AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Mustafa Cengiz, "Fatih Terim ile devam etmeyi düşünmüyorum..."

Ajansspor Editör
Ramazan Dengiz
İlk Yayınlanma : 21 May 2021 - 14:20 / Son Güncelleme : 21 May 2021 - 17:06

Son 4 sezondur Galatasaray'ın başında olan Mustafa Cengiz, Türk Telekom Stadyumu'nda açıklamalarda bulunuyor. Peki, Cengiz başkanlığa adaylığını koyacak mı? İşte detaylar...

Mustafa Cengiz, "Fatih Terim ile devam etmeyi düşünmüyorum..."

AJANSSPOR - HABER

 

Galatasaray'da başkanlık seçimlerine çok az bir süre kaldı. 12 Haziran'da yapılması planlanan olağan seçimli genel kurul öncesi adaylar, kampanya çalışmalarını hızlandırıyor. Peki, seçimlere 1 aydan az bir süre kala; mevcut başkan Mustafa Cengiz yeniden başkanlığa adaylığını açıklayacak mı? Son 4 sezonda sarı kırmızılı camiaya 4 kupa kazandıran Cengiz, Türk Telekom Stadyumu'nda basın mensuplarının karşısına çıktı. İşte, Cengiz'in açıklamalarından kesitler...

"Beni başkanlığa taşıyan..."

Mustafa Cengiz, "Sezon öncesi ve sezon sonrası açıklamalar yapıyorum. Sezon sonu şampiyon olamadık. 1 golle kaybettik. Böyle komedi bir durum oldu. İkinci defa kendi rekorumuzu kırdık. Gol averajıyla kaybettik. Biraz kafanızı şişireceğim. Önümüzdeki seçimler bir test seçimidir.

 

Beni başkanlığa taşıyan tepki oylarıdır. Bir söz verdim. Şampiyon da olsak seçime gideceğim demiştim. O seçime 4 adayla girdik. Eski başkanımız da aday oldu. Genel Kurul tercihiyle başkan oldum. Sağ olsunlar bizi tercih ettiler. Göreve devam ettik. Şimdiki seçim tercih seçimi değil, tercih seçimi olacak

"Galatasaray kendi kendini test edecek..."

Galatasaray nankör müdür, teşekkür mü eder? Galatasaray kendi kendini test edecek. Benim desteklediğim insanlar da takdir edilmezse şaşırırım. Şuna oy atın demem. Ben kendim için de oy atın demedim. Şu anda da demem.

"Destek olun demedim..."

Benim arayıp da “Bana oy atın” dediğim insan yok. Destek olun demedim. Ancak; parasal açıdan destek olun demişimdir. Abdurrahim Albayrak sağ olsun müthiş katkı yaptı. Biz Galatasaray için çalıştık. Geldiğimiz hafta UEFA ile karşılaştık. Önce tanışmak istediler. Kişinin kalitesi, güven vermesi yapılacak projeden, teminatlardan daha değerli.

Bizim sisteme ters bir yapısı var UEFA’nın. UEFA, bizle bir görüşme yaptı. 10-15 dakikasında bulundum. Çok olumlu bir rapor yazdıklarını öğrendim. Bunu da Şenes Erzik söyledi. Kendisine teşekkür ederim. Macera öyle başladı.

"Kaç kez gittik hatırlamıyorum..."

Biz 5 ay, hemen hemen her hafta UEFA ile uğraştık. Kaç kez gittik hatırlamıyorum. Mete İkiz de yardımcı oldu. Sağ olsun. Oytun, Doğukan, Sedef Hanım… 6 kişilik ekip devamlı taşındık. Herkes uçak paralarını da kendileri ödedi. Bunu özellikle söylüyorum. Gelecek başkanlar yönetimler de cebinden ödesin. Tüm maçlar ve deplasman için de geçerlidir.

"Oruç bitti değil mi?"

Ben Fatih Terim için, “Bodrum’a gidiyor ABD’ye gidiyor bize ödetiyor” demedim. Onu da yanlış söylemişler. Bunu da söyleyelim. Oruç bitti değil mi? Oruçtan haberi yok diye haber de okursunuz.

"Fatih Terim beni aramadı..."

Yaptığımız esprileri anlamıyorlar. Hocaya taşıyorlar. Kayda alın öyle taşıyın diyorum. O adam da açıp bana sormalı. Abdurrahim ve Yusuf bana çok bir şey söylemez. Fatih Terim beni aramadı. Onun bizi gördüğü pozisyon itibarıyla öyle bir bakış açısı yok. Üst başkan gibi bir şey var. Biz burada tedarikçi miyiz? Bu arada futbolculara borcumuz da yok. 2 kişi problemdi. Birini ihraç ettik. Hayatının en doğru konuşmasını yaptı zeminle ilgili. Neyse.

