AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Cemal Özgörkey: Galatasaray kendi içinde çürüyor... Engel olun

Ajansspor Editör
Cüneyt Muharremoğlu
İlk Yayınlanma : 30 Nis 2022 - 12:20 / Son Güncelleme : 30 Nis 2022 - 12:59

Cemal Özgörkey, Galatasaray'da kendi içinde çürümeye mahkûm olmuş bir ortam olduğunu belirterek "Bugüne kadar yapılagelen iş yapma biçiminin köklü bir değişime uğraması gerekiyor" dedi.

Burhan Can TERZİ -AJANSSPOR ÖZEL

 Geçen haftaki röportajda Galatasaray'ın eski yöneticisi Cemal Özgörkey, kulübün sorunlarına, bilimsel bir yaklaşımla, alışılmışın dışında bir teşhis koydu: “Sosyal entropi”. Ardından yaşanan gelişmeler, sayın Cemal Özgörkey’i haklı çıkardı.  Galatasaray camiasında birçok kişinin başkan olarak görmek istediği, söyleyecekleri ve hamleleri her zaman merak edilen bir isim Cemal Özgörkey...  Türkiye'nin en önemli iş insanlarından biri olmasının yanı sıra, yaklaşık 50 yıldır Galatasaray'ın içinde.  2021 seçiminin de en mühim figürlerinden olan Özgörkey, 2022 seçim sürecine doğrudan dahil olmadı. Aslında Özgörkey, geçen seneki gibi Gürkan Eliçin, Levent Yaz gibi isimlerle yine Galatasaray'ın geleceği için bir yönetim kurulu gibi sürekli istişare halinde ama bu defa Sayın Hamamcıoğlu ile beraber seçim yarışında değiller... 

Eski yönetim kurulu üyesi ve Pazarlama A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı, Galatasaray'ın içinde bulunduğu süreçten büyük endişe duyuyor ve aslında 30 Nisan tarihi öncesinde de tüm camia ile görüşlerini paylaşmak istiyor. Çünkü tüm camianın sorgulaması gereken konular olduğuna inanıyor. Cemal Özgörkey'le Galatasaray'ın geleceğine belki de ışık tutacak bir sohbet gerçekleştirdik. 

"SON DERECE ENDİŞELİYİM"

Cemal Özgörkey, Galatasaray'ın şu an içinde bulunduğu süreç ve geleceği için son derece endişeli olduğunu belirterek "Sosyal entropi diye bir kavram var. Sosyal entropi dediğimiz kavram, en basit Türkçeyle, çürüme demektir. Maalesef ve maalesef Galatasaray'ımız uzun yıllardır bu sosyal entropik sürecin içerisindedir. Bu sosyal entropi katlanarak büyümektedir" dedi.

"ENTROPİNİN ÖNÜNE BARAJ KURMAK GEREKİYOR"

Özgörkey konuşmasına şöyle devam etti: "Bu şu demek; kendi içinde çürümeye mahkûm olmuş bir ortam var Galatasaray'da. Bu çürüme sonuçta yok olmayı getiriyor. 'Entropiden nasıl çıkılır?' dersen, anti-entropi yaratmak yani bu entropinin önüne bir baraj kurup durdurmak gerekiyor. Bugüne kadar yapılagelen iş yapma biçiminin köklü bir değişime uğraması gerekiyor. Devrim büyüklüğünde bir hareket içine girilmesi gerekiyor. Bu çürümeden, bu kaostan anti-entropi yaratarak, yani çürüme surecini durduracak bir baraj inşa ederek çıkılabileceğine inanıyorum. Bir yenilenme gerekiyor. Galatasaray’ın şirketleri, takımları, sporcuları, taraftarı, üyeleriyle bu yenilenme sağlanmazsa bu çürümenin hızla artarak devam edeceğine ve bir yok oluşa doğru gideceğimize inanıyorum."

 "DEVASA SORUNLAR VAR"

Galatasaray'ın devasa sorunları olduğunu vurgulayan Özgörkey  Onun için de büyük bir hassasiyetle gördüğüm gerçekleri net bir şekilde ortaya koyarak pozitif anlamda bir katkı yapma arzusundayım. Galatasaray'ın devasa sorunları var. Bunların birçoğunu hepimiz biliyoruz ama bir defa çok yüksek bir borç yükü var. Buna karşılık 2 senelik bir pandemi geçmişi, düşen gelirler, eksilmeyen borçlar, spordaki performansımız, bankalar birliği anlaşması, likidite sorunu gibi... Tüzük başımızda çok büyük bir sorun olarak duruyor ve entropiyi körüklüyor. Spor Yasası ayrı bir sorun olarak önümüzde duruyor. Bu aşamadan sonra, Galatasaray'ın bir devrim sayesinde kurtulabileceğine inanan birisiyim" dedi. 

