"Model Trabzonspor'a göre kurgulanmış"

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Antalya kampında gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu
12 Ocak 2020 13:36- Son Güncelleme - 12 Ocak 2020 13:36
Google news abonelik

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Antalya kampında, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu. Koç, Sportif direktör Damien Comolli, harcama limiti ve transfer süreci hakkında da konuştu.

Başkan Koç'un açıklamalarından Ajanssor'un derledikleri şu şekilde:

Tahkim Kurulu kararı hakkında...

İyi bir kamp dönemi geçirdik. Takımın ikinci yarıya hazırlanması için son derece faydalı bir kamp geçtiğini hocamız bize iletti. Algı operasyonları, bazı rakiplerimizin ismimizi kullanmadan bizi hedef almaları gibi konular var. Ne istiyorsanız onu sorun, kamuoyunu aydınlatalım.

İsterseniz en taze konu olan tahkim konusundan başlayalım. Bir kez daha görüyoruz ki tahkimin aldığı kararlar ve medyaya yansıtılış şekli aslında gerçekleri yansıtmamaktadır. Fenerbahçe'nin yapılandırma için yaptığı başvuru lisans kuruluna yapıyor ve kurul bunu inceliyor. İnceleme devam etmektedir.

Tahkime yapılan ise başka bir konudur. Ona da burada açıklık getireyim. Size 4 sayfalık bir şey dağıttık. Bunu dağıtmamızın nedeni hem hepimiz aynı sayfada olabilelim hem de konu herkes için yeni. UEFA'nın FFP'si işleseydi Türkiye'de bir adım geri gitmeyecektik belki de. Bununla beraber UEFA'ya verilmiş bir söz var, 'Yeniden yapılandırma', onu da bugün konuşacağız.

"Yarın devletimiz bir çalıştay düzenleyecek"

"Yarın devletimiz bir çalıştay düzenleyecek"

Yarın devletimiz bir çalıştay düzenleyecek. Önümüzdeki 3 günde bazı konular ele alınacak. Türk futbolunda rekabet hırsıyla gözlerini bürümüş şekilde açıkla yapan insanlar nasıl Türk futboluna katkı sağlayacak? Bugünkü açıklamalarımı inşallah bazı kanallar sonuna kadar verebilirler.

Biz tahkime Fenerbahçe'nin harcama limitlerinin artırılmasına yönelik bir talepte bulunmadık. Tahkim, kurul ve organların aldığı kararları inceler. Biz de bununla ilgili bir başvuruda bulunduk. Bunlardan bir tanesi Beşiktaş'ın başvurusuna benzer bir itirazdı. Bizim borcumuzun yüzde 80'i döviz kuru. Faizlerin hesaplanmaya olan etkisi gözden geçirilmeli, hesaplamalarda yüksek faizler kullanılıyor ve bununla birlikte 6 aylık dönem fiili bir dönem. Dolayısıyla bunun için tahmini bir faiz rakamı kullanmanın anlamsız olduğunu ifade ettik.

İşin enteresan tarafı TFF de böyle düşünüyor. Böyle düşünmelerine rağmen ne hikmetse ilerleyemiyoruz. Bizim faizlerle ilgili düşündüğümüz plan buydu. Devletimiz faizler çok yüksek diye bağırmıyor mu? Bunun hiçbir farkı yok.

"Harcama limitlerimizin artırılmasıyla ilgili talebimizi ise Sicil Kurulu'na yaptık. "

"Harcama limitlerimizin artırılmasıyla ilgili talebimizi ise Sicil Kurulu'na yaptık. "

İkinci konu; takım harcama limitlerinin belirlenme metodlarına itiraz ettik. Faiz giderleri bu hesaplamada sadece futbol operasyonlarını kapsıyor. Yani futbol operasyonlarında kullanılan krediden bahsediyoruz. Ana para hem futbolun hem de derneğin harcadığı kredileri ödemeyi kapsıyor. Yani aynı kredilere ait faiz ve ana para harcamalarının farklı bir şekilde limitle hesaplanması hem hukuki hem finans açısından geçerli olmadığını belirttik. Tahkim kurulu da reddetti. Onları da anlıyorum. Yeniler ve müthiş bir kamuoyu baskısı var. Dolayısıyla bizim reddedilen başvurumuz budur. Harcama limitlerimizin artırılmasıyla ilgili talebimizi ise Sicil Kurulu'na yaptık. 

Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bu işi doğrudan kurgulamak var iken, ve birkaç sene sonra sonuç vermeyeceği aşikar iken, TFF ve kulüpler de farkındayken, belli konularda marka olmuş bilinen, tanınan insanlar gerek bankalarda, gerek kulüplerde birbirimizin gözünün içine baka baka birkaç sene sonra çökecek sistemi neden getiriyoruz. Bunu başından doğru kurgulama imkanı varken neden 'sonra bakarız' diyoruz.

Öncelikle devletimize teşekkür etmek istiyorum. Stopajların 6-7 gün içinde kulüplere iade edilmesi, bunları da bizim gibi amatör harcamaları olan kulüplere vermesi devrim niteliğinde bir hareket. Ama son geldiğimiz noktada futbol çökmüş durumda. Devlet el atmak istedi ve bankalarla yeniden yapılandırma gerçekleştirildi. Niyet tabii ki iyi, fakat sonuç iyi olmuyor.

5 yıllık bir yapılandırma oluşturuluyor. Ana para kulüplerin harcama limitlerini hesaplamada en önemli unsur. 4. yıl yüzde 15 belki tamam ama 5. yıl yüzde 80'in ödenmesinde eksik çıkacağı bugün herkes tarafından biliniyor. Bunu sorunca herkes 'oraya gelince bakarız' diyor. Bunu başından iyi kurgulamak lazım.

 

"Trabzonspor'a göre kurgulanmış bir model"

Bu model çalışacaksa 4. senede muhtemelen, 5. senede kesinlikle çekecek bir model. Çünkü eksi harcama limiti diye bir şey olmaz. Yeniden yapılandırmaya dönecek olursak, tüm rakiplerimize göre herhalde en çok borcu olan kulüp biziz. Belki bir kulüp bizden daha az borcu var ama daha az da geliri var. Bunu dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalıştık.

Biz neden imzalamıyoruz? Çünkü 250 milyon Fenerbahçe'nin hiçbir borcunu karşılamıyor. Vadeyi 10 yıl yapalım diyoruz, 'talimat 5 yıl' diyorlar. İmzalayan kulüpler memnun mu? Benim konuştuğum sadece bir takım memnun. Hatta bir konuşmada Mustafa Cengiz bana dönüp 'Sizin durum nasıl, sizden haber bekliyoruz' dedi. Bu ne demek? Yani Fenerbahçe imzalarsa diğer kulüpler de imzalar.

Geldiğimiz noktada, insan istemez şunu düşünüyor; bu 250 milyon TL'lik ana para, 5 yıllık süre en fazla Trabzonspor'a yarıyor. Yani insan ister istemez şunu düşünüyor; kendi başkanları da biliyorsunuz ne kadar kötü durumda olduklarını kendisi söylüyordu. Ne olduysa geçtiğimiz Mayıs ayında rahatladıklarını söyledi. O ara ne oldu bilmiyorum. Trabzonspor'a göre kurgulanmış bir model, zorunlu olarak da diğer kulüplere aynı model sunulmuş. Dolayısıyla bunu da bir yere koyalım.

Gözümüzün içine baka baka olmayacak duaya amin diyoruz. İmzalayın, burası Türkiye, yolda düzeltirsiniz diyebilirsiniz. Ama biz Fenerbahçeyiz. Çok ağır yaptırımlar ve şartlar var Bankalar Birliği ile ilgili. Söylemek istediğim mevcut model imzalayanlar da bugün ne kadar memnunlar sormanız lazım.

"Fenerbahçe SK'nın harcama limitinin yüzde 30'dan yüzde 40'a çıkmasına dair hiçbir talebi olmamıştır."

"Fenerbahçe SK'nın harcama limitinin yüzde 30'dan yüzde 40'a çıkmasına dair hiçbir talebi olmamıştır."