"Tarihin en iyi savunmasını yaptınız dediler..."

Sevgili Aziz Yıldırım diyordu ya… UEFA bizimle görüştükten sonra darmadağın oldu. Bize, “Tarihin en iyi savunmasını yaptınız” dediler. Adamlar, 70 yaşında üstünde. Oturdular bizi 3.5 saat dinlediler. Onlar da itiraf etti. Tarihlerinde ilk defa bir takıma ikinci defa ceza vererek yapılandırma anlaşması yaptı. 4 yıl Avrupa kupalarına katılmamıza izin verdi. 2 yılda 80 milyon Euro, toplamda 100 milyon Euro olabilir. Böyle bir katkı getirdi.

"Kendimden utandım biliyor musunuz?"

Real Madrid ve PSG maçlarında aralara girmedim. Utandım. Kimden utandım biliyor musunuz? Taraftarlardan utandım. Biz bunu hak etmedik dedim. Perez asil bir adam. Adam yanımda bir tek gole bile sevinmedi. Telefonumda torunumla resmim vardı. Onu görmüş. Maç sonu bana forma hediye etti. Oradaki fotoğrafım rezalet. Adama dayak atar gibi bir şey. Fotoğrafı kendisi gönderdi. Teşekkür ettim ama yüz ifademden ötürü kusura bakmayın dedim. Böyle hatıralar da var.

"Destan gibi yazışmalar vardı..."

Kupada da başarılı olamadık. Taraftarlarımızdan özür diliyorum. Ya orta saha yoktu, ya forvet yoktu ya da defans yoktu. Bizi CAS’a geçirdiler. Camianın yarısı sakın CAS’a gitmeyin dediler. Yeniden gözden geçirmelerini istediler. Bize doğrudan ceza verme yetkileri vardı. 2+1 yıl ceza verebilirlerdi. Siz nasıl verdiniz diyorlar? Hukukun dışında bir şey oldu diyorlardı. Uluslararası Adalet Divanı eski başkanı diyor bunu. Destan gibi yazışmalar vardı. Yüz yüze gelmedik. Adam nasıl bir ilişkiyle oldu diyordu. Şoktalardı. UEFA da çok bozuldu. Biz Batı basınını takip etmiyoruz. Ortalık birbirine girdi.

"Avrupa'nın bize bakışı ortada..."

UEFA geri adım atmadı. CAS’a gittik. Ben kimseden özür de beklemiyorum. İnsanları ezme gibi bir niyetim yok. CAS’a gittik ve hiçbir Türk takımı kazanamamıştı. Giden de madara olmuştu. Kendimiz müdahale ettiğimiz için rahattık. Young Boys’un eski başkanı dinledi bizi. Nedir diye sorduk. O da ben sizi savunamam dedi. Sizin avukata ihtiyacınız yok, boşuna kimseye para vermeyin dedi. CAS davası bizim için bakire bir alandı. Duruşmayı kendi aralarında yapıyorlar. 5 kişiden hakem heyeti oluşturmuşlardı. 5 firmaya attık davayı. Bir firma bulduk. Adamlarla Cenevre’de görüştük. Zehir gibi adamlardı. Kazanamayacağımız davaya girmeyiz diyenler var. Avrupa’nın bize bakışı da ortada.

"PSG gibi kulüpler de 'oh' çekti..."

Bir diyorum ama bin dava geliyor aklıma. CAS davası için seçtiğimiz firma için 3 milyon Euro verdiniz diyenler vardı. Bizi yokladılar. Nereden verelim? Ben başkaları gibi para verip, danışmanlık diye içeri sokacak değilim. Bağımsız denetçi zaten inceliyorlar, denetleme kurulu da inceliyor. Bizim denetleme kurulumuz da iyidir. Denetleme Kurulu’na yapmayın, ayıp, günah! Adamlar oturup dinliyor. Bizim ibra edilmememizi sağlamaya çalışanlar oldu. Biz CAS’ta bile kazandık. Allah büyük, bize yardımcı oldu! PSG gibi kulüpler de oh çekti. Onlar da bizi takip etti.

"Sizin Allah'ınız var mı! Yahu Antep ağzı oldu..."