"ADAYLAR KAOSU KÖRÜKLÜYOR"

Özgörkey, iki başkan adayı Eşref Hamamcıoğlu ve Metin Öztürk'ü de eleştirdi. Özgörkey, "Bugün baktığımız zaman, 2 başkan adayımız var. Bu başkan adaylarımızın konuşmalarını, açıklamalarını izliyorum, takip ediyorum. Aslında bilmeden bu sosyal entropiye çok büyük katkılar yaptıklarını gözlemliyorum. Bu kaosu bilmeden körüklüyorlar. Bilmeden demek biraz hafifletilmiş olur. Bir sorumsuzluk örneği sergiliyorlar. Bana göre, seçim kararı alındığı gün üstünden 24 saat geçmeden, 'biz adayız' diye ortaya çıkmaları entropiyi körükledi. Birincisi, Galatasaray'ın insan kaynağını böldüler. 88 kişi var, halbuki bu baraj veya devrim dediğim şey, büyük koalisyon dediğimiz bir yapıyla ancak hayata geçirilebilecekken iki adayın ortaya çıkması, bu koalisyonun oluşmasına engel oldu" diye konuştu. 

"SORUNLAR BAŞKAN ADAYLARINI AŞTI"

Özgörkey konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün Galatasaray'ın sorunları, herhangi bir başkan adayının altından kalkabileceği boyutu çoktan geçti. Birilerini suçlayarak konuşmuyorum, hiç öyle bir niyetim yok. Ben sadece realize olmuş olayları kendime göre değerlendiriyorum. Biz Galatasaray camiası olarak, bu devrimi yapacaksak büyük koalisyonu meydana getirmeliyiz." 

"KOALİSYON OLMASI İÇİN ÇABA GÖSTERDİK"

Burak Elmas'a destek olduklarını belirten Özgörkey, "Geçen sene seçimlerden hemen sonra, kim seçilirse seçilsin bugün anlatmaya çalıştığım entropinin bir parçası olacağını gördük. Bu kaostan mevcut yapıyla çıkılamayacağını anladığımız için bu yönde devam etmedik. Ancak bazı arkadaslarımla düzenli olarak toplanmaya devam ettik, projeler ürettik. Kendimize de saklamadık bunları. Sayın Burak Elmas yönetimiyle paylaştık. Kendimize görev edindik ve elimizden geldiği kadar destek olduk. Gerektiği zaman düşüncelerimizi, projelerimizi paylaştık gerektiği zaman da muhalefet yaptık. Ve bunların neticesinde devrimi yapacak büyük koalisyonun oluşması için çaba sarf ettik" dedi.

"KURULLARI BİRLEŞTİRİN DEDİK, DİNLEMEDİLER"

Özgörkey konuşmasına şöyle devam etti: "Ancak bu iki aday ortaya çıkınca, büyük koalisyon yolu tıkandı. İki adaya, en azından kurullarının ortak kurulmasını tavsiye ettik. Sicil, denetim, disiplin hanginiz kazanırsa kazansın bu kurullar ortak secilsin dedik. Biz iki adaya bu tavsiyeyi götürdüğümüz zaman önem vermediler ve “bizim verdiğimiz sözlerimiz var” dediler. İşte hep bir kaos, başka bir kaosu yaratıyor. Yani böyle oldukça, o anti-entropi barajından, çözümden uzaklaşıyoruz." 

“SAYIN HAMAMCIOĞLU'NA AÇIK KAPI BIRAKMADIM"

Özgörkey, başkan adaylarından Eşref Hamamcıoğlu hakkında da konuştu. Özgörkey, "Sayın Hamamcıoğlu bize bu seçimde teklifte bulunmadı. Çünkü ben öyle bir açık kapı bırakmadım.  Zira mevcut mental  yapının içinde bulunmayacağımı net bir şekilde ifade ederek ayrıldım. Geçen sene bir misyondu. Geçen senenin şartlarıyla bir yola çıkmıştık, kaybettik, misyon tamamlandı. Kazansaydık, onun devamını getirmek de misyonun bir parçası, hedefi olacaktı. Olmadı" dedi.