Buradan gelelim 30-40'a. Fenerbahçe SK'nın harcama limitinin yüzde 30'dan yüzde 40'a çıkmasına dair hiçbir talebi olmamıştır. 40'tan 30'a inmesi için de hiçbir talebi olmamıştır. Sağ olsun basından etkilenen bir federasyonumuz var. Açıp sorun, Fenerbahçe'nin resmi veya gayrı resmi böyle bir talebi oldu mu olmadı mı sorun.

Bu rakam çıkarıldığı zaman biz daha federasyonla toplantımızı bile yapmamıştık. Bize bu ifade edildiğinde, biz de 30-40'ın değil sistemin çalışmayacağını ifade etmiştik. Fakat hayretle izliyorum; biz TFF ile toplantı yaptık. Haklı argümanlarla; nedir haklı argümanlar? Transfer bittikten sonra limitler açıklandı. Yüzde 13 yayıncı kuruluş gelirlerinde düşüş oldu.

Sayın Fikret Orman Kulüpler Birliği Başkanı iken bu taslaklara çalışıldığında 'yüzde 50'nin altında olmasın, bu bir geçiş dönemi olsun' diyen birçok kulüp başkanı vardı. Dolayısıyla telefonlar mı geldi, nasıl bir kamuoyu algısı yapıldı onlara yakından bakmak lazım. Bu işin sıkıntılı olacağını biz başından beri söylüyoruz. Bu 9 maddelik konuda da lütfen inceleyin, çünkü bu size çok yardımcı olacak.

"TFF bilgi sızdırıyor. "

"TFF bilgi sızdırıyor. "

Bakın arkadaşlar TFF bilgi sızdırıyor. Daha iki gün evvel bazı medya mensuplarına Fenerbahçe'nin rakamları veriliyor. Fenerbahçe şu kadar limitin üzerindedir diyor. Ve bu kişiler arıyor, haber yapmamız isteniyor diyor. Ve bir mekanizma, Fenerbahçe'nin hiç hareket edemeyeceği bir hale getirmek için bilgiyi içeriden sızdırıyor. Benzer şey başvuruyla da alakalı. Arkadaşlar biz yeniden yapılandırmayı yapamadık evet. Ancak kendi imkanlarımız çerçevesinde, devletimizden kaynak almadan işi buraya kadar getirebildik. Bazı bankalarla münferiden anlaşma yaptık. Birebir aynı başvuruyu iki daha büyük bankayla yaptık, verdik, birebir aynı. Şimdi tereddüt ediliyor. Bu yüzden daha fazla kamuoyu baskısı yaratılsın diye içeriden dışarıya bilgiler veriliyor.

" Artık 3 Temmuz ruhunu diriltme vakti geldi. "

Fenerbahçe taraftarına buradan sesleniyorum. Artık 3 Temmuz ruhunu diriltme vakti geldi. Fenerbahçe'nin aleni bir şekilde saldırı altında olduğu bir dönemde takımımızı savunacağız. 3 Temmuz'da o örgüt, bugün o örgüt değil belki, başka aktörler, bizi şampiyon yapmamak üzere benzer bir zihniyet çabalamaktadır. Biz başvurumuzu yaptık. Kabul edilmediği takdirde daha büyük sıkıntılar olacaktır. Çünkü biz meşru bir başvuru yaptık. Ve bu görüşmemizde TFF'ye açıkça belirttik.

Mustafa Cengiz hakkında...

Mustafa Cengiz hakkında...

Sayın Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, zaman zaman Fenerbahçe'nin adını ağzına almadan atışlar yapıyor. Tabii ki sempatik olmak, taraftarınıza, tribünlere şirin gözükmek bir başkanlık yönetimi olabilir. Ama çok kısa vadeli olur. Çünkü futbola zarar veriyor. Yok efendim maç oynanırken kurallar değişir miymiş, 2011 play-off'unu söylüyor. Ya bilgi sahibi değil ya da gerçekleri saptırıyor. 2011'deki play-off 23 Ağustos'ta açıklandı, 25 Ağustos'ta fikstür çekildi, 9 Eylül'de ligler başladı. Dolayısıyla inşallah bu yaşına gelmiş bir adam kamuoyunun gözünün içine baka baka yalan söylemiyordur. Umarım birileri yanıltıyordur.