147 milyon Euro, 3 yılda zarara rağmen biz 4 yıl onay aldık. Birileri makyaj yapıldı diyor. Eski yönetime de çatanlar oluyor. Bu da Galatasaray yöneticileri. Galatasaray marka değerini sıfır ediyorlar. Biz nasıl makyaj yapmışız? Bizden öncekiler nasıl yapmış? Devamlı hamaset yapıyorlar. Bir şey söyleyin ama işe yarasın. Hakaret etmeyin. Men dakka dukka. Yarın size gelir. Dursun Özbek ile ilgili de eleştiri yaparken bir gün hakaret etmedik. Bana bir tek hakaretimiz gösteremezsiniz. Sizin Allah’ınız var mı! Yahu Antep ağzı oldu. Özür dilerim.

"Başkan olacak adaylar 'ceplerini' hazırlasın..."

Sportif A.Ş’de kâr açıkladık. Eski başkan nasıl 700 oldu diyor. Senin koyduğun icrayı mecburen derneğe aldık. Derneğin borcu arttı. Faiziyle ödedik. Divan’da bir gün sormadılar, ne yaptınız diye. Niye kâr olmuş? Kuru falan bırak. Biz tefecilik de yapamayız. Derneğe yatırıyorum, oradan faiz alıyorum. Eee? Oradan kâr elde ediyorum. Her çıkan bunu konuştu. Divan’a iyi ki katılmıyorum dedim ama nasıl anlatıyorlar. Harcamayı belgesiz yapamazsınız. Bizim her ay 300 bine yakın harcamamız var. Belgesiz. Yemek var, uçak var, acil ihtiyaç var. Hanım duymasın, ayvayı yedik. Hanım, “Bize 5 kuruş vermiyorsun” diyor. Başkan olacak adaylar ceplerini hazırlasınlar. Hoca, “Hazırlıklı olun” dedi ya… Bunu kastetmedi gerçi.

"Tehlike kimse değil, benim..."

İş adamları bilir. Cari açığı en yüksek faizle kapatırsın. Birikim için tasarruf şarttır. Tasarruf eşittir yatırımdır. Keyfe keder parayı harcarsanız ekonomiye büyük zarar verirsiniz. Devlet doğru müdahale ediyor. Sponsorluk gelirlerinde büyük artış sağladık. 124 milyon olanı, 179’a çıkardık. Ticari anlaşmalarla gelirlerimizi arttırdık. 2019-20’de 200 milyona gelirlerimizi çıkardık. Bize suç işliyorsunuz diyorlar. Eleştirenler tüzüğü de bilmiyor. Seçime girmeyeceğim zaman ‘oh’ dediler. Tehlike kimse değil, benim. Benim adım tehlike olmuş. Girmeyeceğimi görünce şark kurnazlığı da yapıyorlar.

"Şerefsizim, bana acıyana acıyorum..."

Konuşurken disiplinlik suçlar işleyenler oldu. Disiplin Kurulu’na da vermedik. Işın Çelebi belki seçime giremeyecekti. Gerçek hukukçular listeleri neden iptal etmedin diyebilirdi. Bana ne diyebilirdim. Ben bu gece hastanede yattım. Vitamin yüklediler. Enerji kazanmam için. 6 gündür baş ağrısı çekiyorum. Başkan kendini acındırıyor diyorlar. Şerefsizim, bana acıyana acıyorum.

"120 milyon dolara yakın borcu..."

Gelirken nereleri kapattık? Kimseye de tefeci demedim. Yardımcı olmuşlar. Factoringi imzalayanlar Dursun Özbek’ti. Biz şahsi kefaletlerle 120 milyon dolara yakın borcu gelir gelmez kapattık. Şimdi Fenerbahçe, Beşiktaş’ta da şahsi kefaletler arttı. Trabzonspor’u bilmiyorum. Toplam verdiğimiz kefaletler ortada.

"Ceyhun'un Elmander'in parasını ödedik..."

Eski yönetimlerden kaynaklanan ağır faizler vardı. Büyük ölçüde kapattık. Halen var. Bir futbolcunun menajeri çıktı ortaya. Ceyhun Gülselam’ın parasını ödedik. Adam haciz koydurdu. O da sıkışmış. Elmander’in borcunu ödedik. Bir de Arnavut oyuncu vardı. Onu ödedik. Ben isim unuturum. Benden politikacı olmaz. Zamanında bayağı vardı. Bir gün onu da anlatırım.

"Bazen keşke yapaydık diyorum..."