"GALATASARAY İNSAN KAYNAĞINI HARCAMAMALI"

Şahıslarla hiçbir derdi olmadığını söyleyen Özgörkey konuşmasına şöyle devam etti: "Her iki adayın da kadrolarında çok değerli insanlar var. Kim kazanırsa kazansın, elinden geleni yapacaktır. Benim demek istediğim, sistemin değişmesi gerekiyor. Galatasaray'ın insan kaynağının harcanmaması lazım. İnsan kaynağımız güçlü ama 2 ayrı 44 (toplamda 88) kişilik yönetimler yerine büyük koalisyonla oluşacak 44 kişiyle, tüm bileşenlerinin bir araya gelip bir bütün halinde desteklediği bir yönetimin başarılı olacağına inanıyorum. Bunun dışında pek başarı olasılığının olmadığını düşünüyorum. Sohbetimizi okuyacak herkesin ciddi ciddi düşünüp oyunu da buna göre kullanması lazım."

"HANGİ ADAY DOĞRU SÖYLÜYOR?"

Özgörkey, "Bu seçim sürecinde benim cevabını bulamadığım birçok konu var. Mesela kasa kolaylığı konusu. Adaylardan biri kanuna aykırı diyor, zaten bankalar birliği de buna izin vermiyor diyor, öbür aday çıkıyor hayır ben bu parayı içeri sokacağım diyor. Şimdi hangi birinin söylediği doğru? Kaos burada da katlanarak artıyor" diye konuştu. 

 “SPORCULARA NE DİYECEKSİN?” 

Galatasaray'ın maddi durumuna dikkat çeken Özgörkey, "Biri, bu para hazır ve ben bunu içeri koyma yolunu biliyorum diyor. Diğeri ise Bankalar Birliği anlaşmasına aykırı diyor. Peki buna ne cevap vereceğiz? Biri, ben ağustosta ödeme dönemi geldiğinde bunu ertelemenin mücadelesini vereceğim diyor. Gerçek öyle değil ki... Senin zaten ağustosta ödeyeceğin tutarın bir kısmı bankalar tarafından bloke edilmiş durumda. Arada bir eksi fark oluşacaksa (ki oluşacak) bu fark yeniden yapılandırılacak. Sen, yapmaman gereken bir olayı yapacağım diyorsun. Haydi burada senin muhatabın finans kurumları. Haziran ayında yapacağın ödemeler ise şahıslara. Sporculara, personele ne diyeceksin? Şimdi adayların, bu konularda çok net cevaplar vermesi gerekiyor" dedi. 

“SAYIN ELMAS'I ŞAHSEN UYARDIM”

Özgörkey konuşmasına şöyle devam etti: "Biz geçen sene her söyleneni takip ettik. Diğer adayların vaatlerini duyunca, 'Biz bir şey mi atlıyoruz' diye soruyorduk kendi kendimize. İnanın, yaptığımız çalışmalarda, diğer adayların söylediklerinin yüzde 90'ı imkânsız çıkıyordu. Bir de süre koydular, 30 gün, 60 gün diye... Üyeler de gidip, bu vaatlere oy verdi. Yanlıştı. Neden yanlıştı? Çünkü vaat edilen projeler ne fiziki anlamda ne de süreç  olarak Galatasaray'ın gerçekleriyle uyuşmuyordur. Burak Elmas yönetiminin bu noktaya geleceğini öngörüyordum. Şahsen de sayın Elmas'ı uyardım." 

“SPONSOR SAYISI DEĞİL PARA ÖNEMLİ”

Özgörkey, başkan adaylarının sponsor açıklamalarını da eleştirerek  “Dönelim bu seneye. Sponsorluklar konusu... Biri diyor ki, benim 21 tane sponsorum var. Öbürü, benim 11 tane hazır, diyor. Ben, Galatasaraylı olarak kaç tane sponsor buldun diye sormuyorum. Sen bu sponsorluklardan toplam ne kadar para getireceksin? Bunu soruyorum. Ben sana isim sormuyorum, her biri ne verecek diye de sormuyorum... 11 sponsor, ne demek bu? Benim için hiçbir şey demek değil. Onun için endişeliyim. 21 sponsor benim için hiçbir şey demek değil. 21 sponsordan, 5 milyon mu, 500 milyon mu getireceksin? Cevabı yok... İşin özünü kaçırıyoruz maalesef, o da içinde bulunduğumuz kaotik yapıdan kaynaklanıyor. Bunları üst üste koyduğumuz zaman, bir Galatasaraylı olarak endişem artıyor" dedi. 