"Fenerbahçe yaptığı açıklamalarla 2.6 milyon Euro menajerlik ücreti ödemiş. "

"Fenerbahçe yaptığı açıklamalarla 2.6 milyon Euro menajerlik ücreti ödemiş. "

Şeffaflıktan bahsetmek gerekirse size bir dosya dağıtacağım. Geçen sene Mart sonunda TFF'de bir liste yayınlandı. Bu liste liglerdeki menajerlere kulüplerin ödediği paralar. Niye bu rakamları kimse sorgulamadı ona da şaşırıyorum. Şimdi size rakamları söyleyeyim. O sene Fenerbahçe yaptığı açıklamalarla 2.6 milyon Euro menajerlik ücreti ödemiş. Fenerbahçe Spor Kulübü açık ara en yüksek menajerlik ödemesi yapmış. En az Galatasaray yapmış: 10 bin Euro. Galatasaray kulübü 2018 yıında yapılan tüm transferlere 10 bin Euro menajer ödemesi yapmış. Tüm transferlere...

"Gelelim Trabzonspor'a. "

Ben futbolcu ödemelerinin arasına koydum bunu diyebilirsiniz. Bu şeffaf mı, değil mi, buna kamuoyu karar verebilir. Gelelim Trabzonspor'a. Trabzonspor sağ olsun Türkiye'de adil rekabet konusunda gün aşırı konuşmalar yapıyor. Sırtını devlete dayamış, sırtını devlet yapmış, olabilir Türkiye'de pekçok stadı devlet yapıyor, ama kendilerinin yaptığı açıklamalarda sayın Ünal Karaman istifa etti. Bizi ilgilendiren bir şey değil. Ama böyle zorla konunun içine çekiliyoruz. Hatırlayın bizim hocamızın istifası söz konusu değil, sayın Karaman istifa etti 2 gün gazetelere yansımadı. O da bizim işimiz değil. Biz bu kavganın içine çekiliyoruz.

Soruyoruz sayın Ağaoğlu'na: Kaç devlet kurumu stadınızdan loca aldı?

Soruyoruz sayın Ağaoğlu'na: Kaç devlet kurumu stadınızdan loca aldı?

Bu karmaşayı dönüp Fenerbahçe'ye bağladılar. Koskoca şehrin belediye başkanı bu açıklamayı yapıyor. Ben bunları neden gündeme getiriyorum? Burada bazı maddeler var. Bir bakanın adı geçiyor. 'Trabzonspor'un hiçbir işleyişine karışmadı, sadece Trabzonspor ne zaman kapısını çalsa her zaman yardımcı oldu, öyle bir yardımcı oldu ki Trabzonspor şampiyonluğa oynayacak kıvama geldi.' ifadesi kullanılıyor.

Soruyoruz sayın Ağaoğlu'na: Kaç devlet kurumu stadınızdan loca aldı? Trabzonsporlu olmayan ama bir şekilde devletle iş yaptığı için Trabzon'da loca alan iş adamları var mı? Bizim bu destekte hiçbir gözümüz yok. Ama çıkıp da adil rekabeti konuşmasın. Ben söylemiyorum, sizin belediye başkanınız, milletvekiliniz söylüyor. Bunları söylemek zorunda kalmak dahi beni üzüyor.

Tekrar çağrıda bulunuyorum: 2011, 3 Temmuz'da şampiyonluğumuzu elimizden almaya çalıştılar. Şimdi de şampiyonluğumuzu elimizden almaya çalışıyorlar, aktörler ayrı, zihniyet ayrı. Lütfen ne olduğunu anlayın.

TFF'nin de işi zor. İnşallah kararları en bağımsız şekilde verebiliyorsunuzdur. Daha önce söylediğimiz gibi Türkiye'de adil bir rekabet için elimizden geleni yapmaya hazırız. Herhangi bir dosyada, avantajlı konular da olabilir, dezavantajlı konular da olabilir. Ama ne hikmetse hep Fenerbahçe aleyhine olan konular sızdırılıyor. Yaratılan kamuoyu ile federasyonunun manevra alanı kısıtlanıyor. Ama lehte olan hiçbir bilginin de sızdırılmaması bize çok enteresan geliyor.