Cirosu 1 milyar TL’yi geçen ilk Türk kulübü olduk. Florya konusunda parmak salladılar, siz de suçlusunuz diyenler oldu. Herkes ağzına geleni söyledi. Bana omuz atıldığında, görmedim bile onları. Sayın bakanımız, hükümet bize yardımcı oldu. Bu beni düşürmez. Galatasaray’ı yüceltir. Galatasaray taraftarının, markasını gösterir. Başkanına küfreden bir taraftar kitlesi Galatasaray’ı batırır, bitirir. Rakip takım trollerini biliyoruz. Çoğu Galatasaraylı değil. Öbürlerini bilemem. O düzeye de inmek istemiyorum. Beni savunan bir tane troll hesap yok. Ulan bazen keşke yapaydık diyorum. Daha fazla para verir yapardık. Yapsam bugüne kadar belli de olurdu. Beni savunanlara troll demişler. 1-2 tane beni savunan çıkmıştır.

"Biz gazla çalışıyoruz gazla..."

Bana hakaret etmeyin. Mahkemeye verin diyorlar. TFF dahil herkesi verdik. Ben gelince var olan dava sayısı 1000’e kadar ulaşmıştır. Devamlı dava ediyoruz. Hangi medya olursa olsun dava ediyoruz. Doğruyu yazanlara da teşekkür ederim. Erman Toroğlu’na teşekkür ederim. Hıncal ağabey beni her an vurabilir. Ama teşekkür ederim. İstediğimiz tek bir şey var. Bizle gazla çalışıyoruz gazla. Haberiniz yok. Buradaki herkesin geçmişi var.

Türkiye’de artık hoşgörü yok. Batı’dakiler hoşgörülü. Ara, sor. Başkan bunu demiş, hemen hüküm. Ama demedim. Banttan dinle. Kayıtları dinle. Yok.

Beni sürekli devlete şikayet ettiler. Divan’a neden katılmadım. Şamar oğlanı gibi hakaret yiyecek bir yönetim değilim. İhraç etsem herkesi yer yerinden oynar.

"Hafriyat kamyonu boşalttılar..."

Rejim değişti, Kemerburgaz konusu uzadı. 2.5 sene sürdü. Röportaj verdik. Boş araziyi çektik, kandırmayın dediler. Bundan cesaret alan madenci, bizim tel örgüleri kırdı, adamlarımıza silah gösterdi. Hafriyat kamyonları boşalttılar. Sayın valimiz derhâl müdahale etti. Eyüp Belediye Başkanı müdahale etti. Orada sert mücadele ettik. Hiç kimsenin haberi yok. Üzüldüm.

"Orası tarihi bir alan olacak..."

Kemerburgaz’da 6 tane saha var. Hocamız da katkıda bulundu. Havuz da var. Müthiş bir proje. Bir başkan adayımız, “Mimarla konuştuk. 4 tane saha yapacağız. Biz size boş arazi göstermeyeceğiz” dedi. Gelecek adaylar başka mimar bulmuşlar. Adamlar bizden milyon dolarlık proje için 5 kuruş almıyorlar. Bundan rahatsız olacaklar olmasınlar. Oğullarımıza, çocuklarımıza fırsat geçti. Orası tarihi bir alan olacak. Yapacağız. Küçükçekmece’yi de inceledik. Burayı altyapıdan 4 tane saha, tesisler, havuz yapacağız dedik. Bazı şeyler çok kolay değil.

"Galatasaray Adası konusunda da davayı kazandık, dünya birbirine girdi..."

Kumburgaz’ı yapacak firma vardı. Genel Kurul beklensin dediler. Yapımcıyı kaçırıyorlar. En değerli proje adamlarını kaçırıyorsun. Başkalarının projelerini gösteririm ama yapmam. Proje çalınır. Galatasaray Adası konusunda da davayı kazandık. Dünya birbirine girdi. İşletmeciyi en iyi tanıyanlardan biri de benim. Şubat 2018’den beri görüşmüyorum. Telefonla da konuşmuyorum. Bundan sonra beni arama dedim. Daha kavgaya da başlamamıştık. Görüşmeyelim dedim. O müthiş bir hukuk savaşı veriyor. Petek Hanım’ı duman etti. Türkiye’de adalet sistemi biraz uzatıyor. Davaları kazansak bile çok uğraşıyorsunuz.

"Türkiye'nin 1 numarası Galatasaray'dır..."

Devlete karşı gelinmez ama fiziken bir mücadele verirdik Galatasaray Adası konusunda. Gecekonduların yıkılmaması konusunda tecrübem var. Kusura bakmasın devlet. Ben burada dünyanın en önemli sivil toplum örgütlerinden birini temsil ediyorum. Türkiye’nin 1 numarası Galatasaray’dır.