 “COLUMBUS'U İYİ ANLADIKLARINI ZANNETMİYORUM”

Seçilecek yeni yönetimin iki yıllık görev süresi olacağını belirten Özgörkey, şunları söyledi: "Önümüzdeki mayıs ağustos ayları arasi Galatasaray için çok kritik. Seçilecek yeni yönetimin yaklaşık iki yıllık görev süresi olacak. Benim son dakika önerilerimi, hazirunumuzun ciddiye alıp sorgulaması gerekir. Ve soruların net ve açık cevaplarını adaylardan duymaları lazım. Ondan sonra, kime oy vereceklerine karar vermeliler. Boş verilmeyecek kadar ciddi konular bunlar... Adaylar şeffaflıktan, fabrika ayarlarından, Galatasaray'ın ananelerinden bahsediyor ama uygulamıyorlar. İki adayımızı da izliyorum, bunların hiçbirinin cevabı yok. Adaylarımızdan biri, Columbus Projemizi sahiplendi, bundan onur duyduk. Ama çok iyi anladığını zannetmiyorum. O kaotik yapının içinden çıkmak için, nasıl bir büyük koalisyonun altında buluşmayı doğru bir yol olarak görüyorsak, bu tür projelerin de birileri tarafından sahip çıkılmasına mutlu oluyorum."

“COLUMBUS DEVLET POLİTİKASI GİBİ OLMALI”

Colombus projesini iki arkadaşıyla hazırladıklarını vurgulayan Özgörkey, "Columbus projesini geçen sene de söylüyordum, bu sene de söylüyorum. Projeyi iki arkadaşımla hazırladık ve isim babası benim. Columbus adını koyarken Columbus’un yumurtası hikayesinden esinlendiğimizi, senin de burada olduğun gün paylaşmıştık. Florya, Riva, gayrimenkuller, zaten hepsi yapısal olarak Columbus'un içinde. Fakat bundan bahsedenler, şirketlerimizin ismini bile doğru söyleyemiyor... Bizim, Perakende A.Ş. diye bir şirketimiz yok. Bu kadar kopuk olmak beni çok endişelendiriyor. Öbür taraftan da, gurur duyuyorum ve şöyle bir öneri getiriyorum. Diyorum ki; ‘Columbus Projesi’ni kimin yaptığı önemli değil. Nasıl ki devlet politikaları vardır, değişmez, gelen iktidarlar kendilerine göre onun etrafında politika geliştirirler; Columbus’un böyle bir proje olmasını öneriyorum. Bir Galatasaray projesi olmasını öneriyorum. Çünkü zaman isteyecek bir şey" dedi.

“BİR SENEDE YAŞANANLARI GÖRDÜK”

Özgörkey konuşmasına şöyle devam etti: "Dinliyorum adayları, sanki Columbus projesini birkaç ayda hayata geçirebileceklermiş gibi indirgeyerek anlatıyorlar.. Olmaz. İmkansiz. Şirketlerimizi, sadece Columbus projesine uygun hale getirmek için yapacağımız çalışmalar bir yılımızı alır. O zaman maalesef ve maalesef güven sarsıcı oluyor. Bunun en iyi örneğini daha bir sene geçmeden gördük. Sponsor; birinde yirmi bir adet var, birinde on bir adet var… Çok güzel, peki neden birleştirmiyorsunuz sponsorları? Sizin derdiniz Galatasaray değil mi? ‘X’ sirket, ben başkan olursam Galatasaray’a sponsor olacak, ben kaybedersem olmayacak, öyle mi? Daha bir sene geçmedi, Galatasaray’a ağır faturalar çıkıyor. Gerekiyorsa, kimin görevi olacaksa, Columbus Projesini bir daha anlatalım. Bir an evvel hayata geçmesi lazım ama iki adayımızın da Columbus’u anladığını düşünmüyorum. Anlamıyorlar veya anlama gereği duymuyorlar. Anlatırken de yanlış şeyler anlatıyorlar. Columbus Projesi, anlatıldığı gibi bir proje değil. YouTube’da videosu var, projeyi konuşacaksan, bari indir, bir defa izle.”

"DAHA DİBE VURMADIK"

Özgörkey, Galatasaray'ın dibe vurmadığını belirterek "Bir başkan adayının konuşmasını dinledim. ‘Galatasaray dibe vurdu’ diyor, bence daha vurmadı. Ama bu yapıyla devam edersek, o zaman gerçek olarak vurduğunu göreceğiz. Benim endişem bu. Ve bu çok uzun bir zaman almayacak. Yolun sonu, Galatasaray’ın hiçbir faaliyet yapamayacak hale gelmesi. Felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama maalesef bugün içinde bulunduğumuz yapının bu olduğunu görüyoruz. On senedir aynı ilacı veriyoruz, hala hasta diyoruz. Demek ki bu ilaç işe yaramıyor. Benim söylediğim, bambaşka bir ilaç tedavisi. Bambaşka bir şey. Bunu yapmazsak, bu hasta ölecek diyorum. Onun için endişeliyim diyorum" diye konuştu. 