"Taraftar haklı"

Haklı taraftar. Ben de o yüzden bu çağırıyı yapıyorum; meşru bir talebimiz var. Bu, dinamik bir sistem, yaşayan bir sistem. Bir rakam veriliyor, müzakere ediyorsunuz, belki oyuncu satıyorsunuz veya gidiyorsunuz bir ana parayı yapılandırıyorsunuz ana para azalıyor, öteleniyor. Tüm bunlar sistemin içine monte edilmesi gereken unsurlar. Biz bankalarla yapamadık ama akabinde iki bankayla yaptık, 'daha önce yaptığınız hesaplamayla bunu dahil edin' diyoruz. bununla ilgili cevabı bekliyoruz. Yani rekabet hırsı bu kadar mı insanların gözünü boyadı.

"Beşiktaş'ın talebi var Kulüpler Birliği'nde, biz ve ismini vermeyeceğimiz bir kulüp daha imza verdik. "

"Beşiktaş'ın talebi var Kulüpler Birliği'nde, biz ve ismini vermeyeceğimiz bir kulüp daha imza verdik. "

Beşiktaş'ın talebi var Kulüpler Birliği'nde, biz ve ismini vermeyeceğimiz bir kulüp daha imza verdik. En az bizi etkiliyor talep ama biz bir kulübün ihtiyacı olduğu için destek verdik. Siz Fenerbahçe'den bu kadar mı korkuyorsunuz ya? TFF limitleri olmasa zaten FFP kuralları var. Şimdi birini satmazsak zaten ancak kiralama yapabiliyoruz. Bu kadar mı korkuyorsunuz Fenerbahçe'den medyanızla, siyasilerinizle saldırıyorsunuz?

"Comolli ile devam ediyoruz."

"Comolli ile devam ediyoruz."

Comolli ile devam ediyoruz. Kendisi açıklama yaptı. Bana sorarsanız özünde yanlış bir açıklama. Ama işte sosyal medya diye bir unsur var. Bazen insanlar bunun baskısı altında hatalar yapabiliyorlar. Benim yapacağım bir açıklama ile zaten onun endişe ettiği unsurlar giderilebilirdi. Ben özgür ifadeye inanan bir insanım. Bu kadar transfer yapmışız, buraya mı kaldı? Biz çok çabuk karar vermiyoruz. Bazen bu olumlu oluyor bazen olumsuz oluyor. Dolayısıyla biz aceleyle karar vermiyoruz.

"Bir 'Fenerbahçe geç kaldı' intihabı yaratmaya çalışıyorlar"

Bir 'Fenerbahçe geç kaldı' intihabı yaratmaya çalışıyorlar. Şimdi Türkiye'nin iki büyük grubunda bunu pompalayacaklar. Benim duyduğum, lehte karar çıkmış ama bekletmişler. Şimdi 'Fenerbahçe geç kaldı' şeklinde ima yapmaya çalışıyorlar. Böyle giderlerse çok büyük sıkıntı olur. Bizim istediğimiz hakkımız. Başka bir şey istemiyoruz.  Bunun sonu iyi olmaz, ben söyleyeyim size.

"Biz Zorlu'da neden toplandığımızı açıkladık, tekrar açıklayayım"

 "Biz Zorlu'da neden toplandığımızı açıkladık, tekrar açıklayayım"

Federasyonla biz devamlı toplantı yapıyoruz. Sapla sapanı karıştırmayalım. Biz Zorlu'da neden toplandığımızı açıkladık, tekrar açıklayayım. Bunu sorgulayanların çoğu, geçmiş refleksi, yapmış oldukları hareketlerden kuşkulanıp bunu da sorguluyorlar. Biz 6 maçı kazanmışız hakemlere maç verilmemiş, 6 maçta puan kaybetmişiz. Bunların hepsi atanmış. Kayseri maçımızda fahiş hatalar vardı. Tüm kanallarda tartışıldı. Ama hakem atandı. O hafta 3 maç vardı çok tartışılan, o 2 maçınki atandı. Biz de buna istinaden Nihat Bey'den toplantı talep ettik. Nihat Bey de MHK'nın bunu anlatmasının daha doğru olacağını söyledi. Bize 14.00'te bir randevu verildi. O gün de bizim yönetim kurulu vardı. Takvim sıkışık olduğu için 'Zorlu'da olur mu?' dediler, 'olur' dedik. Orada toplantı yaptık, çıkarken de bize yüzde 40'a çıktığını söylediler. Böyle mi, değil mi açın sorun.