"Türk futboluna katkı yapıyorlar..."

Parti ayrımı yapmadan söylüyorum; belediye başkanları çok yardımcı oldu Galatasaray’a. Çoğu da başka takımdan. Fenerbahçe’ye de Beşiktaş’a da yardımcı olsunlar. Türk futboluna katkı yapıyorlar. Güneş çatısı kuruyoruz, hiç bahseden var mı? Yok.

"Enerji sektöründe çığır açacak..."

25 sene… Ben var mıyım? İzinler tamamlandı. Güneş paneli bize çok ciddi katkı verecek. Enerji sektöründe de çığır açacak. 10 yıl sonra bütün hakkı bize kalıyor. 10 yıl alıyor gibi ödeyeceğiz, sonra bize kalacak bedeli. Şimdi en indirimli fiyattan verecekler. Müthiş bir proje. Fikir babası da Yusuf Günay’dır.

"Adam 'lanet olsun' dedi ayrıldı..."

Aplikasyonlar… Emre Uğurlu’ya para yiyorsun dediler, “Adam lanet olsun” dedi ve ayrıldı. İçerik yaratmak çok önemli. Çok da değerli bir insandır. Aplikasyon için 5 kuruş vermedik. İnsanın çok ağrına gidiyor.

"Asgari ücretle maç bileti alana minnettarım..."

Aplikasyon konusunda yine de 1 numarayız. İnşallah iyi bir kaynak olacak. 1 milyon 500 bin dolar ciroya ulaştık. Bildiğim kadarıyla 3’e 1’i bizim. Daha sonra yükselecek. Aplikasyona üye olun. Kulüp desteklemek böyle olur. Ben asgari ücretlinin rızkını istemiyorum. Çocukların parasını istemiyorum dedim. Asgari ücretle maç bileti alana minnettarım.

"Atkı almamışsın bizi eleştiriyorsun..."

Fan Token konusu… Atkı bile almıyorlar. Bilet almayı geçtim. Store’a gidip atkı almamışsın. Bizi kalkıp ekonomik açıdan eleştiriyorsun. Fan Token konusunda zirve yaptık. 10 milyon Euro’nun üzerinde gelir elde ettik. Araştırmacılar, faaliyet raporlarını okumadan kürsüye çıkanlara nerede? Sadece Beşiktaş maçı üzerinden 12 milyon Euro… Socios’u kim duydu? Müdürlüğü yok, yeni şirket kurulmuş nasıl milyon dolar ediyor diye Divan’da konuştular. Yapmayın yahu. Eleştiren bilgi sahibi olmalı. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyorlar.

"Beceremediğiniz için çalışırsınız..."

Bütün yönetimler dikkate alsınlar. Beceriksiz ve vasatlar diyorlar bize. Neyi becerememişiz? Ne olacak beceriksiz de. Ne olacak? Kendime de diyorum. Ben her şeyi becersem zaten Tanrı olurum. Tövbe tövbe! Beceremediğiniz için çalışırsınız. Yoksa bitmişsinizdir. Bitmişlik ilkesi diye bir şey var. Halletmen gereken sorunlar var ise sen o makama gereklisin derler.

"Beni her parti sever..."

Ben yurtsever ve vatanseverim. Önce devlet ve millet gelir. Galatasaray ve ailem gelir. Asla hükümete zarar verecek bir işlemde bulunmam. Beni de kimse bulunduramaz. Ben iki listeyi de oluşturduğumda ne Ankara’dan isim verdiler ne de önerdiler. Allah var. Ben helal olsun diyorum. Başka hiçbir şey demiyorum. Beni her parti sever. Zaten dinliyorlar. Ben meydandayım. Lafımı çözen biri değilim. Bu hükümete de devlete de olmaz. Ben 70 yaşında bunu öğrendim.

"TFF ile ne konuştuğum benim aramda..."

28 kupa aldık. Baba kupaları aldık. Toplamda 30 kupa kazanmışız. Tudor’un takımıyla da yaptık. Birini hoca yaptı, bizim hiçbir katkımız yok! TFF Süper Kupa’yı nasıl aldık onu da bilmiyorum. TFF ile ne konuştuğum benim aramda. Vay, her kurulu istifaya davet ediyor sonra böyle yapıyor diyorlar. TFF’de çok değerli üyeler var. Bir olayımız var, ona karar vermeleri lazım. Çok önemli bir şeyi bekliyorum. TFF’de dürüst insanlar var. Bir kulübün başvurusuyla ilgili karar vermeleri lazım. Sabrımız taşıyor

"Ödül alırken utanıyorum..."