“NEDEN SON GÜNE KALDILAR?”

Özgörkey öyle konuştu: "Son dakikaya kadar adaylarımız liste yapamadı. İkisi de 1 senedir aday. Hatta biri daha da eskiden beri aday. Öbürü de, bir seneden fazla... İki aday da, geçen sene seçimin hemen ertesi günü, ‘biz tekrar adayız’ dediler. Peki bir senedir aday olan insanların listeleri, neden son güne kalıyor? Neredeydiniz siz? Bu durum, Ünal Aysal Bey’in beni aday gösterdiği gibi, bir günde istifa edip, hiç beklenmeyen bir ortamın gelişmesi gibi değil. Ünal Başkan, ‘Cemal benim adayım sensin, ben bunu açıklayacağım’ dediğinde, ben hazır değildim. Bu süreçte adayım diye söylersem ve bir sene sonra da seçim olursa, benden herkes hazır olmamı bekler. Çünkü çok zor bir işin içine giriyorsunuz. Çok büyük mesuliyet var." 

"YARDIMA HAZIRIM”

Özgörkey,  "Bizim Galatasaray görgümüzde, yapımızda eleştirmek var. Galatasaray bu demek zaten. Bugün eleştiriden ziyade, kendi çektiğim fotoğrafları, arkadaşlarımın da katkısıyla, biraz daha herkesin anlayabileceği bir dilde anlatıyorum. Yepyeni bir tartışma açabilecek bir konuyu vurguluyoruz ki böyle bir şey olur ise, biz elimizden gelen katkıyı vermeye hazırız. Biz adaylara seçilmeden önce eleştiri de yaparız, öneriler de getiririz veya karşılarında da dururuz. Ama seçildikten sonra o kisi camiamızın başkanıdır. Ve o zaman işler değişir. Şimdi bu endişelerimi ortaya koyduğum adaylardan biri seçilecek. O aşamadan sonra ‘senin bu tür açıklamaların oldu, bunu bir tartışalım veya şu konuda yardımcı olur musun’ derse, tabii ki olurum. Ancak bizim yapacağımız yardım ve destek kaosu besleyecekse, biz orada yokuz. Böyle düşündüğümüz için de, şu anda yokuz zaten" dedi. 

“COLUMBUS 2.5 MİLYARLIK PROJE”

Özgörkey konuşmasını şöyle bitirdi: "Siz 180 derece bir değişim bekliyorsunuz. Bunu Galatasaray başarır. Galatasaray’da bunu başaracak insan kaynağı, o potansiyel var. Ancak bir liderin yönetmesi gerekiyor. Bir defa bu liderin, bunları iyi anlaması lazım, buna ihtiyaç duyması lazım. Ondan sonra da gereğini yapması lazım. Columbus Projesi ile şunu kastettim: Ben yüzde yüz arkasındayım ancak belki bir yönetimin ömrünü de aşabilecek bir süreci olabilir. Onun için ısrarla şunu söylüyorum, bu Galatasaray’ın olmazsa olmazıdır! Bu projenin sürdürülebilirliği olması lazım. Bu projeyi başarabilen bir Galatasaray, zaten iş yapma şeklini de değiştirmiş olacak. Bir ara yıllarca, kurumsallaşmaktan bahsedildi. Ama kurumsallaşmayı kimse içselleştiremedi. Bir slogandır, öyle gitti, geldiğimiz nokta bu. Geçen sene burada Columbus’un tanıtımı yapıldı. Biz geçen sezon rakamlarıyla ve o rakamların çok mütevazi rakamlar olduğunu bilerek, burada da söyledik. Ayağı yere basan hatta ve hatta biraz da törpülenmiş haliyle söyledik… Galatasaray’a geçen seneki rakamlarla 2,5 milyar liralık değer yaratacak bir projeydi bu. Galatasaray’ın borcu diye bir şey kalmazdı. Bugün bu rakam, Galatasaray’ın lehine, pozitif anlamda öyle bir arttı ki, bambaşka rakamlar konuşuluyor. Galatasaray’ın, finansal sorunlarını 8-9 yıl dolmadan çok daha önce de çözülebilecek bir potansiyeli var." Tum Galatasaraylıların  bayramının bugünden kutluyor, sevgi ve saygılarımı yolluyorum."