AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Karagümrük'ün yeni teknik direktör Pirlo, Fatih Terim için ne demişti?

Ajansspor Editör
Ali Bozkurt
İlk Yayınlanma : 12 Haz 2022 - 22:58 / Son Güncelleme : 12 Haz 2022 - 23:04

Karagümrük'ün yeni teknik direktörü İtalyan Andrea Pirlo, yazdığı kitapta Fatih Terim'in Milan'da çalıştığı dönemle ilgili çarpıcı yorumlarda bulunmuştu.

AJANSSPOR HABER

Önce Milan sonra Juventus formasıyla sayısız başarı kazanan Andrea Pirlo, Karagümrük'ün teknik direktörü oldu. Pirlo'nun Türkiye'ye gelmesiyle 'I Think Therefore I Play' (Düşünüyorum öyleyse oynayabilirim) kitabındaki Fatih Terim bölümü yine tartışılmaya başladı.

"Tercümanı nedeniyle Milan'da başarılı olamadı''

Pirlo'nun kitabında 2001-2002 sezonunda Milan'dayken teknik direktörlüklerini yaptığı Fatih Terim ile ilgili çarpıcı ifadeler bulunuyor.  Terim için "Enterasan giyim tarzı vardı. Big Brother izlerdi" diyen Pirlo,  onun iyi bir hoca olduğu ancak tercüme sorunları nedeniyle taktiksel anlatımlarını futbolculara doğru aktaramadığı belirtiliyor. Pirlo, özellikle tercümanından dolayı Terim'in Milan'da başarılı olamadığını vurguluyor.

"Terim'in 5 dakikalık konuşmasını 5 saniyede tercüme eden duygusuz bir adam"

Pirlo'nun kitabında Terim bölümü şöyle:  "Görevi boyunca kendisinin adeta gölgesi gibi olan deli bir tercümanı vardı. Terim'in 5 dakikalık ateşli konuşmalarını, duygusuz şekilde 5 saniyede tercüme eden bir adam... Tercümanı bir ara Terim'e medya ile tüm ilişkileri süresiz kesmesini tavsiye etti. Medya ile ilişkileri kesmek... Süresiz... AC Milan'da... İletişimin her şeyden önemli olduğu ve mükemmel yönetildiği bir kulüpte...

"Tercüman başka şekilde ifade ediyordu"

Fatih Terim tahta başında dakikalarca taktik anlatırdı. Maçtan önce beni yanına çağırırdı. Bu maçı taraftar için kazanmalıyız, oyunun merkezinde de sen varsın, topları sen yönlendirmelisin diye söylerdi ancak tercümanı başka şekilde ifade ediyordu.

"11 daire çizerdi"

Özellikle göreve başladığı ilk günlerde yaptığı takım toplantıları ise unutulmazdı. Terim eline bir tebeşir alıp taktik tahtasına 11 daire çizerdi. Tahtadaki her daire sahaya çıkacak bir oyuncuyu temsil ederdi. Ancak konuşmanın ortasında taktik tahtası, çizdiği oklardan ve karalamalardan öyle bir hale gelirdi ki; hangi dairenin kimi işaret ettiğini anlamak imkansızlaşırdı. Taktik tahtası, oyuncuları ve mevkileri birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı karmakarşılık bir hal alırdı. Kısacası tam bir kaos... Sadece kalecinin kendi pozisyonundan emin olabildiği bir kaos...

"O daire Costacurta değil benim"

Toplantı sırasında bir daireyi işaret edip, 'Costacurta, tam burada olman gerekiyor' diye konuşmaya başlardı. Bir gün dayanamayıp, "Ama patron, o gösterdiğin dairenin biraz önce benim olduğunu söyledin, Costacurta değil ki" demek zorunda hissettim.

"Daireri karıştırdı"

İşin daha da kötüsü konuşma ilerledikçe defans bölgesindeki dairelerle, forvettekileri karıştırmaya başlardı. Artık öyle bir hal almıştı ki, kendi aramızda 'Acaba bunu Berlusconi'nin gizli rüyası olan 2-4-4 taktiğini gerçekleştirmek için bilerek mi yapıyor' diye şakalaşmaya başlamıştık."