Yılın adamı ben değilim. Ödül alırken utanıyorum. Ben alışkın değilim. Bir mesaj, teşekkür yeterli. Galatasaray, geldiğimizden bu yana birçok branşa damgasını vurdu. E-Spor konusunda da iyiyiz. Birçok şeyi düzelttik. Arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Maratona girdik, kimsenin haberi yok. Altyapılar da var. Amatör branşların hepsi masraf. Bir hesaplayın arkadaşlar.

"Ama biz çingene değiliz..."

Amatörde bütçeyi çok daralttık. Antrenörler tek başına uğraşıyor. Ayvayı yedik, yine adını unuttum! Sedat İncesu… Bravo. O da her türlü göreve hazırdır. Her türlü göreve hazır. Erkek Basketbol’da sponsorumuz yok. Galatasaray camiasına yazıklar olsun. Bunu da yazarlar. Beceriksiziz. Kaç kişiye gittik? Ama biz çingene değiliz.

"Ciddi bedeller de ödüyoruz..."

Bitiyor arkadaşlar. İşkenceniz bitiyor. Stadyumda koltukları yeniledik. Çok para gidiyor, çok. Yenilemeye devam ediyoruz. Ciddi bedeller de ödüyoruz. İsim hakkı anlaşmasını 1 yıl uzattık. Biz kuruşun peşindeyiz, kuruşun. Bu bizim kişiliğimiz. İş adamları anlar bizi. Onu bile hiçbiri anlamıyor. Galatasaray TV için de hayalimizi gerçekleştirdik. Digiturk bize destek oldu. Helal olsun.

 

"Bu reva mı yahu!"

Oğlumu Ali Koç’un listesine de koymuşlar. İnsan bir noktaya kadar manevi baskılara dayanıyor. Lanet olsun diyor çekiliyorsun. Abdurrahim ve Yusuf Günay çok sevdiğim Türker Arslan’ın cenazesine gittiler. Ben gidemedim. Muhalif grubun lise kanadı bize düşman gibi bakıyor dediler. Nereden geldiniz, “Bu bizim cenazemiz” demişler. Bu reva mı yahu!

"Bütün sözleri yiyorum..."

Kendimi savunmam ama ekibimdeki arkadaşımı ölümüne savunurum. Ama ben onları öyle eleştirtmem. Kendi aramızda neler oluyor. O ayrı. Adaylık konusunda da açık ve net söylüyorum. Kıvırmıyorum, anlatıyorum. Benim yönetimimden biri (herkes değil) kimse alınmasın. Birisi aday olursa onu destekleyeceğim, aday olmayacağım dedim. Ama şartlar değişir, onlar olmayacağız diyebilirler. Onlar benden beter. Ben onlara moral vermek durumunda kalıyorum. Bazı laflara hiç dayanamıyorum. Ben kavga adamıyım. Benden barış adamı olmaz. Rötar yapıyorum, bütün sözleri yiyorum. Bir gün ağzımı açacağım hoş olmayacak.

"Kançal, Günay ve Albayrak'a teklif ettim..."

Abdurrahim Albayrak, Kaan Kançal ve Yusuf Günay’a teklif ettim. Teklifim sürüyor, sizin önünüze atıyorum dedim. Bir gün Bodrum’a gitmedik yahu. Yine şimdi aklıma hanım geldi (gülerek). Bu seçimde olmalarını istiyorum. Bu seçimde de iptal olayı büyük ihtimal. Çok ciddi bir kapanma geçiriyoruz. Tekrar korona pik yapabilir. Biz soruyoruz ve devlete yönlendirme yapmıyoruz. Devlet beni de oyar, bakanı oyar! Devlet dinler, dinler, dinler. Sonra ne olur Allah bilir. Türk devleti deyip geçmeyin. 1400 yıllık geçmişe sahip tek devletiz.

"Mehmet Cansun'un evine haciz gitmiş..."

Oğlumu niye yazmışlar? Yahu bunu yapmayın, etmeyin. Ben şu anda başkanlık yapıyorsam oğlumun sayesinde. O da geldi mi ayvayı yedik. İstasyonlara o bakıyor. Mehmet Cansun’un evine haciz gitmiş. Haberiniz var mı? Adama kimse destek çıkmadı. Hiç de ciddiye almadılar. Galatasaray’ın neler yapmış kimsenin ipinde değil. Ağlayan kendine ağlar. Ben realiteyi söylüyorum.

"Komplo teorileri yazıyorlar..."

