekilde, “Defol git... Buralar bizden sorulur... Artık sana yer yok” derler.

Salim, efendice diklenmeye çalışır.

Sen misin diklenen!

Yer misin, yemez misin!

Eşek sudan gelene kadar dayak yer Salim... Ağzı burnu Çarşamba pazarına döner...

Kırılmadık yeri kalmaz.

Ama bu iş de böyle kalmaz... Der ve... Hayatını değiştirecek kararı alır. Tekvandoya başlar.

Kendisini savunması gerekmektedir çünkü...

Ara verir mezarlık işine... İş hayatına su ve çekirdek satarak devam eder.

***

Ankara Çinçinbağları’nda bulunan tekvando salonuna gider...

Çinçinbağları dedim de... Bilir misiniz siz Çinçinbağları’nı... Ya da Yenidoğan’ı, Gülveren’i, Atıfbey’i!..

Ben doğma büyüme Ankaralıyım... İyi bilirim hepsini...

İç içe aynı bölgede bulunur bu semtler... Ve bu semtlerden... Yüreği ve bileği güçlü insanlar çıkar hep.

***

Salim yaklaşık bir yıllık çalışmanın ardından... Tekrar Cebeci Asri Mezarlığı’na gider.

O 4 bıçkın genç ile ayrı ayrı hesaplaşır.

4’ünün de özel ifadesini alır.

Gerekeni yapar...

***

Salim artık mezarlıkta söz sahibidir.

***

Sonra... Madem başladım, der... Devam eder...

Kick boksa da el atar...

Tekvandoda siyah kuşak 5. dan’a, kick boksta ise siyah kuşak 7. dan’a kadar yükselir.

Bilmeyenler için söyleyeyim, her iki mertebe, her babayiğidin geleceği mertebeler değildir.

Üniversiteyi de aradan çıkartır bu arada... İşletme tahsili yapar.

İngilizce’sini ilerletir... Çatır çatır konuşur hale gelir.

Babası erken yaşta vefat ettiği için de... Ailesine gözü gibi bakar... Kardeşlerini de gayet güzel okutur.

Tekvandoda ve kick boksta çok sayıda şampiyonluk kazanır.

***

Sporculuğu bıraktıktan sonra hakemliğe ve antrenörlüğe başlar.

Yaşamı sporun içinde geçer.

Camiada çok sevilir ve sayılır.

2007 Nisan ayına gelindiğinde... Ne olur bizim Salim biliyor musunuz? Kick Boks Federasyonu Başkanı...

***

Evet... Artık Kick Boks Federasyonu başkanıdır Salim Kayıcı!

Söylememe gerek var mı bilemiyorum ama... Salim Kayıcı’nın başkanlığı döneminde Kick Boks Federasyonu adeta çağ atlar.
İnanılmaz başarılar sağlanır.

***

Salim Kayıcı zirveye göz dikmiştir artık.

Kısa bir zaman sonra... Ne mi olur? Avrupa Kick Boks Organizasyonlar Birliği Asbaşkanı olur.

***

Yeter mi?

Yetmez.

Bu işin bir de dünyası var.

Evet... Geçen yıl da Dünya Kick Boks Organizasyonları Birliği Asbaşkanı olur.

***

Dahası da var.

Uluslararası Akdeniz Kick Boks Federasyonu Başkanı da olur.

***

Ne mutlu ki...

Tüm bu koltuklarda halen büyük bir onur, şeref, gurur ve mutlulukla oturuyor.

***

Evet... Ekmeğini kazanabilmek... Kendisini savunabilmek... Mezarlıkta çalışabilmek için tekvandoya başlayan Salim Kayıcı, kick boksta dünyanın en önemli isimlerinin başında geliyor.

***

Sıradan bir başarı öyküsü değildir elbet bu.

Mezarlıkta hayata teslim olmadan...

Yaşam savaşının kazanılmasıdır bu.