"Zekeriya Bey'e gelince; atamaları nasıl yaptığını anlattı. "

"Zekeriya Bey'e gelince; atamaları nasıl yaptığını anlattı. "

Zekeriya Bey'e gelince; atamaları nasıl yaptığını anlattı. Bir mantık uygulanarak yapılıyor, nedir o mantık? Gözlemci form dolduruyor, bilgisayar bir puan veriyor. O puan şu rakamın altındaysa atanmıyorsun, üstündeyse atanıyorsun. Bu bir mantık. Ama gözlemci bir kişi. Genelde bizimle maçı izliyor. Hakem dünyasında da ahbap-çavuş ilişkisi var. Sorduk birkaç maçın puanını. Puanlarda mantık yok. Bir mantı kuralları çerçevesinde yapıldığını kabul ettik sadece. 'Bir gözlemci izlesin, bir kişi de televizyondan izlesin o da form doldursun hatta puanları açıklayın, daha şeffaf olur' dedik. Yaparlar mı, yapmazlar mı bilmiyorum.

"Söz konusu Fenerbahçe ise FETÖ yok. Başka her konuda FETÖ var."

Söz konusu Fenerbahçe ise FETÖ yok. Başka her konuda FETÖ var. Seçim zamanları bu konu daha çok işleniyor. Bunu büyük bir haksızlık ve saygısızlık olarak görüyorum. Bu kadar mahkemeler, davalar olmuş. Kumpasları kuranların içeride olduğu, yurt dışına kaçtıkları ortada iken söz konusu Fenerbahçe ise yok. Ve daha da üzücüsü, geçenlerde bir eski milletvekili hanımefendi bu konulara değinmiş. Geçmişini araştırdık 11 yıl Bank Asya'da yöneticilik yapmış. Bakın ben size bir şey söyleyeyim; biz bu örgüte karşı en kuvvetli oldukları dönemde, tüm devletin kılcal damarlarına sirayet ettikleri, topyekün üzerimize geldikleri dönemde biz yapayalnızken, kimse yanımızda yokken biz bunlarla mücadele ettik. FETÖ'ye karşı mücadelenin fitilini Türkiye'de biz ateşledik. O yüzden vatanını seven her insan Fenerbahçe'nin bu mücadelesini saygıyla karşılamaktadır.

"Sol bek ihtiyacımız var"

"Sol bek ihtiyacımız var"

Sol bek ihtiyacımız var. Hocamız bir şey alacaksanız sol bek alın diyor. Alabilecek durumumuz var ama demin anlattığım nedenlerden dolayı manevra alanımız kısıtlı. 

Ben kulübün başkanıyken de, sözcüsüyken de hiçbir kulübe  saygısızlığım olmadı. Ama bir süre sonra herkes kendi takımının çıkarlarını korumak istiyor. Sen algı yapacaksın, federasyonu abluka altına alacaksın ve ses çıkarmayacaksın. Bu da bizim kendi değerlerimize saygısızlık olur.

"Hocamız iyi bir insan. Duygusal bir insan. Çok yüklenildi"

"Hocamız iyi bir insan. Duygusal bir insan. Çok yüklenildi"

Hocamız iyi bir insan. Duygusal bir insan. Çok yüklenildi. Ünal Karaman 3. günde haber oldu. Dolayısıyla orada duygu patlaması yaşadı. Bunda abartılacak hiçbir şey yok. Ne oldu, bizim galibiyetimize bir nebze gölge düştü. Olabilir. Ben de yarın bir gün sizin karşınızda patlayabilirim. Buradaki en sağlıklı şey sosyal medya ile çok fazla yatıp kalkmamaktır.  Damien de bu şekilde bir yerde dayanamadı ve patladı. Ama büyük resme baktığınız zaman böyle şeylere gerek olmadığını görebilirsiniz.