Adını duymadığım muhabirler neler yazıyor neler. Komplo teorileri yazıyorlar. Milliyet’i açıyorum neler, neler yazıyor. Bunları görünce keşke başkan olmasaydım diyorum. Ama beni gazeteci tuzağına düşürmeyin başlık almak için.

"Futbolcularımızın çoğu indirimi kabul etti..."

Ceyhun’u çok seviyoruz bu arada. Futbolcularımızın çoğu indirimi kabul etti. 3 tanesi itiraz etti. Beceriksiz yönetime bakın, tabloya bakın. Bunu sergileyecek başka bir kulüp var mı? Bende bir tane bile çift sözleşme yok. Ben az söyleyeyim, çok anlayın. TFF’ye söyledim. İhbar gibi olmasın. Nerede onların bağımsız denetçileri? Harekete geçsinler. Ceyhun Gülselam haciz koydurmadı. Düzeltme yapalım.

"Bu arada oğlumu Ali Bey çok sever..."

Galatasaray’a kıyak mı yapıldı? Çok güzel. Galatasaray adaylarının yeterli olmama tehlikesini görürsem, taraftarlardan da mutlak destek görürsem ve benden insanlar olmazsa yeniden değerlendiririm. Bu arada oğlumu Ali Bey çok sever. El sıkışma kibarlığı var. Saatlerce evde oturuyoruz benim evde. Ali Bey futbol konuşmayınca çok hoş sohbet bir insan. Ama futbol olunca değişiyor. Buraya oturduğunda, ameliyat olduğunda kimsenin haberi olmayacak. Oğlumla ilgili konu değil. Dürüst, delikanlı bir oyun dilimizde yok.

Ali Bey bu arada açıklasın. Bize nerede kıyak yapılmış? Lütfen açıklasın. Aldığım cezalar da ortada. Peki kendisi ne kadar ceza yemiş? TFF’ye devamlı çattılar. Kendileri açıklasınlar. Bu cezalar da ödenmiştir bu arada. Cezaları biz cebimizden ödedik.

Bana, “Okullunun yol parasını, rızkını alıyor” diye demesinler. Ben işveren de oldum. Benim mesleğim yöneticilik. Ben bu konuda emekçiden yanayım. Göreve geldiğimizde ilk işimiz çalışanların maaşını ödemek oldu. Biz bir gün maaşlarını sektirmedik. Buluyoruz, ediyoruz. Kimseden de para almadık. Geçici borç aldığımız oldu aramızda. Abdurrahim Albayrak yapmıştır mesela. Ödeme gecikince dışarıdakiler sorun çıkardı.

"Fatih Terim ile devam etmeyi..."

Benim görev sürem doluyor. Fakat; medeni kanun hükmünde, hele devletin uzattığı dönemde, yönetimde 1 kişi bile kalsa yönetim devam ediyor. Kayyum atanmıyor. Birilerinin hayaliydi. Mahkemelere gittiler. Ben Fatih Terim ile devam etmeyi düşünmüyorum.

"O kadar sinirlendim ki haberlere..."

Hocayı arıyorum. “Hocam bu eleştirileri dediniz mi?” diyorum. Hoca “demedim” diyor. Gazeteler yazıyor. Biz kişiliksiz insanlar mıyız? Adam haklı o zaman. Fatih Hoca haklı. Fatih Hoca bizi kulübe çağırıyor, kendinize sahip olun iğneli laflar atmayın diyor. O kadar sinirlendim ki haberlere, yanlış çünkü.

"Ben Fatih Terim'den neyi beklerdim?"

Bizim yönetim maçlara gidiyor ve tezahürat yapıyor. Bütün maçlara gidiyor. Bu dikkat çekmiş. Yöneticiler cepten ödüyor. Ben Fatih Terim için kontenjan konusunu kastetmedim. Ücretli çalışanlara bile ödettik. Ben Fatih Terim’den neyi beklerdim? Açardım, sorardım. Ben olsam öyle yapardım. Siz hem yargıç hem savcı olup hem de hüküm verirseniz olmam. Siz hem yargıç hem savcı olup hem de hüküm verirseniz olmam.

"Tayfun Bayındır bize düşman..."

Abdurrahim’e söylemiş. Sizle ilgili bir şey söyleyeceğim, dinleyin demiş. “Yapma hocam” denmesine rağmen. Milliyet’teki haberi okudum tüylerim ürperdi. O da açaydı telefonu. Açmıyor. Tayfun Bayındır bize düşman. Benden uzak dursun.

"Ben de çingeneyim..."

Çingenelerle ilgili söylediğim gelişigüzel söylenmiş bir cümledir. O düzeltmeyi yapayım. Başka yere çekmeyelim. Çingenelerden de özür dilerim. Ben de çingeneyim. Israrla isteme konusunda öyleyim.

"Anlamamak için aptal olmanız lazım..."

Fatih Terim hocamız, konuşurken beni buz gibi etti. Yemin ederim, Yusuf yerinden fırladı. Benim gözlerim faltaşı gibi açıldı. İçerideki ve dışarıdaki düşmanlar dedi! Sonra doğrudan beni hedef aldı. Anlamamak için aptal olmak lazım. 2 kere ultrAslan isim vererek istifaya davet etti. Ben tek laf söyletmemiş adamım. Ama sen ismimi yaz. Ben kendimi biliyorum. Ben ne yolsuzluk ne hırsızlık yaptım. Yolsuzlukların önünü de kesmeye çalışıyorum. Divan’daki bazı kişileri de verdim. Şimdi her şeyi anlatmıyorum. Dursun Bey zamanında ceza alması gereken biri vardı. Dursun Bey’in borçlarını ödedik. Beni arayacakmış teşekkür için. Daha aramadı.

"Terim o anda istifa etmeliydi..."

Biz düşmansak, nasıl siz bizle birlikte teknik direktörlük yapacaksın? Terim o anda istifa etmeliydi. Ona o yakışırdı. Bu işler sözleşme uzatma çabalarıyla alakalı, parayla alakalı değil. Tam tersi para istemiyor bizden. Ama biz Fatih Hoca’dan o açıklamaları beklemiyorduk. 6 gündür hastanedeydim. Var olasın sevgili hocam! Düşmanlarını duman ettin. Seni yürekten tebrik ediyorum. Bunu başardın. Konuştukların, yaptıkların netice veriyor. Eserinle övünebilirsin. Kemoterapiye tekrar başladım. Bir kere geçmiş olsuna gelmedin. Oğlumu aradın, onun için oynayacağız dedin. 8 kere yenildik. Benim için oynamasın dedik. Bir kere geleydin!

Cengiz'den Terim'e, "Senin bir yetkin yok, yok!"

Fatih Terim, büyüktür Galatasaray diye yazıyor adam. Galatasaray kırmızı çizgimizdir, yönetim kim? Yönetime hakaret ediyorsun. Fatih Terim de bize hakaret ediyor. Sen bizi genel kurula havale edebilirsin. Senin bir yetkin yok. Onursal Başkan olarak konuşuyor! Gelecek olan yönetimlere, “Siz de dikkat edin. Hazırlıklı gelin” diyor.

"O 4 adayın yerinde olsam, 'Sen kimsin ki' derdim"

Sadece bana ayar çekmiyor Onursal Başkanımız! Gelecek olan adaylara da “Paranız, imkanınız varsa gelin” diyor. O 4 adayın yerinde olsam, “Sen kimsin ki derdim?” Ama ne oldu? Adaylar ise tüm yetkiler Terim’in olsun diyor. Bunlar yetmiyor. Bütün yetkileri Terim’e verin o yönetsin diye yazdılar. Biz tüm yetkilerin Terim’e verilmesini istiyoruz dediler. Dediklerini yaptık. Terim’e verdik. Kefaletleri alacaklar mı üstlerine? Terim alacak mı üstüne? Neyse arkadaşlar. Gelecek olan yönetim kefaletleri da almalı. Siz Fatih’e yetki vermeyi mi istersiniz, kefaletlerin kalkmasını mı? Ödeyemezsiniz, evinize de icra gelir. Ben Fatih Terim’in yanında değilim.

Ben olduğum sürece asla kendisiyle (Fatih Terim ile) sözleşme uzatmam. Ama çıkar, özür diler, yanlış anladığını söyler o zaman görüşebiliriz. Benim de inanmam gerekiyor.

Bütün çalışmalarımız sürdürülüyor. Abdurrahim Albayrak, 5-6 gün istenmeyen adamdı. Transferler devam ediyor. Abdurrahim Albayrak açıklar gerekeni. Sıfır problem. Taraftarlar beni, şu, bu kişiyi tutmasınlar. Galatasaray’ı tutsunlar. Kırmızı çizgimiz Galatasaray’dır. Şu veya bu kişi değildir. Biz hata yaptığımız anda bırakırız.

"Ben onları dinlemeyeceğim..."

”Benim isteğim Galatasaray başkanıyken ölmek inşallah öyle olur. Doktorlar ve ailem kesinlikle aday olmamı istemiyor ama ben onları dinlemeyeceğim.”